İÇİNDEKİLER TIKLAYARAK GİDİNİZ!

TAKDİM
Şevket TOMBUŞ HAYAT HİKAYESİ

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL   
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

 01

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TAKDİM

            Bu sanal kitapta bulunan çalışmalar; arkadaşlarımızla birlikte basılı olarak yayımladığımız 53 sayı “Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat” dergimiz ve 54’üncü sayıdan sonra da sanal olarak yayımladığımız dergi ile “Sarı Çiğdem Şiir Defteri” dergimizde yayımlanmış çalışmalardan derlenmiştir

Tarafımdan arkadaşıma bir ufak armağan olarak hazırladığım bu sanal çalışmamda onların da çalışmalarını derli toplu olarak sizlere sunmak amacı taşımaktadır.

Çalışmalarımın bir sanal kitaplık olarak sizlere ulaşması ve sizlerinde bilgilenmenizi ve ilgileneceğinizi ummaktayım.

Mahmut Selim GÜRSEL

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Şevket TOMBUŞ
Çorum'un köklü ailelerinden İcra Memuru Elvan Efendinin torunu,Çorum Belediye Başkanı Rahmetli Nazmi TOMBUŞ’UN Büyük oğludur. 08 aralık 1911 Tarihinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Çorum’da yaptı. 1929 yılında Ortaokulu bitirdikten sonra tahsile devam etmeyerek babasının yanında ticarete atıldı Daha sonra 1946 yılında Özel İdare Müdürlüğünde memur olarak çalıştı. 1954 tarihinde naklen Çorum Maden İrtibat Memurluğuna geçti. Daha sonra bu memuriyetin lağvı ile  yeni ihdas edilen Sanayi Bakanlığı Çorum Maden İşleri Memurluğunu yürüttü.
            1972 tarihinde kendi isteği ile emekli  olarak aynı yıl Hac Görevini yaptı.
“SEN VE BEN” İsimli bir şiir kitabı bulunmaktadır. Çorum İstem Basımevi baskısı olan kitabın basım tarihi bulunmamaktadır. Basılan bu kitabın içinde bulunan sn iki şiiri 1994 tarihi gözükmektedir.
            Emekli Memur olarak vefat edene kadar çorumda bulundu
Internet’te Yazarımız http://corumlu-fikir.dergisi.info , Sarı Çiğdem Şiir Defteri’nde http://saricigdem.dergisi.info  ve Aylık Şiir Antoloji Dergisi’nde  şiirlerim yayınlanmıştır.

Yazarımız http://corumlu2000.dergisi.info , Sarı Çiğdem Şiir Defteri’nde http://saricigdem.dergisi.info  ve Aylık Şiir Antoloji Dergisi’nde  şiirleri yayımlanmıştır

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 03

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ASLANIN BAŞI
Vaktiyle çürük başlı hasta bir aslan varmış.
Kendini kurtaracak sağlam bir baş aramış.
 
Savaşmış, yorulmuştu hem de çok yıpranmıştı,
İyi bir baş bulursa kurtulur inanmıştı.
 
Aradı, dolaşarak kendine uygun başı,
Bulursa muhakkak ki olurdu can yoldaşı.
 
Nihayet buldu bir gün aradığı başını,
Oh dedi yüzü güldü almıştı gözyaşını.
 
Sarıldı bu genç başa aşkla, şevkle, imanla,
Fakat o da başladı yıpranmaya zamanla.
 
Birden çöktü ve düştü omuzlarından hemen,
Amma yine mevcuttu dizlerindeki derman.
 
Evdeki başı aldı çıktı onunla yola,
Biraz gitti yoruldu vermek istedi mola.
 
Mola yerinde baktı yanında bir baş vardı,
Hem kendine uygundu, hem işine yarardı.
 
Taktı bu defa onu omzunun üstüne,
Bu gün daha iyiydi bakılırsa dünküne
 
Kan geldi damarlara git gide iyileşti
Belki yarın kendi de başkalarına eşti.
 
Yeni başıyla mes’ut ve bahtiyar giderken,
Eski baş şaha kalktı aman dur, yapma derken.
 
Aldı eline kılıç genç başı vurdu heman
Düşürdü onu yere her şey bitti o zaman.
 
O gün bu gündür o da bulamadı öyle baş,
Bulsa da sağlam değil kulak, burun,göz ve kaş.
 
Aslanım çabuk davran sağlam başı yakala,
Davranmazsan eğer yem olursun çakala.
Aralık 1979
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 04

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TÜRK MİLLETİ
Seni anlatmaya nasıl başlasam,
Dünya sen tanır Ey Türk Milleti!
Gördüğüm yerlerde hep alkışlasam,
Feragat sahibi Ey Türk Milleti!
 
Yurdunda, yuvanda kalasın yeten,
Yetmez yedirirsin misafire sen,
Asla yetinirsin bulamaz isen,
Kanaat sahibi Ey Türk Milleti!
 
Bilmezsin hayatta kibir ve gurur,
Yüzünden akıyor neş’e ve sürur
Sayarsın büyüğü el pençe durur
İtaat sahibi Ey Türk Milleti!
 
Ülkeni her zaman yöneten sensin,
Her türlü ürünü üreten sensin,
Pazarlara kadar ileten sensin,
Feraset sahibi Ey Türk Milleti!
 
Dostun karşısında dostça durursun,
Düşmanca bakana düşman olursun,
Yurda göz dikene kan kusturursun,
Celâlet sahibi Ey Türk Milleti!
 
Sana önder ettin sen ATATÜRK’Ü
Cihana duyurdun şanlı bir öykü,
Omuzlayıp kalktın en ağır yükü,
Asalet sahibi Ey Türk Milleti!
 
Hacı Bayram Veli, Yunus, Mevlana
Hacı Bektaş’ı da kat yanlarına
Nurlar yağdırırlar zamanlarına,
Keramet sahibi Ey Türk Milleti!
 
Viyana önünde yağız atlılar,
İstanbul surunda Ulubatlılar;
Sadık Fethi gibi ak kanatlılar
Sinenden çıktılar Ey Türk Milleti!
 
Tarihler yazdırdın sen destanları
Eserler bırakan o Sinan’ları
Hârika yaratan kahramanları,
Bağırdan çıkardın Ey Türk Milleti!
 
Çanakkale Destanı senin eserin,
Arşa kadar çıktı şerefli serin;
Dünya tarihinde yücedir yerin,
Dirayet sahibi Ey Türk Milleti!
 
Meydanda savaştın, atlı ve yaya,
Malazgirt; Kosova en son Sakarya,
Bitmiyor yoruldum ben saya saya,
Şecaat sahibi Ey Türk Milleti!
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 05

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BANA İHTİYAR DİYORLAR
Gidiyorum düştüm yola
Halim acaba ne olacak?
Bakıyorum sağa sola
Bana ihtiyar diyorlar
 
Bu çektiğim nedir benim
Yoktur yanıma gelenim
Kısalıyor boyum enim
Bana ihtiyar diyorlar
 
Yetmiş iki oldu yaşım
Ağzımda kalmadı dişim
Dünyada bitmiştir işim
Bana ihtiyar diyorlar
 
Tazedir ihtiyar gönlüm
Yaklaşmasın bana ölüm
Gösterme Allah’ım zulüm
Bana ihtiyar diyorlar
 
Saçım sakalım bebbeyaz
Farketmez artık kış ve yaz
Kulak duymaz nes söz ne saz
Bana ihtiyar diyorlar
 
Gözüme geldi katarak
Öleceğim ben yatarak
Saçım yok kullanamam tarak
Bana ihtiyar diyorlar.
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

HOCALARIM
Otururken odamda aklıma hocam geldi.
Birden bire içimden bana bir ilham geldi.
 
Yokladım hafızamı,gittim eski zamana,
Yaza bilirsem eğir,aman ne mutlu bana.
 
İki hocamız vardı ilk mektepten sevdiğim,
Bozdoğan İsmail Bey biri oydu dediğim.
 
İki sene okuttu çabucak ayrıldı bizden,
İlham aldım da yazdım bu kadarcık bir izden.
 
Otoriter,çalışkan muhterem bir hocaydı,
Karakteri sağlamdı bilgisi çok yüceydi.
 
Mazlumoğlu Hilmi Bey soyadı Uysal oldu,
Hafızam hep onun dürüstlüğüyle doluydu.
 
Matematiği bana ilk defa o öğretti,
Onun öğrettikleri orta mektebe yetti.
 
Severdim kendisini o da severdi beni,
Çalışırdım dersini işte buydu nedeni.
 
Şimdi gelelim artık orta mektep faslına,
Müdür Beyden başladım girdim işin aslına.
 
Müdürümüz Nazmi Bey son sınıfta gelmişti,
Öğrettiği fizikle gönlümde yücelmişti.
 
Derste deney yapardık telefonlar kurardık,
Telefonla dostlara hal hatır sorardık.
 
Biz kurmuştuk okulda telefonu ilk defa,
Sorun arkadaşlara yalan katmam ben lafa.
 
Talebeyi severdi derdi bize evladım
Çok iyi bir hocaydı atmazdı yanlış adım
 
Mahmut Bey muavindi fakat fazlaca sertti,
Düşüncemize göre başımıza bir dertti.
 
Sıkı otoritesi titretirdi mektebi,
Bize o öğretmişti terbiyeyi edebi.
 
Mektepte o bizlere fen dersi okuturdu,
Mecburi çalışırdık çünkü çok korkuturdu.
 
Derse girdiği zaman sınıfta çıt çıkmazdı,
Herkesi geçirirdi sınıfta bırakmazdı.
 
Kendisi bırakmazdı şefaat de ederdi,
Diğer hocalardan da bizlere not isterdi.
 
Dürüst karakterliydi irade kuvvetliydi,
Asil ruhlu bu hocam çok ta merhametliydi.
 
Çetenoğlu Ömer Bey çok kibar çok nazikti,
Onun öğrettiği ders bize matematikti.
 
Çok temiz giyinirdi toz kondurmaz üstüne,
Az rastlanır insanın bu kadar dürüstüne.
 
Güzel ders anlatırdı çok boldu nasihati,
Severdi hepimizi dinlenirdi sohbeti.
 
O nasihat ederken güya alay ederdik,
Başladı bak irşada bizim Ömer Bey derdik.
 
 
Girmezdi kulaklara hocanın nasihati,
Sonradan anlaşıldı pırlantanın kıymeti.
 
Tarih hocamız vardı ona kar yağdı derdik,
Kendisine hepimiz fazla hürmet ederdik.
 
Nazif Bey hakikaten layık idi hürmete,
Mecbur olurdu insan ona çok itaate.
 
Dersten özet isterdi ezberi hiç sevmezdi,
Ezberci olanlara çok fazla not vermezdi.
 
Fransızca hocamız Necip Bey kalenderdi,
Yaramazlık yapınca bizle alay ederdi.
 
İnceden çırpıştırır anlamazdık o yaşta,
Kazanırdı yine o yapılan her savaşta.
 
İsim okur defterden,yapardı müzakere,
Çalışmayan olursa yok derdik bazı kere.
 
Hiç söylemez gülerdi geçerdi başkasına,
Fakat ismi yazılır defterin arkasına.
 
Edebiyat hocamız Behram Lütfi Bey vardı,
Nüktedan ve neşeli güldürücü hocaydı.
 
Derse girdiği zaman neş'e dolar sınıfa,
Sayılır sevilirdi bunalmazdı hiç lafa.
 
Hocalarımız bize doğru yol gösterirdi,
Ders ikinci planda önce ahlak gelirdi.
 
Hissiyata kapılmaz hiç biri kin gütmezdi,
İltimas yapılmazdı hatır gönül sökmezdi.
 
Böyle hoca kadrosu gelmedi hiç Çorum'a
Gelir mi soruyorum cevap verin soruma ?.
 
Muhterem hocalarım yazdım bunları size,
Bol bol rahmet eylesin Allahım hepinize.
 
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GENÇ ÖLÜYE
Genç yaşında beyin Tümöründen vefat eden damadım Şerafettin Kavaklıoğlu için.
 
Nerden çıktın yoluma madem ömrün kısaydı,
Mutlu idin yuvanda şu ölüm olmasaydı.
 
Boğmak için kedere neden beni bekledin,
Derdim bana yeterken bir dert de sen ekledin.
 
Normal hayatınıza devem edip giderken
Birden bire şu ecel kapıyı çaldı erken.
 
Habis tümör musallat oldu o genç ensene,
Zeka dolu başını döndürmüştü serseme.
 
Git dedim Ankara’ya Şubat’ı beklemiştin,
Sınıfı bırakamam tatil olsun demiştin,
Ayrılmadın bir türlü bağlıydın görevine,
İnleyerek gelirdin okuldan evine.
 
Bu ızdırap içinde çocukları okuttun,
Sen her zaman,her yerde en doğru yolu tuttun.
 
Sevdirmiştin kendini memlekette herkese
Cevap verdin o anda işittiğin her eses
 
Yediden yetmişe dek arkadaşında senin
Her biri ayrı ayrı can yoldaşındı senin
 
Öldüğünü duyunca Çorum alt üst olmuştu,
Gazete sütunları ismin ile dolmuştu.
 
Taleben,arkadaşın duyarak içten sızı,
Yazıyor,yazıyordu seni metheden yazı
 
Hukuk Fakültesine imtihana giderdin
Onu bitirmek için dört sene emek verdin.
 
Tam dört ayın kalmıştı diploma almaya
Yetişemedin yazık özlediğin bu aya.
 
Kimseyi incitmezdin, kırmazdın arkadaşı
Onun için arkandan döktüler çok gözyaşı
 
Ağlıyordu işiten ağlıyor, ağlıyordu,
Yavruların feryadı yürekleri dağlıyordu.
 
Ana ağlar, eş ağlar,bacı ve kardeş ağlar
Seni tavsif etmeye yetişmiyor mısralar.
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ŞU İNSANLAR
Bazı insan olur ak pak,
Kendisine verir ayar;
Bazısı olur kaypak
Bakarsın pek çabuk kayar.
 
Kimi köşesinde uyur,
Kimisi de alır yürür
Bazısının burnu büyür,
Gökteki yıldızları sayar.
 
Kimisi aşka doymuştur,
Kimi yarıda koymuştur
Kimi kadere uymuştur
Bulamamıştır uygun bir yar.
 
Bu ne biçim nasıl günmüş
Kimisi köşeyi dönmüş
Kiminin yıldızı sönmüş
Kafasını taşa dayar
 
Kimisi camiden çıkmaz,
Bazısı dönüp bakmaz.
Kimisi hakkı bırakmaz
Tanrının emrine uyar.
 
Kimi altın kafestedir.
Kimi çürük kümestedir
Bu dünya böyle nesledir
Kimi açtır, kimi doyar
 
Kimi oluyor hilekâr,
Yapmak için fazlaca kâr,
Kimi tamamen sahtekâr
Yalan yere yemin sayar.
 
Kimi güzel yüzlüdür,
Kimi kara gözlüdür,
Bazısı da çok nazlıdır
Aşkın canına kıyar.
 
Kimi keklik gibi seker,
Yüzüne pudrayı eker,
Gözüne sürmeyi çeker
En sonunda dudak boyar.
 
Kimi iyiliği sever,
Bazısı da onu över,
Kimisi küfredin söver,
Şu dünyada pislik yayar.
 
Kimi vurur başın taşa,
Kimisi geçmiştir başa
Bazısı hasrettir aşa
Kimi kadehe mey koyar.
 
Kimisi çok iratlıdır,
Kiminin sözü tatlıdır,
Kumu asık suratlıdır
Doğru sözü yanlış duyar.
 
Kimi ağır başlıdır,
Kimisini gözü yaşlıdır,
Kimisi anlayışlıdır,
Kimisi de olur hıyar.
 
Kimi yakalar palaska
Kimi doymamıştır aşka
Herkesin huyu bam başka
Derler ki içkidir mi yar.
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 09

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İLAHİ
Şeytan sözüne inanma,
Cehenneme girip yanma
Dünya baki kalır sanma
Gelen gider konan göçer.
 
Bastın dünyaya ayağı
Öğrenmeden solu, sağı
Bakarsın ki basamağı
Atlamışsın üçer üçer.
 
Söylesinler seni aldırma,
Dünya zevkine daldırma,
Burnunu göğe kaldırma
Dikkat et ayağını sürçer.
 
Kötülüğü yapma dedi
İyiyi de o söyledi
Güz’i iradeyi verdi
Herkes istediğini seçer
 
İbaret et kararınca
Ahret korkusu sarınca
İnsan oraya varınca
Dünyada ektiğini biçer
 
İlerledi senin yaşın
Namaz olsun arkadaşın
Secdeye varsın kır başın
Bu ömür pek çabuk geçer
 
Allah’ı zikretsin dilin
Kötüye değmesin elin
Şerbeti vardır ecelin
O şerbeti herkes içer.
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 10

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KÖYDE SABAH
Gün doğarken uyandım kuzuların sesiyle,
Her taraf neşelenmiş bülbülün namesiyle.
Koştum da pencerenin açtım bir kanadını,
Çıkmaktı maksadım şu sabahın tadını.
Baktım güneş ufuktan nurlar saçıyor,
Çiçekler ona karşı kucak açıyor.
Arılar vızıldayarak çiçeklere konuyor
Balı koyup peteğe insanlara sunuyor.
Derenin şırıltısı kulakları okşuyor
Kuzular anneleri ile emişiyor.
Köylüler hazırlıkta gitmek için işine
Köpekler takılıyor çobanların peşine.
Çok tatlı bir şamata ortalığa alıyor,
Kadınlar koyunların sütlerini sağıyor.
Dolduruyor sütleri bembeyaz kovalar
Çiçeklerin kokusu yayıldı ovalara.
Kokladım mis kokuyu derin aldım nefesi,
Doldurdum o havayla göğsümdeki kafesi.
Çok hafif tık taklarla kapı vuruldu yine
Baktım güler yüzlü yaşlı bir hanım nine.
Elindeki tepside süt,yumurta, bal vardı.
Kusura bakma diye o adeta yalvardı.
Ben kahvaltı yaparken ilişti iskemleye
Eski günleri andı başladı söylemeye.
Yiğidim Şehit oldu, gitti Vatan uğruna.
İki yetim büyüttüm bastımda ben bağrıma.
Acı günler geçirdik. Aç kaldık, açık kaldık.
Çok geceler yemeden aç aç uykuya daldık.
Karnımız açtı amma gözümüz toktu bizim.
Hiç kimsenin malında gözümüz yoktu bizim.
Sıkıntılı günlerde anardım yiğidimi,
Ben keselli ederim iki küçük yetimi.
Sonunda işittik ki; Vatanımız kurtulmuş,
Temizlenmiş düşmandan hep selameti bulmuş.
Sevindik, neşelendik, acıları unuttuk.
Gözümüzün yaşını mendillerle kuruttuk.
Çok şükür yavruları büyütüp yetiştiler,
Çalışıp kazandılar bu günlere eriştiler.
Konuşması bitince kalktı tepsiyi aldı,
Çıktı gitti kapıdan yine işine daldı.
Düşündüm derin derin hayran oldum köylüye,
Dua ettim Allah’a onlara bol ver diye.
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

11

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ABLAMA
Kalmış idik hatıra ikimiz bir anadan
İtiş, kakış büyüdük yıllar geçti aradan.
 
Nihayet sen evlendin gittin yeni yuvana,
Çocukların doğmuştu sen de olmuştu ana.
 
Yavrunu büyütürken bin bir itina ile,
Birisini kaybettin felekten yedin sille.
 
İkinci ve üçüncüsü aynı mival üzere,
Girdiler birer birer o menhus kara yere.
İşte seni çürütmüş, mahvetmişti bu keder,
Dedim ağlama abla; Dünyaya gelen gider!
 
Yavruların ateşi içimizde yanarken,
Kaybettik birden bire seni bir sabah erken.
 
Son verdin şu dünyanın derdine, mihnetine,
Yavruların uçurdu seni hak Cennetine.
 
Kavuştun mu Cennette o sevgili anaya?
Uçuyor mu ruhumuz meleklerle yan yana?
 
Dünyaları arasam bulamam bir eşini,
Bur daha öksüz koydun şu garip kardeşini.
 
İçimden çıkmayacak ömür boyu bu acı,
Genç yaşında kaybettim seni sevgili bacı.
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 12

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÖNDERME GERİYE
Diledim geldim huzura,
Rabbim döndürme geriye
Kavuşmak istedim nura,
Rabbim döndürme geriye.
 
Kattım geceyi gündüze,
Bakmadım bahara, güze
Deryalardan yüze yüze,
Geldim döndürme geriye.
 
Yüzümü ak eylemek için,
Kalbimi pak eylemek için
Ruhumu berrak etmek için
Geldim döndürme geriye
 
Resulüne eyle komşu,
Bana düz eyle yokuşu,
Ben istedim daim huşu,
Rabbim döndürme geriye.
 
Yüz sürerek türabına,
Dayanamam azabına,
Diledim geldim kapına,
Rabbim döndürme geriye.
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 13

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GELİYORUM!
Gark olmuşum günahlara,
Korkuyorum yüzüm kara
Sana yalvara yalvara
Huzuruna geliyorum.
 
Rahmetin boldur Allah’ım!
Dağları deliyor ahım
Affetirmeye günahım
Muradıma ermek için.
Cennet’ine girmek için
Rabb’im sana geliyorum
Cemalini görmek için
Rabb’im sana geliyorum.
 
Çevirme beni geriye
İstemem başka birini
Dileyerek Rabb’im seni
Huzuruna geliyorum.
 
Affet Allah’ım ŞEVKETİ
Nasip eyle şefaati
Bana eyle rahmeti
Rabb’im sana geliyorum.
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 14

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KORU BENİ
Günahkarım geldim sana,
Yalvarırım yana yana,
Yüzüm döndürme yabana,
Allah’ım sen koru beni.
 
Düşünürüm dertli dertli,
Rabbim herkesten kudretli,
Azabında çok şiddetli,
Allah’ım sen kuru beni.
 
Geldim sana koşa koşa,
Yolumu rastlatma yokuşa,
Önümü çıkartma boşa,
Allah’ım sen kuru beni.
 
Yola çıktım gidiyorum,
Rabbime şükrediyorum,
Bana rahmet et diyorum,
Allah’ım sen kuru beni.
 
Muhtacım ben şefaate,
İzin ver girem Cennete,
Acı da aciz ŞEVKET’E,
Allah’ım sen kuru beni.
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

15

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ELVEDA
Derler ki; yaş otuz beş yolun yarısı.
Bitirdim yolumu dostlar elveda.
Yoktur bundan sonra yaşama hırsı,
Faydalı olmaktır kastım elveda.
Yalan gerçek hayat hep devam etti
Bu suretle yıllar uzadı gitti.
Nihayet bir şeyler böyle bitti.
Artık bu dünyaya küstüm elveda.
 
Arıyor olduk biz eski zamanı
Dinlemez bu ecel hiç bir fermanı,
Yoldaş et Allah’ım bana imanı,
Yalvarırım yakardım sustum elveda.
 
Bindirin götürün sessiz gemiye,
İndirin kalbime ya Allah diye,
Edin bir Fatiha bana hediye,
Yalandan gerçeğe bastım elveda.
 
 
 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 16

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ŞÜKÜR
Bana bahşettin imanı,
Şükürler olsun Allah’ım.
Rehber gönderdin Kur’anı,
Şükürler ol Allah’ım.
 
Sayısız nimetler verdin,
Bol bol da kısmetler verdin,
Hayırlı evlatlar verdin,
Şükürler olsun Allah’ım.
 
Beni getirdin dünyaya,
Bırakmadın yolda yaya,
Lütfün bitmez saya saya,
Şükürler olsun Allah’ım.
 
Beni cehenneme sokma
O ateşte beni yakma,
Yedirmedin haram lokma,
Şükürler olsun Allah’ım.
 
Korudun itiraflardan,
Çıkardın o dar yollardan,
Kurtardın çok zararlardan,
Şükürler olsun Allah’ım.
 
Ümmet ettin Muhammed (S.A.S.)
Kavuşturdun ibadete;
Erdirdin çok saadete,
Şükürler olsun Allah’ım
 
Ocağımı söndürmedin,
Yüzümü ters döndürmedin,
Muhannete göndermedin,
Şükürler olsun Allah’ım.
 
Düşürmedin beni dara,
Açmadın çok derin yara,
Yüzümü etmedin kara
Şükürler olsun Allah’ım.
 
ŞEVKAT’TİR şu benim adım,
İstedim verdin muradım,
Bana sen eyledin yardım,
Şükürler olsun Allah’ım.
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 17

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YALVARIŞ
İlahi sen koni aciz kulunu,
Affet günahını bükme kolumu,
Şaşırma düz yolda benim yolumu,
Saptırma doğrudan yolum ya Rabbi.
 
Geçmişlerimin sen ruhunu şad et,
İlminle fadlınla beni irşadet,
Cennet kapısını bana küşadet,
Gür gelsin önümden sonum ya Rabbi.
 
Yüzümü mahşerde kara çıkarma,
Varınca huzura nara çıkarma,
Geniş yoldan götür dara çıkarma,
Dönderme tersine yönüm ya Rabbi
 
Zalimin zulmünden şeytan şerrinden,
İhanetten şu namerdin elinden,
Kem gözlerden kötülerin dilinden,
Ha1 et imanım dinini ya Rabbi.
 
Ya Rabbi imanım bağışla bana,
Her şeyim teslimdir Allah’ım sana,
Dönderme yönümü şeytandan yana,
Şaşırma kabirde dilim ya Ralibi.
 
Evladım imanla münevver olsun,
Dini İslam ile müşerref olsun,
Şirkten günahlardan münezzeh olsun,
İsmi zülcelalin etsin talim ya Rabbi.
 
Ümmeti Muhammet’e sen rahmet eyle,
Affet günahların merhamet eyle,
Doğru yoldan götür hidayet eyle,
Gösterme onlara zulüm ya Rabbi.
 
Vatanın bağrına sokma düşmanı,
Millete aratma eski zamanı,
Onlara bağışla dini imanı,
Verme başlarına zalim ya Rabbi.
 
Gençlere lütfünle eyle hitabı,
Silahı al ver eline kitabı
Kalbine sok günah ile sevabı,
Kafasına doldur ilim ya Rabbi.
Ocak 1979
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   18

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BEŞ ŞART
Tanrım beşe ayrılmış şu yirmi dört saati,
Sabah, Öğle, İkindi, Akşam, Yatsı zamanı,
Beş vakitte emretmiş ibadeti taatı,
Huzuruna istemiş rabbim her Müslüman.
 
Orucu da emretti bak yazıyor Kur’an da,
Onu da ede gerek ol muayyen zamanda,
Gelir oruç zamanı mübarek Ramazanda.
O ramazan ayı ki on bir ayın sultanı.:
Mal vermiş Allah bize malına haram katma,
Emrettiği zevk yerde üstüne yatına,
Fukaramız hakkıdır sakın onu unutma.
Gözlerin kapanacak hatırla sen o anı
 
Haccı da o emretti müsait şart gelince,
Kalpler heyecanlanır Beytullahı görünce,
Ruhlar huzur buluyor oraya yüz sürülüce,
Vaktinde ifa gerek varken dizin dermanı.
 
İslam’ın mühim şartı Kelimeyi Şahadet,
Onu daim söylemek en büyük bir ibadet.
Verir Rabbim bu yüzden bize sonsuz saadet,
Beş şartın ifasın buyurdu o fermanı.
 
 
 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  19

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TEVHİD
Bırakın Ahi vahı,
İşlemeyin günahı,
Zikredelim Allah’ı,
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
O yücelerden yüce,
Ne kelime ize hece,
Diyelim gündüz gece
La ilahe İlallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Tekkelerde devrişler,
Muradına etmişler,
Hep beraber demişler,
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Harama değme elin,
Rabbimize yönelin,
Söylesin daim dilin,
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Uyalım biz Kur’ana,
Kanmayalım şeytana,
Diyelim yana yana
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Günaha bulaşmadan,
Dilimiz dolaşmadan,
Diyelim biz şaşmadan,
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Dünyada fani insan
Olmayı versin şeref şan,
Desin aşk ile lisan,
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Dertier bize az gerek,
Ciğerimiz köz gerek,
Daima niyaz gerek,
La ilahe İllallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
Müjde var her haberde,
Sevap vardır sabırda,
Demek gerek kabirde,
La ilahe İlallah,
Muhammed’ün Resulullah.
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  20

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

AMENTÜ
İman ettik Allah’a dedik Amentü billah,
Her zaman zikreyledik ol Rahim-ür-rahmanı,
Verdi bize imam şükür elhamdülillah.
Yoldaş etsin bizlere verdiği o imanı.
Melekleri halk etti inandık meleklere,
Göremeyiz onları gez bütün cihanı,
Cevap verir Allah’ım istenen dileklere,
Rabbim isterse korur, Meleklerde insanı,
Yol göstermek için o indirdi kitapları,
En doğruyu gör diye verdi biz’e
Kur’an-ı, Yolundan ayrılana soracak hesapları,
O kitaba uyanlar rahat geçer ummanı.
Peygamberler gönderdi bizi eğitmek için,
Anlasın uysun diye verdi aklı izanı,
Çalışalım bizler de yolundan gitmek için,
Ol Nebilerin Nebisi yaydı dini İslam’ı.
Bildirdi şu bizlere ol Ahiret gününü,
Hazırlık yap o güne boş geçirme zamanı;
Sen doğru yoldan yürü ters döndürme yönünü,
Nefsine hakim ol da yaklaştırma şeytanı.
Kaderin Hayri Şerri Allah Tealadan,
Hayra kavuşmak için arayalım imkanı
Ölüp dirilmeyi de takdir etti yandan,
Ahreti kazananın cennettedir mekanı.
Çalışın Ahirete can varken ten kafeste,
Nasip etsinde rabbim diyelim son nefeste;
EŞHEDÜ EN LAİLAEE İLLALLAH,
VE EŞHEDÜ EN’NE
MUHAMMEDEN ABDUHU VERASULÜHU
Allah’a İman ettim başkasına tapamam,
Kimseye kulluk etmem dalkavukluk yapamam,
Helalinden isterim haram lokma kapamam,
Doğruluktan ayrılmam doğru yoldan sapamam.
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 21

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

NASİHAT
Kulak verin yavrular dedenin sözlerine,
Beni dinleyenlerin nur gelir gözlerine.
Söyleme bilmediğin şeyi düşme peşine,
İyilik yap herkesi hayran et gidişine.
Tut Tanrının emrini helal yoldan zengin ol,
Açma halkın arasını sen daima ara bul.
Mağrurlanma kibirlenme kibir şeytan işidir.
Dünyada, çok sevilen mütevazı kişidir.
Hiddet şiddet gösterme kırma dostun kalbini,
Araştırma kimsenin gizli hal ve ayıbını.
Dünya malı geçici, olma yavrum muhteris,
Felakete götürür insanı çok fazla bira,
Çalma şu muhannetin sakın ha kapısını,
yerse de alma aman malının tapusunu.
Onurundan feda etme itibarın düşmesin,
Kapılma dalkavuğa kargalar üşüşmesin.
Kinci olma kin gütme olasın hoş görülü,
Dilinde balı taşı yüzünde pembe gülü.
Sen aleme küsersen alemde küser sana,
 
Hiç kimse bakmaz olur dönüp te senden yana.
Dinimizde küsmenin müddeti tanı üç gündür.
Ondan sonrası artık çözülmez bir düğümdür.
Hile yapma doğru ol kötüye iyi deme,
Yedime kimseye hakkın kimsenin hakkın yeme.
Tavuk iste komşuna Allah sana kaz versin,
İstemezsen kimseyi sonunda eyvah dersin.
Güvenerek Allah’a doğruluktan ayrılma,
Korur seni o rabbin korkma kimseden yılma.
İnançlı iyi kalble in her şeyin özüne,
İnanma yalanlara kanma şeytan sözüne.
Çocuklarını iyi terbiye et yetiştir,
Tercih koyma araya dövüştürme seviştir.
Onlara haram lokma yedirme sende yeme.
Aman yavrum sen sen ol harama helal deme.
Anan baban ihtiyar olmuşsa iyi koru,
Bu dünyadan gidince açarlar sana soru.
Adil ol adaletten aynıma yavrum sakın,
Adil olan insanlar olur Allah’a yakın.
Küçüğünden büyükleri say ki sevsinler seni,
Küçüklerini sev de onlarda saysın seni.
Vatanın bağrına düşmanları bastırma,
Al bayrağın yerine başka bayrak astırma.
Milletle kucaklaşın tutuşun ki el ele,
Yurduna göz dikmesin düşman denen hergele.
Verdiğin sözden dönme yalandan riyadan kaç.
Şu yalancı dünyada mutlu olmaksa amaç.
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 22

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

HEMŞİRE
Hemşire manası oluyor bacı
Hemşire bizlerin başının tam
Doktor yarar onlar verir ilacı
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkatle dolsun hemşire
 
Gelmişler vatanım dört bir yanından
Hastayı. ileri tutar canından
Hepsinin kanı Türk’ün kanımdan
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkatle dolsun hemşire.
 
Gece gündüz onlar nöbet tutarlar
Nöbeti bitince gidip yatarlar
Sonrada dertlere derman katarlar
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkat ile dolsun hemşire.
 
Sabah gelir bize derler gün aydın
Ben kendini hastalara adadın
Değişmezsin ne olursa soyadın
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkat ile dolsun hemşire.
 
Kırmızı şeritli beyaz kepleri
İmdada koşarlar bize her biri
Ahrete Cennet onların yeri
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkat ile dolsun hemşire.
 
Kimisi esmerdir kimisi sarışın
Hizmet eder bize yazın ve kışın
Yüksek mevkilere sizler yakışın
Sayenizde geldi ağzımın tadı
Tanrım size versin gönül muradı.
 
Hemşire doktorun olur sağ kolu
Çalışır çabalar doğrudur yolu
Hastaların kalbi minnetle dolu
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkatle dolsun hemşire.
 
Ameliyat1ıya yapar pansuman
Onlar olmaz ise halimiz duman
Yanımızda bizim her gün her zaman.
Allah senden razı olsun hemşire
Kalbin şefkatle dolsun hemşire
 
Çıktımda yattım ben yedinci kata
Yaptımsa af edin burda bir hata
Yoruldum usandım ben yata yata.
Müşfik ellerinle verdin şifayı
Senden gördük bizler en çok vefayı.
12.5.1983
Çorum Devlet Hastanesi
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 23

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YAVRU CEYLAN
Vaktiyle minicik yavru bir ceylan vardı.
Annesinin yanında gezer,hoplar oynardı.
 
Bir gün yine beraber çıkmışlardı ormana.
Koşup gidiyorlardı beraberce yan yana.
 
Küçük yavru hoplarken neşeyle sağa sola,
Ayrıldı anasından sapmıştı başka yola.
 
Birden bire arkasından belirdi iki atlı
Sanki uçmak isterler olmuşlardı kanatlı.
 
Kattılar önlerine hemen ana ceylanı
Yavrusu arkasındaydı, fakat tatlıydı canı.
 
Hem kaçıyor ve hem de meleyor ağlıyordu.
Yavrusundan ayrılmak için dağlıyordu.
 
Birden bire patladı bir anında iki silah
Düştü zavallı hayvan yanı üstüne eyvah.
 
Son nefesini verirken başı yukarı kalktı,
Çevirerek başını bir daha geri baktı.
 
İnledi acı acı sonra düştü kafası
Süreceklerdi avcılar akşam yemek sefası.
 
Yavru çıkıp ortaya bakınırken dört yana
Avcının terksinde gidiyordu ölmüş ana
 
Geniş orman içinde ince ince meliyor
İncecik öksüz sesi dağı taşı deliyor.
 
Göz yaşları içinde etrafı tarıyordu,
Bulurum ümidiyle annesini arıyordu.
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 24

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SEN VE BEN
Sen uzanmış tabuta salınarak giderken,
Hiçbir şeyden habersiz koşup oynuyordum ben.
Ben ninemin koynunda ahı figan ederken,
Göçmüştün bu dünyadan yatmış uyuyordun sen.
 
O kadar küçüktüm ki tabutundan tutamadım,
Görmediğim simanı hayalımda unutamadım,
Ana sevgisi varmış ben onu hiç tatmadım,
Üç küçük yavruyu bıraktın da gittin sen.
 
Çocuklarla oynarken ana diye koşarlar,
Anaları gelerek yavrularını okşarlar,
Analarıyla mesut ve bahtiyar yaşarlar,
Hayatlarımda bir defa ana diyemedim ben.

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 25

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KANARYAM
Kanaryam cıvıl cıvıl öterdi kafesinde,
Ruhları gıcıklayan ses vardı namesinde
Göksü sarı kanatları yeşil beyaz karışık
Bakan gözlere o hep tutardı yeşil ışık
Hopladı tüneklerde çevikti hareketi,
Derdim ki bu kuş benim evimin bereketi.
Bir gün yataktan kalktım uğramıştım salona
Yanına yaklaşarak bakmak istedim ona,
Tünekteki kuş yoktu uzanıp görecektim,
Birden bire içimden derince bir ah çektim
Uzanmış yatıyordu,düşmüştü kafesine
Sonunda hasret kaldım kanaryanın sesine.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  26

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KAYBETTİKLERİMİZ
Evvel zaman içinde bir kuruşumuz vardı.
Güçlü kuvvetli idi hem de işe yarardı.
 
Onunla bir zamanlar her şey alır satardık,
Harçlıktan arttırarak kumbaraya atardık.
 
Buğday iki kuruştu,beş kuruştu ekmek,
Kabak gibi somunu ne hoş olurdu yemek
 
Yumurta satılırdı ikisi bir kuruşa,
Pilicin bir tanesi yedi buçuk kuruşa.
 
Yağ elli kuruş idi peynir yirmi kuruştu,
Gelmez artık bir daha o günler elden uçtu.
 
O kıymetli kuruşu kaybettik epeş önce
Hayretle bakıyoruz müzelerde görünce
 
Lirayı da uçurduk göz yaşları içinde,
Biz onu da defnettik gayet güzel biçimdi.
 
Kaldı iki buçukluk oda can çekişiyor,
Onun yerini alan kibrit sakız şişiyor.
 
Onlar da çıkacaklar bir gün beşer liraya,
O zaman girecektir yeşil beşlik araya.
 
Beş lira boynu bükük dolaşıyor zavallı,
Merak etme onun da pek yakındır zevali.
 
Sıra geldi onluğa sakın mağrurlanmasın,
O da gidecek bir gün ben kalırım sanmasın.
 
Yirmi liralık da son zamanda çıktılar,
Ne hikmetse pek çabuk bu hayattan bıktılar.
 
Sonra ellilikler titretirler kuyruğu,
Yüz liralıklar verir o zaman hep buyruğu,
 
Böyle devam ederse sonumuz olmaz iyi,
Büyüklerimiz buna bulmalıdır çareyi.
Ekim 1981
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 27

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KOŞMA
Ne zaman uğrasam gül bahçesine
Orada sen varsın sanırım güzel.
Kulak versem bir an bülbül sesine,
O anda ben seni anarım güzel.
 
Ahu gözlerini süzer geçersin,
Kanımı mey diye alır içersin,
Aldatmak için hep beni seçersin
Her zaman sözüne kanarım güzel
 
Yanakların pembe pembe gül gibi,
Ellerin yumuşak ipek tül gibi,
Boynu bükük inleyen bülbüller gibi
Gelirde dalına konarım güzel.
 
Bedi saba eser açar çiçekler
Konarlar üstüne gelir böcekler
Yüzün görmek için köşede bekler
Güllerden bir demet sunarım güzel.
 
Tarladan biçerler yeşil goncayı
Gülistanda buldum körpe goncayı
Sakın takmayasın kancayı
Ömür boyu ağlar yanarım güzel
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  28

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ŞARKI
Bu yalan dünya hiç aşksız olur mu ?
Dönüp de bir defa bakıver dilber;
Bilmem bakışına can dayanır mı ?
Kalbimi kor gibi yatıver dilber.
 
 
Uyur gezer oldum,duramam artık
Mecnun ettin beni güzel yaratık,
Bırakma boşluğa ben çok yazık,
Zülfünün teline takıver dilber.
 
Çalarım her zaman bu dertli sazı
Neyleyim ben sensiz baharı yazı,
Yetişir bırak da işveyi nazı,
Sessizce gönlüme akıver dilber.
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 29

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DAR GELİR
Karşıdan bir yar gelir
Etekleri dar gelir
Canımıza okudu
Bizlere şu dar gelir.
 
Dar gelir dağlar aşar,
Bizimle birlikte yaşar,
Meteliksiz kalınca,
Halimize o da şaşar.
 
Dar gelir yeter artık
Bulmaz ekmekler katık,
Yaktın,yaktın kül ettin
Değimli bize yazık.
 
Dar gelir git yanımdan,
Bıktım tatlı canımdan,
Gıdasızlıktan verdim,
Damarımdaki kanımdan
 
Sen bize kardeş misin ?
Yaren misinsin,eş misin?
Bırak bizim yakayı
 
Can yakan ateş misin?
Dar gelir yapma böyle
Maksadın nedir söyle ?
Acı da halimize,
 
Gülerek bakma öyle.
Açayip bir şey misin.
Yedin bitirdin bizi,
Tükettin her şeyimizi,
Adam yiyen devmişsin.
 
Bakmışorlar yüzüme,
Aldırmazlar sözüme.
Cıbırlıktan her sene
Çapak dolar gözüme.
 
Bahar sonu yaz gelir
Maaşımız az gelir,
Yalvarmamız boşuna
Çifte telli saz gelir.
 
Irmak baharda çağlar,
Her gören bize ağlar,
Her seneki iktidar,
Bizlere gelir sağlar.
 
Hepsi kalıyor lafta,
Çıktık kalmadık safta.
Aldatmayın bizleri,
Şeker kalmadı rafta.
 
Dar gelirli bizleriz.
Derdimizi gizleriz.
Bütçe konuşmasını,
Can kulakla dinleriz.
 
Meyvelerimiz ham mı ?
Bu iş böyle tamam mı ?
Kafaoğlu çok gördü,
Bize bir kuruş zammı.
 
Kafaoğlu çok katı,
Bırakmadı takatı,
Lütfedip de verdiler,
En son bize kırk katı.
Eylül 1983 Ankara Ü.T.Fakültesi

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 30

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SEVDALI
Saçların büklüm,büklüm
Gel benim sarı gülüm,
Yaklaşmaz banı ölüm
Sen yanımda olunca.
 
Saçların tüle,
Gel yarim güle güle,
İnsan benzer bülbüle,
Kalbi aşkla dolunca.
 
Güzel kokuyor sümbül,
Neş’eyle daima gül
Ah eder şeyda bülbül,
Gül rengi solunca.
 
Gider yolda dururum,
Arar seni bulurum,
İnan deli olurum,
Burada yalnız kalınca
 
Gördüm seçin tararken,
Her taraftan sararken,
Şaştım gökte ararken,
Seni yerde bulunca.
 
 
 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.