DİKKAT ! BU BİLGİLER TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMİZDEN  İZİN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR.

SİTE BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

YIL 17  SAYI 198    25-Ağustos-2015
Mahmut Selim GÜRSEL YENİ YAYIM DÖNEMİMİZ!
Mahmut Selim GÜRSEL ELDİ GEÇTİ ZAMAN BANA DÜŞEN GÖREVİ YAPTIM!
Selma GÜRSEL MUHALLEBİ PİRİNÇ UNLU
Üzeyir LOKMAN ÇAYCI DESEN
Rıza HARDAL ÖZGÜRLÜK
Ahmet CANBABA KUL İDİ
Yaşar KILIÇ ŞÜPHEN Mİ VAR ?
Muhsin AKTAŞ YARSIZ ZAMAN YAS TUTAR
Çorum Mimar Sinan Mahallesi
 
 
 
 01

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
YENİ YAYIM DÖNEMİMİZ!
            Bir zaman dilimini kullandık belki yararlı, belki yararsız.
            Bazılarını kırdığımızı zannetmiyorum. Hatasını kabul etmedi ise kırılması normal diye düşünüyorum.
            Biz sizlere bir ışık, bir bilgi birikimimizi paylaşalım istedik. Bildiklerimizi sizlere aktarmak için yıllarca bu yerden yazdık, çizdik.
            Bizi dikkate alanlar olduğunu biliyorum. Kimse içinde neden bana bunu yazdın diye işitmedim. Nedenini biliyorum. Bizim toplumumuz hatalarını söyleyenlere ses çıkarmadığı, “HATALI DA OLSAN” ses çıkartmaz. Böyle bir toplumuz. Yalan yanlış aldığımız din eğitimi ile bunu bir saygı olarak öğrettiklerinden cevap bile yazamaz, karşı da gelemez.
            Ey zaman ey dedik!
            Birkaç ay sonra bu satırlar için yayımını yaptığım dergimiz 200 sayı olacak.
            Olacak da ne olacak?
            Hiçbir şey! Mahmut yine bildiğini okuyacak!
            Okuyan zaten okuyor. Okumayana da bir şey diyecek halimiz yok!
            Satırlarımızı sayfalarımızda bulunan yazarların daha çok şiir üzerine olduğunu fark edeceksiniz. Bunun gerekçesi tarafıma yayımladığım “sarı Çiğdem Şiir Defteri” için gönderilen şiirlerin yayınlayamadığım şiirleri burada yayımlamaya karar vermemden ibarettir.
            Sarı Çiğdem artık şiirini yayımlatacak arkadaşları biraz külfet getirecek. En az 7 şiir veya 12 şiir yayımlanacaktır. Şair arkadaşımızın ismi soyadı ile 1 yıl sitede kalacaktır!
Yeni dönem şiir defteri ve Çorumlu 2000 dergileri ile diğer dergilerimizin gücüm yettiği kadar yayımına devam edeceğim!
GÜRSEL YAYINEVİ SAHİBİ Mahmut Selim GÜRSEL

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 
 
 02

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
GELDİ GEÇTİ ZAMAN BANA DÜŞEN GÖREVİ YAPTIM!
           Yıllardan 1998’in ilk ayları; emekli olduktan sonra boş durmamak için Çorum’da olmayan bir işe soyunmaya karar verdim. Yayın Evi açmak. Emekli ikramiyesi Hayır işine ve arabayı yenilemeye gitti. Karar verdim Yayınevini açacaktım. Kanuni olgular ve işyeri açıma ile ilgili prosedürü tamamlayarak 27 Mayıs 1998 tarihinde “GÜRSEL YAYIN EVİ”  ismi ile yayın evimi açtım.
            Birkaç ay içinde yayınevi faaliyet gösteremedi. Yazı yazan arkadaşlara bir dergi yayımlayacağım sizlerde yazı verirseniz yayımlarım teklifini yaptım. Olumlu karşıladılar. Periyodik olarak bir mahalli gazetenin verdiği ek dergi ve okul dergilerinden başka ciddi bir yayın yapan dergi bulunmamakta idi.
Bir cumartesi öğlenden sonra beni ziyarete gelen iki yazar arkadaşla işyerini kapatınca biraz yürüyüş yapalım diye birlikte gezer iken ben dergi konusunu açtım. Çorum’da yayımlanmış en uzun süreli yayın olan Çorum Halk evinin 1938 tarihinde tek parti döneminde yayımladığı 61 sayılık “Çorumlu Dergisi’ni devamı niteliğinde tarih, kültür sanat ve edebiyat ağırlıklı olmasını ve adının da Çorumlu 2 olarak tescil ettireceğimi söyledim. Arkadaşların birisi ya alay etmek için ya da ciddi bilmiyorum “Çorumlu 2000” olsun 2000 li yıllara kadar geleceği olan bir çalışma görünümü verir dedi. Makul bir teklif olduğu için kabul ettik.
Pazartesi günü birkaç matbaa ile konuştum, baskı, dizgi işleri ile maliyet sordum benim emekli bütçemin çok çok üzerinde olan bir meblağ karşıma çıkmıştı. Kendi üzerimde olan evi satılığa çıkardım biraz ucuz olarak gitti ise de sattım. O zaman para pul oluyor yok oluyor eriyordu. Parayı dolara çevirdim. Baskı ve kâğıt işleri o zamanlar hep dolar üzerinden yapılıyor ve masraflar dolar karşılığı ödeniyordu. Elimdeki kapital ile ancak 18-20 dergi çıkartabileceğimi gördüm.
Masrafı düşürme amacı ile derginin dizgi ve mizampaj işlerini kendim üstlenir isen yayım süremi sermayem ile 30-35 sayıya denkleştiğini gördüm. Dergi o sayıya kadar yürür bazı reklam işleri ve reklam ile abone gelirleri ile bu işi yürütebileceğimi, ev masrafının ise emekli maaşımızdan karşılanacağı ve sadece dergi, vergi ve iş yeri masraflarının çıkabileceğini planladım.
Kültür Bakanlığına Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat dergisi isin ISSN talebinde bulundum. Savcılığa “Süreli Yayın” talebi yaptım. Telefon ile Bakanlığı aradım ve ISBN verildiğini söylediler ve posta ile yollayacaklarını belirttiler.
Arkadaşlar yazılarını getirdiler yazıları hazırladım birkaç adet de tanıtı alarak derginin dizgisini yaptım, aydınger çıkışlarını aldım ve Ankara’ya gittik ve bir matbaaya dergiyi baskıya verdim.
Birkaç gün sonra dergimiz geldi. Gayet güzel bir dergi olmuştu. Sevindim. İlk önce Valiliğe sonra savcılığa, sonra da kütüphaneye derleme kütüphanesine gönderilmesi için bıraktım.
İlk önce dergiyi yazarlarımızın hakkı diye düşündüm. Derginin 1. Sayı yazarları şunlar idi: Recep Camcı, M. Şakir Çıplak, Metin Demirci, Erol Duygun, Ahmet Ertekin, Ali Osman Geylan, Muzaffer Gündoğar, Ben Mahmut Selim Gürsel, Sadi Leblebicioğlu, Oğuz Leblebicioğlu, Abdülkadir Ozulu, Osman Ünsal, İsmail Pamuk, Uğur Pamuk ve Ümit Uzel idi.
Tanıtım sahiplerine de dağıtımını bizzat ben yaptım.
 Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve edebiyat dergisinin ilk sayısı ile dergi maceramız böyle başladı.
Çorumlu 2000 dergisini önce tam kuşe ve 4 renk olan dergimi ancak 12 sayı yayımlayabildim.
Ayrıca artık Çorumlu 2000 dergimiz 6. Sayıdan itibaren bir ay önceki dergi sanal olarak domain alarak site barındırması ile http://corumlu2000.com olarak yayımlamaya başladım. Daha sonra Bir hemşerimizin alıp kullanmadığı corumlu domain istedim o da şu tarihte domain sürem bitiyor size bırakayım siz domain alırsınız diye kolaylık gösterdi. Sonradan http://dergisi.info domainini alarak dergilerimi bu domain ile alt sub domain de yayımladım ve yayımı halen devam ediyor http://corumlu2000.dergisi.info sub domain ile yayımını da yapıyorum.
İlk 12 sayı 4 renkli kuşe kağıt olarak yayımladığım dergim maddi imkansızlık yüzünden 28. Sayıya kadar da 1. Hamur kâğıt siyah beyaz yayımına devam ettim. Tanıtım yok, abone parası ile durumu idare etmeye ve maaştan dergiye katkı vermeye çalışıyorum. 28. Sayıdan sonra ise dergimiz artık 3. Hamur kâğıda basılıyor. 36 sayıda sermaye bitti. Artık birkaç dönmesi için tanıtım verenlerde usandı. Enflasyon aldı başını gitti. Evin parası gitti ufak tefek borçlarda yığılmaya başladı.
Dergiyi artık sadece bastırabiliyor kâğıt parasını karşılayabiliyorum. Formaları evde eşimle katlayarak tel zımbayı asker arkadaşımdan getirip dikiyor ve asker arkadaşıma derginin kenarlarını giyotin ile kestirip dağıtıyorum.
Birkaç şair arkadaşımız devamlı Çorumlu 2000 de yayımlamam için şiirlerini getiriyorlar. Şair ve Âşıkların şiirlerini yayımlamak istiyorum Çorumlu 2000 3. Cilt 4. Yılı içinde 36. Sayıyı hazırlıyorum.
İşte bu sıkıntılı günler arasında şiirler birikti. Ne yapmalıyım? Arkadaşlara yayımlayacağım diye çalışmalarını getiriyorlar. Almazsan olmuyor. Uğraşmış dizelerini yazmış, kafa patlatmış. Bir sürü hayaller kurmuş. Arkadaş ben şiirler çoğaldı ben yayımlayamam diyemem ki.
            Gelen şiirleri toparladım bilgisayarda yazdım. 16 şiir var ertesi gün iş yerinde bir toplantı yapılacak yazarlarımın Çorum’da bulunanları davet edip çok az olsa da davete icabet edenler oldu. İsimlerini yazmama gerek yok. Bu yazıyı okuyanlar hatırlarlar.
            Konu Derginin durumu: Fikirler ve öneriler dinlendi. Olumlu fakat somut bir adım yok! Şiirlerden bahsettim 12 sayı aylık şiir defteri için ISSN alma müracaatım ve Savcılık müracaatımı söyledim. Sevindiler. Her halde Mahmut kazanıyor ikinci dergi girişiminde bulundu diye düşünmüş olsa gerek.
            1 Mart 2002 de İkinci dergim basılarak yayıma girdi. Dağıtım ve Çorum dergi potansiyeli olarak 500 sayı ile başladık. İkinci sayı, üçüncü sayı Abone sayım 25. 3 tane kütüphaneye derleme için Savcılığa 2 adet 5 adet arşiv 500 gerisi elde kalıyor.
Masraf ve abone sayısı ortada dağıtılan dergilerden sadece tanıtım ücreti aldığımız kişilerin verdiği ücret ile baskı parası anca çıkmış. Yeni bir deneme girişiminde bulundum. Yazıcıdan Sarı Çiğdemi dergimi 50 adet basacağım. 15. Sayıya kadar yazıcıdan çoğaltarak dağıtım yaptım 1. Sayıdan itibaren sanal olan dergiyi sanala çektim.
Yıl 2015 Ağustos’u. 162. Sayı sanal olarak yayımda. 160 sayı katılanları ile yayımını yaptım. Sadece masraf olarak kesemize işledi.  Pişman mıyım? Hayır. Artık 160 sayı şairlerle yayımladığım sanal dergimizi artık sadece her sayı 1 şaire hasredeceğim. Merak edenler http://saricigdem.dergisi.info İncelerler. 161 ve 162 kendi şiirlerimi yayımladım. Allah C.C. Ömür verirse katılan olursa yayımlarım. Katılım olmaz ise yazdığım ve arşivimde ki şiirlerimle dergiyi devam ettiririm.
            Bu uzun anlatımdan sonra konumuz 160 sayı arkadaşlarımızın yazdıkları şimdi ne olacak? Ben ancak yaşadığım ve imkanımın verdiği müsaade içinde arşiv yeni sayılarımı yayımlamaya devam edeceğim!
            http://saricigdem.dergisi.info  sitemde kapakları ve şairlerin şiirleri isimleri ile yayımda. Peyder pey fırsat buldukta da belirttiğim gibi arşivi siteme yüklemeye devam ediyorum.
Şu an yaşıyorum. Bir gün Ulu Yerden gel diyecekler. Bu birikim ne olacak? Çalışmalar uçup gidecek. Uğraşımı hazırlaya bilir isem 160 sayılık bir cd yapmaya çalışacağım. İsterim ki bu CD de Çorumluların tanıtımlarının da bulunması. Teklif benden. İsteyenler isten 1 sayıya ister 160 sayıya katkı ile tanıtımlarını CD de bulunmasını talep edebilirler. CD çalışmaları devam etmekte ve arşi yavaş yavaş siteme yüklenmektedir           
Benden bu kadar!
Her şeyin sahibi bizden daha iyi bilen Allah'ıma şükürler olsun!

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 
 
 03

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Selma GÜRSEL
Selma GÜRSEL Hayat Hikayesi
MUHALLEBİ PİRİNÇ UNLU
1 litre süt
6 çorba kaşığı pirinç unu
6 çorba kaşığı toz şeker
1 paket vanilya
Üzerine; 1 tatlı kaşığı tarçın
Yapılışı:
Dergince alüminyum bir kaba sütü koyarak ateşin üzerine koyuyoruz. Pirinç ununu ve toz şekeri iyice karıştırıyoruz.
Ateşe koyup sürekli karıştırarak koyulaşana kadar pişiriyoruz. Kaynamaya başlarken vanilyasını serperek karıştırıp kaplara konularak üzeri tarçın ile süslenerek servis yapılıyor
Bir iki fokurdayınca ateşten alıp, yüksekten dökerek kâselere boşaltıyoruz.
Soğuyunca, tarçınla süsleyip servis ediyoruz.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 
 04

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Üzeyir Lokman ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI Hayat Hikayesi

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 05

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Rıza HARDAL
Rıza HARDAL Hayat Hikayesi
ÖZGÜRLÜK
Dört kitabı birer birer okudum
Özgürlük bağımsız diye yazılı
Gül dalında bülbül oldum şakıdım
Özgürlük, bağımsız diye yazılı.
 
Özgürlük tasarısı girdi yasaya
Kur’an, Peygambere İncil İsa ya
Atatürk getirdi anayasaya
Özgürlük, bağımsız diye yazılı
 
Özgür yaşadım özgür ölelim
Özgürlük nasılsa bizde görelim
Ne ağlayıp ne göz yaşı sileyim
Özgürlük, bağımsız diye yazılı
 
Kendi hakkımızı kendimiz ararsak
Kendi ülkemizi kendimiz korursak
Birlim beraberlik özgürce olsak
Özgürlük, bağımsız diye yazılı
 
İnsan topluluğu bir ailedir
Hoş görü sevgi özürlüklerdir
Kötülüğe karşı bir olmaktır
Özgürlük, bağımsız diye yazılı
 
Özgürlük olmazsa iş neye yarar
Çiçekten çiçeğe konar arılar
Ağlayan analar gülen yavrular
Özgürlük, bağımsız diye yazılı

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 
 06

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
KUL İDİ           
Aşka  çaba  sarf etmiyor görünüm
Şimdi  gelecekler  bende  fal  idi.
Elimden kaçmasın  diye  yarınım
Kararan  geceme  vurdum  kilidi.
 
Hiç  olmadı  boşa  kapı  çaldığım,
Kin  bağlamış  bana  gönül  aldığım,
Hep yüzüme  güldüler  dost  bildiğim,       
Bana  göre,  benden  olan  el idi.
 
Emeğinle  az  kazanman  hezimet,
Onlar  için  bir  sınırsız  ganimet    ,     
Bana  lütuf  saydıkları  az  nimet,
Bir  kurumuş  elde  kalan  dal idi.
 
Hep  hayaldir  gerçek  diye  gördüğü,
Olmamıştır  yaraları  sardığı,
Hazinesinden  yalnızca  sürdüğü,       
Damağıma  bir  parmaklık  bal idi,           
 
His  okurum,  aklı  fikrini   aymaz.,
Kırar  kalbi,  kendi  fikrinden  caymaz.
Gönül  kilidine  anahtar  uymaz,       
Beni  kalpten  yaralayan  dil  idi.
 
Hem düşündü  Yaratan’ı  yaratıp, 
Bulamadı  köşe  bucak  aratıp,
Öyle  kul  var   Rabbim,  ardından  atıp
Tanrım  gene  seni  tutan  kul  idi

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 
 07

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Yaşar KILIÇ
Yaşar KILIÇ Hayat Hikayesi
ŞÜPHEN Mİ VAR ?
Misali değirmen dünya,
Ömür su gibi insana
Bir gün ecelin çarkına
Görmemeye şüphen mi var ?
 
Fani döner,dünya taşı
Cansız bırakırlar naşı
Kabirdir ahretin başı
Varmamaya şüphen mi var ?
 
Sapma vurur nola halı
Durur mahkeme misali
Münkir Nekir suali
Sormamaya şüphen mi var ?
 
Fayda olmaz mal,mülk,oğlan
Artık dönülmez bu yoldan
Defteri ya sağ,ya soldan
Almamaya şüphen mi var ?
 
Aşık YAŞAR Haktır çare
Hangi yüzle varam yare
Ya havuz Kevser,ya nara
Dalmamaya şüphen mi var ?

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 
  08

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Bir önceki Sayfaya Gitmek İçin Tıklayınız!

Bir sonraki Sayfaya Gitmek için Tıklayınız!

Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
YARSIZ ZAMAN YAS TUTAR
Aşkın ile yoğurdum ekmeğimi aşımı
Sana kurban vermiş imal götür şu başımı
Ne olur kurşunlama kaşın ile kaşımı
Zehirli ok fink atar yarsız yürek bendende.

Sırra kadem basarım yıldızların peşinden
Kulaklarım çatlıyor zurna çalan düşünden
Et kokusu duyarım yanıp duran döşünden
Hasretin koru yatar yarsız yürek bendende

Gece yaramı deşer gündüz kim bilir nerde
Bülbül gülden uzakta gözümde siyah perde
Tabiplerde çare yok sensizlik adlı derde
Dert üstüne der katar yarsız yürek bendende.

MİZABİ yaşlar döker ruh sıkışmış dardadır
Gurbete düşen gönül hepten ahuzardadır
Vuslattan uzak âşık her saniye zordadır
Zaman durmuş yas tutar yarsız yürek bendende
25.09.2008

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız

 
 
 
 

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

 

Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL  
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.