1Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İÇİNDEKİLER Tıklayarak şiirlere gidebilirsiniz

TAKDİM
HAYAT HİKAYESİ
ÇORUMLUYUM DEMEK ONUR VERİCİ
DEĞİŞMİŞ
ATAM KALBİMİZDESİN
YÜCE DAĞ BAŞINDA YİĞİT MEHMETÇİK
ANAM
BAHARIN GELİŞİ
ACI HAYAT
SARI ÇİĞDEM
HOŞ GELDİN RAMAZAN
ÖZLEDİM KÖYÜMÜ
KÖYÜM
DOKTOR
GÖRDÜM
SEVAP OLSUN
ORMANLAR 
PINAR
AH BU PARA
DELİ POYRAZ
VEFASIZ DOSTLAR
O GÜZELİN SEVDASINA YANARIM
İMİŞ
SENİ SEVDİM
SİGARANIN ZARARI
HASRET
DELİ GÖNÜL
AHİRİ ÖLÜMDÜR FANİ DÜNYANIN
ORMANLAR
ON BİR AYIN SULTANISIN
BİR BAHARDI GELDİ GEÇTİ
KIŞ GÜNÜ TRAFİK
SENİ SEVDİM
YOL UZUNDUR GİDİYORUZ
SALINA SALINA
GÖNLÜMÜZ YARALI BABAM
UNUTMADIM BACIM
 
 
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.

 

 

 

 

 
 

 01

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TAKDİM

            Bu sanal kitapta bulunan çalışmalar; arkadaşlarımızla birlikte basılı olarak yayımladığımız 53 sayı “Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat” dergimiz ve 54’üncü sayıdan sonra da sanal olarak yayımladığımız dergi ile “Sarı Çiğdem Şiir Defteri” dergimizde yayımlanmış çalışmalardan derlenmiştir

Tarafımdan arkadaşıma bir ufak armağan olarak hazırladığım bu sanal çalışmamda onların da çalışmalarını derli toplu olarak sizlere sunmak amacı taşımaktadır.

Çalışmalarımın bir sanal kitaplık olarak sizlere ulaşması ve sizlerinde bilgilenmenizi ve ilgileneceğinizi ummaktayım.

Mahmut Selim GÜRSEL

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 
 
 
 
 

 02

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Şükrü GÜLTEPE

Çorum Merkez Ahmatoğlan köyünde 05.02.1950 yılında doğdu. Ilk okulu  köyünde tamamladı. Orta ve lise öğrenimini Çorum’da yaptı.
Askerlik dönüşünde 06. 04. 1974 tarihinde Çorum Ortaköy ilçesinde göreve başladı.

 20.07.1974 tarihinde Kıbrıs Çıkartmaları için ihtiyat olarak askere alındı. 

Bu görevden dönünce aynı görevde çalıştı. Çorum Merkez İlçe adliyesinde bir müddet çalıştıktan sonra emekli oldu. Evli ve üç çocuk babasıdır.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 03

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÇORUMLUYUM DEMEK ONUR VERİCİ
 
Heri şivesini bölgemiz söyler
Leblebi,tuğlası illeri gezer
Hitit,Hattuşaş’ı ebedi yaşar
Çorumluyum demek onur verici
 
Esiyor rüzgarı Köse Dağından
Evliya,türbesi onun varından
Koyun Baba Köprüsü söyler derinden
Çorumluyum demek onur verici
 
Kandil çalında pınar çağlasın
Koyun,kuzu orda eğlesin
Gönül türküsünü yare söylesin
Çorumluyum demek onur verici
 
 
Güzel ilçesini methetsem azdır
İlkbahardan sonra gelen yazdır
Namelerde nota türküler sazdır
Çorumluyum demek onur verici
 
 
Saat kulesi de Paşadan kalmış
Orta Asya Oğuz boyundan gelmiş
Fatih Sultan Mehmet namını salmış
Çorumluyum demek onur verici
 
 
ŞÜKRÜ ilim,irfan tarihler yazsın
Seninle davamız mahşere kalsın
Divane gönlümü diyara salsın
Çorumluyum demek onur verici
21.11.2000

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 04

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DEĞİŞMİŞ

İnsanlar mı değişti,yıl mı değişti?
Bilmiyorum;artık yol mu değişti?
Hatır,hürmet bitti,kul mu değişti?
Motifler,nakışlar,moda değişti.

Parası olanlar,itibar görmüş.
Gariban kişiler sılada kalmış,
Ağalar,beyler,menzilin almış.
Parasız olanlar,yerinde saymış.

Dolar,markı varmış,çarkı dönüyor.
Yalan dünyasında,devran sürüyor.
Hayat şartı bile,ona gülüyor.
Parasız olanlar,yerinde saymış.

Ağaçlar çürümüş,dalı kalmamış.
Kişilik dersinden,dersin almamış.
Bu dünyadan gitmiş,geri gelmemiş.
Parasız olanlar,yerinde saymış.

ŞÜKRÜ der ki;düzen böyle kurulmuş.
Haktan alın yazım,kara yazılmış.
Sam yelleri esmiş,bağlar bozulmuş.
Parasız olanlar,yerinde saymış.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 

 
 
 
 

 05

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ATAM KALBİMİZDESİN
 
Atam seni çok özledik,
Yollarını hep gezledik,
Eserini hep bekledik,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Vatan için çok çalıştın,
Bütün engelleri aştın,
Gerçek huzura kavuştun,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Cumhuriyet lâiklik yolun,
Sahip çıktı Anadolu'n,
Zaferinle açtı gülün,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Türk Ulusum çalış dedin.
Menziline eriş dedin,
Doğru yolda yarış dedin.
Kalbimizdir senin yerin.
 
Kanun,nizamları yazdın,
Nice menzilleri kazdın,
Ulus,ulus diyar gezdin,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Varlığını hep özledim,
Atmış iki yıl gözledim,
Eserlerin sergiledim,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Haksızlığa karşı durdun,
Düşmanlara hesap sordun,
Cumhuriyeti sen kurdun,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Türksün çalış,öğün dedin,
Haklıları savun dedin,
Bayrağımız kanın dedin,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Eserlerin saysam bitmez,
Ne söylesem ,sözüm yetmez.
Hasretin gönlümde gitmez,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Atam senin izindeyiz,
Duygu dolu sözündeyiz.
Seni seven yanındayız,
Kalbimizdir senin yerin.
 
Düşmanları Yurttan attın.
Cephelerde karda yattın.
Eğitimde devrim yaptın,
Kalbimizdir senin yerin.
 
GÜLTEPEYİM gönlüm çağlar.
Yokluğundan kalbim dağlar,
Türk Ulusu sana ağlar,
Kalbimizdir senin yerin.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 06

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YÜCE DAĞ BAŞINDA YİĞİT MEHMETÇİK
Yüce dağ başından inemez oldun
Yedim kurşunları dönemez oldum
Ağlıyor gözlerim silinmez oldum
Yollar uzadı bulamaz oldum.
 
Anne, baba elbet bir gün gelirim
Mektup, telefonla haber salırdım
Vadem yetmez ise geri dönerim
Mehmetçiğiz öcümüzü alırız.
 
Vatan bizim cephelerde yürürüz
Düşmanların izlerini süreriz
Atatürk’ün ilkesinde gideriz
Toprağıma göz dikeni vururuz.
 
Mehmetçik emrini alır koşarsa
İlhamını inanç ile gönül coşarsa
O sarp kayaları durmaz aşarsa
Bu Vatan bizimdir asla vermeyiz.
 
Mehmetçiğiz toprağımız vermeyiz.
Kalleş teröriste boyun eğmeyiz
Hedefleri vurmadan geri dönmeyiz
Bu Vatan bizimdir asla vermeyiz.
 
Şükrü der ki toprağımı böldürmem
Semalardan bayrağımı indirmem
Tehditlere hiçbir zaman aldırmam
Bu Vatan bizimdir asla vermeyiz.
15/12/2007

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 07

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    ANAM
 
Sütünle besledin aram,
Çileli çalışkan anam
Senin hasretine nasıl dayanam
Gece gündüz demez koşarsın anam!
 
Ağladıkça bana meme verirdin
Çalışarak işlerini görürdün
Soğuk sıcaklarda bizi korurdun
Gece gündüz demez koşarsın anam!
 
Sevip kucağına alırdın beni
Emeklerin çoktur unutamam seni
İnsanlıkta gösterdin doğru yolu
Gece gündüz demez koşarsın anam!
 
ŞÜKRÜ der ki anam sana köleyim
Hakkın çoktur öl diyorsan öleyim
Senin yollarına kurban olayım
Gece gündüz demez koşarsın anam!

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 08

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BAHARIN GELİŞİ
Bahar gelip sarı çiğdem açınca
Kelebekler dallarından uçunca
Çiftçilerde tohumunu saçınca
Ne güzeldir,ilkbaharın gelişi
 
Derelerden sular çağlayıp akar
Güneşin sıcaklığı insanı yakar
Menekşe kokulu bağların kokar
Ne  güzeldir ilkbaharın gelişi.
 
Çoban kavalını dertli çalıyor
Koyun kuzusundan ayrı kalıyor
Dostluk muhabbetle sevgi oluyor
Ne güzeldir ilkbaharın gelişi
 
Kul Rızasın ahvalini görelim
Sazla,sözle muhabbetler kuralım
Kamera çekimleri sunalım
Ne güzeldir ilkbaharın gelişi
 
Gültepe güllerin baharda açar
Gönül bir sevdadır gelinde geçer
Umut hayallerin başımdan bir bir uçar
Ne güzeldir ilkbaharın gelişi
31 05 2004

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 09

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ACI HAYAT
 
Hayat acı,ben yorulmaz.
Tanrı’dan sual sorulmaz
Tıptan hiç geri durulmaz
Hasta çare bulmayınca.
 
Hastanede kuyruk bitmez
Kuyruk biter sıra gelmez
Özel ise para yetmez
Hasta çare bulmayınca
 
Görevlisi liste yazar
Haksız olan düzen bozar
Doktor gelir halka kızar
Hasta çare bulmayınca
 
GÜLTEPE hastalık biter
Çektiğin çileler yeter,
Ecel gelir elbet gider
Hasta çare bulmayınca.
29-03-2005
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

 10

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SARI ÇİĞDEM
 
Karlar erir sarı çiğdem bitersin
Güneş vurur ılgıt ılgıt erirsin,
Kelebekler dallarına konarsın,
Güzel kokun etrafına saçarsın.
 
Çiğdemler sararmış buğday sarısı,
Dallarına konmuş bal arısı,
Doğayı sarmış güzel kokusu,
Dünyaya bedeldir bir tek yarısı.
 
Kır,bayırda dalga dalga sallanır.
Düzgar eser,papatyalar dallanır.
Güneş doğar çiçeklerin ballanır.
Bin bir çiçek açar,doğa allanır.
 
Sarı çiğdem neden boyun eğersin,
Beni üzgün koyup nere gidersin
Bahar gelir çiçeklerin açarsın,
Sen güzelsin,çiçeklere yetersin.
 
Sarı çiğdem sarp kuyuda bitersin
Kekik konar dallarında ötersin
Sen güzelsin,çiçeklere yetersin
Altın sarı çiğdemsin çalım satarsın.
 
Sarı çiğdem,senden ayrı kalamam.
Başka renkten ilham bile alamam.
Benden ayrı kaldım bende gülemem.
Yollar sarptır,yollarını bulamam.
 
Sarı çiğdem,ben gönlümü bağladım.
Gece gündüz,hayalinle ağladım.
Senden ayrılınca bağrım dağladım,
Gözyaşlarım ırmak olup çağladım.
 
GÜLTEPE baharda gölünü özler,
Çiğdemler kurumuş,yolunu gözler.
Bahar gelsin diye ciğeri sızlar,
Böyle geçerde baharla yazın.
09.08.2002

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

11

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

HOŞ GELDİN RAMAZAN
Gönüllerin dermanısın
İnançların fermanısın
Hayallerin armağanısın
On bir ayın sultanısın
 
Niyet edip kalkacaksın
Orucunu tutacaksın
Dua ile yatacaksın
On bir ayın sultanısın
 
Senin rızkın ile kandım
Cümle gafletlere daldım
Mis kokulu amber sandım
On bir ayın sultanısın
 
Ezanların okunacak
Kandil mumlar yakılacak
Gerçek dostlar bilinecek
On bir ayın sultanısın
 
On bir ayda gelir geçer
Alemlere koku saçan
Davul çalar,uyku kaçar
On bir ayın sultanısın
 
Tanrımıza kavuşalım
Gerçek yolda buluşalım
Kırgın isek barışalım
On bir ayın sultanısın
 
Vakit gelir oruç açar
Gençlik geçer,ömür uçar
Sağlık bir ol tren kaçar
On bir ayın sultanısın
 
Bu dünyadan göçeceğiz
Kefen gömlek biçeceğiz
Tabut ile uçacağız
On bir ayın sultanısın
 
Adem Baba,Havva Ana,
Günahlarım kaba,kaba
Kıble yöne eyle eda
On bir ayın sultanısın
  
Bahar gözüm görmez oldu
Yazar elim yazmaz oldu
Seven dostlar sevmez oldu
On bir ayın sultanısın
 
GÜLTEPE der özüm hastır
Ben söylerim sözüp paktır
Günahlarım sevaptan çoktur
On bir ayın sultanısın
24.11.2000

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 12

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÖZLEDİM KÖYÜMÜ
 
Özledim köyümü gidemiyorum.
Kalbim hüsran olmuş gülemiyorum.
Gözüm yaşı ırmak silemiyorum.
Dağlar duman olmuş,bulamıyorum.
 
Gurbetlik hasreti sinemi dağlar.
Yavrular yoluma bakıpta ağlar,
Güz gelir,hazana çevrilir bağlar,
Dağlar duman olmuş,bulamıyorum.
 
İnsan olan benliğinden geçer mi ?
Hakikat dostlarım yüksek uçar mı ?
İkrar veren sözlerinden geçer mi ?
Dağlar duman olmuş,bulamıyorum.
 
ŞÜKRÜ der ki;böyle yazdım,okudum.
Halı,kilimlerde desen dokudum.
Şüttek çıkan kaşık kadar ak idim,
Dağlar duman çökmüş,,bulamıyorum.
23 01 2001

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 13

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   KÖYÜM
 
Akşam olur koyun,kuzu melerdi,
Analar tandıra unu elerdi,
Çocukları okullara salardı,
Köy düzeni böyle akar giderdi.
 
Çalışarak tarlalarda coşardık
Herk zamanı manda öküz koşardık
Hasat bol olunca bizde yaşardık
Köy düzeni böyle akar giderdi.
 
Pınarlar ırmak olur çağlardı
Gelin kızlar helkeleri takardı
Tandırları ekmek için yakardı
Köy düzeni böyle akar giderdi
 
Köyümün sorunu çoktur yazarım
Avare avare bende gezerim
GÜLTEPE'yim bu ahvale benzerim
Köy düzeni böyle akar giderdi
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 14

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DOKTOR
 
Hastaneye geldim tedavi için
Ne olur param yok insanlık için
Sıraya girdim numara için
Muayene edersin insanlık için
 
Yaram acıyor yüreğim sızlar
Yavrular da hasretle yolumu gözler
Herkes sevdiğini gurbette özler
Açılan yaramı sar ne olur doktor
 
İlacım almaya param kalmadı
Açılan yarayı kimse sarmadı
Sevgili dostlarım bir gün gelmedi
Açılan yaramı sar ne olur doktor
 
Çileli ŞÜKRÜM derdim azıyor
Hayatımdan gelen güne eziyor
Doktor bey ahvalimi sana yazıyom
Açılan yaramı sar ne olur doktor
           
26/11/2008

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

15

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÖRDÜM
 
Zile Kalesini gezdim dolaştım
Sıla diyarına çoktan alıştım
Eşle dostla oralarda buluştum
Ne güzeldir oraların havası
 
Düz ovası yeşilliğe bürünmüş
İnsanlar hoş sevgiye alışmış
Medeniyet tarih çağı kurulmuş
Ne güzeldir oraların havası
 
Çarşısını pazarını dolaştım
Muhabbetle bir dostuma ulaştım
Çile çekip zaman ile yarıştım
Ne güzeldir oraların havası
 
Aşık Veysel der ki Zile Pekmezi
Tokat’ta yapılır nakış yazması
Karadeniz’in vardır fındık ezmesi
Ne güzeldir oraların havası
 
Şair Şükrü gezdim dolaştım
Sular gibi aktım coştum taştım
Bir zamanlar bir güzele vuruldum
Ne güzeldir oraların havası

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 16

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SEVAP OLSUN
 
Oruç tutak sevap olsun
Kin nefretler orda kalsın
Kardeşlik bir araya gelsin
Mutluluklar bizim olsun
 
Açı yoksulu doyuralım
Doğru yolda yürüyelim
Dar günlerde arayalım
Mutluklar bizim olsun
 
Ben nefsime hakim oldum
En sonunda yolu buldum
Ani anda ölü oldum
Mutluluklar bizim olsun
 
ŞÜKRÜ derki canlı ölür
Soluk gider toprak olur
Gerçekleri onda görür
Mutluluklar bizim olsun.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

 17

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   ORMANLAR 
 
Tabiatı koru,ağaç dikelim.
Temiz hava,can veriyor ormanlar.
Set yapalım,erozyonu çekelim,
Erozyona yol vermiyor ormanlar.
 
Ağaçlar yeşerir bahar gelince
Bütün kırlar yemlik,yeşil olunca
Ağaçlar bezenip orman denince
Etrafına dal veriyor ormanlar.
 
Çoban sürüsüne nameler çalar
Denize yol olur,trenle raylar,
Yanar ateş olur ısıyı sağlar
Kavallara dil veriyor ormanlar  
 
Meyve veriri kimisi olur sedir
Kimi koltuk olur üstünde otur
Kimi kağıt kalem oluyor satır
Dilsizlere dil oluyor ormanlar
 
Eve eşik,çocuğa beşik olur
Yemek için çorbaya kaşık olur
Fırın olur,ekmek olur, aş olur,
Evsizlere ev oluyor ormanlar.
 
Çapaya sap olur,kazmaya kürek
Evine bel olur,damına direk
Faydası çok ŞÜKRÜ söyleme gerek
Tabut ile sal veriyor ormanlar.
16.04.2003
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız      

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

   18

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

PINAR
Pınar senin taşlarını kırarım
O yar gurbet ilde ben niderim
Bağırlarından içer kanarım
Ben de bu illerde durmaz giderim.
 
Pınar başında gelinlik kızlar
Yanıyor yüreğim çalınır sazlar
Çiçekler açmıyor gelmiyor yazlar
Ben de bu illerde durmaz giderim.
 
Çağlayan sulara derdimi döktüm
Bağırdım,çağırdım özümü yordum
Hayale dalınca rüyamda gördüm
Ben de bu illerde durmaz giderim.
 
Kırılmış kanadı turnam uçmuyor
Yaralıdır kalbi ondan geçmiyor
Güzeller içinde paha yetmiyor
Ben de bu illerde durmaz giderim.
 
Pınarın başında ağlayıp durdum
Geçen yolculardan haberin sordum
GÜLTEPE söyleyip sineme vurdum
Ben de bu illerde durmaz giderim.
17.12.2000
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

  19

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

AH BU PARA
 
Para benden uzak kaçtın
Şu gönlüme yara saçtın
Çok gönüle kapı açtın
Eşin dostun hepsi para
 
Para sensiz olunmuyor
Seven dostlar görünmüyor
Parasızlar sorulmuyor
Eşin,dostun hepsi para 
 
Paran varsa dostluk olur
Bilmeyenler seni bilir
Solan rengin hemen gülür
Eşen,dostun hepsi para
 
Para seni bulamazdım
Kalbim hüsran gülmez miyim
Sensiz hayat sürmez miydim
Eşin,dostun hepsi para
 
ŞÜKRÜ söyler be kardeşim
Parasız olmuyor işim
Hem yoldaşım,hem kardeşim
Eşin,dostun hepsi para
 
Para için koşturursun
Gönülleri coşturursun
Mark,dolar uçurtursun
Eşin,dostun hepsi para
20.05.2001

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız     

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

  20

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DELİ POYRAZ
 
Deli poyraz esme bana,
Dalımı kırdın yardan yana,
Yollar hicran gelmem sana,
Bağrım yara,esme poyraz !
 
Yağmur,tipi estin durdun,
Tomurcuk gülleri vurdun,
Engeline tuzak kurdun,
Bağrım yara,esme poyraz !
 
Gurbet ilde kalamadım,
Yanar bağrım gülemedim,
Gözyaşlarım silemedim,
Bağrım yara,esme poyraz !
 
Sevgimizi söküp attın,
Çağlayarak hızla aktın,
Zalim olup bize baktın,
Bağrım yara,esme poyraz !
 
Deli estin,yolum kestin,
Duman çöktü surat astın,
ŞÜKRÜ söyler bize kastın,
Bağrım yara,esme poyraz!

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 21

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

VEFASIZ DOSTLAR
 
Bahçeye vardım güller kurumuş.
İnsanlar alemini kinler bürümüş.
Amansız dağların karı çok imiş,
Hazana döndürdü rüzgarın beni.
 
Bahçenin başına varamaz oldum
Ağladı gözlerim silemez oldum.
Doğru yolu gördüm sapmaz oldum.
Vefasız dostlarda kalamaz oldum
 
İnsanlar vefasız halden bilmiyor.
Düşenin halini kimse görmüyor.
Bilet alsam bile kimse gülmüyor.
Ömür bitmeyince insan ölmüyor.
 
Çalışmak istedim iş bulamadım.
Şu fani dünyada hiç gülemedim.
Sağlık uçtu gitti bende bilmedim,
Vefasız dostlarda kalamaz oldum.
 
Şükrü yazarsın derdin bitmiyor.
Virane yerlerle bülbül ötmüyor.
Paran olmayınca hayat gitmiyor,
Vefasız dostlarda kalamaz oldum
31,01,2002 Şükrü GÜLTEPE

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

 22

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

O GÜZELİN SEVDASINA YANARIM
 
O  güzelin sevdasına bağlandım
Ateşin kor oldu sinem dağladım.
Hasretine yahdım her gün dağlandım
O güzelin ateşine yanarım.
 
Hayalin gözümde ateşin yakar
Gözlerim ağlıyor,durmadan akar
Salındıkça gönül bedenili yikar
O güzelin ateşine yanarım
 
Sevdiğim bahçende yanıp tüterim,
Bülbül olup gül dalında öterim
Ben dertliyim,hepinize yeterim
O güzelin sevdasına bağlandım.
02-06-200

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

 23

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     İMİŞ
 
Haramın binası olmaz
Tez yıkılır derler imiş.
Giden servet geri gelmez
Taş tersine dönmez imiş.
 
Dünya malına güvenme
Sahipsiz mal olmaz imiş,-
Kazançsız toplanan servet
Gider bir gün gelmez imiş.
 
Biri yer biri bakarsa
Kıyamet ondan koparmış
Sular tersine akarsa
Değirmen dönmez imiş.
 
Vur,kır ile biriken mal
Hiç faydası olmaz imiş.
Başı yere eğilen del
Yukarıya sürmez imiş.
 
Tarla ile,para ile
Hiç dünyadan giden var mı ?
Dünya malı burada kalır
Mal seninle gitmez imiş.
 
Toprağa girince başın
Ne ekmek kalır,ne aşın
ŞÜKRÜ der bitmiştir işin,
Kul kusursuz olmaz imiş.

14-07-2003

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 24

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SENİ SEVDİM
Seni sevdim selvi boylum
Hilal kaşlı,asil soylum
Güzel yüzlü,nazlı huylum
Seni sevdim;ahu gözlüm.
 
Seven kalpler ayrı kalmaz
Geçen günler geri gelmez
Feryadımı kimse duymaz
Seni sevdim;ela gözlüm.
 
Ben gönlümü sana verdim
Hayal umutlarım yordum
Kaderimde seni gördüm
Seni sevdim;ela gözlüm.
 
GÜLTEPEYİM gülüm açsın
Umut rüzgarları essin
Senin sevdandan geçsin
Seni sevdim;ela gözlüm.
30 04 2004
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 25

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİGARANIN ZARARI
Alkol,sigara içersin
Dumanın etrafa saçarsın
Sağlığından vazgeçersin
Bu cana yazık değil mi ?
 
Spor bizi güldürüyor
Sigara,alkol öldürüyor
Gençeleri solduruyor
Doğru yolu bildiriyor.
 
Sigara,alkol içmeyelim
Sağlığımızdan geçmeyelim
Kötü yolu seçmeyelim
Kefenimiz biçmeyelim.
 
Şükrü söyler sağlık bizim
Onu korumak özüm
İçki içenlere sözüm
Hicrana döner yazın
05-03-2004
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

  26

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   HASRET
Gurbetin yolları uzak gelemem,
Gözlerimden yaşlar akar silemem,
Ben dertliyim nasıl oldu bilemem,
Derdim sinemde sıralı durur.
 
Ben  güzeli canı,cananı severim,
Gün geldikçe çarkı devran dönerim,
Kandili bitmiş yağ sönerim,
Dertlerim sinemde sıralı durur.
 
Ben derdimi sıra sıra dizerim,
Ela gözlü yari diyar gezdirdim
Açılan yarayı çoktan azdırdım,
Dertlerim sinemde sıralı durur.
 
GÜLTEPE hasretten hazana döndü,
Yanan ateş idi kalbimde söndü,
Sevgilim sözlerin bana bir yöndü,
Dertlerim sinemde sıralı durur.
13-10-2005
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 27

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   DELİ GÖNÜL
 
Deli gönlüm yücelerden uçarsın
Uçar uçar enginlerden geçersin
Sevgi muhabbetten geçersin
Benim hasretimle ey deli gönül
 
Deli gönül arzuladı yar seni
İçim kan ağlıyor kalbim kor beni
Yıllar geçse unutamam yar seni
Senin hasretimle ey deli gönül
 
Gözyaşlarım pınar oldu çağlıyor
Hasret gelip yollarında ağlıyor
İçip, içip karaları bağlıyor
Senin hasretimle ey deli gönül
 
GÜLTEPE ozanın gülüm kurudu
Bülbül konmaz oldu dallar çürüdü
Senin ile ahdumanım var idi
Senin hasretimle ey deli gönül
20/10/2011 Çorum

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

  28

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

AHİRİ ÖLÜMDÜR FANİ DÜNYANIN
 
Almanya’da mesken tutup çalışmış
Türlü türlü cefalara alışmış
Zorlukları görüp işe sarılmış
Ahiri ölümdür fani dünyanın
 
Parası mülkü de burda kalıyor
Azrail de gelip canın alıyor
Sorgu melekleri sual soruyor
Ahiri ölümdür fani dünyanın
 
İnsanlara yaptıkları sorulur
Hak Nizam terazisi orda kurulur
İyilik, kötülük ordu sorulur
Ahiri ölümdür fani dünyanın
 
Çocukların başucunda ağladı
Feryat edip ciğerlerini dağladı
ŞÜKRÜ der ki karaları bağladı
Ahiri ölümdür fani dünyanın
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

 29

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 ORMANLAR
 
Tabiatı koru,ağaç dikelim.
Temiz hava,can veriyor ormanlar.
Set yapalım,erozyonu çekelim,
Erozyona yol vermiyor ormanlar.
 
Ağaçlar yeşerir bahar gelince
Bütün kırlar yemlik,yeşil olunca
Ağaçlar bezenip orman denince
Etrafına dal veriyor ormanlar.
 
Çoban sürüsüne nameler çalar
Denize yol olur,trenle raylar,
Yanar ateş olur ısıyı sağlar
Kavallara dil veriyor ormanlar
 
Meyve veriri kimisi olur sedir
Kimi koltuk olur üstünde otur
Kimi kağıt kalem oluyor satır
Dilsizlere dil oluyor ormanlar
 
Eve eşik,çocuğa beşik olur
Yemek için çorbaya kaşık olur
Fırın olur,ekmek olur, aş olur,
Evsizlere ev oluyor ormanlar.
 
Çapaya sap olur,kazmaya kürek
Evine bel olur,damına direk
Faydası çok ŞÜKRÜ söyleme gerek
Tabut ile sal veriyor ormanlar.
16.04.2003

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 
 

 30

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ON BİR AYIN SULTANISIN
 
Tanrımıza kavuşalım
Gerçek yolda buluşalım
Kırgın isek barışalım
On bir ayın sultanısın

Vakit gelir oruç açar
Gençlik geçer,ömür uçar
Sağlık bir ol tren kaçar
On bir ayın sultanısın

Bu dünyadan göçeceğiz
Kefen gömlek biçeceğiz
Tabut ile uçacağız
On bir ayın sultanısın

Adem Baba,Havva Ana,
Günahlarım kaba,kaba
Kıble yöne eyle eda
On bir ayın sultanısın


Bahar gözüm görmez oldu
Yazar elim yazmaz oldu
Seven dostlar sevmez oldu
On bir ayın sultanısın

GÜLTEPE der özüm hastır
Ben söylerim sözüp paktır
Günahlarım sevaptan çoktur
On bir ayın sultanısın
24.11.2000
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 31

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİR BAHARDI GELDİ GEÇTİ
 
Şu dünyada ömrüm benim
Bir bahardı geldi geçti
Tutuştu yandı yüreğim
Bir bahardı geldi geçti.
 
Bahar gelir güller açar
Yağmur yağar koku saçar
Geçen konar, konan göçer
Bir bahardı geldi geçti.
 
Gönül sevdi anlamıyor
Gençlik ferman dinlemiyor
Ömür bir bahar misali
Bir bahardı geldi geçti
 
ÇİLELİ ozanım zarda
Bülbül figan eder dalda
Sen orada, ben burada
Bir bahardı geldi geçti.
21/07/2011
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

  32

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KIŞ GÜNÜ TRAFİK
 
Lapa lapa kar yağıyor yerlere
Buzlanıyor tuz dökelim yerlere
Şoför kardeş arabayı sollama
Trafikte kurallara uyalım.
 
Hızı gidersen kaza yaparsın
Virajı görmez takla atarsın
Kazada cana zarar verir yatarsın
Trafikte kurallara uyalım.
 
aracının bakımını yaparak
Yollarda trafik kuralına uyarak
Bilmediğiniz yerde yolu sorarak
Trafikte kurallara uyalım
 
Şair ŞÜKRÜ kazalarda ölmesin
Dallarında çiçekleri solmasın
Ana bacı saçlarını yolmasın
Trafikte kurallara uyalım
02/02/2010

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 33

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SENİ SEVDİM
 
Seni sevdim selvi boylum
Hilal kaşlı,asil soylum
Güzel yüzlü,nazlı huylum
Seni sevdim;ahu gözlüm.
 
Seven kalpler ayrı kalmaz
Geçen günler geri gelmez
Feryadımı kimse duymaz
Seni sevdim;ela gözlüm.
 
Ben gönlümü sana verdim
Hayal umutlarım yordum
Kaderimde seni gördüm
Seni sevdim;ela gözlüm.
 
GÜLTEPEYİM gülüm açsın
Umut rüzgarları essin
Senin sevdandan geçsin
Seni sevdim;ela gözlüm.
30 04 2004

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 34

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YOL UZUNDUR GİDİYORUZ
 
Yol uzundur gidiyoruz
Gerçekleri görmüyoruz
Hakikati sormuyoruz
Dost yolunu bulmuyoruz.
 
Çok güvendik mala mülke
İnsanlığı yıka yıka
Aç yoksula baka baka
Dost yolunu bulmuyoruz.
 
Ölüm akla gelmez oldu
Ecel geldi benzi soldu
Can dostları saçın yoldu
Dost yolunu bulmuyoruz.
 
Çalışır çabalar durur
Ah çeker bağrına vurur
Soluk gider kalbi durur
Dost yolunu bulmuyoruz.
 
ŞÜKRÜ der ki sonun ölüm
Burada kalır malın mülkün
Para hırsı gözün bürür
Dost yolunu bulmuyoruz.
16/10/2005
 
Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 35

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SALINA SALINA
 
Salına, salına suya gidersin
Beni mecnun edip nere gidersin
Bülbül gibi ahu zar ederim
Kara gözlerine kurban olduğum.
 
Resmine bakar, bakar ağlarım
Seni eller sardı ona yanarım
Kor olup ben halime yanarım
Kara gözlerine kurban olduğum.
 
ŞÜKRÜ der ki ayrılması zor imiş
Ateş yanar içerimde korumuş
Yardan ayrı yaşaması ar imiş
Kara gözlerine kurban olduğum.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 36

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÖNLÜMÜZ YARALI BABAM!
 
Büyük bir çınardın devrilip gittin,
O dallara kuşlar konmuyor babam!
Mücadele verip sonunda bittin
Kara topraklara gömüldün babam!
 
Esprili sözlerle öğüt verirdin,
İnsanlık yolunda önden giderdin,
Bizi hatırladın bazı gelirdin
Sözlerinle seni anardım babam!
 
Otu beş senedir saygı duyduğum
Senin sözlerinden ilham aldığım
Doğru yolda bana öğüt verdiğin
Hayalimde seni anarım babam!
 
Haksızlık yoksulluk hiçte sevmezsin
Doğru sözden hiçbir zaman caymazdın
İyilikseverdin haram yemezdin
Sözlerini anar ararım babam!
 
Gelmez yola götürdüler yolunu
Zalim felek kırdı senin belini
Sevenlerin götürdüler salını
Unutamam seni anarım babam!
 
Bu yalan dünyada kimseye kalmaz
Gidenler elbet geriye gelmez
Para hırsı olan kimseyi görmez
Unutamam seni anarım babam!
 
Ozan ŞÜKRÜ der ki ecel götürdü
Ömür çilesini çekti bitirdi
Seksen yıllık ömrü aldı götürdü
Unutamam seni ağlarım babam!

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 37

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

UNUTMADIM BACIM
 
Bir zamanlar seninle oynayıp coştuk
Okul yıllarında beraber koştuk
Tarlada çalıştık oraklar biçtik
Unutmadım seni unutmam bacım
 
Ders çalışırken bana öğüt verirdin
Hatamı görünce tokatlar vururdun
Gönül tahtımızda saltanat kurdun
Unutamadım seni unutamam bacım
 
Almanya’ya gittin mekan tuttun
Çalıştın didindin ömrünü yedin
Bir oğul bir kızı burada koydun
Unutamadım seni unutamam bacım
 
Ne kadar yaşasak sonu ölümdür
İman Kur’an ile gitmek yoludur
Kefene sarılıp giden salındır
Unutamadım seni unutamam bacım
 
Ozan şükrü der ki gelenler gider
Sorgu sual çoktur bilmem ne eder
Belli bir ömürle yaşar da gider
Unutamadım seni unutamam bacım

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.