Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İÇİNDEKİLER Tıklayarak şiirlere gidebilirsiniz

ÖNSÖZ
HAYAT HİKAYESİ
AHRET KAPISI YIL
BEDBAHT NEFİS
BELKİ BİR GÜN BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
BEN DENİZİM !
BENZER
BİLİNMEZ VADE
BİR HAN
BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
BİZİM KÖYLÜ
ÇALIŞ KÖYLÜM
ÇİRKİN İSEN
DAĞLARA ÖZLEM
DİVANE YAŞAR
DOST FAKİRLİK
DÜNYA YALAN İMİŞ
DÜNYADA
EY GÖNLÜMÜN NURU
FARK ETMEZ
GARİP BİR ÇOBAN
GECEYE
GEÇEN YILLAR
GEL DE ŞAHIM
GEREK
GİDELİM
GİTME ARKADAŞ
GÖRDÜM
GURBET MAHKUMU
GURBET
HAKKI BULUYOR
HARABELER KÖYÜ
KARA GÜNLER   
KARANLIKTA GİDEN KERVAN
KARDEŞE MEKTUP
KEREM EYLE EY GÜZEL !
KIŞA SORDUM
KOCA ALEM 
LÜTFETMİŞ
MEMLEKETİM
MEVLA’NIN AŞIKLARI
NASİHAT
NE DİYEYİM
NE OLUR
NUHUN GEMİSİ
ÖZÜMDEKİ SARAY
SAHABELER
SARMAŞIK KAYA
SEN RAZI OL
SEYRETTİM HALİNE
SON DURAK
ŞOL BELDE
ŞÜPHEN Mİ VAR ?
TİYATRO  
YOLCULUK
YUSUF
 
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
 
 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 

 01

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TAKDİM

            Bu sanal kitapta bulunan çalışmalar; arkadaşlarımızla birlikte basılı olarak yayımladığımız 53 sayı “Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat” dergimiz ve 54’üncü sayıdan sonra da sanal olarak yayımladığımız dergi ile “Sarı Çiğdem Şiir Defteri” dergimizde yayımlanmış çalışmalardan derlenmiştir

Tarafımdan arkadaşıma bir ufak armağan olarak hazırladığım bu sanal çalışmamda onların da çalışmalarını derli toplu olarak sizlere sunmak amacı taşımaktadır.

Çalışmalarımın bir sanal kitaplık olarak sizlere ulaşması ve sizlerinde bilgilenmenizi ve ilgileneceğinizi ummaktayım.

Mahmut Selim GÜRSEL

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 02

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Yaşar KILIÇ
            Dedem köye İmam olarak durmuş. O yüzden köyde tarla, tapan hak getire imiş. Babam; babasından Kur’an-ı Kerim-i öğrenmiş. Köyümüzden okumak isteyenler başka yerlerde okurlarmış.
            Ben; Çorum’a bağlı Çakır Köyünde 1959 yılında doğmuşum. Çocukluktan beri tefekkürü, yalnızlığı, doğayı,mahlukatı severim.
            İlkokulu köyümüzde bitirdim. Ortaokula kayıt yaptırdım. Handa işçilerin içinde bir odada 10 kişi kaldık. Bu sıkıntılı ortamda ancak ortaokulu 25 gün okuyabildim, bırakmak zorunda kaldım.
            Köy yaşantımda çobanlık yaptım. Daha sonraları Çorum kiremit fabrikalarında çalıştım. Sonradan Tekirdağ’daki kiremit fabrikalarında askere gitmeden iki sene çalıştım. Askerliğimi Hava Eri olarak Malatya’da bitirdim.
            Şu anda Çorum Sancaktar camii yanında esans satıyorum. Yalnız kaldıkça kağıt kalemle hat çalışması eksersizleri ile şiir çalışmalarını sürdürüyorum.
            Dünyayı seyretmeye çalışıyorum ve bekliyorum.

Internet’te Yazarımız http://corumlu2000.dergisi.info  Çorumlu2000 Aylık Kültür Sanat ve Tarih ve Edebiyat Dergimizde ve http://saricigdem.dergisi.info Sarı Çiğdem Şiir Defterinde yazıları yayınlanmaktadır.

 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 03

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

AHRET KAPISI
Şu lahuti kabristan;sırlarla dolu şehir.
Cennat bahçesi,ya da cehennemden bir çukur.
Alim-i evrahtan gelip,ukbaya akan nehir,
Tefekküre daldıran,gizemli,sakin belde,
İşte ahret kapısı;heveslenme,sen gel de.
 
Maddi gözler,kulaklar,görmez,duymaz orayı,
Günahkara cendere,iyiye nur sarayı,
Gitmişler hep gitmişler,bırakmışlar burayı,
Ötelerin muştusu gizemli,sakin belde,
İşte ahret kapısı;heveslenme,gel gel de.

Hep güzellikler burada,nice erler meskundur,
Zalimlere kabustur,iyilere efsundur,
Gidenler dönmemişler,demek ki çok memnudur
Tefekküre daldıran,gizemli,sakin belde
Bura ahret kapısı;heveslenme,sen gel de.
 
Yaşlı,çocuk,bebekler gül gibice kokuyor.
Mezarların taşında,gören bahtını okuyor.
Gönül buruk,göz yaşlı,ibret ibret bakıyor,
Ötelerin muştusu;gizemli sakin belde,
İşte ahret kapısı;heveslenme,gel gel de.
 
Resul,Nebi,Sahabi,Tabiinler geçtiler,
Şehit erler,erenler ecel meyli içtiler.
Dünya fani,Hak beği ne YAŞARLAR göçtüler,
Tefekküre götüren gizemli,sakin belde,
Ey ahret kapısı heveslenme,sen gel gel de.
15.06.2001

7  SAYI 82    25 Aralık 2005 Sayı 100 14 Haziran 2010 Yıl 9

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 04

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BEDBAHT NEFİS
Behey bedbaht aciz nefis
Çek elini yırtık yakamdan
Bak halim içler acısı

Hayırsız gelme arkamdan
Utanırım günahım
inşallah Rahmet etsin Hak
Dünya alçak sen de alçak
Asılama bırak yakamdan
Kör yakınım gönül gözüm
Alayını başı boş çözüm
Hasta kalbim hasta özüm
şifa beklerim Lokmandan

Ey YAŞARİ çok düşmanım
Günehkarım pek pişmanım
Hak dostu benim çobanım
Himmet dilerim makamdan!

Sayı 160 14 Haziran 2015 Yıl 14

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 05

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BELKİ BİR GÜN BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Duyun beni ey yarenler
Hani ne geçti elime
Uzun sanılan ömürler
Aha şu iki kelime
Bir varmış,bir yokmuş.
 
Dünyaya basmıştı kadem
Bin sene yaşamış Adem
Nefse esirmiş iradem
Kısa günde dalar vadem
Bir varmış,bir yokmuş.
 
Uzunmuş ömrü Süleyman
Demişti iki kapılı han
Hani Nemrut,Fireun,Haman,
Eli Cehil,Karun,Ken’an ?
Bir varmış,bir yokmuş.
 
Kimi gelir,kimi gider
Boşa vaktin eder heder
Bağrılan çığlık akseder
Bir yıl,bin yıl ne fark eder ?
Bir varmış,bir yokmuş.
 
Kainat sebebi Ahmet,
Durmadı gitti Muhammed !
YAŞAR umar haktan meded
Yaşın olsa binler aded
Bir varmış,bir yokmuş.
01-09-2002

Sayı 012 14 Şubat 2003 Yıl 1

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 06

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BEN DENİZİM !
Dünya denilen fanide dalgalı bir denizim
Hırçınlaşırım bazen,mahzunum,kimsesizim.
Cehennemi söndürür,su çekiyor dehlizim,
Depremle kükrerim,tüsinamı ensemde.
 
Timsahlar cirit atar,balinalar kudurur,
Dalgalar azgınlaşır,canavarlar doğrulur.
Bermuda üçgenim var gelen gemi vurulur,
Ölümün intizarın korkusu var darbemde.
 
Çıldırsam fırtına kıymetini andırır.
Arzın derinliğinde lavları uyandırır.
Azrail görev alır,şimşekleri yandırır,
Dönülmeyen yolculuk,yıldırımlar heybemde.
 
Orkestrayı andırır,dalga martı sesleri.
Kayalara gemimin çarpışma akisler
Pusula,rota,dümen yok kaptanın hisleri
Mani olamam buna,acımak istesem de.
 
Karışmayan perde var. Prangalar vurulumuş.
Deniz atı,arsları,ahtapotlar savrulmuş
YAŞAR fırtına diner derler sular durulmuş,
Sur düdüğü ötünce giderim gitmesine.
10.06.2003
YIL 6 SAYI 67    25 Eylül 2004

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 07

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BENZER
Kara bahtım,kömür gibi.
Uzar bir gün ömür gibi
Gittiğim yol,çamur gibi
Benim işim,zora benzer.
 
Yalandır dilimde söz
Haram arar günahkar göz
Hem amalim ateşte köz
Benim işim,zora benzer.

Kırık kalbim parça parça
Deli gönlüm çıkmış burca
Nefsim büyümüş dağlarca
Benim işim,zora benzer.
 
Namazım yok yandı çıram
Her lokmama girdi haram
Ömür geçti,geldi sıram
Benim işim,zora benzer.
 
Hasret verem gibi bende
Kinle mecal koymaz tende
YAŞAR anlarsın ya sende
Benim işim,zora benzer.
14.05.1984

 Sayı 109 14 Mart 2011 Yıl 10

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 08

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİLİNMEZ VADE
Bilinmez vadeyi,dipsiz günlere
Sattım mazilere,verdim dünlere.
Ruhum Kaf Dağına,ne sürgünlere
Gitti yaren oldu Anka Kuşları.

Mihnetli dünyada,gün batımında.
Hayat denizinin son rıhtımında.
Ömür gemim kalkar tek rıhtımında
Bil ona kavuşmak,ey göz yaşları !
 
Bir yaprak düşecek,yıldız kayacak.
Sevenler bilecek ve anlayacak
Burkulmuş yürekle baka kalacak
Gördüm çekip gitmiş kervan başları.
 
Mahzun bakışlarla gel sesi bekler
Gizemli bir yere götürecekler,
YAŞARİ üstte,otlar altta böcekler
Ağlarlar halime mezar taşları.

YIL 6 SAYI 61   25 Mart 2004 Sayı 101 14 Temmuz 2010 Yıl 9

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 09

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİR HAN
İlk olarak ben bir hana inmiştim
Çok küçüktüm,emekleyip dönmüştüm.
Sıra sıra birçok kapı görmüştüm
Çocukluktu kaygusuzca gezmiştim.
Koşup oynamakta yaş oldu yedi.
Büyüklerim nasihatler söyledi.
Çevremden bir kapı bana gel dedi,
Sıkılmıştım ben bu handan bezmiştim.
Yaş on üçtü artık kapıya vardım
Duayla eşiğe yüzümü sürdüm
Aşkı buldum,orda çok dertler gördüm
Öğmüş ismin sevgi diye yazmışım.
Hepsine kırıldım,alımı aldım
Yüce bir kapı var,huzura geldim.
O ülke gurbetmiş,zilini çaldım.
Gün güne eriyip artık sızmışım.
YAŞARİ anlattın fazla konuştun.
Kader tercümanmış,ona danıştım.
Bir kapıda toprağa da karıştım
Kader ile mezarımı kazmışım.
20.01.1977

Sayı 095 14 Ocak 2010 Yıl 8 YIL 17  SAYI 202    25-Aralık-2015

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 10

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Duyun beni ey yarenler
Hani ne geçti elime
Uzun sanılan ömürler
Aha şu iki kelime
Bir varmış,bir yokmuş.
Dünyaya basmıştı kadem
Bin sene yaşamış Adem
Nefse esirmiş iradem
Kısa günde dalar vadem
Bir varmış,bir yokmuş.
Uzunmuş ömrü Süleyman
Demişti iki kapılı han
Hani Nemrut,Fireun,Haman,
Eli Cehil,Karun,Ken’an ?
Bir varmış,bir yokmuş.
Kimi gelir,kimi gider
Boşa vaktin eder heder
Bağrılan çığlık akseder
Bir yıl,bin yıl ne fark eder ?
Bir varmış,bir yokmuş.
Kainat sebebi Ahmet,
Durmadı gitti Muhammed !
YAŞAR umar haktan meded
Yaşın olsa binler aded
Bir varmış,bir yokmuş.

 Sayı 025 14 Mart 2004 Yıl 3 YIL 16  SAYI 192    25-Şubat-2015

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

11

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİZİM KÖYLÜ
Dağ yolunda, kağnılar gıcılar,
Tüttü ocak şimdi dindi acılar.
Küçücük kardeş, ihtiyar bacılar
Bahar ile köylü dermana geldi.
 
Eker ekinini, tutmuş sabanı,
Yeşermiş, kızarmış yazı, yabanı.
Tırmık almış çatalcayı, tırpanı
Duyarım bizim köylü, harmana geldi.
 
Allah can verince, bulur defarı
Eder duasını, bekler seheri.
Hazır tahıl ağarıyor tan yeri,
Şimdi sıra ata kervana geldi.
 
YAŞAR’i seyretti geçen yılları,
Dolanıp da diyar gezdin illeri,
Dereden çevrilmiş, akan selleri,
Değirmen çarkına devrana geldi. 
11.07.1976
 Sayı 009 14 Kasım 2002 Yıl 1

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 12

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÇALIŞ KÖYLÜM
Seher vakti kalkmış duasını etmiş
Nakış heybeyi omuza atmış,
Çocuk sırtta tarla yolunu tutmuş
Kavuş köylüm,güneş doğana kadar.
 
Kara saban yeni ekini eker
Toz duman,ter döker,zahmetin çeker
Sıcak demez,soğuk tenini yakar,
Çalış köylüm,hayli zamana kadar.
Öpmüş gözlerinden,koşmuş öküzü.
Yarıyor sabanla toprağın özü,
Yemeğin getirir gelinle kızın
Uğraş köylüm,yağmur yağana kadar.
 
Ekini büyütmüş,ırgatlık gelmiş
Yavrusunu kundağına belemiş,
Harmanı sürmüş,çeçi elemiş
Ha köylüm,kıyamet kopana kadar.
 
Süpürmüş harmanı,samanı basmış,
Tahıl değirmene kağnıyı koşmuş,
Aşık YAŞARİYEM ahvali yazmış,
Çalış köylüm mahşer durana kadar.
20.12.1976
 

YIL 6 SAYI 69 25 Kasım 2004 Sayı 094 14 Aralık 2009 Yıl 8

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 13

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÇİRKİN İSEN
Çirkin isen bir güzeli görünce
Kırılır kolların ,yedi yerinden.
Güzel karşısında donup kalınca,
İçten bir ah gelir,çek ki derinden.

Suçlu gibi bir köşede kalırsın,
Gam kedere düşünceye dalırsın
Bir ara hayalle oyalanırsın
Bir afet savurur,tipi serinden.
 
Güzele,güzel yakışır her zaman.
Yeşerir,sararır yaklaşır harman.
Çevrilir gazelle tükenir derman.
Sam yelleri eser gelir,karından.
06.05.1976
 

Sayı 134 14 Nisan 2013 Yıl 12

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 14

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DAĞLARA ÖZLEM
İnsanda binlerce hayaller vardır.
Benimde gönlümü birisi süsler.
Kırk yıldır her mevsim,kış ve bahardır
Dağlarda,ıssızda,sakince bir yer.
 
Başım alıp çıksam köhne şehirden,
Uğultu,ihanet,belalı yerden.
Ulaşsam vadiye gece seherden,
Başım sükun,hamdle secdeye iner.

Rabb’im ihsan etmiş yerler serilmiş,
Börtü,böcek,kuşlar,bülbül vermiş.
Lale,sümbül,güller aşkla sarılmış,
Aleme nisbetten raihe eser.
 
Beyaz bir mabet ki,tepe üstünde,
Gülden mihrab,mimber kürsü içinde,
Nurdan ayna gibi çeşme ucunda,
Canlı,cansız kevn sadece O der.
 
Kıyam,rüku,secde uzak riyadan,
Utanıp ücraya çekil hayadan,
YAŞAR Rahmet umar,ol Kibriyadan.
Ancak Allah beği O bana yeter.
06.05.2002

Sayı 093 14 Kasım 2009 Yıl 8

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

15

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DİVANE YAŞAR
Dünya yalan imiş anladım dostum
Gün batıma sızladım,bahtıma küstüm
Ağladım,sızladım,bahtıma küstüm.
Benden daha garip kimse görmedim.
 
Çalındım,çırpındım boş imiş çabam.
Bir bir göçtü ecdat,dedemle babam.
Fani imiş anlamadım ah kafam.
Şu kara toprağa kimi vermedim.
 
Akılsız başım,sefil tabanım
Nefsim bir bilmece ona yabanım
Çilem sürü oldu,bende çobanım
Gülmeyi denedim,daha sürmedim.
 
Ey divane YAŞAR aklım kaçırdım
Beyhude işlerle ömrüm geçirdim
Bütün fırsatları elden uçurdum
Çok hayal kurdum,murada ermedim.
Sayı 003 14 Mayıs 2002 Yıl 1

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 16

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DOST FAKİRLİK
Fakirlik dostumla doğdum tanıştım,
Peşimsire gezip durur fakirlik.
Fakirliğe kardeş gibi alıştım,
Gönül diyarına varır fakirlik.

Sevgi ile aşkı ben onda buldum.
Yolu çıktım,bazen yarıda kaldım.
Bazen yolum kesti,bazen de güldüm.
Beni kollarına alır fakirlik.
 
Ağlayanla ağlar,gülersen güler
Merttir;hatır nedir hepsini bilir.
YAŞAR hep yaşamaz,bir gün de ölür
Artık başkasını bulur fakirlik.
10.05.1976


 Sayı 125 14 Temmuz 2012 Yıl 11

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 17

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DÜNYA YALAN İMİŞ
Dünya yalan imiş anladım dostum,
Gün batıma durdu,geç oldu sustum.
Ağladım,sızladım,bahtıma küstüm.
Benden daha garip kimse görmedim.
 
Çalındım,çırpındım boş imiş çabam,
Bir bir göçtü,ecdat,dedemle,babam.
Fani imiş,anladım ah kafam !
Şu kara toprağı,kimleri vermedim.
 
Akılsızmış başım,sefil tabanım.
Nefsim bir bilmece,onu yabanım.
Çilem sürü oldu,ben de çobanım.
Gütmeyi diledim,daha sürmedim.
 
Ey divane YAŞAR aklım kaçırdım.
Beyhude işlerle ömrüm geçirdim,
Bütün fırsatları elden uçurdum.
Çok hayal kurdum da,murada ermedim.
11.08.2001
 Sayı 010 14 Aralık 2002 Yıl 1

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

   18

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DÜNYADA
Bahara güvenme solur
Kara yerinme tez erir
Mevsimler yıllarla gelir
Yalan dünyada dünyada.

Güneşe sevinme yakar,
Zengin,fakirlik bel büker
Kader hep karşına çıkar
Yalan dünyada,dünyada.
 
Ağaca dayanma çürür
İnsana güvenme ölür
YAŞARİ ömürse dolar
Yalan dünyada,dünyada.
15.02.1977

Sayı 136 14 Haziran 2013 Yıl 12

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  19

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

EY GÖZÜMÜN NURU
Ey gözümün nuru Ya Resulullah!
Seni gören senden geçermiş billah
Aşkına yayanlar bulurmuş felah
Ne olur Sultanım gel gelin yeter!

Gider ücralara bağrım döğerim
Suçluyum bilirim boynum eğerim
Feryadı figanla yanar ciğerim
Ne olur Sultanım kül desen yeter
Düştüm günahlara yüzüm yok sana
Göz ucuyla baksan minnettir cana
Merhametin ümit gönlüm fırtına
Ne olur Sultanım çöl desen yeter

Uzatıp ellerin gel deyiversen
Aşkın şerbetinden katre içirsen
Alıp diyarlarda diyara sürsen
Ne olur Sultanım yol desen yeter

Her şeyim veririm tebessüm etsen
Bu asi mücrime Ümmetim desen
YAŞAR'IM gelirim ölmemi istesen
Ne olur Sultanım öl desen yeter!

Sayı 157 14 Mart 2015 Yıl 14 YIL 17  SAYI 194    24-Nisan-2015

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  20

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

FARKETMEZ
Fark etmez; güneş üstüme doğmasın.
Kar vursun, sam yeli, yağmur yağmasın.
Hak durur kimse bana değmesin,
Dilekleri tamam oldu bak işte.
Aldınız baharım, gönderin kışı,
Sevenler ayrılırsa sönmez ateşi,
O gönül sultanı yok idi eşi,
Çek gördüler, sevdiğim yok işte.
Tomurcukken kopardılar gülümü
Basıp basıp ayırdılar dalımı,
Müşkillere bırakırlar halimi,
Sevdamın düşmanı gayet çok işte,
Kapıma vurdular kara kilidi,
Kimsem yoktu her kes ana el idi.
Ocağıma kara sular yürüdü,
Söndü ocağım, dediler yak işte.
YAŞARİYEM kimse bilmez sızımı,
Bu menzilde kader kesti hızımı,
Sevemedim, oğlumu, kızımı,
Mutluluğa birkaç çocuk hak işte!
1974

 Sayı 132 14 Şubat 2013 Yıl 11 YIL 17  SAYI 201    25 Kasım 2015

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 21

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GARİP BİR ÇOBAN
Bizim elde fakir bir çoban gelmiş,
Yanık kavalını eline almış,
Uzak diyarlardan burayı bulmuş,
Fır’gate saklanmış,gider bir çoban.
 
Çıplak,sırt,ayağı yaşta,çamurda.
Aç birazcık,uyku damda,ahırda.
Tanyeri ağarır,uyan seherde.
Sürüyle terk etmiş gider bir çoban.

Ufukta garip bir çobanın sürüsü,
Kuşluk vakti köye vurur örümü,
Yavan ekmek,azık olmuş dürümü.
Kavala yüklenmiş,gider bir çoban.
 
Çoban kavalına derdin anlatır,
Kölelik kahrını,sevgi mi hatır.
Oluşundan mısra,dertlidir satır
Sazını sırtlanmış,gider bir çoban.
 
Aşık YAŞARİ’YEM mevsim sonbahar,
Kervan hazırlanır,hatır bu kadar.
El diyarı değil vatandır tek yar
Turnalara eklemiş,gider bir çoban.
02.12.1976
 

YIL 5  SAYI 44    25 Kasım 2002 Sayı 122 14 Nisan 2012 Yıl 11 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 22

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GECEYE !
Ufkunda akşamın,grupta güneş
Beklenilen dönmez,düşer bir ateş.
Dalar mazilere öyle çilekeş
Çaresiz çekilir,gider geceye.
Gönül kandilinde tükenin yağlar
Bir hayali diğer hayale bağlar
Ömür bir şelale bitime çağlar
Dili dönmez,kelimeye hecele.
 
Anılarla geçer kara bulutlar
Ay batar,rüzgarla uçar umutlar
Manasız maddeler bütün boyutlar
Çıkmaz sokak mıdır bu yol niceye
 
YAŞAR bu faniden bir sedâ verir
Boynu bükük,mahzun meçhule yürür
Çekilen ücraya sessizce ölür,
Yitiktir gayeler,gün neticeye.
29.05.2003
YIL 6 SAYI 61   25 Mart 2004 Sayı 053 14 Temmuz 2006 Yıl 5

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 23

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GEÇEN YILLAR
Akıp geçti yıllar bir sel idiler.
Açtılar anlımda derin çizgiler.
Çekilen çileden imza gibiler.
Göz yaşım iz düşmüş silmeyeceğim !

Çöken omuzlarda yüklü yılların,
Ak saçlar şahidi bu masalların.
Belimde akisi kambur yolların.
Giderim bekleme,dönmeyeceğim !
 
Yelkovan dikeni gibi rüzgarda,
Savrulur hayretle tozlu yollarda,
Kırışık ellerim göğe kalkarda
Ya Rab ! YAŞARİYİ al diyeceğim
16.06.2003

 

 YIL 6 SAYI 61   25 Mart 2004 Sayı 102 14 Ağustos 2010 Yıl 9

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 24

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GEL DE ŞAHIM
Uzak diyarlarda boynum büküldü,
Kalmadı takatım,gözler çekildi,
Hasret uzun sürdü,yürek büküldü,
Gel de Şahım himmet et bize,
Mürşid-i Kamil’im muhtacız size
 
Bir nazarın bize bin türlü ilaç
Tabibsin kalplere ey başlara taç
İkram sahibisin hep yüzün güleç
Gel de Şahım himmet et bize,
Mürşid-i Kamil’im muhtacız size

Rabb’im delil etmiş seni bizlere
Açmışsın gönlünü biz öksüzlere
Dünyada,Ahrette biz çaresiz,
Gel de Şahım himmet et bize,
Mürşid-i Kamil’im muhtacız size

Aç nolur yolları gelelim size
Sevgiyle aşk huzur verirsin cana
Bir nazar eylesen şu aşıklara
Gel de Şahım himmet et bize,
Mürşid-i Kamil’im muhtacız size
 
Gönül erlerine memursun başta
Nisbet sende kaim güneşsin arşta
Şu garip YAŞARIN gözleri yaşta
Gel de Şahım himmet et bize,
Mürşid-i Kamil’im muhtacız size
20.11.1990
Sayı 031 14 Eylül 2004 Yıl 3

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 25

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GEREK
Azgın nefsim dağlar kadar
Günahımdan dünya dolar
Benim hakka ne yüzüm var
Bana sultan,mürşit gerek.
Ölmüş kalbim istiyor can
Aşkın ırmak değil umman
Hastalara derman olan
Bana Lokman mürşit gerek
Deli gönlüm başa bela
Kalbimi benzetti sele
YAŞAR gider bir meçhule
Bana kaptan,mürşit gerek.
07.11.1983

 Sayı 097 14 Mart 2010 Yıl 9   YIL 18  SAYI 207    25-Mayıs-2016

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  26

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GİDELİM
Karanlıkta giden gafil
Aç gözünü,behey cahil,
Yalan dünya için sefil
Olma;Mevla’ya gidelim.
 
Gel nefisine olma köle,
Yanma nara bile bile,
Bu dünyada Şeytan ile,
Kalma Mevla’ya gidelim.
 
Pişmanlık her geçen gün
Klavuzsuz bir gemisin,
Yazık meçhule yelkenin
Salma Mevla’ya gidelim.
 
Miskin YAŞAR bak kendine,
Kor düşmüş eteklerine,
Dönmeden mahşer yerine
Ağla Mevla’ya gidelim.
29 / 11 1983
Sayı 005 14 Temmuz 2002 Yıl 1 YIL 12     SAYI 137    25 Temmuz 2010

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 27

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GİTME ARKADAŞ
Gitme arkadaş,ne derler ?
Bu yola aşk yolu derler.
Ömrünü hep kaybederler,
Hakkın;deli kulu derler.
Yol bitimi,aşk diyarı
Karşılar tipisi,karı.
Soluk güller,yaprak sarı,
Aşk ülkesi,ili derler.
 
Rüzgarları tersten eser,
Azayı dondurur,keser.
Yağmur,karı,duman pusar
Aşk diyarı,seli gider.
 
Çiniler efkar deresi,
İçinde seri belası,
YAŞAR ünlü dert kalesi
Sırat yılan kılı derler.
15.10.1976
YIL 5  SAYI 44    25 Kasım 2002 Sayı 084 14 Şubat 2009 Yıl 7

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  28

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÖRDÜM
Kainatı seyrederken
Uydu,gezegen dönerken,
Semadan Rahmet inerken
Hakk’ın varlığını gördüm.
 
Hakk’ı anan bülbüllerde,
Dalda dikende,güllerde,
Çirkinlerde,güzellerde
Hakk’ın varlığını gördüm.
 
Atom,zerre,hücrelerde.
Şaşmayan gün,gecelerde.
En ücra,gizli yerlerde
Hakk’ın varlığını gördüm
 
YAŞAR gizli sır Kur’an da
İbret var arıda,balda.
Çalışan karıncalarda
Hakk’ın varlığını gördüm.
Sayı 004 14 Haziran 2002 Yıl 1

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 29

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GURBET MAHKUMU
Gurbet mahkumuyum,yalnızlık suçum.
Şahidim ayrılık,gurbet yargıcım.
Savcı suç yok derde hasret davacım
Suçum belli değil,hal belli değil.
 
Gurbet çirkin,kıyafeti kılığı
Kırık sazla garip bir kat alığı
Hasrettendir kelepçemin çeliği
Vatan belli değil il belli değil
 
Akşam efkar ziyarete geliyor
Mazideki günler kapım çalıyar
Yalnızlık gariptir,hatır soruyor
Lisan belli değil,dil belli değil.
 
Dert söyletiyor da YAŞAR yazıyor
Yargıç kararıyla günüm uzuyor
Gözyaşımda incecikte sızıyor
Yağmur belli değil,sel belli değil.
07.07.1976

 

 Sayı 028 14 Haziran 2004 Yıl 3 YIL 15     SAYI 176    25 Ekim 2013

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 30

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GURBET
Çocuk iken bir ceylan vurdum
Gurbet elin ayağına sarıldım
Gelem diye ben sıladan ayrıldım
Terk ettim evimi,el gibi oldum.
 
Gurbete varınca fırtına tutu,
Sıla yolumu kesti,karla kapattı.
Amelelik öldü,işler hep yattı
Afete uğramış,dal gibi oldum.
 
Gurbet;imdat umdum çok şey söyledim.
Kâr etmiyor kapanarak ağladım.
Kader yaktı bende bilmem neyledim
Yanarken,savrulmuş kül gibi oldum.
 
İflah etmez,bu kış kaldım bu yanda
Bazen,sokak başı,bazen bir handa.
Sevdiğim gelmiş duydum vatanda,
Mektup elde,yandım çöl gibi oldum.
 
Bu dünya ters döndü,uçtu başıma.
YAŞARİ’yem değdim yetmiş yaşıma.
Lanet gurbet toprağına,taşına.            
Sazımda inleyen,tel gibi oldum. 
12.01.1976
Sayı 007 14 Eylül 2002 Yıl

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 31

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

HAKKI BULMUYOR
Muhammed'in meclisinde
Ol ilmiledün dersine
Tarik-i Nakşi Bendisine
Gidenler Hakkı buluyor

Tüm mahlukat koşar ona
Kainat muhtaç aşkına
Boynu bukup Sultana
Varanlar Hakı buluyor

Yaşar iman böyle niğemet
Verilmez her kula elbet
Tevbesi altında Cennet
Alanlar Hakkı buluyor
28,02,1985

YIL 5 SAYI 50    25 Mayıs 2003

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  32

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

HARABELER KÖYÜ
Harabeler köyü; şu civarda, yukarıda.
Nede olsa insan bir iç çeker de,
Gece yıldız, mehtap, bazen bakar da
Nice insan susmuş, sesiz bu köyde,
Gaflet ile hüzün, sessi, bu köyde,
Herkes bir alem; sessiz bu köyde.
 
Bağırıp gezdiler devri zamanda,
Paşa yetim, efe hep bu viranda;
Han aslım burdaymış, Aşık Kerem’de,
Teller susmuş, Kamber sassız bu köyde,
Ferhat ile Şirin sazsız, bu köyde,
Leyla ile Mecnun,s azsız bu köyde.
Kimi zalim, kimi doğru yoldaymış,
Mal delisi, kimi bülbül güldeymiş,
Kimi bezginliği kız, oğuldaymış,
Evlatları susmuş, kızsız bu köyde,
Çocukları yoktur, kızsız bu köyde.
 
Aşık YAŞARİ’YEM söyle bildiğin.
Salalarda duyulurken öldüğü;.
Yalan olur, söylediğin, güldüğün.
Avaz sesli, diller sözsüz bu köyde,
Şakan diller artık sözsüz bu köyde,
Bülbül diller susmuş,sözsüz bu köyde.
17.11.1976

YIL 6 SAYI 73    25 Mart 2005 Sayı 130 14 Aralık 2012 Yıl 11 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 33

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KARA GÜNLER
Ne kara günmüş benim bu başım
Dünyaya gelmişim,soğukta kışın
Yuvası olur mu vatansız kuşun
Suç mu ettik kardeş fakir olduysak.
Öllük bulamayıp,kerpiç ezmişler
Bir parça bez için köyü gezmişler
Aç soğuk,bazen hayattan bezmişler
Suç mu ettik kardeş fakir olduysak.
 
Soğukta karnı aç ekmek arama
YAŞARİ kimseye yok merhem yarama
Vatanım yok,ekim eksem tarlama
Suç mu ettik kardeş fakir olduysak.
21.06.1976

YIL 5  SAYI 44    25 Kasım 2002Sayı 049 14 Mart 2006 Yıl 5

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 34

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KARANLIKTA GİDEN KERVAN
Gideriz biz;ilden ile,
Yol alırız bir kafile
Yorgun kervan,büyük çile,

Bilinmez bir yola doğru.
Uykusuz,yorgun,aç kerven !
Aydınlık yok,kör bir insan,
Viran mezarlık yok,bir han,
Uyan başka ile doğru.
 
Ümitsiz kalp ıstırap var.
Şimdiyse mevsim sonbahar.
Yol alalım yağmadan kar,
Hekim derman,kula doğru.
 
Aşık YAŞARİ neyledi,
Hasta gönül ah eyledi,
Dert büyük dilim söyledi,
Elim vardı,tele doğru.
25.12.1976

 YIL 5  SAYI 44    25 Kasım 2002Sayı 091 14 Eylül 2009 Yıl 8

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 35

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KARDEŞE MEKTUP       
Aşk çölünden,dert ilinden.
Bahar yağmuru,selinden.
Durgun akan,su gölünden
Susamadan içme kardeş.
 
Hasret memleketinden,
Efkar mahalle semtinden,
Istırap köyü,kentinden
İşit ama,geçme kardeş.
 
Yemyeşil gönül bağından.
Gövdesi dal,yaprağından
Cennettir,seyran dağından
Küçük diye,uçma kardeş.
 
Yazın güzel rüzgarından
Gece yıldızla,ayından,
Gel diye çağıranından
Büyüklenip,kaçma kardaş.
 
Zengin var,şöhret paradan.
Öksüz,yetim bir aradan,
YAŞARİ dert fikâradan
Zengin,fakir seçme kardeş.
10.11.1976
YIL Sayı 8 14 Ekim 2002 Yıl 1  16  SAYI 186    25-Ağustos-2014

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 36

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KEREM EYLE EY GÜZEL !
Leyla’sını arayan ben bir bahtı karayım.
Ey sevgili Mecnun’um hangi çölde arayım ?
Düştüm kara sevdaya,acizim,fukarayım
Kerem eyle ey güzel,sana nasıl geleyim ?
 
Su diye yanarımda koşar serap görürüm.
Ey dost ! Senin aşkınla ilmek ilmek örülürüm
Çirkinliğim bir kambur dağ gibi götürürüm
Kerem eyle ey güzel ! Sana nasıl geleyim ?

Arzum sana kavuşmak. Olmak sana pervane.
Gamberim aşk yolunda yetişemem kervane
Tut elimden sevgili mültacam ki;dermane,
Kerem eyle ey güzel ! Sana nasıl geleyim ?
Kerem eyle ey güzel ! Sana nasıl geleyim ?
 
Ferhat’ım,Şirin’imsin deleyim şu taşları,
Senden ayrılmayayım,aşina bakışları
Kapından kovma;nolur işit yakarışları
Kerem eyle ey güzel ! Sana nasıl geleyim ?
 
Kerem gibi yanarım,Aslısın gül bağında,
İzin versen beklerim,eşiğin otağında.
YAŞAR idam mahkumu,isteği son çağında
Kerem eyle ey güzel ! Sana nasıl geleyim ?
11.06.2003

Sayı 068 14 Ekim 2007 Yıl 6 YIL 16  SAYI 191    27-Ocak-2015

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 37

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Yaşar KILIÇ
KIŞA SORDUM

Ey kış ne bu halin ?
Suyu taşar ırmak gölün,
Coşturursun suyun,selin
Cevap versen yok mu dilin ?
 
Bizim elde çok durursun,
Baharı sen soldurursun
Razı değiliz bilirsin,
Gitsene niye kalırsın.
 
Uzaklardan bir şey gördü,
Ah dedi iç çekiyordu,
Yüzünü geri çevirdi
Alınmıştı cevap verdi.
 
Geri dönmüş bakıyordu,
Gözünden yaş akıyordu
Sanki şiir okuyordu
Ah edip iç çekiyordu.

Bunca zahmet çektiğim
Dedi bahar bıraktığım
Bundandır boyun büktüğüm
Sizin içindir çektiğim.
 
Ben olmazsam bahar olmaz
Kurur çayır yeşillenmez
Ağaç sulanıp yeşermez
Ben olmazsam bahar olmaz.
 
Dedim kışa buralısın
Sen baharın meralısın
Yeşillikler kralısın
Hey kış baba nerelisin ?
 
Erzurum’dur dedi ilim
Kars ilçemdir ordan yolum
Çan Kardelen benim gülüm
Arzum bahar budur halim.
 
Gezerim Muş,Van,Siirt’i,
Sivasta’ndır yolun hattı,
Konakladığım Yozgat’ı
Ara Ağrı’dayım dedi.
 
YAŞARİYEM ilim Çorum,
Kışı haklı buluyorum
Dedi sonra hoşça kalın
Açık olsun dedim yolun.
15.01.1977
 

YIL 14  SAYI 56    25 Kasım 2003Sayı 046 14 Aralık 2005 Yıl 4

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 38

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KOCA ALEM
Coğrafyası kan gölü yaşamış koca alem
Çıldırmış napalım, gazlar, kurşunları acı alem
Yıldızlar dökmeyi dağlar, yürümeyi bekliyor her dem.
Kıyametin gölgesi üstümüzde mazlumlar, ahları geçer arşu alayı

Afkan, Bosna, Filistin yedi iklim çocukları
Ağıtları yankılanır geceler gahhar olan çığlıkları
değmiş kahpe kurşun mahşere dek sürer uykuları
Ruhları Hazreti İbrahim'le Cennette sürer zevki sefayı

Peygamberlerle birlikte oturur Salihler Livai hem sancağın altında
Şehitler kanlı gömleklerle neşelenirken Havz-u Kevser'in yanında
kılıç, kargı, kurşun yaralarını sunarlar Resullah'a edeple huzurunda,
YAŞAR onlar Cemalullah'la müşerref yaren etmiş Muhammed Mustafa'yı
25,05,2002
 

YIL 5 SAYI 50    25 Mayıs 2003

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 39

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

LÜTFETMİŞ
Allah Bu devr insanına
Kalbinde hak olana
Köle sufi sultanına
Üç büyük nimet lütfetmiş.
 
İmanmış nimetlerin başı,
Muhammed ümmetin işi,
Cennete girer ol kişi
Böyle bir servet lütfetmiş.
Peygamberler Muhammed’e
Gelecekler şefaate,
Muhammed cümle ümmete
Müjde şefaat lütfetmiş.
 
Sevr mağrasında Resul
Hafi zikri etti vasıl
Ebu Bekr adap usül
Aldı hak hikmet lütfetmiş.
 
Mecnun YAŞAR bu üçünü
Bulamazsan yol saçını
Hak derdinin ilacını
Bul diye mühlet lütfetmiş.
08.12.1983

Sayı 098 14 Nisan 2010 Yıl 9

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  40

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

MEMLEKETİM
Memleketim;köyümde uzaklarda bir yer var.
Kırk yıldır ki;bir hayal,arzu beni kamçılar.
Dağın derinliğinde,nurdan ayna bir pınar,
Dalar dalar giderim,o ücra güzel yere.
 
Tepede beyaz mabet, sarmaşıklar içinde.
Mihrap, minber, kürsü, Kabe, Kıble ucunda.
Vecd içinde kıyamı, rüku hamd secdesinde,
Dolar dolar ,feyziyle çıkarım seherlere.
Canlı cansız kâinat her şey O’nu ararlar
Yıldızlar, ay ve güneş sıra ile yanarlar,
Susuz ceylanlar,kuşlar,çiçekler hep kanarlar
Sular sular doyulur, rezzaktır rızık vere.
 
Akşam; siyah saçını salıverir ormana.
Tüm mahlukat, figanla haykırır Rahman’a,
Ahenkle, ağaç, çiçek katılırlar kervana,
Salar salar nameyi derler, Allah tek çare.
 
Topluluklar içinde nice yalnız bulunur.
İnsan isterse ıssızda dostla olunur,
Ömür kısa. Ey YAŞAR dünyada ne kalınır.
Solar solar gül beniz, yolculuk var son kere.
05.05.2002
 

YIL 4 SAYI 38    25 Mayıs 2002Sayı 077 14 Temmuz 2008 Yıl 7

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 41

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

MEVLA’NIN AŞIKLARI
Mürşide mekan sorulmaz
Hak yolcuları yorulmaz
Makam kat eder görülmez
Şol Mevla’nın aşıkları
Gece kayıp olur gider
Uyku mal,mülkü terk eder
Derde dermanı zikreder

Şol Mevla’nın aşıkları
Himmet ile kalkar engel,
Aşık olur misali yel
Kainatta çağlayan sel
Şol Mevla’nın aşıkları.
Daim Resülüllüh ile
Kur’an almış okur dile
Nazar eder taşa bile
Şol Mevla’nın aşıkları.
Miskin yazar bu ne hikmet
Korkusuyla gelir nisbet
Cennetten güldür bir demet
Şol Mevla’nın aşıkları.
27.01.1985

Sayı 016 14 Haziran 2003 Yıl 2Sayı 121 14 Mart 2012 Yıl 11

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 42

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

NASİHAT
İnsan oğlu küçük ama yüksektir.
Ar ile namusu bilsen eğer
Doğruluk,ciddilik esas gerçektir
Beş vakiti doğru kılarsan eğer !
 
Engin ol dünyada,gel mağrur olma,
Yalnız görünüşe bakıp aldanma,
Arif ol mecliste kelamı dinle,
Kıssadan hisseyi alırsan eğer !
 
Üstüne düşmezse atma sözünü,
Hatrın sayar ise göster yüzünü,
Kandıramazlar Hakk’a tut özünü,
Şeytan ayağını çelersen eğer !
 
YAŞAR’ım sözlerim doğru mu bilmem ?
Yetim al dese de iğnesin almam,
Sakın ağlayana dönüp de gülmem
Başa gelir,ele gülersem eğer.
 YIL 4 SAYI 38    25 Mayıs 2002  Sayı 011 14 Ocak 2003 Yıl 1

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 43

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

NE DİYEYİM
Ne diyeyim şu feleğin işine,
Mağrıptan,maşrıka savurdu beni.
Hiç bakmadı gözlerimin yaşına,
Avucuna alıp,çevirdi beni.
 
Gönlüm yüksek ama taştan ağırdı
Hasret geldi yaprağımı savurdu,
Ayrılık basıp dallarımı ayırdı,
Esti sam yelleri devirdi beni.

Kader esir diye sattı feleğe,
Bir dilberi salmış idim dileğe,
Kılavuzluk yaptım kara çileye,
Kendir ipi gibi eğirdi beni.
 
Hatablı YAŞARİ bağırma yeter
Ben sustum,sevdiğim nerede öter,
Kader bezirgandır,isterse satar,
Aldatıp tuzağa çağırdı beni.
12.02.1977
 

YIL 14  SAYI 56    25 Kasım 2003Sayı 114 14 Ağustos 2011 Yıl 10

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 44

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

NE OLUR
Çıra gibi yanan kalbim
Allah aşkıyla ,yan ne olur.
Bu âlemde çoktur derdim,
Allah aşkıyla yan ne olur.
Hizmetim yok Hakka benim,
Çünkü sağlam durur tenim.
Parçalansın şu bedenim,
Allah aşkıyla yan ne olur.
Bir mürşidin kapısın çal,
Şaşma yolda kılavuz al
Yanarak dön pervane ol,
Allah aşkıyla yan ne olur.
Seherde katıl kervana,
Dost aşkıyla ol divane.
Kavuşmak için canana
Allah aşkıyla yan ne olur.
Aşık YAŞAR derman için,
Ara hakkı durmak için
Yazık kesilmeden gücün,
Allah aşkıyla yan ne olur.
27.10.1984
 

Sayı 153 14 Kasım 2014 Yıl 13 YIL 18  SAYI 206    25-Nisan-2016

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 45

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

NUHUN GEMİSİ
Yaradan mavi gökten Nuh’a buyruk var.
Davetlilere gemi yap,Tufan verdim kar.
Hazırlanır gemi yüklü bir yağmur başlar,
Dev dalgeler arasında yükselir gemi.
 
Her canlıdan bir çift aldı yoldaşı ile
Dünyayı Tufan kapladı karıştı sele,
Su yüzünde canlı kalan bir tek kafile
Deryaya karıştı Dünya kasırga ile.
 
Azgınlıkla yağmur dindi,sular çekildi
Nuh Gemisi Cudi Dağına takıldı
Hataplı Aşık YAŞARI Türkü yakıldı
Selam,mutluluk ülkesi Cudi Dağına.

28.12.1976

YIL 6 SAYI 70 25 Aralık 2004

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 46

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÖZÜMDEKİ SARAY
Yanacak mıydı özümdeki nakışlı saray ?
Biz yokken ateş koltuğuna oturmuş
Geceleri düşlerime giren kara yılan
Gelmiş güllerimin kalbine dolmuş
 
Sonunda anladım dünyayı gören gözlerimle
Aslanı kediye boğduran cansız bir postmuş;
Bana yakışmaz geçen zamanlara acırım
Fidan dikecek bir iklim bile kalmamış
 
Düşünüp bir kere göklere kaldırsak başımızı
Görürüz geldiğini Nebi'nin Uhud'dan !
Bize öğretmediler hakikâtin sırrını
Oysa bin bir renkli kelebekler geliyor ışıktan.
 
Sevgiyle beraber mânâda ellerimiz
Yoğuracak vatanı sularında ecrin
Seher vakti beyaz güller açarken
Çilemin teri akar yeşil lüleden
 
Koşuyor adımları kurşundan
Son damlayı içiyor altın tasından
Ve içime bir ses doğuyor imandan
Kellem koltuğumda, korkuyorum Allah'tan
YIL 6 SAYI 72 25 Şubat 2005

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 47

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SAHABİLER
Dağıldılar dünyaya gökte yıldızlar gibi.
Şualdı yer yüzü ışıdı deniz gibi
Ay cemalde Hak nuru oldular aşk sahibi
Dağları aşan kervan,Hakka ulaşan kervan
Önden yürüyenlerle,orda buluşan kervan.
 
Ne yiğitlerdi onlar gittiler dörmediler
Hatun,mal,mülk,evlada bakıp sevinmediler
Bu geçici zevkleri itti beğenmediler
Dağları aşan kervan,Hakka ulaşan kervan,
Önden yürüyenlerle,orda buluşan kervan.
Muştu name,emanet gittiler yedi iklim
Zaman,mekan dürüldü,yollar düz iniş büklüm
Korku ne can korkusu;gitti dağ dağ yüreklim
Dağları aşan kervan,Hakka ulaşan kervan,
Önden yürüyenlerle,orda buluşan kervan.
Şahadet şerbetini içmişler yudum yudum.
Ey alnı ak yiğitler size selam okudum !
Gıbta eder YAŞARİ komşu et ey Mağbudum !
Dağları aşan kervan,Hakka ulaşan kervan,
Önden yürüyenlerle,orda buluşan kervan.
28.06.2003
YIL 9  SAYI 104    25 Ekim 2007Sayı 078 14 Ağustos 2008 Yıl 7

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 48

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SARMAŞIKLI KAYA
Mevsimler yıllar oldu o gül perim gelmedi
Sarmaşıklı kayadan ismimiz silinmedi
koyunlar kuzuladı hani tez dönecektin
Boynuma atılıp bana yalan söyledi

Sarmaşıklar içinde bebek gibi beledim
Bülbülün namesi ile ona ninni söyledim

Çeşmeye papatyadan oeğirmenler kurardık
Çok mutluyduk ikimiz boş dünyayı severdik
Sen yalancı değildin neden yaptın sevgilim?
O kutsal aşkımıza hani yemin vermiştik!

Sarmaşıklar içinde bebek gibi beledim
Bülbülün namesi ile ona ninni söyledim
1976

YIL 5 SAYI 50    25 Mayıs 2003

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

49

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SEN RAZI OL
Ey gündüz ve gecenin,yerle göğün sahibi !
Dertler başım üstüne kul et yeter garibi
Sürgün eyle gezeyim ta maşrıktan mağribi
Sen razı ol;yeter ki bana gelsin belalar.
Maşiteler misali kızgın zeytin yağlara
Yunuslarca balık karnı,Yusuflarca zindanlara
Eshab-ı Uhut gibi atılsam bile nara,
Sen razı ol yeter ki;baş üstüne çilere.
 
İstemem bu hayatta ömür yaprağım solsun
Kulumsun de gam değil,dünya düşmanım olsun,
Gazaplansan faydasız bu alem dostla dolsun
Sen razı ol yeter ki beni kötü bileler
 
Asi,aciz YAŞARİ Rahmet umar İlahi !
Huri köşkü istemem lütfet Cemalüllahi
Hayranım dostlarına yaren et Resüllahi
Sen razı ol yeter ki öldüğüme güleler.
05.06.2003

Sayı 067 14 Eylül 2007 Yıl 6

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 50

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SEYRETTİM HALİNE
Seyrettim haline yalan dünyanın,
Yar sevmiş,ağlamış,gülmemiş dostum.
Bekar kalmış kimi avrat tüccarı
Kimse dümenini bilmemiş dostum.
 
Kimi eşek alır,kimi at satar.
Kimi nalbant,yılan tırnağı yontar.
Kimi mıha vurur,kimi nal tutar
Kimi çekicini sallamış dostum.
Kimi tarlaya tuz eker dağıdır,
Kimi değirmende yoğur öğütür
Kimi unu rüzgar ile arıdır
Kimisi tozutmuş,allamış dostum.
 
Kimi saman pazarında satar altını,
Kimi sarrafta satar öküzü malı
Hatablı YAŞARİ yazar destanı
Yanlışmış mı,unutmuş silmemiş dostum.
1976

YIL 6 SAYI 71 25 Ocak 2005ayı 149 14 Temmuz 2014 Yıl 13

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 51

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SON DURAK
Nurdan şehirde durak menzil en son durakmış
Aşığa Bağdat yakın aşksızlara ırakmış
Bu duraktan giderler nurdan izler bırakmış
Aşıklar ölmez imiş ölenlerin sağıymış
Her üstat bir üstadın talebe çırağıymış
Günah dolu dünyanın güneşten çırağıymış
İlim remiz sahibi kişinin merağıymış
Beşik mezar arası öğrencilik çağıymış
Kainatta ilk emir olmuş oku hitabı
Ufuk ve muştu sunar Yüce Rabbin hitabı
Ruh alemi ahiret bu koşunun etabı
Her insan bir yük taşır günah sevap dağıymış
İçmişler Hızır İlyas can abı hayat suyu
Gezer Hızır karada, İlyas denizi koyu
Yaşarmış Eshabı-kehf İsa bekler kutluyu
YAŞAR Cennet Mümin sarayı otağıymış.

Sayı 120 14 Şubat 2012 Yıl 10 17  SAYI 203    25 Ocak 2016

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 52

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ŞOL BELDE
Şol beldeye Yüce Resul
Nisbet harmanını saçmış
Seyyid-i mürşid-i kamil
Canlar satar Pazar açmış.
 
Görki burada Asr-ı Saadet
Yaşantı sünnet,şeriat
Mesti hayran aşk muhabbet
Aşıklar kendinden geçmiş.
 

Burda Resul eyler fermanı
Ebu Bekr,Ömer,Osman.
Ali Hüseyin ve Hasan
Bu beldeye hicret etmiş.
 
Elvan elvan gül-ü reyhan
Hak bülbülleri bu şakan
Çorbadır şol nisbet kokan
Hep ulular ondan içmiş.
 
Bak kimler var etrafında
Sadatı Kiram safında
YAŞAR minnet ne canına
Haberin yok ömür bitmiş
01.06.1989

Sayı 034 14 Aralık 2004 Yıl 3

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 53

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ŞÜPHEN Mİ VAR ?
Misali değirmen dünya,
Ömür su gibi insana
Bir gün ecelin çarkına
Görmemeye şüphen mi var ?
 
Fani döner,dünya taşı
Cansız bırakırlar naşı
Kabirdir ahretin başı
Varmamaya şüphen mi var ?

Sapma vurur nola halı
Durur mahkeme misali
Münkir Nekir suali
Sormamaya şüphen mi var ?
 
Fayda olmaz mal,mülk,oğlan
Artık dönülmez bu yoldan
Defteri ya sağ,ya soldan
Almamaya şüphen mi var ?
 
Aşık YAŞAR Haktır çare
Hangi yüzle varam yare
Ya havuz Kevser,ya nara
Dalmamaya şüphen mi var ?
27.11.1984
 
Sayı 020 14 Ekim 2003 Yıl 2 YIL 17  SAYI 198    25-Ağustos-2015

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 54

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TİYATRO
Dünya yaratıldı da sahnelerini açtı
Perdede iyi kötü;başrol çile,sevinçti
Her figüran rol alıp sonra karşıya geçti
Alkış,gülme,ağıtlar bu sahneden yükseldi
 
Reklam afiş panosu,kelleler satış yeri
Biletler kapış kapış,giriş çıkışlar seri
Cadı,yedi cüceler,prens sahneden geri
Kalkış ayakta,alkış bunlar kim ne değildi.
Güneş doğar,şafaklar yükselir tekrar batar
Murat sahte,ah vahlar,çığlık geceyi tutar
Seyirciler dalmış,arşın horozu öter
Ötüş; Zümrüt-ü Anka,Kaf Dağını kim bildi ?
 
Babil kuyularında baş aşağı cezalı
Hârut,Mârut asılı, İblis yerde gezeli,
İsrafil sur düdüğü çalacak kalktı eli
Belkıs,Süleyman,Zülkarneyn,Yecüc,Mecüc ne deldi ?
 
Senaryo; Habil,Kabil sürer kavga,kargaşa
İbrahim sivri sinek;Nemrut devam savaşa
Bitiş YAŞAR zil çaldı,bu rüyayı kim sildi ?
13.05.2003
 

YIL 6 SAYI 61   25 Mart 2004 Sayı 052 14 Haziran 2006 Yıl 5 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 55

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YOLCULUK
Yaşarken öldüğün haber alanlar
Ayıkmış olurlar,biter yalanlar.
Dizini dövenler,saçın yolanlar,
Toplanır gelirler yolcu etmeye.
 
Kara deve çöker,göçü almaya,
Yüklerler izin yok başka kalmaya,
Salarlar başlarlar haber salmaya
Hazırlanır kervan Hakk’a gitmeye.
 
Kabir ağızın açmış,çağırır bizi,
Sapma örtülünce,görmez gündüzü,
Münkir,Nekir sorar suali,sözü,
Cevap ister,fakat işler bitmeye.
 
Yılan,çıyan gelir aç saldırırlar,
Karıncalar göğsün mekan tutarlar,
Malını,mülkünü pay pay satarlar
Sönerde ocağın,belki tütmeye.
 
Ey miskin YAŞARİ aklın başına al,
Çare yok dönüşe,gel kendine gel.
Çetin gün yaklaştı,Hak kapısın çal,
Ecel ağın örer,gücün yetmeye.
21.10.2001

 Sayı 006 14 Ağustos 2002 Yıl 1 YIL 15  SAYI 171  25 Mayıs 2013

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 56

Ahret Kapısı içindekileri bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YUSUF
Yusuf, yakın kokuların sultan
Gözlerim çarmıha gerildi böyle
O'nun kanıyla kirlenmiş karanlığınız
Hey o buğday başakları görüyorum
Açlık yakalamış alçaklığınızı
 
Susamış çiçeklere cari veren O !
Heyecan gel gir çıkma kalbimden
Dostlara yayılıyor acıların ucu
Rüzgar iki huylu, yağmur ciddi
Sürgündeki varlığım dön yurduna
 
Yapraklarım örtmüyor dallarımı
Ölümsüz şehrin kılavuzuyum nasılsa
Telaşımda baharla kucaklaşma anı
Kuyu, kuyu ver Yusuf'umu
Yusuf özlemler sultanı  
 

YIL 7  SAYI 83    25 Ocak 2006

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.