Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İÇİNDEKİLER Tıklayarak şiirlere gidebilirsiniz

TAKDİM
HAYAT HİKAYESİ
GEÇTİ BÖYLE
GÜZEL VATANIM
NE GÜZEL
CAMİLERDE
GÖRMEĞE DEĞİYOR ŞU ÇORUM İLİ
BEN DEĞİL MİYİM ?
RAMAZAN MANİLERİ
BARIŞ, KARDEŞLİK, SEVGİ
BİR GÜN SORULURSUN
BAKTIM ORTALIK KARMA KARIŞIK
TÜRKİYE’ME BENİM -1-
CAMİLER CAMİLER
BU BAYRAMDA
YÜCE MEVLAM NASIL VARAM DİVANE BEN
İKİ GELİN BİR KAYNANA
GÖNÜL
BU VATAN BÖLÜNMEZ; ŞEHİTLER ÖLMEZ!
ATAM
VEREM HAFTASI
GÜZEL ÇORUM’UM
ÖĞRETMENİME
DEVRİ ÂLEM AZDI İNSAN BOZULDU
ÇİĞDEMLİ ÇİÇEKLİ KÖYÜM
OKU OKU OKU
BU KUTSAL GÖREVDE
MİNİK KUŞLAR,GÜZEL KUŞLAR
TÜRKİYE’M
TEMELİ BUDUR
BİR GÜN
YİNE YERİMDE SAYARIM
TÜRKİYE’M BENİM
EL GİBİ GİBİ
BU İMİŞ 
İKİ BİN ÜÇ NASIL GEÇTİ BEYLER HEY
SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN
DÖNELİM Mİ GERİ
TEKRAR
AĞAÇ DİKELİM
BİZDENDİR
ASLA AF ETMEM YAR SENİ!
DERT OLMAZ AYRILIK GİBİ
YAŞLILIK
BU ZAMANIN KIZLARI
HASRETİN İÇİMDE SIZI TÜRKİYE’M
AĞLADI
BİZDE Mİ DÖNELİM GERİ
KOLAY KOLAY ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
AF ET ALLAH’IM
TÜRKİYE'ME BENİM -2-
ARAR DURUR
YOK
O DÜNYADA, O DÜNYADA
 
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
 
 

 

 

 01

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TAKDİM

            Bu sanal kitapta bulunan çalışmalar; arkadaşlarımızla birlikte basılı olarak yayımladığımız 53 sayı “Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat” dergimiz ve 54’üncü sayıdan sonra da sanal olarak yayımladığımız dergi ile “Sarı Çiğdem Şiir Defteri” dergimizde yayımlanmış çalışmalardan derlenmiştir

Tarafımdan arkadaşıma bir ufak armağan olarak hazırladığım bu sanal çalışmamda onların da çalışmalarını derli toplu olarak sizlere sunmak amacı taşımaktadır.

Çalışmalarımın bir sanal kitaplık olarak sizlere ulaşması ve sizlerinde bilgilenmenizi ve ilgileneceğinizi ummaktayım.

Mahmut Selim GÜRSEL

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 02

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Rıza ve Sevim HARDAL
ÖNSÖZ
 
            Elinize aldığınız basılı materyalleri okurken insana biraz sıkıntı verir gözükse de o materyali inceledikçe merak ve ilgi ile okurlar. Bu okuduklarında uyarı ve öneriler bulurlarsa bu okuduklarını düşünmelidirler.
            Bizler yazdıklarımızla sizlere yol göstererek tecrübelerimizin sizlere ışık vermesini ve onlardan zamanı gelince faydalanmanız için çalışmalarımızı kaleme almaktayız.
15,10,2010 Çorum
Rıza HARDAL 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 03

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   GEÇTİ BÖYLE

 

Hayata gözümü açtım
Elin kapısına düştüm
Bazı ağladım, bazı coştum
Çocukluğum geçti böyle.
 
Çiftçilik, çobanlık yaptım
Yaptığımdan hisse kaptım
Askerde silah patlattım
Askerliğim geçti böyle.
 
Elli dokuz’da evlendim
Geçimi başıma sardım
Başlı bir iş bulamadım
Bir zamanlar böyle geçti.
 
Otuzunda memur oldum
Davulumda ekmeğimi buldum
Beş çocukla ortada kaldım
Ap açıkta kaldım böyle.
 
Çalıştım emekli oldum.
Başıma bir yuva kurdum
Belli olmaz mesken yurdum
Seyyah olup gezdim böyle
 
Söyle garip RIZA söyle
Dünyanın ahvali böyle
Elli yıldır SEVİM ile
Hayatımı sürdürdüm böyle.

 

25/10/2010 Kuşsaray Köyü.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 04

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÜZEL VATANIM
Yaşadım yıllarca senin bağrında
İncitmedin beni güzel Vatanım!
Bayraklarım dalgalanır hudutta
Sana doyum olmaz Vatanım!
 
Karadeniz kenarları ormandır
Torosların tepesi hep dumanlıdır
Erzurum’un soğuğu pek yamandır
Sana doyum olmaz Vatanım!
 
Marmara’da martılar geziniyor
Akdeniz’de gemilerin yüzüyor
Eserlerin tarihlerde yazıyor
Sana doyum olmaz Vatanım!
 
RIZA der unutma burada sözün
Sanki Cennet ala Ege Denizin
Güzel Vatanıma bağlıdır özüm
Sana doyum olmaz güzel Vatanım!
 
23/08/1975
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 05

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      NE GÜZEL
 
Hayaline nasıl girdim sevgilim
Benim ile seviştiysen ne güzel
Bülbül gül dalına konduğu gibi
Şakıyarak ötüştüysen ne güzel
 
Güzel hayal miydi, yoksa düş müydü?
Soğuk muydu, sıcak mıydı, kış mıydı?
Acı mıydı, tatlı mıydı, aşk mıydı?
Afiyetle yediysek ne güzel!
 
Paralar mı saydık yoksa zaman mı?
Aramızda engel mi var, günah mı?
Ayrılırken dedik vakit tamam mı?
Sevişerek ayrıldıysak ne güzel!
 
Bir rüya hayaline girdimse,
Ağladıksa, inledikse,güldükse
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 06

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    CAMİLERDE
 
Cami ibadet yerimiz
Bir ismi Allah evimiz
Dini bilgi yuvamız
Camilerde, camilerde.
 
Allah Rızası kazanmak
Beş vakit namazı kılmak
Tövbe ederek yaklaşmak
Camilerde, camilerde.
 
Diyanet işleri bakar
Geceleri kandil yakar
Gönül gönülleri koklar
Camilerde, camilerde.
 
Allah bir Muhammed haktır
Gidenlere engel yoktur
Gitmeyene günah çoktur
Camilerde, camilerde.
 
Ezan namaza çağırır
Minarelerden bağrılır
Secde edip eğilinir
Camilerde, camilerde.
 
Dini yolu, erkan yolu
Orda bağla eli kolu
RİZA diyor doğru yolu
Camilerde, camilerde.
 
04/10/2010
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 07

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÖRMEĞE DEĞİYOR ŞU ÇORUM İLİ
 
Görem dedim bende Çorum ilini.
Derem dedim bahçesini gülünü.
Biraz methedeyim hasbıhalini.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Mevsimine göre ürün yetişir.
Dallarında bülbülleri ötüşür.
Nice âşıkları yanar tutuşur.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Ankara, Samsun güzergâhında
Fabrika bacaları Köse dağında
Nice insanlar yetiştirmiş bağrında.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Esnafı, memuru, çiftçisi, köylü
Güzeli meşhurdur, hep uzun boylu.
Antika olmuştur, araba yaylı.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Yükseğinde sıra dağlar kurulur.
Büyük kale ortasında durulur.
Saat kulesinde zaman vurulur.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Osmancık'ta Kızılırmak çağlıyor.
İskilip'in ormanları sağlıyor.
Alaca Hattuşaş dilde anılıyor.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Alacahöyük müzendir eserin.
Geçtim Ortaköy’e meftun gezerim.
Mecitözü, Kargı,Bayat pazarın.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Elli okul yirmi beştir camisi
On ikiye bölmüştür mahallesi
Yüz elliye yükselmiştir nüfusu
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.
Reklâmın dağılmış Hattuşaş, Hitit.
Kentlerin, lokantan, folklorun Hitit
RIZA der yer altı eserin Hitit.
Görmeğe değiyor şu Çorum ili.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 08

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BEN DEĞİL MİYİM ?
 
Ey şirin Kuşsaray bakman yüzüme
Bağrında yaşayan ben değil miyim ?
Altmış yıldır kulak verdin sözüme
Senin öz evladın;ben değil miyim ?
 
Kısmet bizi böyle gurbete atan
Sağ olsa ses verse;mezarda yatan,
Sağmaca’da koyun,kuzu otlatan
Yazıda çüt süren,ben değil miyim ?
 
İhtiyar olanlar bükmüş belleri
Ninni söyler anaların dilleri,
Saatlerce uzun süren yolları
Yaya giden,gelen,ben değil miyim ?
 
Sağmaca,Kel Veli suların içip
Uykusuz kalarak serimden geçip,
Büyük göl yamaçlarında,ekini biçip,
Harmana getiren,ben değil miyim ?
 
Kardeş,bacı çalışırdı işinde
Bahçelikte çiçek açmış döşünde
Bir vefasız sevgilinin peşinde
Yıllarca dolaşan,ben değil miyim ?
 
Kazmayı,küreği,baltayı alan
Odun şeleğini sırtına saran
Kağnı,arabayla,at,öküz yoran
Kara saban süren,ben değil miydim ?
 
Kim görürdü bu nasırlı elleri
Yoluna feda ettim serleri
Sırımlı çarıkla bitmez yolları
Bağ,bahçe edenler,ben değil miydim ?

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 
 
 

 09

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

RAMAZAN MANİLERİ
 
Ramazan’ım merhaba,
Bizlere verdin sefa
Rabbimize hamdolsun
Her nefeste bin defa.
 
Kavuştuk Ramazan’a
Hem de büyük ihsana
Bu ayda oruç tutmak
Huzur verir insana.
 
Göz aydın hepimize
Mübarek günler bize
On bir ayın sultanı
Hoş geldin evimize.
 
Şükür bu aya geldik
Akşam hilali gördük
Sevinçlere gark olup
Yüzü secdeye sürdük
 
Karşıda viran saçak
Dayansa yıkılacak
Uyumayın komşular
Bu gece sahura kalkılacak.
 
Bahçeden aldım narı
Narın kabuğu sarı
Güle oynaya geldi
On bir ayın sultanı.
 
Şu dağları aşmadan
Çorba mantı taşmadan
Allah’ım sen kavuştur
Ramazan başlamadan.
 
Bu aya hürmet gerek
Nimete şükür gerek
Mübarek Ramazan’da
Bize ibadet gerek.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 10

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BARIŞ, KARDEŞLİK, SEVGİ
 
Bu cehalet yaktı gitti milleti,
Barış türküsünü çalalım canlar
Aramızdan yok edelim illeti
Sevgi, saygı ile dolalım canlar
 
Sevgi, hoşgörüdür her işin başı,
Gözlerden akıtman kan ile yaşı
Vahşi insanlara koyalım karşı
Barış, hoşgörüye erelim canlar.
 
 
Mayın patlamasın, silah atılmasın
İnsanlar çıkıp da dağda yatmasın
Büyük balık küçük balığı yutmasın
Yutmadan barışa erelim canlar.
 
Denizde yüzmesin filo gemiler
Top götürmüş Mehmet kolun inler
Cana kıymasın zebaniler, caniler
Barış hoş görüyü görelim canlar
 
 
Herkes Vatan milletin korusun
RIZA der bulanık sular durulsun
Çocuklar kundakta rahat uyusun
Barış, hoşgörüye erelim canlar
 
13/09/2008 ÇORUM
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

11

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİR GÜN SORULURSUN
 
Dinimizde yoktur kusur
Arama harap olursun
Ben biliyorum diyor isen
Yanlış yolda kaybolursun
 
Denizlerce ilmin olsa
Uyarım ki okyanusa
Nefesin tabi olursa
Sıkıntıda bulunursun
 
Tevatürü elden koyma
Akıllı ol ilme doyma
Edeb cibalini soyma
Yorgun düşer yorulursun
 
Dünya fani ahret baki
Çoğu gitti ömrün ne ki
Mala mülke güvenme ki
Yaptığından sorulursun
 
Haram yeme helalini ye
Yalan deme sahisin de
İşte işin hakikisi bu
Ettiğinden sorulursun
 
Doğru çalış çok dürüst ol
Dinimizin şartı beş yol
Hardalım der sen sakin ol
Ne yaparsan bilinirsin
 
01-02-2002

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 12

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BAKTIM ORTALIK KARMA KARIŞIK
 
Araştırdım şu dünyanın halini
Baktım ortalık karma karışık
Kime sordumsa hal ahvalini
Baktım ortalık karma karışık
 
Dünya iyi ama sağlam direk yok
İnsan iyi ama acır yürek yok
Timi aç ölüyor kimisi de tok    
Baktım ortalık karma karışık
 
Kimi zengin açlık nedir bilmiyor
Kimi fakir rezillikle ölüyor
Ortadoğu cayır cayır yanıyor
Baktım ortalık karma karışık
 
Gülcü güçsüzleri ezip geçiyor
Kimi konuyor da, kimi göçüyor
Kimi konyak, rakı, şarap içiyor
Baktım ortalık karma karışık
 
Dünya döner çarkı felek dönmez mi?
Bu belalar boynumuzdan inmez mi?
Birlik olsak bir yaşasak olmaz mı?
Baktım ortalık karma karışık
 
Vuran vurana da, kıran kırana
RIZA sus diyorlar hesap sorana
Bakmıyonmu ortalıta talana
Baktım ortalık karma karışık
 
15/06/2009 Çorum
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 13

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 TÜRKİYE’ME BENİM -1-
 
Leventler, dervişler, şair sultanlar
Selimler, Yavuzlar ve Genç Osmanlar
Sebiller, çeşmeler,kaleler,hanlar.
Kömürüm, demirim,yatağım yardam
Tanrı’nın Türklüğe adağı Yurdum.
 
Köroğlu’nun sesi Çamlıbel’lerde
Emrah nağme nağme gezer dillerde
Keremin izi var ıssız yollarda
Bitmez güzelliğin asla Türkiye’m
Geçmesin günün yasla Türkiye’m
 
Ağrı’nın tevatür olunur kuşları
Afyon’un, İzmir’e uçar kuşları
Mermi yaptık, kurşun yaptık taşları
Sakarya’da zulmü boğduk Türkiye’m
Düşmanı bağrından kovduk Türkiye’m
 
Niksar’ım bir ulu hisar içinde
Dört mevsim yem yeşil bahar içinde
Seni sevdim bunca diyar içinde
İçimde bir avuç korsun Türkiye’m
Türklüğe ebedi yansın Türkiye’m
 
Mevlana’m huzura ermiş Konya’da
H. Bektaşi Veli’yi ermiş murada
Rızalar Tanrım vermiş dünyada
Bitmez bu aşk yaza yaza Türkiye’m
Sana feda olsun RIZA’M Türkiye’m

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 14

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

CAMİLER CAMİLER
 
Cami bizim şaheserimiz
Allah zikreder dilimiz
Hem ölümüz,hem dirimiz
Camilerde,camilerde.
 
Yedi Ekim’dir haftası
Ruha aşılamak tavası
Dini görevlinin başı
Camilerde,camilerde.
 
Cami Allah’ın evidir
Mümin olanın yeridir
Hem evidir,hem yeridir
Camilerde,camilerde.
 
Camilerde zengin fakir
Takke vurur,eder zikir
Beyaz sakal,siyah kakül
Camilerde,camilerde.
 
Cami bir ibadet yeri
Din eğitimin temeli
Halkın eğitiminin yeri
Camilerde,camilerde.
 
Allah rızasını kazanmak
Tövbe ederek yaklaşmak
Beş vakitte namaz kılmak
Camilerde,camilerde.
 
Diyanet işleri bakar
Geceleri kandil yakar
Gönül gönülleri kokar
Camilerde,camilerde.
 
Allah bir Muhammed haktır
Gidenlere günah yoktur
Her işin başı doğruluktur
Camilerde,camilerde.
 
Dini yolu Erkan yolu
Orda bağla eli,kolu
RIZA diyor doğruluğu
Camilerde,camilerde.
 
01-10-2005
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

15

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BU BAYRAMDA
 
Arifeden sonra bayram
Biri Kurban,diğeri Ramazan
Barışalım ehli iman
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Gurbet elden eş,dos gelir
Hemi doğar;hemi ölür
Kahi ağlar,kahi güler
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Dağda çoban koyun kuzu
Aşıklar çalıyor sazsı
Ana,baba,oğlu,kızı
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Küsülü,dargın barışır
Küçük büyüğe danışır
Tatlı yer,tatlı konuşur
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Hayır işler başı demek
Bir yıl boşa gitti emek
Sıkça giyinip eğlenmek
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Cümle alem hayır duanız
Şen olsun,yurdun yuvanız
Biz günahkar kullarız
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Deliye her gün bayram derler
Akıllı der malı neyler
Ziyaret edilir dede,nineler
Bu bayramda,bu bayramda.
 
Hastalara şifa olsun
Dertlilere deva olsun
RIZA eder ıslah olsun
Bu bayramda,bu bayramda.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 16

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YÜCE MEVLAM NASIL VARAM DİVANE BEN
 
Oruç tutmam,namaz kılmam.
Nasıl varam yanına ben,
Bir lokmacık haram yeyem,
Nasıl varam huzura ben ?
 
Zekat dedin veremedim,
Dertlerime dert ekledin.
Param yok Hacca gitmedim,
Nasıl varam yanına ben ?
 
Kelime şahadet getirdim,
Yurdum,yuvamda oturdum.
Şeytanlarımı artırdım,
Nasıl varam yanına ben ?
 
Gercecik idim yaşlandım,
Dünya ahvalin başladım
Şeytanlarımı taşladım,
Nasıl yanına varam ben ?
 
Can  cesetten çıktığı an,
Dertlerime sen ol derman
İşte geldim huzura ben.
Nasıl varmam yanına ben ?
 
Doğru yoldan ayrılmadım,
Yandaşlarca kayrılmadım,
Kutnu kumaş giyinmedim,
Nasıl vardım yanına ben ?
 
Yeşil toprak gazel oldum
Dünya bize güzel oldu,
RIZA candan bezer oydu,
Nasıl varam divane ben ?
 
05-10-2005
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 17

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İKİ GELİN BİR KAYNANA
 
İki gelin bir kaynana
Kavga eder yana yana
Kaynana olmuş divane
İki gelin bir kaynana
 
Küçük gelini Pakize
Hizmetçi mi geldim size
Sıcar bakılacak yüze
İki gelin bir kaynana
 
Büyük gelin adı Şermin
Küçük gelin çokça zalim
Kaynana çekiyor zulüm
İki gelin bir kaynana
 
Kaynananın adı Ayşe
Rastık çekmez hilal kaşa
Hasret kaldı sıcak aşa
İki gelin bir kaynana
 
Çamaşırı makine yur
Bulaşığı makine yur
Kaynana evi süpürür
İki gelin bir kaynana
 
Kocaları işten gelir
Kaynana gözyaşın siler
Gelinler saçlarını yolar
İki gelin bir kaynana
 
Eskiden edep vardı
Büyük küçüğü severdi
Küçük büyüğü sayardı
İki gelin bir kaynana
 
Her şeyimiz oldu moda
Kayın baba kaldı ortada
Üçünün de yüzü kara
İki gelin bir kaynana
 
Çıt çıkmazdı ki eskiden
Asır mı döndü RIZA
Evi barkı terk eden
İki gelin bir kaynana
 
02/02/2004

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

   18

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    GÖNÜL
 
Yine havalandı uçtu
Ulu dağa düştü gönül
Denize mi, dağlara mı?
Kime bakam şaştı gönül.
 
Çorum Bursa’nın arası
Yavrular bülbül yarası
İkisi de ana yavrusu
Hangisine düştü gönül.
 
Durmadan akar çağlar
İkisine ayıram paylar
Deniz dağlara doğru ağlar
Hangisine düştü gönül.
 
Doğa derki benim anam
Denizim der sana vermem
Sevimin der parçalanmadan
Ortalıkta şaştı gönül.
 
Barış durmaz sazın çalar
Aramızda sıra dağlar
Tükenmiyor uzun yıllar
Hat safhayı aştı gönül.
 
RIZA diyor alamam ben
Türkü sayam gönülden
Sevimimi vermem ben
Kimde kaldı şaştı gönül.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

  19

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BU VATAN BÖLÜNMEZ; ŞEHİTLER ÖLMEZ!
 
Oğlum Şehit diye ağlama anne !
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
Göksün vurup ciğer dağlama baba!
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
Vatana göz diken alçak insanın,
Ne namusu vardır ne de ki arı,
Kanı yerde kalmaz Mehmetçiklerin,
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
Dedenden, babandan bizlere kalmış,
Nice zorluklara atalar almış,
Lozan’da İnönü sınırı çizmiş,
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
Size sesleniyorum Ey Türk Milleti!
Aradan kaldırın kini, illeti,
Kimse deviremez cumhuriyeti
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
Ben bir garibanım birliğe işim,
Ne ekmeğim vardır, ne tatlı aşım.
Ölende, öldürülen hepsi soydaşım,
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
Bu vatan bütündür asla bölünmez
Alnına yazılan yazı silinmez
Yeri Cennet âlâ Mehmetçik ölmez
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
RIZA diyor yetmiş üç milyona sözüm
Yas tutmuş tellerim çalmıyor sazım
Sağduyulu olun oğlum ve kızım
“Bu Vatan Bölünmez Şehitler Ölmez! ”
 
25,10,2007
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

  20

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

        ATAM
 
Ata oldum Türkiye’ye
Işık tuttun düşünceye
İzin dönmedin geriye
İzinden gidelim Atam!
 
Cumhuriyeti kurdu ya
Düşmana sille vurdun
Laikliği getirdin ya
Yolundan gidelim Atam!
 
Nice devirler yaptınız
Eski çağı kapattınız
Doğruluğu yarattınız
Yolundan gidelim Atam!
 
Yolu dağlardan aşırdın
Düz ovalara düşürdün
Düşman teptilin şaşırdın
Yolundan gidelim Atam!
 
Sağlık mutluluğa erdin
Her derdin çaresini buldun
Kayıtız, şartsız dedin
İzinsiz gidelim Atam!
 
Okuma, yazma öğrettin
Başöğretmendin milletin
Rıza der büyük kıymetin
Başımıza taçsın Atam!
 
1/9/2007 Çorum

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 21

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

VEREM HAFTASI
 
Sağlam kafa sağlam vücutta olur,
Zayıf insanları veremde bulur.
Yorgunluk,halsizlik,öksürük gelir.
Mum gibi eritir,verem insanı.
 
Vücut dediğin kemik,ettendir
Verem mikrobunun kökü süttendir
Halsizlik,yorgunluk temel etkindir
Kor gibi eritir verem insanı
 
Sindirim ağız,dişlerden başlar
Ağzında salyalar,gözünde yaşlar,
Kırkına varmadan yolu yokuşlar
Buz gibi eritir verem insanı.
 
Kalbi durur şişman olan insanın
Kurt gibi kemirir ciğeri hayvanın
Çare bulunmaz mı geçer zamanın
Gül gibi soldurur verem insanı.
 
Sağlam olan baş yastık istemez,
Zamanı geçse doktor istemez
İştahı kesilir vücut beslenmez,
Mum gibi eritir verem insanı.
 
Sivilceyi kurcalama çıban edersin,
Gözle görülmez ki ciğer ne dersin.
Gürbüz beslenmezsen çabuk erirsin,
Kar gibi eritir evrem adamı.
 
Allolle,sigara verem dostudur.
Uykusuz,yorgunluk hemen hasta eder.
TB.-BCG aşısın nider
Mum gibi eritir verem insanı.
 
Kansere ADS’e çare bulmazlar.
RİZA der vereme merhem olmazlar,
Selam versen selamını almazlar.
Buz gibi eritir verem insanı.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 22

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

GÜZEL ÇORUM’UM
 
Açılın kapılar Çorum geliyor
Kekliğin sesinde yürek deliyor
Kızılırmak damla damla eriyor
Senin bu sedana güzel Çorum’um
 
Sivas illerinde sazın çalınır
Seksen il içinde adın anılır
Kızılırmak akar akar durulur
Senin bu sedana güzel Çorum’um
 
Kırk ilin gençleri  yarış başladı
Otuz dokuzunu Çorum haşladı
Çorum Güzel Sanatları işledi
Güzel sanatları güzel Çorum’um
 
Nerde doğu bülbülleri,nerede
Aşık Veysel, Z. Haliller nerede
Celal Güzel,sesler bilmem nerede
Sesler gençleri güzel Çorum’um
 
Türk kaderi Erzurum’da Sivas’ta
Bütün ekipleri bıraktı yasta
Emeği geçenler ustaymış usta
Sacide Metini güzel Çorum’um
 
Bursayı temsilen bir kızım gitti
Çorum’u temsilen torunum gitti
RIZA der Allah’ım çok yardım etti
Sesleri,sözleri güzel Çorum’un

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 23

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÖĞRETMENİME
 
Elli beş yıl sonra buldum izini
Hayalledim sanki cansız yüzünü
Rastlamadım oğlan ile kızını
Bir ustamsın,çekiç,keser öğretmen
 
Bin dokuz yüz kırk beş,elli arası
Niçe fakirlerin sardın yarası
Şu Çorum’la Kuşsaray’ın arası
Yaya gelir gider idin öğretmen
 
Öğrenci gelmeden okul açardın
Öğrenci ruhuna bilgi saçardın
Bizimle oturup çorba içerdin
Bencil,kibirlenme yoktu öğretmen
 
Rahatladım senin ismin duyunca
Şiirlerinden de ilham alınca
Dünya benim oldu erdim sevince
İlim,irfan yuvasıydın öğretmen
 
Bir yere giderken vekilim derdin
Önce soru sorar,cevap verirdin
Aç eliniz der,cetvel vururdun
Daim güleç yüzlü idin öğretmen
 
Bir baba misali hitap ederdin
Yaramazlık yapana dur oğlum derdin
Rıza’nın temelini sağlam kurdun
İlim,iran yuvasıydın öğretmen
 
1950 ilkokul anılarım
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 24

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DEVRİ ÂLEM AZDI İNSAN BOZULDU
 
Devri âlem azdı insan bozuldu
Takdir ilahiden böyle yazıldı
Bir aileye beş mezar kazıldı
Bu bayramda böyle geçti karalı.
 
Daraldı da koca dünya daraldı
Ceviz kabuğunun içine girildi
Sandım İstanbul’um işgal edildi
Bu bayramda böyle geçti karalı
 
Her yıl böyle toplu olay oluyor
Trafik terörist canlar alıyor
Her ölene bir bahane oluyor
Ramazan’da böyle geçti karalı.
 
Kimi sevinçlidir, kimi yastadır
Aşağıdan gelen kanlı postadır
Ağrı’da, Bitlis’te, Van’da, Muş’tadır
Ramazan’da böyle geçti karalı.
 
Yüzü geçti ölü, beş yüz yaralı
Tabutlarda bir hizada sıralı
İki bin üç böyle geçti karalı
Bu bayramda böyle geçti karalı.
 
Yangınlar vurgunlar başını aldı
Ormanlar arsa oldu, villalar kondu
İki bin üç böyle geride kaldı
İki bin dört böyle girdi karalı
 
Vuran vurana, kıran kırana
RIZA sus diyorlar hesap sorana
Bakarsınız ortalıkta talana
İki bin üç böyle geride kaldı
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 25

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ÇİĞDEMLİ ÇİÇEKLİ KÖYÜM
 
Bahar al giyinir,dağ ile taşlar.
Çobanlar sürüler yaylıma başlar,
Al,yeşil çiçekler açar ağaçlar
Sarı çiğdem,çiçek köy yollarında.
 
Kalelerin taşı,gözlerin yaşı,
Turnalar uçuyor,çiftelli eşi,
Geride bıraktık üç aylık kışı,
Sarı çiğdem,çiçek köy kırlarında.
 
Martta doğar,Nisan ,Mayısta ölür,
Kimi ikiz,kimi üçüz doğurur,
Bunu gören çoluk çocuk sevinir,
Sarı çiğdem,çiçek köy yollarında.
 
Yaz geçmeden ömrü kısadır geçer,
Bütün tabiata kokusun saçar,
Çiğdem yazın geldiğini müjdeler
Çiğdem çiçek,biter yaylalarında.
 
Kırda kekik,yavşan biter yoncalar.
Çocuklar uyutur anne nen çalar,
On iki ayda da,iki ay yaşar,
Çiğdem çiçek,biter yaylalarında.
 
İpek çiçekleri kumaş oluyor,
Gençler söküp başlarına doluyor,
HARDALIM der dağlar al bürünüyor,
Çiğdem çiçek,biter köy yollarında.
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

  26

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

OKU OKU OKU
 
Okumanın yaşı olmaz
Delik testi suya kanmaz.
Okuyanlar geri kalmaz,
Dede oku,ebe oku !
 
İster bey ol,ister paşa,
Git okula koşa,koşa.
Yarın girsen de savaşa,
Baba oku,ana oku !
 
Vaktinizi boşa geçirmen,
Adam neme lazım demen,
Anam,bacım,koca ninem,
Ninem oku,bacım oku !
 
Ailede sevgi,saygı,
Küçük diye çekme kaygı,
Kitapları oku,yaz ki,
Oğlum oku,kızım oku !
 
Okumak,yazmakla olur,
İleriye gitmek olur,
Okumayan geri kalır,
Kardeş oku,yoldaş oku !
 
Beşikten mezara oku,
Yakını uzağı oku,
Okursan bilirsin hakkını,
Hala oku,teyze oku !
 
Okumayan cahil demek
Bol para,istersen yemek,
HARDALIM der,ilerlemek,
Büyük oku,küçük oku !
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 27

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BU KUTSAL GÖREVDE
 
Her Türk genci seve seve yapmalı
Bu kutsal görevi, kutsal görevi
Karavana kazanından tatmalı,
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
Akşam geç yatarsın, sabah erken kalk
Bu kutsal görevi yap, hemen şipşak.
Şerefli silahın omuzuna tak,
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
Talim derler eğitimdir bir adı,
Eri, mareşali koruyor yurdu,
İçtima düdüğü, bandolar çaldı
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
En kutsal görevde nöbet beklemek
Ondan sonra asker sırrı saklamak
Vatanı uğruna canını vermek,
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
Her Türk sever yapar bu işi,
Yap kutsal görevde dökme gözyaşı,
Ya ŞEHİT oluyor, yahut da GAZİ
Bu kutsal görevde ,kutsal görevde
 
ŞEHİT oldum diye ana ağlama.
GAZİ oldum diye ciğer dağlama
Bu Vatanı düşmana paylama,
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
Vatan müdafaamız boyun borcumuz,
Böyle karılmıştır bizim harcımız.
Eli silah tutan yaşlı, gencimiz,
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
Anam diyor haydi oğlum ol GAZİ
Babam dedi ki ağlaman oğlu, kızı
HARDAL’IM; sev koru yurdumuzu
Bu kutsal görevde, kutsal görevde
 
19.09.2002 Çorum
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

  28

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

MİNİK KUŞLAR,GÜZEL KUŞLAR
 
Yeşil dallara konmuşlar,
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
Şimdi bir cıvıltı başlar,
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
Bir çiçek gibi açarlar
Etrafa neşe saçarlar
Birden pırr diye uçarlar,
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
Tüylerinde seher yeli,
Dillerinde gönül teli
Seslerinde sevgi dolu
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
Düşünerek ayazları
Unutmayın bu kışları,
Bahçemin yaramazları
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
Dal üstünde dizi dizi,
Her mevsim göreyim sizi
Terk etmeyin yuvanızı
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
Dalda yuva evinizdir.
Dağlar taşlar köyünüzdür,
Hava sizin yolunuzdur
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
Kuşlar oldu arkadaşım
Hem kardeşim,hem yoldaşım.
HARDALIM yuvada boşum,
Minik kuşlar, güzel kuşlar.
 
06,05,2002 Kuşsaray
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 29

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TÜRKİYE’M
 
Doğudan batıya uzanan bayrak
Güneşi ilk defa seyreden toprak
Doğudan batıya uzanan Bayrak
Göğü pırıl pırıl suları berrak
Şerefim,şiirim ve şanım benim
Kılıçla kalemin kurduğu mabet
Üstünde ruhların bulunduğu mabet
Her taşın cevahir,her köşen cennet
Hasretin içimde sızı Türkiye’m
Çıkıp yaylasına seyran eyledik
İnip ovasında harman eyledik
Bakıp dağlarına destan söyledik
Buğdayım,zeytinim,ipeğim benim
Sevincim,ümidim çiçeğim benim.
İstanbul’um,anlatılmaz söz ile
Güzelleri mektup yazar söz ili
Minareler yükseliyor naz ile
Sevemem ben senden başka Türkiye’m
Söz yetmez sendeki aşka Türkiye’m
Yıkmak için küfrün sultanını
Fatih’im denize sürmüş atını
Nur doldurmuş göğün yedi katını
Başakların deste deste Türkiye’m
Türkülerin şafak şafak gülleri
Amasya’da kiraz başmış dalları
Bursa’nın Cennet’e gider yolları
Irmakları köpük,köpük Türkiye’m
Haşmetli Türkiye’m,Büyük Türkiye’m
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 30

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TEMELİ BUDUR
 
Geçti ramazan geldi bayram
Niceleri oldu hayran
Çalışalım ehli iman
İslam’ın temeli budur.
 
Bayram geldi barışalım
Uzay çağı yarışalım
Çarpışmadan anlaşalım
İnsanlığı yolu budur.
 
Bayramın ikinci günü
Unutalım kini,dünü
Evveli,ahiri hani
İmanın temeli budur
 
Üçüncü gün daha canlı
Eskilerden kalan var mı ?
Dargınlık,kırgınlık olur mu ?
Kur’an-ın temeli budur
 
Kırgın dargın barışı
Koyun kuzuya karışır
Küçük büyüğe danışır
İnsanlığın yolu budur.
 
Doğru yürü izlerini
Hakka çevir gözlerini
RIZA bitir sözlerini
İyiliğin temeli budur.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 31

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    BİR GÜN
 
Can iğini ten yününden
Sarar kirmen, ular bir gün.
Sulu yalçınlar önünden
Açılar gül solar bir gün.
 
Gül dalna bülbül konar
Diken güle vermez zarar
Suna saçın baştan tarar
Saçlarını yolar bir gün.
 
Dünya oyur bir gün harap
Ne gül kalır, ne de turap
RIZA sebep olan harap
Gözlerine iner bir gün.
 
Kutret kazanı kaynama
Katılmış seyreder ona
Ecel kolunu boynuma
Habersizce dolar bir gün.
 
Acı tatlı yenmez olur
Yalan gerçek denmez olur
Hep kesilir sular bir gün
 
RIZA sözlerini bitirir
Bülbül gülünü yitirir
Dört mişi alıp götürür
Gelmediğe döner bir gün

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

  32

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

YİNE YERİMDE SAYARIM
 
Dokuz aylık yoldan geldim,                      
Hem ağladım hem güldüm.                       
İnsan olduğumu bildim,                             
Yine yerimde sayarım.                             
 
Doğuş yaştan altmışa denk
Güller açar benek benek
Taa uzaklar yakına denk
Yine yerimde sayarım.
 
İnsanlara baktım gitmiş,                            
Meyvelerim dalda yetmiş,                         
Yaşım elli altmışı bulmuş,                       
Yine yerimde sayarım.                              
 
Aşka sevdaya doymadım
Azları çoğa koyamadım
Hızlı gittiğimi sandım
Yine yerimde sayarım.
 
Ömrüm geçti Ah çekmekle,                      
Gözlerimden yaş dökmekle,                     
Felek belimi bükmekle,                             
Yine yerimde sayarım.                              
 
Ben bu hallerime şaştım
Hayalden hayale düştüm
Eşe dosta kavuşmadım
Yine yerimde sayarım.
 
Çok çalışıp fazla koştum                          
Boranlı dağları aştım.                               
Taa üst kattan yere düştüm,                     
Yine yerimde sayarım.                             
 
HARDAL'ım der acep nettim
Nice kervanları güttüm
Şu dünyada nöbet tuttum
Yine yerimde sayarım.
 
25.05.1989

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 33

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TÜRKİYE’M BENİM
 
Güneşi ilk defa seyreden toprak
Doğudan batıya uzanan Bayrak
Göğü pırıl, pırıl suları berrak
Şerefim, şiirim ve yanım benim.
 
Kılıçla kalemin kurduğu mağbet
Üstünde ruhların bulunduğu mabet
Her taşın cevahir, her köşen cennet,
Hasretin içimde sızı; Türkiye’m.
 
Çıkıp yaylasına seyran eyledik
İnip ovasına harman eyledik
Bakıp dağlarına destan söyledik
Buğdayım, zeytinim, ipeğim benim.
Sevincim, ümidim, çiçeğim benim.
 
İstanbul’um anatılmaz söz ile
Güzelleri mektup yazar göz ile
Minareler yükseliyor naz ile
Sevemem ben senden başka Türkiye’m
Söz yetmez sendeki aşka Türkiye’m
 
Yıkmak için küfrün saltanatını
Fatih’im denize sürmüş atını
Nur doldurmuş göğüm yedi katım
Başakların deste deste Türkiye’m
 
Isparta’nın şafak vakti gülleri
Amasya’nın kiraz başmış dalları
Bursa’nın Cennete gider yolları
Irmakları köpük köpük Türkiye’m
Haşmetli Türkiye’m, büyük Türkiye’m

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 34

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 EL GİBİ GİBİ
 
Dostum sana bir hal oldu,
Ne duruyon eller gibi.
Evvel durgunca akıyordun,
Şimdi taşmış seller gibi.
 
Bendine sığmayıp taştın
Hattını safanı aştın
Deli coşlar gibi koştun
Yeni doğmuş taylar gibi.
 
Nereye gidiyon, dur hele!
Başıma getirdin bela
Sinsice yapıyon hile
Gade değen taşlar gibi.
 
Ağır otur batman dur derler
Yüksek aşağıyı gör derler
Bir alırsan ikisin ver derler
Çok kazançlı bir mal gibi.
 
Akmayıp karışıp coşsun
Gözünün üstünde kaşın
Ne belacı benim başım
Kar yağdıran kışlar gibi.
 
RIZA diyor söz uzatma
Size diyom Ayşe, Fatma.
Ağlayana tacın katma
Ne duruyor eller gibi.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 35

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

            BU İMİŞ 
 
Bu dünyada ne yaparsan yap gardaş,
Dünya yalan oyalanmak boş imiş.
Derlerdi ki yakın, dost, arkadaş.
Ona da güvenme sonu boş imiş.
 
Dünyadaki mallarına güvenme
Seninle beraber gitmez boş imiş
Sade seninle dokuz metre bez
Geri kalan mal ve mülkün boş imiş.
 
Fakiri de bir zengini de bir orada
Bir metre çukur buldun derde
Ne altın, ne akçe, para da
Darphaneler senin olsa boş imiş.
 
Malın olsa sağlık olmaz ne fayda,
Yaşlılara bakan olmaz Dünyada
Para el kiridir, geçer rüyada
Dünya kadar malın olsa boş imiş.
 
Boş yere konuşup çeneni yorma
Har dalın yaprağı olur mu sarma?
Kendini sakin tut bağırma
Bağırıp, çağırma hepsi boş imiş.
 
Maziye karışır buradaki sözler
Oradaki dostlar yolunu gözler
İbadetler, sadakalar, niyazlar
Yapsan da, yapmazsan da boş imiş.
 
Yıkma şu gönlünü yapan bulunmaz
Taşar akar sel çatı çatılmaz
Kuru yerde nasır olur yatılmaz
Konfor da, koltuk ta yatmak boş imiş.
 
Burada sözlerin sonuna geldik
Kimini kaybettik, kimini bulduk.
En sonunda RIZA bu candan olduk
Cana can versen de hepsi boş imiş.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 36

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İKİ BİN ÜÇ NASIL GEÇTİ BEYLER HEY
 
İlkin başlayalım dünyadan söze
Irak sebep oldu büyük krize
Amerika ile sor İngiliz’e
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
Afkan, Irak Müttefikler savaş olacak
Yağmurun yerine bomba yağacak
Amerikan bunda el koyacak
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
Mimi kıracakta kimi yapacak
İnsan cesetleri bir bir kokacak
Yeniden daha çok kriz çıkacak
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
Böyle olursa bu Kıbrıs Rum’a kalacak
Yeşeren fidanlar bir gün solacak
Zavallı Denktaş’ım nerde kalacak
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
Amerikan Irak’tan çıkmam dedi
Saddamcılar nerde kaldı neredeydi
Iraklılar birbirini yedi
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
Avrupa birliği yine almadı
Tasdike çıkardı kabul olmadı
Bush Irak’ı yıktı ama ama kurmadı
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
Saddam’ın büstleri devrildi
Irak işgal mi edildi
Sebepse petrol idi
İki bin üç böyle geçti beyler hey!
 
İsrail de de  şiddet azdı
Filistinlileri ezdi
Arafat esir düştü.
İki bin üç böyle geçti beyler hey!

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 37

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN
 
İktidar oldular rejim soktular
Adalete siyaseti soktular
Aydınlık dediler ışık yaktılar
Bu işler hep böyle gitmez
 
Görüş gömleğini çıkarttık dediler
Tekkeyi yöneltip hız verdiler
Ayrılık gömleğini giydirdiler
Bu işler hep böyle gitmez
 
Hakkın sözcüsü, halktan yanayız dediler
İMF’nin sözcüsü kesildiler
Emekçi çiftçinin hakkını yediler
Bu işler hep böyle gitmez
 
Herkese refah dediler
Halkı defterden sildiler
Bol vaatlerde bulundular
Bu işler hep böyle gitmez
 
Herkese aş,iş dediler
İşsiz rekoru kırdılar
Şeriat hükümeti kurdular
Bu işler böyle gitmez
 
Vergi terörü estirdiler
Fakir halkı kusturdular
Zenginleri küstürdüler
Bu işler hep böyle gitmez
 
Tüccar siyasetçiyiz dediler
Halkın malını yediler
Kamu mallarını sattılar
Bu işler hep böyle gitmez
 
15/03/2004
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 38

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DÖNELİM Mİ GERİ
Ana yasa baba yasa
Milleti aldı kuru tasa
Benzin atma sönmüş köze
Bizde mi dönelim geri
 
Altı oku zedeledi
Badeleri tazeledi
Talabani, Barazani’yi yedi
Tekrar geri mi dönelim?
 
Menderes, Saddam’lar ne oldu?
Yerlerini Bush’lar aldı
Sade Çankaya’mız kaldı
Yine mi dönelim geri?
 
Atatürk döktü denize
Getirdiniz yüze yüze
Yurt ettiniz Ege’mize
Tekrar gerimi dönelim?
 
Aramızda çözüm bulan
Ne işi var sağın solun?
Vatandaşı bölüm bölüm
Yine mi dönelim geri?
 
Size sözüm Türk Milleti
Bundan var mı daha kötü
Karıştırma Kürt’ü Türk’ü
Yine mi dönelim geri?
 
Hani değişiklik olmadı?
RIZA’NIN yüzü gülmedi
Evet; hayır ne? Bilmedi
Biz demi dönelim geri?

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 39

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

       TEKRAR
 
Padişah, Sadrazam, Kadı
Var mı bu yemeğin tadı?
Koca imparatorluk noldu?
Yine mi dönelim geri?
 
Referandum düğüm çözmez
Çok vatandaş bunu bilmez
Gelen selfet geri gelmez
Tekrar dönelim mi geri?
 
Türk milleti sizi seçti
Üstüne bir zehir içit
Vatandaşlar dağa düştü
Yine mi geri dönelim?
 
Geri vites yol alır mı?
Meclis sizlere kalır mı?
Suçsuz Mehmetçik ölür mü?
Tekrar dönelim mi geri?
 
Bush’mu çözümü bulacak
İncirliği mi alacak
Nice suçsuz kanı akacak
Yine mi dönelim geri?
 
Turban dedin baş örtüye
İyi denir mi kötüye
Et yumuşak deynek katıya
Tekrar dönelim mi geri?
 
Vatan bütündür bölünmez
Ölenler ile ölünmez
Şehit olan geri gelemez
Yine dönelim mi geriye?
 
24/10/2007

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

  40

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      AĞAÇ DİKELİM
 
Güzel Çorum’um şu kaleye yaslanmış,
Kaya yosun tutmuş,toprak paslanmış
Bir fidan dik diye bize seslenmiş
Boş durma vatandaş ağaç dikelim !
 
Ceviz kumu sever,meşe bayırı,
Badem taşlık sever,söğüt çayırı,
Yetiştir ormanı yapan hayırı
Boş durma vatandaş ağaç dikelim !
 
Çorum’un doğusu esiyor Poyraz
Fidan dikimine verelim bir hız,
Açılır gül fidan,sümbülle,nergis
Boş durma vatandaş ağaç dikelim !
 
Kazma,kürek koş,sakın boş durma.
Varıp da ağaca baltayı vurma
Sıcağı çok sever portakal,hurma.
Boş durma vatandaş ağaç dikelim !
 
Sen dikersin ama bu ağaç benim,
Hemi havam,suyum,hemi de kanım.
Canlı varlıkların ahiri ölüm
Boş durma vatandaş ağaç dikelim !
 
Kuralım her semte hatıra ormanı
Yeşertelim,köşe bucak her yanı
Daha fazla üzmen Rıza HARDAL’ı
Boş durma vatandaş ağaç dikelim !
 
25 03 2004
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 41

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİZDENDİR
 
İktidardan al haberi,
Kürk ondadır,çul bizdedir.
Koltuk onda,dolar onda,
Dayanılmaz hâl bizdedir.
 
Sanki yoğuz,sanki varız.
Ne deseler hep uyarız,
Ne acayip mahluklarız,
Ağız onda,dil bizdedir.
 
Artık derman yoktur derde.
Çay,kahve hasretiz evde.
Altın onda,inci onda,
Geçmez akça,pul bizdedir.
 
Kazılanlar hep boynumuz,
Çıkmaz artık yok suyumuz,
Yok arkamız,yok dayımız,
Kaşınacak,kel bizdedir.
 
Uymuyorlar şartlarına,
Göz dikerler sırtlarıma,
Yıllar yılı sırtlarına
Hep binerler,bel bizdedir.
 
Düşün nice aç yatanı,
Felaket olup batanı,
Bütün şu Cennet Vatanı,
Kurtaracak,dil bizdedir.
 
Kış geliyor,odun kömür,
Yeter artık kısalt ömür,
Bozuk düzen,yollar çamur,
Kurtaracak el bizdedir.
 
Mutfakta aşımız yoktur,
Döner de taşımız yoktur,
İşsiziz aşımız yoktur,
Açık,açlık hal bizdedir.
 
Devlet çoban;Millet koyun,
Ark dolmuştur,akmaz suyum.
Artık oktan çıkmış yayım,
Atılacak el bizdedir.
 
Büyükler koltuk derdinde,
Yurtsuz gibiyiz,Yurdumuzda.
Adaylarda oy derdinde
Sandık bizde,el bizdedir.
 
Artık yeter RIZA lak lak.
Kafam oldu allak bullak.
Bir gün olur tepe taklak.
Oylar veren el bizdedir.
 
10.08.2002

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 42

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ASLA AF ETMEM YAR SENİ!
 
Acı çektim, keder çektim
Asla af etmem yar seni
Kocamadan belim büktün
Af etmem asla yar seni
 
Yüreğimde acın taşı
Yaktı sevdanın ateşi
Gözümden akıttın yaşı
Asla af etmem yar seni
 
Ne söylersen söyle bana
Doyurmadın aşktan yana
Gelsen de af etmem seni
Asla af etmem yar seni
 
Layık olsan da saraya
Mehlem olsan da yaraya
Artık gelemek bir araya
Af etmem asla yar seni
 
Aşık ettin yar peşinden
Kebap ettin yar şişinden
Seni sevdim yirmisinde
Af etmem asla yar seni
 
Uğruna koydum bu başı
Gözümden akıttın yaşı
RIZA diyor dinmez aşkı
Asla af etmem yar seni
 
15/10/1958 Alaca Külah Köyü

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

 43

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

DERT OLMAZ AYRILIK GİBİ
 
Sorma kardeş halimizi
Dert olmaz ayrılık gibi
Gurbet büktü belimizi
Dert olmaz ayrılık gibi
 
Kaçan yere boyun büktün
Gözünden kanlı yaş döktün
Belayı çileyi çektim
Dert olmaz ayrılık gibi
 
Kara kaşı keman değil
Sonu ahir zaman değil
Hey ağalar kolay değil
Dert olmaz ayrılık gibi
 
Kimse başına gelmesin
Akan göz yaşı dinmesin
Düşman başına vermesin
Dert olmaz ayrılık gibi
 
Bana inanmayan gelsin
Ateş yüreğimde yansın
Nasıl çekilir öğrenilsin
Dert olmaz ayrılık gibi.
 
Gençler size nasihatim
Sevişipte  ayrılmayın
Bir üstlensin kabahatin
Dert olmaz ayrılık gibi
 
Hayalın benim benimdi
Ah, vah bağrımızı deldi
İçinde RIZA göründü
Dert olmaz ayrılık gibi.
 
25/05/2006 ÇORUM

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 44

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  YAŞLILIK
 
Ağardı saçlarım, dişim döküldü.
Altmışa ermeden belim büküldü
Çoluk çocuk etrafımdan çekildi
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
Benim tutuldu da sular akmıyor
Yaşlı diye yar yüzüne bakmıyor
Güllere sam vurulmuş artık kokmuyor
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
Babam yaşamadı anam genç öldü
Dedem torununun torunun gördü
Bütün organlarım çalışmaz oldu
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
Sigara içmedim, içki içmedim.
Çok sıkıntı çektim ama göçmedim
Kendim yaşlandım da gönlüm geçmedi
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
Bir baş idim üç tane ayak oldum
Her ne yaptım ise kendim bilmedim
Gençlik elden gitti sarardım soldum
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
Bir zamanlar sürülerim var idi
Sam vurdu da gazelciğim çürüdü
Koyun kuzu meleşerek gelirdi
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
Yaşlanırsan kimse bakmaz yüzüne
Güvenmeyin oğlan ile kızına
Kara toprak çeker bir top bez inene
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
RIZA der yaşlılığı getirdim dile
Bülbül figan eder bahçede güle
Gençlik elden gitti kal güle güle
Aman ne zor imiş canım yaşlılık
 
11/02/2005 Yenişehir Bursa

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 45

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BU ZAMANIN KIZLARI
 
Bu zamanın kızları
Sevdiğine beyim der
Eğer canı çekmezse
Fırıldak gibi döner
 
Bu zamanın kızları
Güzele akıl şaşar
Göz ile kaş etmeden
Hemen peşine düşer.
 
Bu zamanın kızları
Süse püse düşkündür
Hemen eyvallah dersen
O gün sana küskündür.
 
Bu zamanın kızları
Başın kıçını açar
Hele gel beri desen
O gün bırakır kaçar.
 
Bu zamanın kızları
Akortsuzdur sayları
Varınca akort tutmaz
Utandırır bizleri.
 
RIZA doğruyu söyler
İyi kızı met heyler
Hepsi bir değildir
Hem sever hem sevilir.
 
05.12,2002

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 46

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

HASRETİN İÇİMDE SIZI TÜRKİYE’M
 
Güneşi ilk defa seyreden toprak
Doğudan batıya uzanan Bayrak
Göğü pırıl pırıl suları berrak
Şerefim,şiirim ve şanım benim
Kılıçla kalemin kurduğu mabet
Üstünde ruhların bulunduğu mabet
Her taşın cevahir,her köşen cennet
Hasretin içimde sızı Türkiye’m
Çıkıp yaylasına seyran eyledik
İnip ovasında harman eyledik
Bakıp dağlarına destan söyledik
Buğdayım,zeytinim,ipeğim benim
Sevincim,ümidim çiçeğim benim.
İstanbul’um,anlatılmaz söz ile
Güzelleri mektup yazar söz ili
Minareler yükseliyor naz ile
Sevemem ben senden başka Türkiye’m
Söz yetmez sendeki aşka Türkiye’m
Yıkmak için küfrün sultanını
Fatih’im denize sürmüş atını
Nur doldurmuş göğün yedi katını
Başakların deste deste Türkiye’m
 
Türkülerin şafak şafak gülleri
Amasya’da kiraz başmış dalları
Bursa’nın Cennet’e gider yolları
Irmakları köpük,köpük Türkiye’m
Haşmetli Türkiye’m,Büyük Türkiye’m
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 47

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   AĞLADI
 
Denizler kabardı yerler yarıldı
Gökte melekler yerde insan ağladı
Binalar yıkıldı yerler bir oldu
Görenler ağladı eller ağladı.
 
Bir çok insanın yüreği yandı
Karda kışta kaldı kimileri dondu
Tabiat afatı ocaklar söndü
Sönenler ağladı sönen ağladı
 
Kalmadı dünyada servete varan
Canları topluca mezara konan
Güçlü güçsüzle kırar da kıran
Kıran da ağladı, kıran ağladı
 
Tarihte olmadı böyle bir tufan
Onlar da oldular bayrama kurban
Kim idi denizi ikiye bölen
Bölenler ağladı, bölen ağladı.
 
Bayram geldi üzgün üzgün kullarda
Gelir yakınları gözü yollarda
Sıra gelmez tabutlara sallara
Tabutlar ağladı, sallar ağladı.
 
Tabiat azabı Buşhun zulümü
Dünya ahvalimi Allah kulumu
RIZA der ki şaşırdılar yolumu
Gelenler ağladı yollar ağladı.
 
30/12/2004 Bursa Yanişehir

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 48

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BİZDE Mİ DÖNELİM GERİ
 
Ana yasa baba yasa
Milleti aldı kuru yasa
Benzin atma sönmüş köze
Bizde mi dönelim geri
 
Altı oku zedeledi
Badeleri zedeledi
Talabani, Barazani’yi yedi
Tekrar geri mi dönelim
 
Menderes, Saddam’dan ne haber
Yerlerini başkaları aldı
Sade Çankaya’mız kaldı
Yine mi dönelim geri
 
Atatürk döktü denize
Getirdiniz yüze yüze
Yurt ettiniz Ege’mize
Tekrar geri mi dönelim
 
Aranızda çözüm bulun
Ne işi var sağın solun
Vatandaşı bölüm bölüm
Yine mi dönelim geri
 
Size sözüm Türk Milleti
Bundan var mı daha kötü
Karıştırma Kürdü Türkü
Yine mi dönelim geri
 
Hani değişiklik olmadı
RIZA’NIN yüzü gülmedi
Evet, hayır ne bilmedi
Bizde mi dönelim geri
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

49

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

KOLAY KOLAY ÇANAKKALE GEÇİLMEZ
 
Hasta Millet iyi olmaz dediler
Çanakkale Boğazına geldiler
Gelibolu, İğneada’yı yediler
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Türk Milleti bir beraber olunca
Düşmanını karşısına alınca
Allah, Allah nidasıyla vurunca
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
1915 Çanakkale Zaferi
On beşlikler geldi dönmezler geri
Birlik oldu Anadolu neferi
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Gayeleri İstanbul’a girmekti
Osmanlı’yı çeşit çeşit bölmekti
Türk ismini haritadan silmekti
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Zırhlı geldi boğazlara dayandı
Yedi yetmiş bu olaya soyundu
Şehit verdi, Gazi oldu direndi
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Osmanlı’nın idaresi değişti
Atatürk Hızır gibi yetişti
Türk Milleti Vatan için çarpıştı
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Türk Milleti düşmanına baş eğmedi
Haksız yere hiç kimseye değmedi
Düşmanları muradına ermedi
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Bütün Dünya gözü Anadolu’da
Ermeni’si, Rus’u vurdu doğuda
Kara Bekir Kazım Ardahan’da
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!
 
Bu durumda paylaştılar Yurdumu
Urfa, Maraş, Gazi Antep durdu mu?
RIZA diyor düşmanlara kaldı mı
Kolay, kolay Çanakkale geçilmez!

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 50

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

AF ET ALLAH’IM
 
Bilmeden eğer günah yaptımsa
Tövbeler tövbesi af et Allah’ım
Helal diye haram lokma yuttumsa
Tövbeler tövbesi af et Allah’ım
 
Haksız yere bu hak benim dedimse
Doğru yol koyupda eğri yola gittimse
Sana karşı asi kulluk ettimse
Günahım var ise af et Allah’ım
 
Su canı sen verdin, sen alacaksın
Erinde geçinde sen soracaksın
Yolun şaşırana yol bulacaksın
Günahım var ise af et Allah’ım
 
Neler yarattın sen bizim için
Bilmedim günahım ne idi suçum
Gelmiş geçmişlerin başı hakkı için
Günahım var ise af et Allah’ım
 
Var mı senden başka yalvaracağım
Elbet ben ettiysem, ben bulacağım
Ne yüzle huzura ben varacağım
Günahım var ise af et Allah’ım
 
Af edici derler senin adına
Doyulursa şu dünyanın tadına
Koyma beni Mahşerde Sıratına
Var ise günahım af et Allah’ım
 
Günah benim, yapan benim, suç benim
Kılıç benim, kalkan benim, güç benim
RIZA diyor huzuruna göç benim
Günahım var ise af et Allah’ım
 
03/08/2012

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 51

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TÜRKİYE’ME BENİM -2-
 
Danişment Gaziler,Deli Dumullar
Allah’a ömrünü adamıştılar,
Ve gönlü Harun’dan zengin yoksullar
Veliler,ermişler bağı Türkiye’m
Büyüklük yücelik dağı Türkiye’m
 
Ayancık’ta deniz taşmış köpürmüş
Bu kaptan,bu Rizeli durmuş
Büyük ihtilale mermi götürmüş
Türkiye’m,Türkiye’m bin canım benim
Alın yazım,duam destanım benim.
 
Başsız cenk eyleyen yiğitler yurdu
Mabetler,türbeler,şehitler yurdu
Oğuz’lar,Selçuk’lar,Hitit’ler yurdu
Uygarlığın altın beşiği yurdum
Hürriyetin sönmez ışığı yurdum.
 
Bir yanında Meriç nehri akıyor
Aras Anayurda hasret bakıyor
Demirci’de kızlar halı dokuyor
Çiçekten dokunmuş halı Türkiye’m
Has ekmeğin,oğul balın Türkiye’m
 
Şahin’i sorarsan otuz yaşında
Kurşunla vurulmuş köprü başında
Maraşlı yiğidim zafer peşinde
Yiğitler harmanı Türkiye’m
Hilali bağrına basan Türkiye’m
 
Kütahya bir mavi çini bahçesi
Bursa Ulu Dağın zümrüt küpesi
Zeybekte yeri var Aydın efesi
Türkiye’m,Türkiye’m hayat pınarı
Seninle hürüm,seninle varım !
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 52

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ARAR DUDUR
 
Gurbet ilde deli gönül
Mecnun gibi gezer durur
Ulu dağda lodos olmuş
Çapkın, çapkın eser durur.
 
Dünya nasıl bilemedim
Bir kararda duramadım
Yâre haber salamadım
Yar haberi sorar durur.
 
Kötü talih alın yazım
Akort tutmaz kırık sazım
Yârle böylemiydi arzum
Geçmez günler sayar durur.
 
Geniş dünya ne dar imiş
Çekecek çile var imiş
Durgun sular boğar imiş
Susuz göller kurur durur.
 
Kalbimde yar ateşi var
Gündüz söner gece yanar
RIZA sevdiğini arar
Gözü görmez arar durur.
24/10/2009 Çorum
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 53

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      YOK
 
Köyüm Bana gurbet oldu,
Eş, dost, konu, komşu noldu?
Dost Bağımın gülü soldu
Ağlıyorum neşemde yok.
 
Avrupa’ya doldu köyler
Kaldı şimde yaşlı beyler
Kavim, kardeş nerde baylar
Hal hatırı soranda yok!
 
Sanki çıktılar saraya
Gözleri doymaz paraya
Boş tekmeler dura dura
Akşam ekmek aşımı yok!
 
Koca köyde beş ihtiyar
Viran eveler baykuş konar
Ölünce gelinir meğer
Mezar kazan elim de yok!
 
Torun torba neye yarar
Kimi vade kimi intihar
Bir emanet canımız var
Toprağım yok taşımda yok
 
RIZA diyor üssüz köyüm
Bozuk çeşme akmaz suyum
Nerde benim emmim, dayım
Hatır soran elim de yok!
 
02/04/2009

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 54

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

O DÜNYADA, O DÜNYADA
 
Ben ne idim bana noldu?
Bu dünyada, bu dünyada!
Evim barkım viran oldu
Bu dünyada, bu dünyada!
 
Vurduğumu öldürürüm
Tuttuğumu kaldırırım
Haksız yere saldırırım
Bu dünyada, bu dünyada!
 
Bunca varlığım niceoldu?
Gelenlerin geri döndü
Beni gökten yere vurdu
Bu dünyada, bu dünyada!
 
Kuşum uçmaz viran bağlar
Kimi güler, kimi ağlar
Nicoldu ağalar beyler
Bu dünyada, bu dünyada!
 
Soranım yok sırdaşım yok
Odunum yok ateşim yok
Kavimim yok kardeşim yok
Bu dünyada, bu dünyada!
 
Sağım yoktur, solum yoktur
Yaram artar, derdim çoktur
Bura yalan ora haktır
Bu dünyada, bu dünyada!
 
Gez dünyayı gör Konya’yı
Sayamazsın günü ayı
Çok üzdün yazık RIZA’YI
Bu dünyada, bu dünyada!
 
26,02,2001 Bitlis
 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.