İÇİNDEKİLER TIKLAYARAK GİDİNİZ!

TAKDİM
Sevim HARDAL HAYAT HİKAYESİ

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL   
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

 01

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TAKDİM

            Bu sanal kitapta bulunan çalışmalar; arkadaşlarımızla birlikte basılı olarak yayımladığımız 53 sayı “Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat” dergimiz ve 54’üncü sayıdan sonra da sanal olarak yayımladığımız dergi ile “Sarı Çiğdem Şiir Defteri” dergimizde yayımlanmış çalışmalardan derlenmiştir

Tarafımdan arkadaşıma bir ufak armağan olarak hazırladığım bu sanal çalışmamda onların da çalışmalarını derli toplu olarak sizlere sunmak amacı taşımaktadır.

Çalışmalarımın bir sanal kitaplık olarak sizlere ulaşması ve sizlerinde bilgilenmenizi ve ilgileneceğinizi ummaktayım.

Mahmut Selim GÜRSEL

 

BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  • Sevim HARDAL

  •               01.01.1950 tarihinde Çorum Mecitözü ilçesi Sorhoğlan köyünde doğdu. Babası Mustafa, annesi Dudu hanımdır Dudu hanımın 16’tıncı çocuğunu 7. çocuğu olduğunda ilkokuldan sonra babası tarafından tarlada yardım eder diye okutulmamıştır.

                İlkokulu bitirdikten sonra Rıza Hardal ile evlenerek Kuşsaray köyüne gelin gitti. 3 oğlan 2 kız çocuğu sahibi olan Sevim Hardal eşinin Memur olmasından sonra Çorum’a yerleşmiştir. Eşinde esinlenerek şiir yazmaya başlamıştır. Türkü, mani ve şiir yazan şair Çocuklarının bulunduğu şehirlere eşi ile gezmeye gitmektedir.

    Internet’te Yazarımız   http://corumlu2000.dergisi.info  , Sarı Çiğdem Şiir Defteri’nde http://saricigdem.dergisi.info  ve Aylık Şiir Antoloji Dergisi’nde  şiirlerim yayınlanma devam etmektedir.
     

     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     03

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    BU DÜNYADA, BU DÜNYADA
    Haram kazanç yememeli
    Bu dünyada, bu dünyada!
    Ben ne idim dememeli
    Bu dünyada, bu dünyada!
     
    Vurduğunu yatırırsın,
    Beş yıldızda oturursun
    Öteye ne götürürsün
    Bu dünyada, bu dünyada!
     
    Yaylalarda koyun meleşir
    Deryalarda gemin dolaşır
    Bir boğaz için çalışır
    Bu dünyada, bu dünyada!
     
    Dönerlerde taşın vardır
    Uçarlarda kuşun vardır
    Tükenmedik aşın vardır
    Bu dünyada, bu dünyada!
     
    Sağ demezsin, sol demezsin
    Yağsız aş, yavan yemezsin
    Gece kondu beğenmezsin
    Bu dünyada, bu dünyada!
     
    Kadillaklar, Mersedesler
    Güzel kadın, güzel eşler
    Bir gün yolların yokuşlar
    Bu dünyada, bu dünyada!
     
    Anlarsın aynayı gonyayı
    Terk edersin yalan dünyayı
    SEVİM der bir metre arsayı
    Bu dünyada, bu dünyada!
    26,02,2001 Bitlis
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     04

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    BAKMAZ MI SIN BANA NE HALİ GELDİM
    Yaralarım göz göz oldu sızlıyor
    Deli gönül yavruları arzuluyor
    SEVİM Mecnun olmuş gurbet geziyor
    Bakmaz mısın bana ne hale geldim!
     
    İlden ile gurbet eli dolaştım
    Bakmaz mısın bana ne hale düştüm
    Acı tatlı günlerine alıştım
    Bakmaz mısın bana ne hale düştüm.
     
    Benim bu sözümde çok şeyler vardı
    Çekerim bu derdi ah ile zardır
    Kolumdaki yara zona mı nedir?
    Bakmaz mısın bana ne hale düştüm.
     
    Bun bu derde düştüm derman ararım
    Kimselere yoktur benim zararım
    Böyle mi olacak benim durağım
    Bakmaz mısın bana ne hale düştüm.
     
    Ağacım kurumuş dalım yeşermiş
    Şaşkın kulun bir gün olur düşer mi?
    SEVİM bu dünyada ne günler görmüş,
    Bakmaz mısın bu ana ne hale geldim.
    09,09,2010 Bursa Yıldırım
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     05

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    İMAM HÜSEYİN
    Nice yıllar geçti unutamadık
    Senin acın İmam Hüseyin
    Bu yazı matemi tanıtamadık
    Yenilendi yaram İmam Hüseyin
     
    Senin acıların sinemi dağlar
    Analar saç yolar yavrular ağlar
    Yezidin ordusu yolları bağlar
    Tazelendi yaram İmam Hüseyin
     
    Kufeliler çağırdılar gidelim
    Muhammed dedem de Ali pederim
    Bun bu yola canım feda ederim
    Yine tazelendi yaram İmam Hüseyin
     
    On Muharrem ayın elli sekiz
    Şehit oldu sevgililer hepisi
    Açılmadı Kerbela’nın kapısı
    Tazelendi Yaram imam Hüseyin
     
    Kimi şehit oldu kimi girifdar
    Anam babam diye yavrular ağlar
    Ahuzar yüzünden iniler dağlar
    Yenilendi yaram İmam Hüseyin
     
    SEVİM’İM yaş bir on beş arasında
    On dört masum pak bir sırasında
    Yetmiş iki şehit Kerbela sahrasında
    Tazelendi yaram İmam Hüseyin!
    20/02/2004 Kuşsaray Çarım
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     06

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    GURBET İLDE DURMAK ZOR GELİR
    Kimi anneanne der kimi de ana
    O yakınlarımda el oldu bana
    Stres geçiriyorum ben yana yana
    Gurbet elde durmak zor gelir bana.
     
    Her yanım sızlıyor ben sandım çıban
    Bu dünya diyorlar yalan mı yalan.
    Şimdiye kadar dünyada oldu mu kalan?
    Gurbet elde durmak zor gelir bana.
     
    Aman yaram azdı bana değmeyin
    Sakın kimselere boyun eğmeyin
    Gurbet elde beni yalnız koymayın
    Gurbet elde durmak zor gelir bana.
     
    Gün be gün artıyor gamım kederim
    Nere gitsen seni takip ederim
    İçerime sandın yaram pek derin
    Gurbet elde durmak zor gelir bana
     
    Dayanamaz firğatına zarına
    Bulgur saldın nazlı yarim suyuma
    SEVİM’İM yanıyor acep zoru ne?
    Gurbet elde durmak zor gelir bana.
    15,11,2010 Bursa YILDIRIM
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     07

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    NİYE KESTİN TELEFONU
    İstanbul’dan Edirne’ye
    Acep neyledim feleğe
    Gittim ki geri gelmeye
    Niye kestin telefonu
     
    Seni anmadı sanma
    Sen yine fikrinden dönme
    Cahilim sözüme kanma
    Niye kestin telefonu
     
    Telefon arıza yaptı
    Acaba kablo mu koptu
    Bu işi şeytan mı yaptı
    Niye kestin telefonu
     
    Telefon kesmesi olmaz
    Bu dünya kimseye kalmaz
    Gönül buna razı olmaz
    Niye kestin telefonu
     
    Küçük sanma yaşım elli
    Kumun ne ettiği belli
    Dili yağlı illi bağlı
    Niye kestin telefonu
     
    Yavrum olmuş karı kulu
    Gözüm kördür elim bağlı
    Elim sanki kelepçeli
    Niye kestin telefonu
     
    Tansiyonum çıktı yirmi
    Gittim ki gelemem geri
    Arızaya mı gitmeli
    Niye kestin telefonu
     
    Böyle işi kimse yapmaz
    İnsan evladına atmaz
    SEVİM der ki bu da yetmez
    Niye kestin telefonu
    01/12/1996
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     08

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    İNAN SEVGİLİM SENİ ARIYORUM
    Bakınca resmine bir hoş oluyom
    Sağa sola bakıp seni arıyom
    Cansız hayaline bakıp soruyom
    İnan ki sevgilim seni arıyom
     
    Akşam olup karanlıklar basınca
    Sabah olup uykulardan kalkınca
    Tatsız çorba kahvaltıyı yapınca
    İnan ki sevgilim seni arıyom
     
    Bağrıma basıyom kızgın dağları
    Hasta oluyom ben görünce sağları
    Dağı taşı ekmek aşı yağları
    Ekmek aşı yerken seni arıyom
     
    Arıyom arıyom bulamam seni
    Acep arıyor muydun sende beni
    Uzatma arayı yönün dön geri
    İnan ki sevgilim seni arıyom
     
    Ayrılık ateşten bir ok diyorlar
    Yoluna bakıyom bak gelmiyorlar
    İnan ki sevgilim seni arıyom
     
    Hastalanıp yatağıma yatınca
    İnan her kapıyı örtüp açınca
    Bir gün olup şu dünyadan göçünce
    İnanki sevgilim seni arıyom
     
    Tadım tuzum balım kaymağım sensin
    Evim barkım yatak yorganım sensin
    SEVİMİM der her can severim seni
    İnanın sevgilim seni arıyom.
    03/09/2011 Çorum
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     09

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    DOĞAMIZ YÜRÜSÜN DE GİDELİM
    Bitlis’in etrafın çevirmiş dağlar
    Bitmez bilmiyor da sayılı günler
    Yuvadan çıkıyor yavru minikler
    Dağların karı erisin de gidelim
    Kekik, yavşan bürüsün de gidelim
     
    Kalenin merkezi şehir merkezi
    Kavuştur hasretin herkesi
    Bitlis aslında bir Türk Ülkesi
    Dağların karı erişinde gidelim
    Görevimiz biter bitmez gidelim
     
    Akşam olur güneş batar doruktan
    Kafaları gözükmüyor sarıktan
    Kışın sıcağından yazın soğuktan
    Bulanık su durulsun da gidelim
    Yayla karı erişinde gidelim
     
    Gurbetin kahrını çekenler bilir
    Ağlayan göz yaşını çekenler bilir
    Bitlis’in ilinde duranlar bilir
    Dağların karı erişinde gidelim
    Batak yollar kurusunda gidelim
     
    Dağların karı var yüreğin yağı
    Karalı günlerin gelmiyor ağı
    Bitlis’te öğrendim sol ile sağı
    Süpan Dağı erişinde gidelim
    Nemrut Gölü kurusunda gidelim
     
    Bir yanımız polis, bir yanımda asker
    Allah’ım sen bize doğru yolu göster
    SEVİM’İM der Rızaya kavuşmak ister
    Dağı duman bürüsün de gidelim
    Doğanımız yürüsün de gidelim
    05/02/2000 Bitlis
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     10

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    MEKTUP
    Mektup gider isen bizim illere
    Yıldırım ol yeter ki köye gel
    Çok yukarı sen aya bile
    Beyaz kara bulutlara dal da gel
     
    İn evine dönüp köşe bak köşe
    Sakın ha tutulma fırtına kışa
    Ayrı ayrı yarenine yoldaşa
    Benden selam ondan selam al da gel.
     
    Kapı kilitliyse pencereden gir
    Şu benim halimi ör öyle bir bir
    Zavallı Rıza’ya aziz misafir
    Fazla durma üç dört saat kal da gel
     
    Mektup bana küsmüş ise o Hardal
    Söyle benim için bir selamı ver
    Bu şiirim olsun ona yadigâr
    İşlet çevresini zarfa sar da gel
     
    Misal anlat şu SEVİMİ’N halini
    Hangi bülbül terk eylemiş gölünü
    Zülfi pençesinden birkaç telini
    Anan vermez ise, çalda gel.
     
    Mektup RIZA ile SEVİM’İN için
    Selamın olmazsa ne idin suçun
    Hırsızlım mı yapsın birkaç tel için
    Acele bir cevap alda gel.
    11/09/2003 Bitlis
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    11

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    FELEK
    Doğuştan beri tuttun yakamdan
    Böyledir sende merhamet felek
    Kurtulamadım gitti cefandan gayrı
    Böyledir sende merhamet felek
     
    Ne bir mesken verdin ne huzur verdin
    Ne ana, ne baba, nede mal verdin
    Ne bir miras, ne mal, ne pere verdin
    Nedir bu yaptığın rezalet felek
     
    Alevler içinde yanıp sönelim
    Kime yalvaralım kime varalım
    Gel seninle bir hesaplaşalım
    Sende mi kabahat bende mi felek
     
    Senin adaletin böylemi felek
    Bir rüşvet alıp da yanına mı gelek
    Ne bir kazma verdin, ne de kürek
    İğne ile kuyu kazdırdın felek
     
    Ağarttın saçımı döktün dişimi
    Ellisine erdirdin yaşımı
    Az kala elimden aldın aşımı
    Nedir bu çektiğim elinden felek
     
    SEVİM der ki; sözüm dağ ile taşa
    Hasret koydun beni kavlin kardaşa
    Yazılanlar gelir bu garip başa
    Nedir bu çektiğim elinden felek
    05/10/1976
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     12

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    ET
    Yüce Allah’ım şu karanlık yolları
    Bizi sana ulaştıran yollar et!
    İhtirasla kilitlenmiş kolları
    Birbirini kucaklayan kollar et!
     
    Muhabbetin gönlümüzde hız olsun
    Önümüzde uçurumlar düz olsun
    Yolumuzda dikenleri gül olsun
    Gittiğimiz sana giden yollar et!
     
    Şu dağların eteğine yaslansam,
    Deli gönül gafletlerden uslansan
    Demir döküm olam, olam paslasam
    Çelik gibi kalaylanmış taslar et!
     
    Bu dünyada ayağıma nal oldum
    Yanlış gidenlere doğru yol oldum
    Bazı insanoğlu, bazı mal oldum
    Beni burada tatlı tatlı diller et!
     
    Yağmur yağar derecikler sel alır
    Rüzgar gelir gazelciği yel alır
    SEVİM gider adı dünyada kalır
    Has bahçe içinde taze güller et!
    15,12,1989 Çorum
     
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     13

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    HASRETİM SİZLERE GEL GÖR HALİMİ
    Zaman gelip geçip belim bükülmeden
    Gözlerimden kanlı yaşlar dökülmeden
    Azrail gelip de gözün dikmeden
    Hasretim sizlere gel gör halimi
     
    Yarama bir merhem bulamıyorum
    Feleğin elinden kurtulamıyorum
    İçim yanıyor da tutuşamıyorum
    Hasretim sizlere gel gör halimi
     
    Dünyada dertsiz kul olur mu bilmem
    SEVİM’İM Murad’a erer mi bilmem
    Gözünün yaşını siler mi bilmem
    Hasretim sizlere gel gör halimi
     
    Bir yaram var sızlıyor derinden
    SEVİM eder ayrılamam yarimden
    Bu hasretlik kahır değil zulümden
    Hasretim sizlere gel gör halimi
    20.12.1010 Bursa Yıldırım 
     
     
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     14

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    BİTLİS’TEN NAMELER
    Bitlisin içinden akıyor çaylar
    Gideceğim ama doğanım ağlar
    Tükenmek bilmiyor haftalar aylar
     
    Dağların karı erisin de gidelim
    Yaylalar yürüsün de gidelim!
     
    Bitlis’in etrafın çevirmiş dağlar
    Bitmek bilmiyor sayılı günler
    Yuvadan çıkıyor yavru minikler
    Dağların karı erisin de gidelim
    Keklik yavşan bürüsün de gidelim!
     
    Kalenin merkezi şehir merkezi
    Kavuştur hasretin herkesi
    Bitlis’te aslında bir Türk ülkesi
    Dağların karı erisin de gidelim
    Görevin biter bitmez fidelim!
     
    Akşam olur güneş batar doruktan
    Kafaları gözükmüyor sarıktan
    Kışın sıcağından, yazın soğuktan
    Bulanık su Durulsunda gidelim
    Yayla karı erisin de gidelim
     
    Gurbetin kahrını çekenler bilir
    Ağlayan gözyaşın silenler bilir
    Bitlisin ilinde duranlar bilir
    Dağların karı erisin de gidelim
    Batak yollar kurusun da gidelim!
     
    Dağların karı var yüreğin yağı
    Karalı günlerin gelmiyor ağı
    Bitlis’te öğrendim sol ile sağı
    Süpan Dağı erisin de gidelim
    Nemrut Gölü durulsun da gidelim
     
    Bir yanımız polis, bir yanım asker
    Allah’ım sen bize doğru yolu göster
    SEVİM’İM der Rıza’ya kavuşmak ister
    Dağı duman bürüsün de gidelim
    Doğanım’ız yürüsün de gidelim!
    01/02/2000 Bitlis
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    15

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    BU ZAMANIN KIZLARI
    Bu zamanın kızları
    Çekilmiyor nazları
    Ancak vardığı gün
    Tanıyorlar bizleri
     
    Bu zamanın kızları
    Yan yatar nergisleri
    Yanına yanaşmadın
    Harap eder bizleri
     
    Bu zamanın kızları
    Güvenilmez sözleri
    Dünya güzeli olsan
    İster cilve nazları
     
    Bu zamanın kızları
    Çekilmiyor sözleri
    Büyük küçük tanımaz
    Tutmaz büyük sözleri
     
    Bu zamanın kızları
    Yemyeşildir gözleri
    Gözleri velfecri okur
    Kandırıyor bizleri
     
    Bu zamanın kızları
    Er öter horozları
    SEVİM’İM der çok nazları
    Sevimsizdir yıldızları.
    05/12/2002 İzmir
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     16

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    DARILMA
    İki kere iki dört ediyorsa
    Bende seni seviyorum darılma
    Bir de sabahı var ise akşamın
    Ben de seni seviyorum darılma
     
    Demişler ki çivi çiviyi söker
    Her eşşek çamura bir kere çöker
    Madem kar üşütür ateş de yakar
    Ben de seni seviyorum darılma
     
    Durmaz dinlenmeden akarsa pınar
    Her kıştan sonra gelirse bahar
    Balıkların suyu sevdiği kadar
    Ben de seni seviyorum darılma
     
    Her inişin bir yokuşu olursa
    Aka aka su çukurunu bulursa
    İnsan doğar ama büyür ölürse
    Ben de seni seviyorum darılma
     
    Dikkat eyle geçmiyorum sırayı
    Hatırlarsın aklında mı orayı
    Kim sevmez ki senin gibi Rızayı
    Ben de seni seviyorum darılma
     
    SEVİM söyler sözüm burada biter
    Alev alev yanar sonra da tüter
    Aslı, Kerem, Mecnun, Leyla’dan beter
    Ben deseni seviyorum darılma
    21/09/1961
     
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     17

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    SENİ ÇOK SEVİYORUM
    Her gün ağlattın ben
    Sevdin aldattın beni
    Seni hayırsız seni
    Seni çok seviyorum
     
    Her gün aldattın durdun
    Günlüme hayaller kurdun
    Bana sevgilim derdin
    Seni çok seviyorum
     
    Kastın mı vardı bana
    Böyle çektirdin cana
    Yanıma gelmezsen de
    Seni çok seviyorum
     
    Yüzüme gülmez sende
    Özünden sevmez sende
    Sözüme kalmaz sanda
    Seni çok seviyorum
     
    Beni hiç sevmez sende
    Dargınlık olmaz sanda
    Çağırıp gelmez senede
    Seni çok seviyorum
     
    Kastın neydi söyle
    Çektirdin bana böyle
    SEVİM der çektim çile
    Seni çok seviyorum
    24/05/1967
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

       18

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    KESEM KESEM BENİM KESEM
    Gezmek bizim nelimize
    Kalk gidelim ilimize
    Herkes yerinde sağ olsun
    El atalım kesemize
    Kesem kesem benim kesem
    Ağsam dönsem onu yasam
     
    Zannetmeyin bir şey bilmez
    Kalbim kırık yüzüm gülmez
    Rıza; Sevim bir daha gelme-z
    Kesem kesem benim kesem
    Girsem çıksam seni yesem
     
    Ezelden beri belalı başım
    Emeklidir Rıza eşim
    Kırk elliye erdi yaşım
    Kesem kesem benim kesem
    Girsem çıksam seni yesem
     
    Oğlum dedim, kızım dedim
    Herkesi kalbimce bildim
    Hemi ağladım, hemi güldüm
    Kesem kesem benim kesem
    Girsem çıksam seni yesem
     
    Sevim sözün bitirsene
    Evinde çöküp otursana
    Az çok deme yetirsene
    Kesem kesem benim kesem
    Girsem çıksam seni yesem
    25/02/1996 Çorum 
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      19

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    DALLARIN AYIRDI BENİ
    Kırk beş yıldır bir yaşadık
    Zannetme yarim boşandık
    Beş tane fidan aşıladık
    Dalların ayırdı beni!
     
    Yine birleşiriz korkma
    Benden başkasına bakma
    Hatır kırıp gönül yıkma
    Sabırlı ol sen sevgilim!
     
    Sabrın sonu selamettir
    Ayrılma değil ziyarettir
    Bu bize bir hidayettir
    Sabırlı ol sen sevgilim!
     
    Üç ay orda, beş ay burada
    Eskiyene derler hurda
    Yağmurda, çamurda, karda
    Sabırlı ol sen sevgilim!
     
    Allah diyen kalmaz naçar
    Kara günler gelir geçer
    SEVİM’İM der gönül uçar
    Dalların ayırdı beni!
    17,10,2008 Bursa 

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      20

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    NİYE
    Bülbül ürürdü bulamazsa gülünü
    Benim çektiğim bu hasretlik niye
    Arı bal yapmakta geçirirse gününü
    Benim tanımadığım bu özlem niye?
     
    Bana çok uzaksın Erciyes kadar
    Gecelerim yalnız gündüzlerim zar
    Dilde isyan ile geçti bu yollar
    Geçmeyen sevgiye bu sitem niye?
     
    Ağlama kar etmiyor derindir yaram
    İçimde sönmeyen bu yaram niye?
    Ne kadar karaymış bu bahtım aman,
    Sevmeyen sevgiye bu kahır niye?
     
    Gözlerim kan ağlar yüreğim sızı
    Bulamadım ben derdime ilacı
    Unutmadım neden o vefasızı
    Yolcuyum yolcuya feryadım niye?
     
    Aşkınla akıtsam göz yaşımı
    Niye eğiyorsun yar kaşlarını
    SEVİM der yar ilacım mı?
    Derdime derman olmaz niye?
    26,03,2003 Çorum
     
     
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     21

    Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    EMMİ OĞLU NE DİYOR?
    Eğer sen de burdan haber sorarsan
    Daha burada kar kalkmadı emmioğlu
    Nane, kekik yeşermedi dereden
    Daha burada yaz gelmedi emmioğlu
     
    Senin ile kekik, yavşan toplardık
    Çaydan geçemez de taştan hoplardık
    Buraların cefasına katlandık
    Nice acı günler geçti emmioğlu
     
    Yüz seneye derler burada asır
    Bilmem ki suçum ne bilmem ki kusur
    Nefsimize uyduk biz olduk esir
    Ne zaman dolacak çile emmioğlu
     
    Geçen gün artıyor her zaman çilem
    Güller açmadı ki gülleri derem
    Gelen gidenin yok haberin soram
    Daha burada yaz gelmedi emmioğlu
     
    Bir komşu olsaydı gelir giderdi
    Kader ikimizi bir ayırdı
    Tasada, kederde hepsi var idi
    Gamlandı şu gönlüm emmioğlu
     
    Tatlı muhabbeti susturur eller
    Hayalime gelin görünmez yollar
    Hal ve hatırımı zikretmez diller
    Ahraz oldu dilim durdu emmioğlu
     
    SEVİM’İM der bu gün değil yarında
    Zannetme ki burada işler yolunda
    Bülbüller ötmüyor gülün dalında
    Nice günler geldi geçti emmioğlu
    03-03-2004 Bitlis
     

    BU ÇALIŞMA TELİF ESERİDİR İZİN ALMADAN  KULLANMAYINIZ  corumlu2000@gmail.com

    Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

    Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    corumlu2000@gmail.com
    Mahmut Selim GÜRSEL
    yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.