DİKKAT ! BU BİLGİLER TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMİZDEN  İZİN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR.

SİTE BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

Yıl 18   SAYI  216  25 Şubat 2017

Mahmut Selim GÜRSEL OLUR YA
Selma GÜRSEL KIYMALI PİDE
İhsan TOMBUŞ YOLCU
Ayşe ÇOBAN SESLENİŞ
Mustafa AKÖZ EMMİOĞLUNA MEKTUP
Adile TÜRKMEN GÜZEL
Ahmet CANBABA ANNEME
Özgür BİÇER AVUNURUM
Hüseyin TAŞKAYA NASİHAT
Erol DUYGUN İNCİNİR
Paşa ÇETEN KAFDAĞI
Cuma TÜRKMEN SOYUN HA SOYUN  15
Metin DEMİRCİ BAŞLANGIÇLAR BAHANE AŞKA
Hıfzı ÖZBEKMEZ ESKİ GÜNLER
Muhsin AKTAŞ GÖZÜMDE BİBER SATSALAR
Yaşar KILIÇ CEYLAN
Necati ÇAVDAR BULUNMAZ
 Halil KAYMAK GÜZEL İLİM ÇORUM
Şevket TOMBUŞ BANA İHTİYAR DİYORLAR
Mesut ARTAR YETERKİ MESUT OL !
Özkan KARACA ANLARIN PENCERESİNDE GÖRÜLEN

 

KIYMALI PİDE

Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL 
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
 
 
 
 
 

 01

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
OLUR YA!
Hikaye. (Olmuş veya olabilecek bir olayın sözlü ya da yazılı olarak anlatılması.)
 
Yer Bir ülke.
Yıl 2037
Başkanlık sistemi ile idare ediliyor.
Başkan güvendiklerini yardımcı olarak atamış.
Tarihte bilinen iktidar kavgaları malum.
Başkanın oğlu askeri birliklerden sorumlu.
Çok seviliyor.
Biraz teşvik ile Başkan yurt ziyaretine giderken vekaletini oğluna bırakıyor.
Artık bütün Başkanlık yetkiler oğlunda.
Babasını yolcu etmek için hava alanına gidiyorlar. Başkan tantanalı bir şekilde yolcu ediliyor.
Başkanlık uçağı belirli yüksekliğe çıkınca refakat eden jetlerden birisi başkanlık uçağına çarpıyor.
İki uçak da düşüyor. Kurtulan yok!
Ülkede büyük ve uzun bir yas tutma dönemi ilan ediliyor.
Yas sonunda Dul başkan Yardımcısı ile üvey oğlu konuşuyorlar.
Başkanın oğlu bütün kabineyi lağvediyor. Başkan yardımcılarının görevlerine son veriyor. Başkan yardımcılarından olan üvey anne de görevden ayrılmış oluyor.
Yeni başkan mecliste bulunacak muhalefet ve diğer partinin vekillerini belirliyor seçim yapılıyor. Meclis görevine başlayınca, yeni başkan kendisine yakın kişilerden başkan yardımcıları atıyor. Eşini ve Üvey anneyi de yardımcı olarak atıyor.
Üvey anne bu durumdan memnun gözükse de iktidara alışkanlığın dolayı için için başkan kocası dönemini düşünmeden edemiyor.
Lağvedilen kabinede bulunan ve yeniden seçilemeyen bir başkan yardımcısı ile bir plan kuruyorlar.
Önce başkanın hanımını görev yapamayacak bir şekilde devre dışına bırakmayı planlıyorlar. Yeni başkanın genç ve güzel eşinin en büyük tutkusu spor arabalara binme sevdası olduğundan arabasına ufak bir suikast yapılmasına karar verilir.
Araçların bakımını yapan mühendisi yüksek para ve başkan yapma vaadi ile kandırıyorlar ve arabaya sabotaj yapıyorlar.
Başkanın Hanımı aracı ile kapalı pistte 300 km ile giderken aracın tekeri patlayarak araç takla atıyor.
Başkanın hanımı başyardımcının kazadan birkaç kırık ve boynunda tedavi ile geçecek bir incinme ile atlatıyor ve er ay üç ay yataktan çıkmaması gerektiği televizyon ve gazeteler manşetten duyuruluyor. Herkes üzüntülerini bildirip geçmiş olsun kuyruğuna giriyor.
Başkan dünyanın büyük bir ülke liderinin gelin görüşmemiz emri ile uçağa binmekten korktuğu için deniz yolu ile geleceğini büyük ülke başkanına söylüyor ondan olur alıyorlar.
Büyük ülke ziyareti sırasında Başkan mecburen ve başka kardeşi olmadığı için üvey annesine vermeye mecbur kalıyor. Bir savaş gemisi ile okyanus ötesine gitmek için hazırlık yapılıyor.
Seçilen kruvazör uçağına sabotaj yapan Başkanın ismini taşıyan ve onun zamanında hizmete giren dünyanın en hızlı ve en donanıma sahip kruvazör olmasından dolayı seçiliyor.
Deniz kuvvetlerine “çok gizli emir” olarak kruvazörün hazırlanması emrediliyor.
Kruvazör Kaptanı üvey anne Başkan vekilinin çok yakın adamının olduğu malum olduğundan Başkanın kamarasında teknik bir arıza ile halledilmesi kararını alıyorlar ve hallin okyanusun ortasında olma kararını alıyorlar.
Planlandığı gibi suikast yapılıyor başkan hal ediliyor.
Yeni yas ve taziyeler ve ülke meclisinin lağvedilmesi ile üç ay içerisinde yeni Bayan başkan görevine başlıyor.
Vesselam bir döngüdür devam edip gidiyor. Ülkenin halkı ses çıkartacak durumda değil.
Alan memnun, seçilen memnun, seçilip lağvedilen muhteremler memnun.
Kim memnun değil acaba?

 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 02

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Selma GÜRSEL
Selma GÜRSEL Hayat Hikayesi

KIYMALI PİDE    

Kıymaya evde bol soğan doğranarak karıştırılır. Karışım Pazar ekmeği yapan fırına götürülür. Pazar ekmeği hamurunun içine bu karışım konulur,fırına sürülür.

Fırından çıkan pidenin üzerinde bulunan uğra süpürüldükten sonra tereyağı ile yağlanır,yayvan bir sepete konularak eve getirilir ve servis yapılır. 

Şimdi fırınlarda harçları bulunmakta olup yaptırılıp sunulabilmekte veya eve götürmek için paket yaptırılmaktadır.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 06

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İhsan TOMBUŞ
İhsan TOMBUŞ Hayat Hikayesi
YOLCU
Yürü ey yolcu yürü!
Talihinle el ele,
Maziden istikbale
Yürü ey yolcu yürü!
Hayata doya doya
Bakmadan hiç arkaya
Doğudan batıya
Yürü ey yolcu yürü!
Katlanıp bin zahmete
Boyun eğip mhnete
Aydınlıktan zulmete
Yürü ey yolcu yürü!
29 Mart 1940 İstanbul

 

 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 07

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Ayşe ÇOBAN
Ayşe ÇOBAN Hayat Hikayesi

SESLENİŞ
Yazarlar,ozanlar,şairler ve aşıklar
Raflara dizilmiş,sessiz ve garip.
Kimisi geçmişten bize seslenir,
Kimisi ün almış kitabıyla beslenir.
Ya ben kimim ?
Ne aradım buralarda ?
Raflardan bin bir ses geliyor kulaklarıma.
Gel,katıl aramıza,
Sana da yer var,sana da !
Huzur buldum bu sessiz koca salonda,
Hepinizle tanışmak isterdim mümkün olsa.
Birer birer gezerek raflardaki insanlara,
Merhaba kardeşlerim,bacılarım derdim
Bana mutluluk getirdiniz.
Siz;ölseniz de yaşayacaksınız gönlümüzde,
Yüce Allah razı olsun diyoruz
Tüm kalbimizle.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

 

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 08

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mustafa AKÖZ
Mustafa AKÖZ Hayat Hikayesi

EMMİOĞLUNA MEKTUP
Dinle emmioğlu şu benim sorumu,
Emmioğlu bizi köyden ne haber ?
Nasıl iyi mi bizim köyün durumu ?
Emmioğlu bizi köyden ne haber ?

Düğünlerde yahni,keşkek pişiyor mu ?
Gençler oynadıkça yine coşuyor mu ?
Köy meydanında yine halay çekiyor mu?
Gençlerin sinsin oynamasından ne haber ?

Kızlar madımak,yemlik topluyor mu ?
Kuzular tepede hoplayıp otluyor mu ?
Düğünlerde yine silahlar patlıyor mu ?
Bizim düğün törenlerinden ne haber ?

Emmioğlu bizim karabaş duruyor mu ?
Çoban yine kavalını çalıyor mu ?
Sıcakta davar yine örüme geliyor mu ?
Koyunların süt vermesinden ne haber ?

Öküzler harmanda düveni çekiyor mu ?
Köylü pancar,buğday,mısır ekiyor mu ?
Oğlaklar,kuzular şakalaşıyor mu ?
Bizim koyundan,keçiden ne haber ?

Emmioğlu gurbette sıla tütüyor gözüme,
Sakın boş verme bu sualime,sözüme.
Ne olur cevap ver MUSTAFA AKÖZ’üme,
Kızlar mani,türkü söylüyor mu ?
 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 09

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Adile TÜRKMEN
Adile TÜRKMEN Hayat Hikayesi

GÜZEL
Ay ışığı penceremden girerken
Senden yana hayal kurmak ne güzel.
Mehtaplı gecelerde yollara düşüp,
Gurbet elden sana gelmek ne güzel.

Laleler,menekşeler,papatyalar ve sümbüller.
Aşkımı anlatmaz ne çiçek,ne de bir gül.
Seni sonsuz bir aşkla ta derinden severim,
Böyle yüce duyguyu tarif eder mi bülbül.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 10

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
ANNEME
Şarkı olmuşsun dilde yaşarsın çok gönülde
Bağışla suçlarımı bana ne olur gül de
Hiç yok ki düşlerimde son gününden bir anım
Yalnızca bizim için yaşamana hayranım

Karınlık iç dünyamda bitiyorsun gel
Çok özledim burnumda tütüyorsun gel
Ah!... Anneciğim.

Yokluğun sevda olmuş büyüyerek içimde
Sana olan sevgimi arayayım ben kimde
Beyhude yakınmalar nafile bu çırpınış
Geriye senden bana yalnız bir resmin kalmış

Karınlık iç dünyamda bitiyorsun gel
Çok özledim burnumda tütüyorsun gel
Ah!... Anneciğim.


Kızman severmiş gibi darılmansa bir sitem
Girer misin rüyama arzu etsem istesem
Kulaklarım çınlıyor beni mi anıyorsun
Bir cennette belki de bizle uyanıyorsun

Karınlık iç dünyamda bitiyorsun gel
Çok özledim burnumda tütüyorsun gel
Ah!... Anneciğim.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

11

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Özgür BİÇER
Özgür BİÇER Hayat Hikayesi
AVUNURUM
Yoluna girer elbet her şey yar.
Neşeli, bir çocuk yüzüyle
Avunurum bu akşam.
Yine geceler kovalar geceleri
Tek  düşündüğüm,
O son doğan güneş bu şehirde
Burnumda  annemin yaptığı  kekik çayının kokusu…
BİNGÖL
 

 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 12

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Hüseyin TAŞKAYA
NASİHAT
Nasihat kıymetlidir ucuna satılmasın
Atasözleri yabana atılmasın
Kimsenin kazancına haram katılmasın
Nasihat ruhun gıdasına
Nasihat tutan kârlı çıkar
Nasihati sevmeyen,nasihatten kaçar
Nasihati bilen kişi sevinçten uçar
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Doğrular bilen nasihat etsin
İnsan olan,insan nasihat tutsun
Nasihat verenin işi rast gitsin
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Nasihat dinlemeyen toprak gibi çölleşir
İnsan olan insanlarla birleşir
Bazı insanlar bilmem neden yozlaşır ?
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Nasihatin değeri sonradan bilinir
Nasihat dileyerek bir yerlere gelinir
Gerekirse iyilik için ölünür
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Her insanın nasihati alınmaz
Bu dünyada nasihatsiz olunmaz
Bazı sözler aramakla bulunmaz
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Bazı insanlara nasihat yarar
Nasihat dinle çevrene verme zarar
Düşünerek yap işini alma yanlış karar
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Doğru olan nasihati alalım
Nasihat dinleyelim,doğruları bulalım
Doğru karar verelim,orada kalalım
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Bazıları nasihate kulak tıkıyor
Acımadan çok canları yakıyor
Hatır gönül dinlemeyip yıkıyor
Nasihat ruhun gıdasıdır.
Bana nasihat edeni arar bulurum
Ona ben minnettar kalırım
Ölürsem de doğru yolda ölürüm
Nasihat ruhun gıdasıdır.
 

 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 13

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Erol DUYGUN
Erol DUYGUN Hayat Hikayesi
Erol DUYGUN
İNCİNİR

Artıyor figanım cahil yüzünden
Evliyayım dese gitme izinden,
Hançer yemiş gibi onun sözünden
Cahilin dilinden arif incinir

Şeytanla anlaşmış şeytana tapmış,
Özünü, sözünü hakka kapatmış
Eli bırak kendine de zül etmiş
Cahilin dilinden arif incinir.

Gerçekleri suya salmış göndermiş.
Hak olanı bir batıla dön dermiş
Yeri gelmiş şeytanı da kandırmış
Cahilin dilinden arif incinir

DUYGUNİ incinmez haktan gerçekten
Yalandan dolandan dilini çeksen.
Bıktım artık riyakardan alçaktan
Cahilin dilinden arif incinir
22.08. 2016 SAAT : 21:00
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 14

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Paşa ÇETEN
Paşa ÇETEN Hayat Hikayesi
KAFDAĞI
Dün geceyle beraber
Tırmanmıştım zamanın doruğuna
Oturup bağdaş kurmuşum
Kafdağına
Maviliğin ortasında
Yıldızlar avuçlarımda
Balık sırtında bir ada
Rüzgar beni okşadıkça
Korku bilmiyor varlığım kabında
Demir atmışım maviliğin serinliğine
Şairler etrafımda
Duyguların derinliğinde
Damarlarım nehirler
Kalbim denizler
Sevgilim bulutlar
Kıvılcımlar kalemim
Enginden engine
Uçan kuşlar gözlerim
Bir kanadında güneşim
Bir kanadında ayım
Sırtımda dünyam
Maviliğin ortasında
Kaf dağıyım.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

15

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Cuma TÜRKMEN
Cuma TÜRKMEN Hayat Hikayesi
SOYUN HA SOYUN
Türkiye’mde refah ve zenginlik varken
Unutmayın beyler yiyin ha yiyin
Yapanın yaptığı yanına karken
Hazine çok zengin,soyun ha soyun

Kalmasın sahilde villasız vekil
İhracat,ithalat hayali takıl
Ganimet,arpalık,dayı bul sokul
Hısım,akrabayla doyun ha doyun

Mutlumu şemaler,hortumla hozum
Es geç ortağına çıkarma bozgun
Antır teşvikini medyamız üzgün
Nedir çarkı felek oyun ha oyun.

Vatan Millet için zor çıkar yaşa
Çıkarı varsa hemen bak sen şu işe
Bir baştan bir başa makamı döşe
Taşı gediğine koyun ha koyun

TÜRKMENOĞLU çile eskimez artar
Tanıdık beylerin hepside beter
Beyler sefa sürer,halk çile çeker
Bu mutlu günleri sayın ha sayın.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 16

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Metin DEMİRCİ
Metin DEMİRCİ Hayat Hikayesi 
BAŞLANGIÇLAR BAHANE AŞKA
Tutar gözlerini bırakır gönlüme
Sonra kınar ne tez harap oldun diye
Bilmez ki ben ne Mecnun’um ne Leyla
Günde beş mevsim eskir bağrımda
 
Sevgi dalda bir kuş yuvası kalbim
Biri gezer bende hem av hem avcı
Ateş canda damar damar
Her an bir yangın her an bir başka sancı
 
Göl yeşili,dal yeşili,çöl yeşili gözler
Bilmem nerden alır bunca yeşil bu gözler
Başlangıcı bahane aşkın
Deniz terler macerayı atılır damlalar
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 17

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Hıfzı ÖZBEKMEZ
Hıfzı ÖZBEKMEZ Hayat Hikayesi
ESKİ GÜNLER
Nerde seven biri görsem, nerde gezen el ele
İçim kan ağlar benim, giderim eski günlere
Çok koydu bu ayrılık, içerimi yakıyor
Aldığım nefes bile, boğazımı sıkıyor
Niye böyle yaptın ki sen, ben ne yaptım ki sana
Terk edip gittin beni, zulmü gördün ah reva
Şimdi sensiz hayatım, yazık zehir olacak
Hiç aklına gelmez mi, benim halim ne olacak
Yeter artık dayanmaya, gücüm kalmadı bitti
Yeter artık sevdiğim, artık canıma yetti
Gel artık bekliyorum, gönlüm hüzünle dolu
Mutluluğa koşmanın, aşktan geçiyor yolu
02 OCAK 2005 SAAT: 13:00
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

   18

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
GÖZÜMDE BİBER SATSALAR
Gözünde aradım çayın demini
Dillerime vurdum aşkın gemini
Her nefeste ettim büyük yemini,
Senden başkasının olamam gülüm

Hücrelerim hayat buldu seninle
Tenim kavilleşti pamuk teninle
Genlerim sözleşti gönül geninle
Senden başkasının olamam gülüm.

Dünyayı çekseler göğün sathından
Güneşi sürseler binek atından
Ölümü kovsalar rahman katından
Senden başkasının olamam gülüm

Geçtiğim yollara diken atsalar
Gelip ayağıma her gün batsalar
Mizabi gözümde biber satsalar
Senden başkasının olamam gülüm
30.07.2008

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  19

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Yaşar KILIÇ
Yaşar KILIÇ Hayat Hikayesi
CEYLAN
Bahçemde bir küçük ceylanım vardı
Geri dönüp bakar,boyun sallardı
Avcı vurdu onu gülü sarardı
Can kuşunu şahin kaptı götürdü.

Gönül yaylamızda koşar gezerdi,
Rabbim aldı bildim;zaten O verdi.
Her halinden belli bizi severdi
Can kuşunu şahin kaptı götürdü.

Çiçek çiğnemedi narindi,hoştu.
Gül bahçesinden bahçeye koştu
Oda anlamıştı bu dünya boştu
Can kuşunu şahin kaptı götürdü.

Annesi acıdan yandı yakıldı,
Meledi,dolandı,düştü yıkıldı.
YAŞARİ dünyada hani kim kaldı ?
Can kuşunu şahin kaptı götürdü.
10.06.2003
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

  20

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Necati ÇAVDAR
Necati ÇAVDAR Hayat Hikayesi
BULUNMAZ
Kimi görsen dert ile dolmuş,
Dünyada söyleyin kim gülmüş.
Kime varsan göz4 yaşı sel olmuş,
Burada Murat alan bulunmaz.
Gözünüzü açın ey gaflete dalanlar
Hep söylemiş öteleri bilenler
Dünya bahçesine bahçıvan olanlar
Emek çeker gülü devran bulunmaz.
Elbet görürler bir birinin öldüğünü,
Gül benizlerin kara toprakta solduğunu,
Bilirler misafirin bir gün gittiğini,
Gönlünü teselli eden bulunmaz
Kimi genç, kimi ihtiyar giderler.
Ecel zehrini bal şeker ederler,
Gelen eğlenemez geçip giderler,
Gelenlerden geri kalmış bulunmaz.
Benim için etmeyin çok fazla figan,
Levak-ı Levak için kainat çekti gam.
Hani Belkıs, hani Sultan Süleyman?
Cihana hükmetse kalan bulunmaz
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 21

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Halil KAYMAK
Halil KAYMAK Hayat Hikayesi
GÜZEL İLİM ÇORUM
Nasıl meth edeyim ilim ben seni,
Bağların bahçelerin etkiler beni.
Dağlarla çevrili bütün her yanı,
Ne güzel yerini bulmuş Çorum’um.

Yaz gelince açılıyor gülleri,
Öter dalında,hoş bülbülleri.
Bütün asfaltlanmış kara yolları,
Gittikçe ileri gitmiş Çorum’um.

İlim övülmez mi o bol su ile,
Her tarafa giden asfalt yol ile,
El ele vermiş ilçeyle,köy ile.
Güzel çalışmasın bilmiş Çorum’um.

Git gide yükselir Çorum’un sesi.
Binalar çoğalır,bu neyin nesi ?
Azimle çalışır belediyesi,
Bütün halkın yüzü gülmüş Çorum’um.

Her köyüne elektrik verilmiş,
Güzel güzel binaları kurulmuş,
Bütün Çorum halkı hep birlik olmuş,
Kalpten ikiliği silmiş Çorum’um.

İnsanı cana yakın,geliyor söze.
Sebzesi boldur satar ucuza.
Çok büyük faydası dokunur bize,
Çarşısı,pazarı dolmuş Çorum’um.

Bu şiirim her dilde okuna,
Dileğimiz Türk Milleti kalkına,
Saygımız sonsuzdur,Çorum halkına,
Çevresine kıymet verir Çorum’um.

Dalgalansın daima Türk’ün Bayrağı,
Birleşerek yakın edek ırağı,
Unutmayın ozan Halil KAYMAK’ı
Ne güzel ozanları varmış Çorum’um.
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 22

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Şevket TOMBUŞ
BANA İHTİYAR DİYORLAR

Gidiyorum düştüm yola
Halim acaba ne olacak ?
Bakıyorum sağa sola
Bana ihtiyar diyorlar

Bu çektiğim nedir benim
Yoktur yanıma gelenim
Kısalıyor boyum enim
Bana ihtiyar diyorlar

Yetmiş iki oldu yaşım
Ağzımda kalmadı dişim
Dünyada bitmiştir işim
Bana ihtiyar diyorlar

Tazedir ihtiyar gönlüm
Yaklaşmasın bana ölüm
Gösterme Allah’ım zulüm
Bana ihtiyar diyorlar

Saçım sakalım bebbeyaz
Farketmez artık kış ve yaz
Kulak duymaz nes söz ne saz
Bana ihtiyar diyorlar

Gözüme geldi katarak
Öleceğim ben yatarak
Saçım yok kullanamam tarak
Bana ihtiyan diyorlar.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 23

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mesut ARTAR
Mesut ARTAR Hayat Hikayesi
YETERKİ MESUT OL !
Seni ne çok sevdim ben.
Ne çok gözyaşı döktüm senin için.
Geceleri sen yatağında
meleklerin kanatlarıyla uçarken
ben penceremin önünde
senin rüyana girmek için dua ederdim.
Bir bakışına,
bir dudak kıvrımında
titreşen gülüşüne
ulaşmak için dünyanın
bütün çiçeklerini
önüne sererdim.
Şiirler, şarkılar,!sevgiler
içimde tutuşan bir ateş,
onun yangınında senin
için kül kesildim.
Ağır hastalar geceyi zor geçirir.
Sabahı bekler kırgın yürekler,
hasta umutlar,
yalnız ruhlar.
Yalnızdı gecelerim.
Hastaydı gecelerim.
Kan kaybından giden
bir yaralı gibi
umarsızdı gecelerim.
Bir uçurumun kenarına
beni taşıyan
karabasandı gecelerim.
Adına yalnızlık dedim.
Sensizlik dedim..
Sen beni bilmedin,
beni tanımadın,
beni sevmedin..
Bu bir ölümdü,
bu bir fermandı ..
Bıçak kesmez artık beni,
ip asmaz,
çeküller yüreğimi taşımaz.
Yaşamak mümkün değil,
yalnızlık karanlık
kapılarıyla üstüme kapandı.
Amansız acılar içindeyim.
Ey Sevdiğim..
Ben seni ne çok sevdim.
Dünya bildi, bir sen bilmedin.
Yalnızlığın diğer adı
aşka karşıhık almamaktır.
Kaçılamayacak kadar yakın,
uzak bir yerdesin..
Benim aşkıma
yalnızlık kucak açtı.
Senin yokluğuna dokundum,
içim yandı.
Odamın çıldırtan
sessizliğinde sana seslendim.
Yankısı döndü dolaştı,
Yenin kapıların bana kapalı.
Kendi sesim yine bana ulaştı.
Anladım ki beni hiç duymayacaksın.
Sana sitem edemem.
Sana kırılamam.
Bir tek dileğim var senden,
son bir tek isteğim.
O da MESUT OLMAN.
 
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 24

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Özkan KARACA
Özkan KARACA Hayat Hikayesi
ANLARIN PENCERESİNDE GÖRÜLEN
Yüreğimin pervazında sen esersin
Sözlerimin yaslarında sen dolarsın
Gözlerimin yaşlarında sen okunursun
Günlerimin dallarında sen açarsın
Vakitlerimin damlasında görülen
Hülyalarımın nemlerinde süzülen sen

Ruhumu kemiren, rüyalarımı semiren anımız
Anların penceresi kanlanarak dayanmış
Pencerenin uzaklığında görülen tanların dişleri

Yüreğim ezik, hislerim ezik olarak
Senin üzerine yapışan tozları ararım
Seninle olan mazinin şanlarını kalemime sorarım
Seni sahillerin dillerine hırsla vurarak sararım
 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL  
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.