1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Kasım 2002
Adile TÜRKMEN KADER
Ahmet ERTEKİN MASAL AĞACI
Ahmet KURTBAŞ YİNE GÖZÜM ÇORUM'DA
Aydın KARABAY BAHTI KARAYIM 
Ayşe ÇOBAN GÜZEL ÇORUM’UM <<1>>
Erman YILDIRIM AH SEVDA AH !
Hasan TULUK ANACIĞIM
Hasan ÜNALAN CEYLAN GÖZLÜM
Mehmet Ferit KADAYIFÇI ADINI SEN KOY
Mesut ARTAR HİÇ SEVMİYORUM SENİ 
Mustafa AKÖZ GİBİYİM
Mustafa GÖKGÖZ HAT
Paşa ÇETEN GÖZYAŞI
Şükrü GÜNALTAY İHTİYARCIK
Üzeyir Lokman ÇAYCI NE ZAMAN BAŞIMI KALDIRSAM
Yaşar KILIÇ BİZİM KÖYLÜ
Zafer TERLEMEZ RAHMET DAMLASIYLA YEŞERDİM 

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Adile TÜRKMEN
Adile TÜRKMEN Hayat Hikayesi
KADER
Harabeye döndürür sarayı hanı,
Bezdirir tenden o tatlı canı,
Getir karşıma cahil insanı,
Tüketir ümidini zalim bu kader.
 
Yokuşa vurur düzdeki yolunu,
Kırar kanadını,yok eder kolunu,
Verir sana halden bilmez kulunu,
Yok eder benliğini zalim bu kader.

Seni yok etmek için,atar kendini.
Anlamaz seni,bilmez derdini.
Bitirir ömrünü,yıkar yaşam bendini,
Sel gibi götürür,seni zalim bu kader.
 
Tutup atamazsın asla yakından,
Gelmez kimse derman için ardından,
Kül olup yanarsın,kor gibi narından.
Kerem misali,yakar seni zalim kader.
 
Gülmez ağlatır şu güzel cihanda,
Gece olur,gündüz kalırsın zindanda.
Sömürülür gençliğini tüketir bir anda,
Çalar taştan taşa seni zalim kader.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet ERTEKİN
Ahmet ERTEKİN Hayat Hikayesi
MASAL AĞACI
Bir masal ağacı vardı eskiden
Ulu ve geniş dalları
Yeşil yaprakları vardı ...
YAKTILAR ...
Önce yaprakları sarardı
Kabukları çatladı , yandı
Gövdesi karardı ...
Eriyen reçineleri alev aldı.
Ayın on beşi gibi
Karanlığı aydınlattı .
Dalında tüneyen kuş ,
Gövdesine tırmanan karınca
Sessizce ,
AĞLADILAR ...
Kısacası :
Bir masal ağacı vardı çocukluğumda ;
Yüzyıllık ...
Yaşamaya amacı olan ...
Ortadan
KALDIRDILAR

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet KURTBAŞ
Ahmet KURTBAŞ Hayat Hikayesi
YİNE GÖZÜM ÇORUM'DA
Anlamadım,nasıl bir yer bu Samsun.
Derdime derman olmadı benim.
Hey gidi öz şehrim burnumda tütüyorsun
Yaralarım kanar,durmadı benim.
Altın kafes mekan olmaz bülbüle.
Hasret kaldım sevdiğime ben yine.
Acıyorum boşa geçen ömrüme.
Umutlarım yaşıyor ölmedi benim.
Karadeniz değil mi Samsun'un süsü.
Martı dolu etraf mavi gök yüzü.
Yine de Çorum'da KURTBAŞ'ın gözü
Neşe yok yüzümde,gülmedi benim.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Aydin KARABAY
Aydın KARABAY Hayat Hikayesi
BAHTI KARAYIM
Yazsam yazılmaz,
Silsem silinmez.
Ne yapsam,
Bu bahtı kara yarayı.
Gönlüne taht, kurmuş sanmışım
Sevgimi kaf dağı sanmışım
Bir geri döndüm baktım ki
Hep boşa yanmışım.
Erkekliğimi hiç saymışım
Bunca hayatı boşa yaşamışım
Bir geri döndüm baktım ki
Sadece sevgimden bir eser bırakmışım
İtimat et dedim.
Canını verdi.
Ama bir geri döndüm baktım.
Ne sevgi ne taht kalmış.
Bir çareyim, kalemimle yazıyorum
Hiç kimseyi dost sanmıyorum
Ama, ben seni hep seni
Arıyor ve bekliyorum

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ayşe ÇOBAN
Ayşe ÇOBAN Hayat Hikayesi
GÜZEL ÇORUM’UM <<1>>
Çamı kucaklamış asmanın dalı,
Yaprak arasında üzüm ne güzel.
Gören diyor sanki bunlar sevdalı,
Bakmaya doyulmaz yazın ne güzel.
 
Biri ağaç,biri meyvedir bunun,
Büyümüş dal dala sokaklar memnun,
Kuşlar meyvesine bayılır onun,
Gövdeden yapılan sazın ne güzel.

Söğüt dallarını eğmiş yerlerde,
Dallar sallanıyor esen yellerde,
Kırmızı gül yanaklarda ellerde,
Koklarken gülleri nazın ne güzel.
 
Selviye benziyor incedir boyu,
Aslına çekiyor güzeldir huyu,
Orta Asya’dan gelir Türklerin soyu,
Şiirde duyulan hazın ne güzel.
 
Tarihidir şu Çorum’un konağı,
İskilip’in meşhur tahta çanağı,
AYŞE der köyümün yufka sunağı,
Tandırda yapılan pazın ne güzel.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Erman YILDIRIM
Erman YILDIRIM Hayat Hikayesi
AH SEVDA AH !
Ah sevda ah !
Fabrika kızı mıydın ?
Yoksa patronun erkekliğine ilişmiş
Bir deniz yıldızı mıydın ?
Gözün he havalardaydı,
Zengin kızlarını görüp;
Onlar gibi yaşamakta,
Onlar gibi konuşmaktaydın.
Oysa;senin için namus denen
Bir şey vardı !
Hayallerin Eylül yaprakları gibi
Sarardı ah,ah !
Yüreği sevdalı.
Aydınlanmamış hiç;
Hiç karanlık yolları.Ah sevda ah !
Hani fabrikaya arabasıyla gelen,
Mühendis kız var ya hani ?
Onun gibi olmaktır bütün emelin.
Gece,gündüz onun düşünü kurar
Sanki gerçekleşecek gibi...
Yaşamın çukurunda,ömrü bitmiş,
Daha henüz baharında.
Ah sevda ah!
Bana bakmadın,
Senin için nasıl yandığımı bilirdin,
Yoluna ne zaman çıksam,
Yüz çeviir surat asardın.
Mahallenin de bütün kızları
Bana yanıktı hani,
Oysa sen,başka havadaydın.
Ah sevda ah !
Derin hayallerin öyküsü
Televizyonsuz mahallemizin
Renkli görüntüsü...
Ah sevda ah !
Şimdi ummadığın birisiyle evlendin,
Ya da bu acımasız şehrin sokaklarında
Kaybolup gittin. Bilmiyorum...
Ama öyledir e inim...
Ne zengin kızı,ne de mühendis kız,
Olma ihtimali var hayatında...
Ve elveda..
Önü çiçeklerle süslenmiş
Düş sokağına
Ah sevda eh !
Sanki düş gibi geliyor dünya demi,
Oysa bu düşte,ne çok sevmiştim.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Hasan TULUK
Hasan TULUK Hayat Hikayesi
ANACIĞIM
Senden uzak gurbette gibiyim.
Hasretin içimde bilmem ki ne deyim.
Şiirler yazıp halim arz edeyim
Başımın tacı canım anacığım
 
Geceleri bile rüyamda sen varsın
Kollarını açıp bana koşarsın
Şefkatle kucaklar,bağrına basarsın
Başımın tacı canım anacığım

Adını yürekten söylerim senin
Kalbimdedir yerin her an senin
Güneşimsin,ışığımsın her gecemin
Başımın tacı canım anacığım
 
Başımı dizlerine koyduğum anda
Sıcaklığınla mutlu olurum ana
Seni kaderine terk ettiğim zamanda
Sütün haram olsun bana.
 
Karanlık gecelerde güneş gibi doğdun
Dertlerime derman,sevincime ortak oldun.
Sevgilerden bir dünya kursam sana,
Yinede hakkını ödeyemem ana.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Hasan ÜNALAN
Hasan ÜNALAN Hayat Hikayesi
CEYLAN GÖZLÜM
Gözlerin sürmeli gibi
Kaşların yay,
Saçların ipek
Ve kalbin pırlanta gibi.
Sevmeğe kıyamadım
Baktım,baktım doyamadım.
Bağırdım duyuramadım.
Gözlerin kör,kulağım sağır gibi.
 
Un idim,hamur oldum.
Piştim çörek...
Kavruldum,savruldum.
Tavada kavrulmuş kahve gibi.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 09 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mehmet Ferit KADAYIFCI
Mehmet Ferit KADAYIFCI Hayat Hikayesi
ADINI SEN KOY
Seviyordum bir zamanlar
Unutamadım adını
İçimde öyle bir duygu var
Silemedim aklımdan seni.

Sana söylemeye cesaretim yok
Anlayamazsın diye beni
Hayalimdesin sen
Sevdiğimsin sen !
 
O gece geldim sana
Yatmış uyuyordun
Kıyamadım uyandırmaya
Ve öpmeye sevgilim

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 10 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mesut ARTAR
Mesut ARTAR Hayat Hikayesi
HİÇ SEVMİYORUM SENİ
Hiç sevmiyorum seni,
Gözlerinin güzelliği
Bakışlarının vuruculuğundan da bana ne
Ben sevmiyorum ki seni
Kim demiş geceleri uyuyamıyorum diye
Bal gibide uyuyorum işte
Hem sabah karşı uyumam
Her sebepten olabilir
Senden olduğunu nerden biliyorsun
Hiç sevmiyorum ki seni
Midemdeki acıda stresten
Hem seni sevsem yanaklarına gül takıp
Sana şiir yazmaz mıydım
Hiç sevmiyorum seni
Hem öyle olsa seni kıskanmaz mıydım
Yeryüzünde bir sürü erkek var
Seni onlardan sakınmaz mıydım
Hiç sevmiyorum ki seni
Dünyanın en güzel kızı olabilirsin
Hatta Kerem'in Aslı'sından bile ama dedim ya ;
Hiç sevmiyorum seni
Hiç sevmiyorum seni
İstersen bağıra bağıra söylerim
Ama yalnızca sana
Çünkü ben yalnızca seni sevmiyorum.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

11  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mustafa AKÖZ
Mustafa AKÖZ Hayat Hikayesi
GİBİYİM
Ölsem gelir misin diye sorarım
Bak kabrinde eski bir bez gibiyim.
Seviyor mu diye ağız arardın
Sevdandan yayan bir köz gibiydin.
 
Kalkıp baksana mezarındaki taşım,
Kabrini sulayan benim göz yaşım,
Hiçbir yere sığmıyor garip başım,
Döküldü saçlarım,son güz gibiyim.

Aklım sende,fikrim sende,gönlüm de hep sende
Can kalmadı şu bendeki bedende,
Dünyam karanlık,sensiz geçen günde,
Bu günlerde pembe bir toz gibiyim.
 
Seninle yaşadım,seninle öldüm,
Uyanıp baksana,misafir geldim,
Hayatta seni gördüm,seni bildim,
Sen olmayınca kör bir göz gibiyim.
 
Sen orada yalnızsın,bende burada,
Senden sonra maruz kaldım her yerde,
Ben çile içinde,sen kara yerde,
Şimdi Mustafa AKÖZ gibiyim.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 12  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mustafa GÖKGÖZ
Mustafa GÖKGÖZ Hayat Hikayesi
HAT
Dünden evvel yarını düşünmekti tek suçumuz
Bir gülün peşine düşüp, gitmekti kabahat
Bahar ile birlikte bitince son umudumuz
Anladık ki beyhude yaşanmazmış bu hayat
Sevgi dedik, aşk dedik; ömür verdik bir ana
Boşaymış geç anladık, kanmışız bir yalana
Sevilenler vefasız, bakmaz darda kalana,
Şurasına inandım, yok bu dünyada rahat
Yar dedik, vefasız; halden anlamaz kula,
Yanlış mevsimde çıktık, sevda denilen yola
Hayat derler bu zor, meşakkatli okula.
Alnımıza yazılan değildir ki hüsnü hat

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 13  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Paşa ÇETEN
Paşa ÇETEN Hayat Hikayesi
GÖZYAŞI
Gözyaşı,
Bir kuş olur da uçarmış
Uzaktan uzağa
Müminlerin dualarında
Toprak,
Bağrını açar da ağlarmış
Bülbüller ağaç dallarında
Gözyaşı dökermiş
İklimlerin en güzeline
Ortasında beyaz bir atlısın
Hoş tatlı bir rüzgarla
Yakından uzaklara
Yayılırmış gözyaşı,
Gözyaşı,
Akşamın kızıllığı
Mavinin kirpiklerinde
Denizleri boyamış
Halka halka dalgalar
Yanana gidermiş
Gözyaşlarında
Gözyaşı,
Bir kuş olur da uçarmış
Beşikten mezara
Ayrılık yok,ölüm yok
Sevgilinin diyarında
Medeniyet kurarmış
“Allah bir,Peygamber hak” diye.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 14  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Şükrü GÜNALTAY
Şükrü GÜNALTAY Hayat Hikayesi
İHTİYARCIK
(Yaşlılar Günü Münasebetiyle)
sabahleyin erkenden
okuluma giderken
yolda bir adam gördüm
göz yaşını silerken
 
Koşup yanına vardım
Bir garip ihtiyarcı
Kamburlaşmış beli
Sakalı bembeyazcık
 
Bir elinde mendili
Göz yaşını siliyor
Bir elinde bastonu
Bacakları titriyor

Beni görünce güldü
Ferahlar gibi oldu
Titreyen bacakları
Sakinleşti ve durdu.
 
Okula mı gidersin
Benim küçük tontonum
Benim de senin gibi
Var bir küçük torunum.
 
Ama bu sabahleyin
Bana yardım etmedi
Kardeşiyle kavga etti
Okula da gitmedi.
 
Elinden tuttum onun
Yavaş yavaş yürüdük
O anlattı dinledim
İkimizde üzüldük
 
Aldırma dede dedim
Sana yardım ederim
Bana şöyle bir baktı
Çok teşekkür ederim.
06.05.1990
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 15  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI Hayat Hikayesi
NE ZAMAN BAŞIMI KALDIRSAM
Ne zaman başımı kaldırsam
Göğe doğru...
Uçan kuşlar gelir aklıma...
 
Bayramlar
Düğünler geçer zihnimden...
Uzanır
Sanki ellerim,
Güllere
Ya da arı balına...

Ne zaman başımı kaldırsam
Göğe doğru...
Solan güller,
Ağlayan gözler gelir aklıma...
 
Ararım
Issız sokaklarda geçmişi...
Kervanlar,
Seyranlar geçer zihnimden...
Uzanır
Sanki ellerim
Ay çiçeğine
Ya da söğüt dalına...

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

16  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Yaşar KILIÇ
Yaşar KILIÇ Hayat Hikayesi
BİZİM KÖYLÜ
Dağ yolunda,kağnılar gıcılar,
Tüttü ocak şimdi dindi acılar.
Küçücük kardeş,ihtiyar bacılar
Bahar ile köylü dermana geldi.

Eker ekinini,tutmuş sabanı,
Yeşermiş,kızarmış yazı,yabanı.
Tırmık almış çatalcayı,tırpanı
Duyarım bizim köylü,harmana geldi.
 

Allah can verince,bulur defarı
Eder duasını,bekler seheri.
Hazır tahıl ağarıyor tan yeri,
Şimdi sıra ata kervana geldi.
 
YAŞAR’i seyretti geçen yılları,
Dolanıp da diyar gezdin illeri,
Dereden çevrilmiş, akan selleri,
Değirmen çarkına devrana geldi.
11.07.1976

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

17  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Zafer TERLEMEZ
Zafer TERLEMEZ Hayat Hikayesi
RAHMET DAMLASIYLA YEŞERDİM
Rahmet damlasıyla yeşerdim
Himmetinle sultanıma perçinlendim
Duy artık sesimi uzat ellerini
Aşık oldum gülen gözlerine

Sensiz gidersek Hak ı görmeye
Odun vurup gönderirler geldiğimiz yere
Kurban olurum senin yoluna
Aşık oldum gülen gözlerine

Gülen gözlerinde kaybolur gökteki yıldızlar
Hasretine tahammülüm yoktur
Aşkın hasretinden viran oldu kalbim
Duy artık sesimi uzat ellerini
 
Seni tanımadan önce ölüdür geçen yıllar
Sensiz geçen günlere dayanamaz oldu kalbim
Gönül bahçemde mekan tuttu sevdiğim
Ölsem de benimle beraberdir gönül ehlim
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1