1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Kasım 2011
Ayşe ÇOBAN KUL ELİNDEN NE GELİR YARATAN MEVLA BİLİR.
Ahmet CANBABA SABAHLAR
Hıfzı ÖZBEKMEZ BU AKŞAM ÜSTÜ
Mahmut Selim GÜRSEL BİR GÜN
Mehmet KARADAĞ KURULSUN DOSTLAR OZAN BİRLİĞİ
Muhsin AKTAŞ GÖZÜM ÇİÇEK EVLER
Necati ÇAVDAR YÜREK KAÇ PARA?
Özgür BİÇER ŞİİR DEMEK!
Rıza HARDAL İKİ GELİN KAYNANA

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ayşe ÇOBAN
Ayşe ÇOBAN Hayat Hikayesi
KUL ELİNDEN NE GELİR YARATAN MEVLA BİLİR.
Önce tedbirini al,
Kaza geliyorum demez.
Taktiri Mevla’ya Sal,
Pişmanlık can ödemez.
 
Kul elinden ne gelir,
Yaratan Mevla bilir.
 
Şu üç günlük dünyada
Siz ne oldum demeyin.
Özürlü insanları
Lütfen küçümsemeyin.

Kul elinden ne gelir,
Yaratan Mevla bilir.
 
İnleyen yaralıya,
Dostça uzat elini,
Kanlarıyla yoğrulan
İnsanlık temelini.
 
Kul elinden ne gelir,
Yaratan Mevla bilir.
 
Yunus gibi görmeyi,
Sevgi ağı örmeyi,
Bu sevgi çemberine
ÇOBAN ister girmeyi.
 
Kul elinden ne gelir,
Yaratan Mevla bilir.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
SABAHLAR
Uykum kaçmış bir gece yüksek bir terastayım
Yıldızları doyumsuz seyretmeye hastayım
 
Milyarlarca ışık yıl zamanı var aramda
Geceyi tek başına yaşarken Ankara’mda
 
Var mıdır başka biri yıldızlara bakıp ta
Bir haz duysun o rahat uykuyu bırakıp ta

Herkes uykuda, kuşlar,uyumayan bir benim
Gece serinliğinde dinç ve sağlam bedenim

Düşün, binlerce beyin rüya görür uykuda
Kimi uçar havada, kimi boğulur suda

Bulutlardan sıyrılıp görülür teker ,teker
Göz kırparken yıldızlar sanki bir merhaba der
 
Karanlık, karanlığa karışmışken zifiri
Görünmez karanlıkta havanın isli kiri
 
Uykuya teslim olmuş binlerce çarpan yürek
Rüya denizlerinde sessizce çeker kürek
 
Rüyalara girse de aşk gecede yaşanır
Kimi yerde gönülden ne sevgiler boşanır
 
Kimi diskoda, barda kimi mahpus damında
Yürekleri cız eder her günün akşamında
 
Belki bir gece boyu kalkmış konan yasaklar
Hangi acı nerede, hangi sevdayı saklar
 
Kimi yerde dertlerle sorunlar uyanmadan
Evlerin ışıkları ara sıra yanmadan

Bir gizemlik sevgiyi davet ediyor aşka
Her mevsimde geceden sabaha kalkış başka
 
Umuda sürgün veren fikirler uyumakta
Ömürler gece boyu sarılır bir yumakta
 
Bir sonraki sabaha gece verirken mola
Kimi derdi erteler, sabah ola hayrola
 
Hiç farkında olmadan geçerken güne yarın
Tesiri yavaş, yavaş kaybolur ışıkların
 
Sokak köpeklerinin sesleridir ürüyen
Gece karanlığıdır yudum, yudum eriyen
 
Kimi erken kalkacak gün başı yolculuğa
Veda edip gidecek belki çoluk, çocuğa
 
Gün ışığına gebe hayır şer saklı düşte
Uyanıyorlar sabah ezanı saat beşte
 
Karanlığın içinden gelirken ezan sesi
Bir güne başlanacak bir gecenin ertesi
 
Geceden nasıl çıkmak, güne nasıl başlamak
Ya, hızlı kalkmak yada, boş verip yavaşlamak
 
Mahmurluğu üstünden zor atıp kalkan kişi
Kalkmaz güne kimisi, yatmak en güzel işi

Uykuya dalmış gece, dalmış tasa, dert, hüzün
Feryatlar yükselecek uyanınca gündüzün

Kim bilir daha başka acıyı tattıracak
Sakinleşmiş olaylar başlarken güne sıcak

Bir kızartı belirdi henüz güneş doğuyor
Tabiat alemini kaplayarak boğuyor

Horozların ötüşü sabahı müjdelerken
Yıldızlar gibi ayda kayboldu erken, erken

Yine herkesin derdi başladı ahlar, vahlar
Gece boyu içimde, huzur bende sabahlar.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Hıfzı ÖZBEKMEZ
Hıfzı ÖZBEKMEZ Hayat Hikayesi
BU AKŞAM ÜSTÜ
Yıllarca ömrümü yedin yetmedi
Ukala budala dedin yetmedi
Çektiğim çileler demek bitmedi
Çok canımı sıktın bu akşam üstü
Dilerim Allah’tan çekersin cefa
Hayatın boyunca görmezsin vefa
Yüzüme gülecek sandım son defa
Alay edip baktın bu akşam üstü
Gönlümde hasretin beni yakarken
Gözümün yaşları durmaz akarken
Aşkına doymadan ne çabuk erken
Hayalimi yıktın bu akşam üstü
Hani yoktu aşkımızın emsali
Mecnunu da geçti latifin hali
Sanki çıngıraklı yılan misali
Ciğerime aktın bu akşam üstü
08 EKİM 2005 SAAT: 22:00
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
BİR GÜN
Bir gün hepimiz göçeceğiz bu dünyadan
Gelecek o gün hiç beklenmediğin an
Sessizce alıp götürecekler dünyadan
Yaşadığını zannettiğin işte bu an

Sevgi ! Bilinmeyen bilmece dünyadan
Aşk ! Heyecan ve tanınmak istenen an
Umut ! Beklenen bir deneyimdir inan
Hayal ! kırılmasın sanık umudun bir an.

Bir gün, sıramız geldiğinde meydandan
Çağıracaktır bizi bir bir yaratan
Soracak: Ne buldun o kısacık hayattan
Susacağız biz, konuşacak el, ayak ve azan.
03/07/2007
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mehmet KARADAĞ
Mehmet KARADAĞ Hayat Hikayesi
KURULSUN DOSTLAR OZAN BİRLİĞİ
Ele,bele,dile sahip olalım
Bozulmadan canlar sade kalalım
Mürşidi Kamil yoldaş bulalım
Kurulsun dostlar ozan birliği

Birliği olmayan ozan sayılmaz
Yağları yakmakla menzil alınmaz
Ayrı-gayrı olan divan kuramaz
Kurulsun dostlar ozan birliği

Naza gelmez dostum gerçek ozanlar
Halkın ateşiyle nerde yayanlar
Tarihte kaç tane böyle kalanlar
Kurulsun dostlar ozan birliği

Sözüm size derim ayrı çekenler
Baskıya zulme boyun bükenler
Vakitsiz horoz olup ötenler
Kurulsun dostlar ozan birliği

Sazınla sözünle fakiri koru
Türkçemi söylerim arınmış duru
Ağlayı ağlayı gözlerim kuru
Kurulsun dostlar ozan birliği

Birlikten korkmayın güller açılır
Nefes temiz olur koku saçılır
Bu birlikte kötülükten kaçılır
Kurulsun dostlar ozan birliği

KARADAĞ’IM der ki ayrım yapmayın
Helalimize haramlar katmadan
Görmeliyiz oyunlara bakmadan
Kurulsun dostlar ozan birliği
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
GÖZÜM ÇİÇEK EVLER
Mavi deniz kumsalda sıralanmış yatıyor
Çiçek evler hayata güzel anlam katıyor
Bahçesinde çiçekler gülücükler atıyor
Mutluluğa âşıksan gel burada var dostum

Zeytin erik şeftali ahenk ile dans eder
Bu mekâna gelenler giderken mutlu gider
Kalmaz bu güzel yerde ne kasavet ne keder
Mutluluğa âşıksan kal burada var dostum

Fıstıklının altında İrem bahçeleri var
Kimi için sevgili kimi için olmuş yar
Dertler fırlayıp gider arda kalır ahu zar
Mutluluğa âşıksan ol burada var dostum

Güler yüzlü personel kapı önünde durur
Gönül kapın açılır girer içeri sürur
Müdürü insanlara gülücükle dem vurur
Mizabi mutluluklar bil burada var dostum
18.08.2008
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Necati ÇAVDAR
Necati ÇAVDAR Hayat Hikayesi
YÜREK KAÇ PARA?
Israrla sesliyor...
”Bir çare “der gibi..
Koşuyoruz ama..
Elinde bir deri çanta,
Diğerinde naylon poşet ..
Biri dışa yönelik, başkası ..
Diğeri içe yönelik, kendisi ..
“Kitap dostundan kitap dostuna “..
Hediye “Sevinç bir uzak düştü”
Çünkü;
Ümitlerin bittiği,
Dostların terk ettiği
Bildik ..”Bir an”
Ümit ..!
Yaşamak için ..
Yaşamak ne için?
Bilinmeyenin kurt gibi kemirdiği
Çınar gibi ümitleri bitirdiği bir an.
Güvende “Çınar altından”
Güven için,
Aranırken bir çatı altı.
Kuş gibi tünerken,
Açlığını gizleyerek
Umuda sarılış gibi
İnsan bu
Ummadığı karşısında ..
Bitirilemeyen servet
“Yüreğim var ağbi “ diyor
“Bu yeter bana
Otuz yıl didindim,
Ev yok, iş yok
Hiçbir şey yok.
Başarmak, insanca yaşamak için
Sadece verecek yüreğim var.”
Ve “Sen de yüreğini verdin”.
Ben, yüreğimi koyuyorum
Paraya tapılan yerde
Sahi .. ”Yürek kaç para?”
ANKARA 04.06.2000/ 17.00
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Özgür BİÇER
Özgür BİÇER Hayat Hikayesi
ŞİİR DEMEK!
Konuşmak demek şiir,
Düşünmek demek,
Özlemek, emek,
Sevmek, sevilmek demek,
Denizleri yakamozla süslemek
Şiir yaşamak demek,
İnsanı yansıtmak,
Umutları yaşatmak,
Yare sarılmak demek.
Şiirin,
Sözlerinde,
Düşlerinde,
Sıcaklığını yitirmemiş masallar vardır.
Yüreklidir anlattığı insanlar.
Geceleri demli aşk sunduğu tepsisinde,
Yoktur, ürkek kaçışlar,
Ne de feryatlar.
25.05.1997 22:58 SAMSUN
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 09 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Rıza HARDAL
Rıza HARDAL Hayat Hikayesi
İKİ GELİN KAYNANA
İki gelin bir kaynana
Kavga arar yana yana
Kaynana olmuş divane
İki gelin bir kaynana.
 
Küçük gelin Pakize
Hizmetçimi geldin bize
Sı… bakılacak yüze
İki gelin bir kaynana.
 
Büyük gelin adı Nermin
Küçük gelin çokça zalim
Kaynana çekiyor zulüm
İki gelin bir kaynana

Kaynananın adı Ayşe
Rastık çekmez hilal kaşa
Hasret kaldık sıcak aşa
İki gelin bir kaynana

Çamaşırı makine yur
Bulaşığı makine yur
Kaynana evi süpürür
İki gelin bir kaynana
 
Kocaları işten gelir
Kaynana gözyaşı siler
Gelinler saçlarını yolar
İki gelin bir kaynana
 
Eskiden bir edep vardı
Büyük küçüğün severdi
Küçük büyüğün sayardı
İki gelin bir kaynana
 
Her şeyimiz oldu moda
Kayınbaba kaldı ortada
Üçünün de yüzü kara
İki gelin bir kaynana.
 
Çıt çıkmazdı ki eskiden
Az mı döndü RİZA neden?
Evi barkı terk eden
İki gelin bir kaynana.
02/02/2004

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1