DİKKAT ! BU BİLGİLER TELİF ESERİ OLUP YAZARI VE YAYINEVİMİZDEN  İZİN ALINMADAN KULLANILMAMALIDIR.

SİTE BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Yıl 19   SAYI  225  25 Kasım 2017

 

 01

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
AH DÖVİZ AH!
            Ekonomi ile ilgilenmek benim çalışmalarımın dışında olan bir alandır. Bir emekli olarak belirli bir gelirle geçinen bütün emekliler gibi mecburen dövizle öyle veya böyle ilgilenmek zorunda idik.
            1990 lı yıllarda döviz o kadar önemli idi ki bazı memur arkadaşlar maaşlarını alıp dövize yatırarak ay sonuna kadar ihtiyaçları kadar bozdurarak maaşlarının getirisinden birkaç lira kar ettiklerini söylerlerdi.
            Zaman geldi biz de emekli olmak için münacatta bulundum. Yıl 1994 te sıfır bir araba alarak uzun süreler ömrümüz vefa ederek kullanma amacı güdüyordum. Birikimim ile sıfır araba alamadığım için emekli olana kadar benden önce emekli olan kız kardeşimden 1000$ borç aldım. Aracı üzerime alacağım firma döviz kabul edemeyeceklerini beyan ederek dövizi bozdurmaya döviz bürosuna gittim. Dövizimi bozacak kişi dövizimi hesapladı ve bana vereceği dolar karşılığını söyledi. Ben gişede bekler iken bana ellerinde Türk lirası kalmadığını bankaya elaman yolladıklarını biraz beklemem gerektiğini söyledi. On dakika sonda para geldi. Gişede bulunan kişi bende bulunan makbuzun geçerliliğinin kalmadığını yeni kura göre ödeme yapacağını bildirdi. Kabul etmek zorunda idim kabul ettim. Bana yeni makbuz ile Türk Liramı uzattı. Önce makbuza baktım ilk makbuz ile son makbuz arasında bir miktar yüksek fark vardı. Makbuzu gösterdim. O zamanın makbuzu. Aldığınız para da bu anın makbuzu ve parası. Biraz beklediyseniz de Türk liranız arttı dedi. Artan elimdeki Türk lirası değil düşer alım gücü idi.
            İki aydır Ülkemizde döviz ile ilgili inişler çıkışlar olmak la beraber örnet döviz olarak doları alır isek; 25 Eylül 2017- 25 Kasım 2017
25 Eylül 2017 3,4104
03 Ekim 2017 3,7027
26 Ekim 2017 3,8205
03 Kasım 2017 3,8865
24 Kasım 2017 3,9357
            Olan sabit gelirliler olmakta 25 Eylül 2017 3,41 TL. iken bu yazı yazdığım 24/11/2017 19. 00 da: 24 Kasım 2017 3,93 TL arasında bulunan Türk lirası devalüasyonu oluyor.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Selma GÜRSEL
Selma GÜRSEL Hayat Hikayesi

ÇIRPMA (LAHANA ÇIRPMASI)

1 Kaşık tereyağı
1 Fincan tereyağı
3-4 Lahana Yaprağı
2 Bardak plavlık bulgur
3 Bardak su
istenildiği kadar tuz
            Lahana yaprakları güzelce yıkanır, süzüldükten sonra ince olarak marul doğramış gibi doğranır. Tencereye tereyağı ve zeytinyağı konularak lahanaları koyarak yağ ile karıştırılır.       Karıştırılan lahananın üzerine bulgurlan konur istenildiği kadar tuz konularak üç bardak sıcak si ilave edilerek karıştırılarak kapağı kapatılır. Kızık ateşte suyu çekene kadar pişirilir!

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Ayşe ÇOBAN
Ayşe ÇOBAN Hayat Hikayesi

KÖYÜME
Kızıl Bayırını,ince belini,
Size anlatayım köyüme bakın...
Doğusundan gelen yağmur selini,
Çöğüre vermişler köyüme bakın...

Kimi göçün alıp şehire gitmiş,
Kimisi ömrünü köyde tüketmiş,
Kimisi kirletmiş,kimi yok etmiş;
İnsanı yorulmuş köyüme bakın.

Uzaktan görünür tepeler,dağlar.
Harap olmuş köyde üzümlü bağlar.
Anılarda kaldı o eski çağlar;
Çiftlikler kurulmuş köyüme bakın.

Parası bol diye soğan ekerler.
Görmek için bin bir zahmet çekerler;
Satılmazsa gece çöpe dökerler
Cömertler sorulmuş köyüme bakın.

AYŞE duygulanıp şiire dökmüş,
Cahil,bahçedeki gülleri sökmüş,
Bülbül figân edip boynunu bükmüş;
Kayalar örülmüş köyüme bakın.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mustafa AKÖZ
Mustafa AKÖZ Hayat Hikayesi

SOR BENİ
Aldı felek benim gonca gülüm mü ?
İnanmazsan dikenlerden sor beni.
Senin tabutunu taşıdılar,benim ölümü,
İnanmazsan buradakilerden sor beni.

Zannetme senden sonra gülüyorum,
Sen bir gün,ben her gün ölüyorum.
Her gün sana selam yolluyorum,
İnanmazsan mezara gelenlerden sor beni.

Sen kalbimdesin,ben se ıraktayım,
Sen yolcu oldun,bense son duraktayım,
Sen saksı toprağında,bense çoraktayım
İnanmazsan yumuşak dikenlerden sor beni.

Bak gelin oluyor küçük kızım,
Hiç kimseye yoktur sitemin sözüm,
Çok dert çekiyor MUSTAFA AKÖZ’ÜM
İstersen hocadan,hekimden sor beni

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Adile TÜRKMEN
Adile TÜRKMEN Hayat Hikayesi

BİRİDE BENİM ARKADAŞIM
Göz yaşı dökenlerden
Izdırap çekenlerden
Boynunu bükenlerden
Biride benim arkadaşım.

Sevgiden,yoksullardan
Gönülden,mahkumlardan
Allah’ın kullarından
Biride benim arkadaşım.

Mazide kalanlardan,
Kadersiz olanlardan,
Hayale dalanlardan
Biride benim arkadaşım.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 09

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
ALLAH'IN DEDİĞİ OLUR
Önceden bilen olsa da
Allah’ın dediği olur
Kazada ölen olsa da
Allah’ın dediği olur
 
Şer zincirini kırsa da
Hoş, iyi ,kötü varsa da
Ahrette hesap sorsa da
Allah’ın dediği olur
 
İstanbul da ,Muşta yazar
Ankara da, Kaşta yazar
Takside dolmuşta yazar
Allah’ın dediği olur
 
Araştırıp soranda mı
Tefsir edip soranda mı
Tevrat ta mı, Kuranda mı
Allah’ın dediği olur
 
Yağmur yağsa,şimşek çaksa
Aşklar yürekleri yaksa
Sonumuz kara topraksa
Allah’ın dediği olur
 
Yanlış yoldan gidilse de
Suçsuz idam edilse de
Ölüm ona ödülse de
Allah’ın dediği olur
 
Sular bassa afet olsa
Ölümcül felaket olsa
Tarumar olmuş kent olsa
Allah’ın dediği olur
 
Şans kapıyı çalsa haktan
Beklediğin gelir yoktan
Şer gelse de aça toktan
Allah’ın dediği olur
 
Düşlerini yaptırsa da
Arzulara taptırsa da
Doğru yoldan saptırsa da
Allah’ın dediği olur
 
Toplasa ümmeti dede
Bilmez hakikat i ve de
Bilimi yanlış bilse de
Allah’ın dediği olur

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 10

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Özgür BİÇER
Özgür BİÇER Hayat Hikayesi
ÜSTAD!
Anlamsızlıkların manasızlığında hapsedildin.
Yanlış yerde biten kına çiçeğiydin
Kadrini kıymetini bilmediler,
Ufacık vazonda bile rahat bırakmadılar seni, ha üstad!
Ufacık vazonda bile ha!
 
Alçak gönüllükle süslediğin köşeni bile dar ettiler sana,
Ha!
Oysa onlar büyüdüklerini sandıkça küçüldüler,
Büyüdüklerini sandıkça…
 
Şu koskoca dünyaya
Bir sen mi sığmayacaktın be üstad!  Ha.
Bir senmi sığmayacak.
Oysa onlar büyüdüklerini sandıkça küçüldüler,
Büyüdüklerini sandıkça,
Ha!
 
Mütevazılık bulutları süzülmez şimdi:
Ne bahçende,
Ne de çamlıklarda sohbetlerde,
Derdini bir tek sen anlardın onların,
Öksüzün,fakirin,fukaranın
Kendi elinle büyütüp can kattığın,
Çorak tarlaları ormanlık yaptın.
Sevginle sevginle,insana, doğaya, kuşa, taptın.
Derdini  bir tek sen anladın onların,
Derdini bir tek sen anladın onların üstad,
Derdini bir tek sen anladın,
Sen anladın.
 
Askıda şimdi gülüşlerim.
Ah! Senin hep, senin hep o dünkü halini düşledim.
Bu koskoca eve söz geçirişini.
Bana anlattığın çocuk yaştaki hikayeleri.
Haftalarca,haftalarca tekrar dinledim.
Gözlerim deki yaşta sen bütünleştin,
O delikanlı kır ariftin.
 
Yetişkinliğimi gördüm,
Hep senin edanda yapmacıksız sözlerinde…
Daha katarakt olmamış Üç-Beş yıl önceki gözlerinde.
Yetişkinliğimi gördüm sende üstad,
Çocukluğumu duydum senin dizelerinde ha.
 
Her konuşman, her dudağından dökülen kelime
Benliğime kazındı binlerce kere, ah üstad ah.
Ayakta duruyorsa emellerim şimdi gökdelenlercesine,
Sendin üstad!,
Kanat geren çocukluğumun soğuk gecelerine.
26.06.1998   17:01  ÇORUM

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

11

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Şükrü GÜLTEPE
Şükrü GÜLTEPE Hayat Hikayesi

DELİ POYRAZ
Deli poyraz esme bana,
Dalımı kırdın yardan yana,
Yollar hicran gelmem sana,
Bağrım yara,esme poyraz !

Yağmur,tipi estin durdun,
Tomurcuk gülleri vurdun,
Engeline tuzak kurdun,
Bağrım yara,esme poyraz !

Gurbet ilde kalamadım,
Yanar bağrım gülemedim,
Gözyaşlarım silemedim,
Bağrım yara,esme poyraz !

Sevgimizi söküp attın,
Çağlayarak hızla aktın,
Zalim olup bize baktın,
Bağrım yara,esme poyraz !

Deli estin,yolum kestin,
Duman çöktü surat astın,
ŞÜKRÜ söyler bize kastın,
Bağrım yara,esme poyraz!
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 12

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Hüseyin TAŞKAYA
ÖLÜM
Dünyaya gelen ölmeye gelir
Aklı başında olan bunu bilir
Her şiy biter insanlık kalır
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
 
Ölüm ile ayrılığı tartmışlar
İyileri kötülere katmışlar
Ayrılığı ölüme eş yapmışlar
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Şu dünyada çok çeşit ölüm var
Var ise iyiliğin olsana yar
Sıhatli yaşasan odasına kar
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Ölümün iyisi vaktinde ölmek
Nasip etsin Allah herkese gülmek
Her kişinin işi değil doğruyu bulmak
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Ölüm ile sınırlamış yaşamı
Azrail hiç sormaz ağa mı,paşa mı
Ölenlere mi acısak gözlerdeki yaşamı
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Ölüm kimseye geliyorum demiyor
Ölümü düşünen haram yemiyor
Harmanını yakarım diyen orağa ermiyor
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Dünyada kimseye yapma zulüm
Ne kadar yaşasak akibeti ölüm
Bugün solacak bançede gülün
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Topraktan geldin toprağa gideceksin
Yaptıklarını kendin itiraf edeceksin
Kötülük yaptınsa bilmem ne edeceksin
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Dileğimiz kimse yaşlanmadan lmesin
İnsan başına geleni başkasından bilmesin
Dikkat edelim kazalar hiç olmasın
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme
 
Ölüm sözcüğü herkese soğuk
Azrail çökmüştü boğazık soğuk
Hepimizin gireceği o derin oyuk
Ölüm ver Allah’ım ayrılık verme

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 13

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Erol DUYGUN
Erol DUYGUN Hayat Hikayesi
BU GECELİK YATIYORUM
Bu gecelik yatıyorum
Dost bağında ötüyorum
İşte geldim gidiyorum
Dua edin arkamızdan.
Hizmetiniz kabul ola
Diledikleriniz gele,
Muhtaç düşmeyiniz ele
Dua edin arkamızdan
 
Yedik,içtik doya doya.
Gitmesin emekler zaya,
Bekliyorum Osmancığa
Dua edin arkamızdan
 
Dost pazara olsun her gün
Felek kırmaz ise çarkım,
Yine gelir belki DUYGUN
Dua edin arkamızdan.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 14

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Paşa ÇETEN
Paşa ÇETEN Hayat Hikayesi
BEN BİR GÜZELİN
Ölüm elimde hayat
Yarını alıp uzaklara gidiyorum
Gökler büzülmüş, denizler ezilmiş bana ne
Onu da toprak düşünsün, bağrında yaşatan
 
Gecesi afet, gündüzü tufan
Yağmuru paslı, bulutlu gamlı
Nedir ki, dostun çilesi
Zaman terazisinde kalbim tartılan
 
Yer yok nefrete bunlarda
Eskimek bile güzel gönül evinde
Pusu kursalar da ömür yolunda
Ben bir güzelin gözbebeğinde doğmuşum

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

15

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Cuma TÜRKMEN
Cuma TÜRKMEN Hayat Hikayesi
PARÇACILAR SOKAĞI
Gel sizinle bir seyahat edelim,
Katılın bizlere şiir sevenler.
O sokakta ne var,ne yok görelim
Ya düşünür olur,bize gülelim.
Çöplü mahallesin Pertev Bey Sokak
Ne güzel çamaşır satılır bakak.
Ayvaz çay ocağı,sanki bir durak
Orakçı Harun’a benden selamlar.
Nurettin Beyde sakal bırakmış
Hacı bugün Unculuya takılmış
Gene abdestsiz diyip tutturmuş
Kabul etmez bu şakayı bilenler.
Yahudi oyunu çözülsün artık
Herkes birbirine sarılsın artık
İlahi adalet kurulsun artık
Gelin safımıza bunu duyanlar.
Zekeriya Fatih Şirin kardeşler
Hakkıyla İslâm’ı bilen kardeşler
Af ola ; acıdır dilim kardeşim.
Cennetliktir hakikate erenler.
Yusuf amca dilin ne tatlı
Ömer emmi boyun çok uzun katlı
Kırmızı elbisem senden çok dertli
Varmasın Ömer’e alı giyenler.
TÜRKMENOĞLU sokakta bir garip yolcu
Mustafa sanma ki gözlerim ölçü
Kötülük yoluna olamam elçi
Kurtulmuştur hak yoluna girenler.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 16

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Metin DEMİRCİ
Metin DEMİRCİ Hayat Hikayesi 
AH YİNE BÖYLE BENİ
Gönül güze döndü fırtınalara gel geleceksen
Can tenden bıktın
Ah… yine bir yarın olacak
 
Aldanmak renklere bir ömür
Dört mevsim, al çiçek, gül çiçek, kar çiçek
Ah… böyle böyle tükenecek
 
Arada bir uzak yerde mis gibi barut kokar karanfil
Kanın uyuştuğu ülkemde
Ah… barış beni öldürecek

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 17

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Hıfzı ÖZBEKMEZ
Hıfzı ÖZBEKMEZ Hayat Hikayesi
ÇARESİZİM BEN
Sensizlik canıma yetiyor artık
Her gün ağlıyorum çaresizim ben
Umudum tükenip bitiyor artık
Her gün ağlıyorum çaresizim ben
Korkuyorum bir gün çlıdıracağım
Kadere feleğe saldıracağım
Belkide kendimi öldüreceğim
Her gün ağlıyorum çaresizim ben
Günler geçti gitti sen yoksun yine
Derdimin sayısı ulaştı bine
Kavuşmak imkansız ah bile bile
Her gün ağlıyorum çaresizim ben
Latifim dizimde derman kalmadı
Derdimi serecek harman kalmadı
Aşkın sarayında ferman kalmadı
Her gün ağlıyorum çaresizim ben

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   18

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
NİHAYET SANA ULAŞTIM
Sarp dağların arkasında kalarak
Gönülsüz dünyaya haber salarak
Yıllar yılı aşk ardında solarak
Nihayet sonunda sana ulaştım

Düz ovada ayak takıp sekerek
Gönülden gönül’e hicran dökerek
Sevda Umman’ına dalıp çıkarak
Nihayet sonunda sana ulaştım

Yürek, yürek gezip hayal süzerek
Kör bıçaklar ile derim yüzerek
Kimin sevindirip kimin üzerek,
Nihayet sonunda sana ulaştım

Sesin duyup içine özüm katarak
Kesilince haber yasın tutarak
Bakmayıp önüme kora yatarak
Nihayet sonunda sana ulaştım

Bu kapı son kapım olsun diyerek
Saadet hırkasın sırta giyerek
Mizabiyim başa tacı koyarak
Nihayet sonunda sana ulaştım
26.08.2008 saat: 14.10

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  19

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Sakin KARAKAŞ
Sakin KARAKAŞ Hayat Hikayesi
GÖLGEM
Gölgemi izledim bugün.
Önce ince ve uzundu;
Sonra şişman ve kısa oldu.
Benden bir şeyler istercesine,
Etrafımda dönüp durdu.

Gölgemi izledim bu gün;
Yine boyum uzamış;
Ve yine zayıflamıştım.
Sonra kaybolup gitti.

Gölgem ayrılık ne zor kelime
Yarın yine buluşuruz.
Hayat devam eder öylesine.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  20

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Hasan Latif SARIYÜCE
Hasan Latif SARIYÜCE Hayat Hikayesi
DERECİK
Kaynağın karlı dağ mı,
Ey çağlayan derecik .
Sesin bir şarkı gibi,
Şırıl,şırıl incecik

O dağlardan aşağı,
Çağlayanlar atladın,
İndin düz ovalara
Duruldun rahatladın.

Ağaçlar arasından
Şimdi yavaş yavaş ak
Gökyüzü aynan olsun
Gece yıldızlara bak.

Sesler götür buradan
Kokular,renkler taşı,
Kıvrılıp bükülerek,
Ak oynaşı,oynaşı.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 21

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Halil KAYMAK
Halil KAYMAK Hayat Hikayesi
FAKİR
Fakirsiz zengine uyma
Sorar seni fakir diye.
Köylünse evine koyma
Kınar seni fakir diye.

Açıldı fakir kapısı
Teknede ekmek kurusu,
Öldü fakirin yavrusu,
Bakmadılar fakir diye.

Gurbetten geldim izine
Kimse bakmıyor yüzüme
Dünür saldım emmimin kızına
Vermediler fakir diye.

Aşığım söyler nesine,
Hasretim yar sesine,
Dönem dedim kafesime,
Koymadılar fakir diye.

Kimse gelmedi yanıma
Dostum kastetti canıma
Hasret kaldım Vatanıma
Görmediler fakir diye.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 22

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Mustafa GÖKGÖZ
Mustafa GÖKGÖZ Hayat Hikayesi
DELİ OĞLAN
Dert etme kendine öyle her şeyi,
Unut da kendini dinleme bir an,
Ağlama boşuna derde dalıp da
Her zamanki gibi gül deli oğlan.

Tebessüm yakışır, senin yüzüne,
Ağlama yazıktır, güzel gözüne,
Alışmışız senin tatlı sözüne,
Hep eskisi gibi ol deli oğlan.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 23

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Orhan AFACAN
Orhan AFACAN Hayat Hikayesi
BİR OY PEŞİNDE
Müthiş yarış olur bir oy peşinde
Arabalar uzun konvoy peşinde
Ekonomi kavrulur ateşinde
Miting hazırlığı... Güne başlarken

Muhabbet içinde adayla, seçen.
Oyum senin diyor kahve, çay içen
Ah! Vefalı olsa koltuğa geçen.
Ümitler, ümitsiz Güne Başlarken

Tohumdur bugün olan harcamalar-
Senden, benden yarın misliyle çıkar.
Her hediyede tüysüzün hakkı var
Düşün, öyle el aç güne başlarken.

Köşeyi dönecek işi bilirler.
Ucuza gidecek yine fakirler.
Ne tövbe, ne ölüm çıkmaz bu kirler
Üstüne kir koyar Güne Başlarken

A'dan, Z'ye toplasak bu masrafı..
Gülük, gülistanlık yaparız her tarafı.
Ne yazık devlet teşvik eder israfı
Kaç kişi sabah aç Güne Başlarken

Birisi oyu hakkında konuştu.
Günler boyu ne fırtınalar koptu.
Beklide söylediği çok doğruydu.
Kişi: kişi. oy: oy Güne Başlarken

Pusula basımına dönen oyunlar.
İtirazla kurtuldu ne trilyonlar.
Nerede hesap soracak olanlar?
Dün dündü, gün bu gün Güne Başlarken

Sık sık anarlar Hazreti Ömeri..
Ö; nün noktası olamaz hiçbiri
Yarınlar geliyor bugünden geri
Günün kadrini bil Güne başlarken

Bugünleri görmüş Şeyh Edabali.
Hep lale devri İktidarın hali
Seçim yardımına kansın ahali
Karnı tok üç, beş gün Güne Başlarken

Seçilecek daha iyisi yokmuş..
Tavsiyeye, teşvike karnı tokmuş...
At gözlüğü onu gaflete sokmuş
Pembe dünyalarda Güne Başlarken

Güçlü olarak çıksın demokrasi
Kimisi ısrarla; onutaşlarken.
Felaketimiz olur yoksa aksi.
Özgür olamazsın Güne. Başlarken

Uzun bir süre yürütme askıda.
Oy için toplum markajda, baskıda.
Yapanın yok değil hani hakkıda.
Emir vermek güzel Güne Başlarken

Bilinçli olarak oy ver partiye.
Yetkini böyle bildir siyasiye.
Dünyanın göz bebeğidir Türkiye
Oynanır oyunlar Güne Başlarken
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 24

Bu sayının içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Erman YILDIRIM
Erman YILDIRIM Hayat Hikayesi
KİMDİ BU
Devrimleri vardı insanları eğiten
Onlara daima yol gösteren
Tanıdınız mı bu şahsı bilmem
Kimdi bu acaba kimdi

Yenilikte ilk adımı atmıştı
Çağdaş uygar bir insandı
Önder bir kişiliği vardı
Kimdi acaba kimdi

Onun sayesinde ilerlemişti Türkiye
Parlak adımlarla geleceğe
Gidiyor Türkiye hep ileriye
Kimdi bu kimdi

Vatanı için çalışmıştı
Yurt savunmasında kendini kanıtlamıştı
Geleceğimi aydınlatmıştı
Kimdi bu kimdi

Ülkesini deli gibi severdi
Barıştı,dostluktu yücelikti
Bir insan için her şey demekti
Kim olacak MUSTAFA KEMAL’ di

Deniz mavisiydi gözlerin
Altın sarısıydı saçların
Çiçeği,gülüsün vatanın
Yüce insansın ATATÜRK

Elimdedir resmin
Yüreğimdedir ismin
Beynimdeki fikrin
Öndersin ATATÜRK

Yurdumu sen yücelttin
Ulusuma can verdin
Barışı dostluğu öğrettin
Lidersin ATATÜRK

Hecelediğim yazıda
Nefeslediğim havada
Çölde kırda dağda
Seni gördüm ATATÜRK

Taşımda toprağımda
Şu ağaç yaprağında
Bu cesette, bu canda
Sen varsın ATATÜRK
 

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL  
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.