1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Temmuz 2012
Ahmet CANBABA EĞLENCE  MEKANI
Erhan TIĞLI DOST GÜNAYDINLAR
Mahmut Selim GÜRSEL GÖRMEDİM
Muhsin AKTAŞ VARLIK BENDE YOKLUK BENDE
Orhan AFACAN ZENCİ  BİR GENÇ
Paşa ÇETEN GÖZLERİMİN CADDELERİNDEYİM
Rıza HARDAL NE GÜZEL
Şükrü GÜLTEPE İMİŞ
Üzeyir Lokman ÇAYCI BEN KAYBETTİĞİM YILLARIMI ARIYORUM
Yaşar KILIÇ DOST FAKİRLİK

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
EĞLENCE MEKANI
Metroseksüellik moda olunca
Erkekte çekilmiş kaşlar yay gibi
Aklım ermeyen bir yere gelmişim
Sanır alem bizi burada, gay gibi
 
Her şekle giriyor burda odunlar
Güzellikten yana vermiş ödünler
Yetmişinde bile olsa kadınlar
Yerinde durmuyor kısrak tay gibi

Göğüs büyütmüş estetik görerek
Tenini yakmış bir yere girerek
Diskotek bar gezip tabak kırarak
Erkeğini yaşatacak bey gibi
 
İçkiler içilmiş gözler küçülmüş
Kadınlar burada özel seçilmiş
Görünüyor bluzundan açılmış
İki göğüs araları fay gibi
 
Kumar içki ne istersen var burda
Yalnız bir olmayan varsa ar burda
Parasız kalıpta gitmek zor burda
Sürülüyor burda avrat pey gibi
 
Açlıktan ölenler varken bu hak mı
Sormaz kimse bana aç mısın, tok mu
Zuladan garsona dedim çay yok mu
Cin var burada, içki olmaz çay gibi


 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Erhan TIĞLI
Erhan TIĞLI Hayat Hikayesi
DOST GÜNAYDINLAR
Ne zaman günaydın dese dostlarım
Güneş doğar içime
Cıvıldaşmaya başlar kuşlarım
Bal arıları konar çiçeklerime
Dağılır kara bulutlarım
Sevginin şiiriyle
Bezenir bahçem
Özlemim umudumla öpüşür
Güzelliklere açılır pencerem
Mutluluğum türküleşir
Fırından yeni çıkmış sıcacık
Bir ekmeğe dönüşür
Duygum düşüncem

 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
GÖRMEDİM
Dün gece rüyamda gördüm Ülkemi;
Sesiz ve sakin gibi geldi bana yine.
Bağları, bahçeler, tarlaları yem yeşil,
Sesleri olmayan, neşeli gibi gözüken insanları
Sanki arzda yetişen ve büyüyen ot misali
Hiç sesleri çıkmıyor, duygusuz sessizlik içinde
Sanki arzda gezen, yayılan koyun misali.
Hak aranmıyor nedense, HAK hiç tanınmıyor.
Kendini bilmezler, haksızlar yine hak yiyor.
Sessizlik sürüyor, kimse kendisine gelen;
Kimse başkasına gelen haksızlıklara
Hiç kimse karışmıyor. Hiçbir şeye.
Sanki onlara dokunmuyor haksızlıklar;
Sanki ot misali, merada yayılan koyun misali.
Sanki doğru söyleyeni ne artık dokuz köyde seviyorlar(!)
Yalan söyleyeni artık her yerde baş tacı ediyorlar
Sesiz olanlar bile buralarda yaşıyorlar bakarak;
Sesini çıkartanı ise bir kaşık boğuyorlar her kesin önünde.
Dün gece rüyamda gördüm Ülkemi;
Sesiz ve sakin gibi geldi bana yine.
Alan memnundu sanki veren memnun,
Hiç kimse itiraz etmiyordu hayattan.
Ses çıkartmıyordu otlağa salınmış mal gibi.
Hakkını aramıyordu, bakıyordu bön bön.
Ot gibiydiler, koyun misali bakıyor;
Çobanının çaldığı kavalı ve martavalı dinliyorlardı.
Başlarına gelenlere, geleceklere bile artık
Artık her nedense;”La havle bile çekemiyorlardı.”
Alıştırmıştı onları; onları yöneten çobanları
Gözleri bakıyordu yakını ve uzağı fakat görmeyen
Gördüklerine hiç tepki ve cevap veremeyen
Sesiz ve sakin, bön, bön.
11.11.2005 16,45 Çorum
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
VARLIK BENDE YOKLUK BENDE
Kalleş şeytan ile ahbap olmuşum
Haram bende helal bende zül bende
Anlamadım ne acayip kulmuşum
Diken bende yara bende gül bende
Hem namazı kılar hem haram yerim
Her günahı işler affeyle derim
Bilirim aslında olmaz hiç karım
Ağaç bende meyve bende dal bende
Günah işler pişman olur ağlarım
Ardından birkaç gün kara bağlarım
Tövbeyi unutur taban yağlarım
İsyan bende hata bende hâl bende
Bir yanım münafık bir yanım mümin
Her gece gelince etsem de yemin
Ayağım altından kayıyor zemin
Zillet bende makam bende yol bende
Haram helal deyip pek ayırt etmem
Mizabi her vakit camide bitmem
Para ister diye yoksula gitmem
Varlık bende yokluk bende pul bende
15.10.2008 1.15
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Orhan AFACAN
Orhan AFACAN Hayat Hikayesi
ZENCİ BİR GENÇ
Zenci bir genç nafile tavafında
Duaya başlamış üçüncü şaftında.
 
Rabıtaya girmiş oluk tarafında
Kim var, kim yok fark etmez etrafında.
 
Tombul, kısa boylu genç bir zenci
Öyle büyük duadaki direnci.
 
Şuuru açık, yerinde bilinci
Yarışmaya girse olur birinci
 
Kısa kolları dayamış mermere
Aldırmıyor hiç gelip geçenlere.
 
Yetişmeye zorlanıyor duvara
Ama büyüklük gelmiş avuçlara

Dolduramaz kâinat avuçları
Haraket etmiyor kirpik uçları..
 
Her parmağında israrlı şahadet,
Ya dudakkalarındaki o hiddet;
 
Duaları birbirine bağlıyor
Nefes yerine harfleri çağlıyor.
 
Tombul gırtlak sanki balon oluyor
Yinede kalbi Hak diye atıyor
 
Baktıkca kul işi siyah örtüye
Şükür eder kendi renginden diye.
 
O Kâbe’nin, Kâbe onundu adeta
Sırtını çevirmiş tamamen hayata
 
Siyah gözlerinde nurdan ak bakış
Riya yok, kibir yok tümü Hak bakış.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Paşa ÇETEN
Paşa ÇETEN Hayat Hikayesi
GÖZLERİMİN CADDELERİNDEYİM
Gözlerimin caddelerinde hayalden evler yapıyorum
Alnımda kara leke, pencerelerde siyah perde
Perdeleri soyar gibi sıyırıyorum camlardan
"Gülün dikene secdesince" günahlaşıyorum
Aklımın sokağında yol göstermiyor fenerler
 
Kalıptan kalıba girip çıkıyor düşüncelerim
O iki zamanın arasında ömrüm gamlanıyor
Deli hayalimin sesiyle örülüyor vicdanımın duvarları
Gönlüm dertli: zindana düşüyor ruhum kurtulamıyor

Menekşe mezarlığında toprağı öpüyor ışıklar
Yeryüzü dünyanın içinde derin bir kuyu, baş edemiyorum
Pusu kurmuş kaderim, ben izleniyorum
Gönül taşları çatlıyor, işgal ediliyorum
Her şekle girip, sözlerimle konuşan dağlar
 
Nasıl perde olmuşum, hayal evlerinde pencereye
Beynimdeki kan; adım adım, çekiliyor ayaklarımdan
Taşıyamaz utancından gövdem benim başımı
Ey canım, bedenimden çık, kurtul bu dünyadan
Sen sur evlerin temeline beni harç yaparsın
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Rıza HARDAL
Rıza HARDAL Hayat Hikayesi
NE GÜZEL
Hayaline nasıl girdim sevgilim
Benim ile seviştiysen ne güzel
Bülbül gül dalına konduğu gibi
Şakıyarak ötüştüysen ne güzel

Güzel hayal miydi, yoksa düş müydü?
Soğuk muydu, sıcak mıydı, kış mıydı?
Acı mıydı, tatlı mıydı, aşk mıydı?
Afiyetle yediysek ne güzel!

Paralar mı saydık yoksa zaman mı?
Aramızda engel mi var, günah mı?
Ayrılırken dedik vakit tamam mı?
Sevişerek ayrıldıysak ne güzel!
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Şükriye BEZGİN
Şükriye BEZGİN Hayat Hikayesi
İMİŞ
Haramın binası olmaz
Tez yıkılır derler imiş.
Giden servet geri gelmez
Taş tersine dönmez imiş.
 
Dünya malına güvenme
Sahipsiz mal olmaz imiş,-
Kazançsız toplanan servet
Gider bir gün gelmez imiş.

Biri yer biri bakarsa
Kıyamet ondan koparmış
Sular tersine akarsa
Değirmen dönmez imiş.

Vur,kır ile biriken mal
Hiç faydası olmaz imiş.
Başı yere eğilen del
Yukarıya sürmez imiş.
 
Tarla ile,para ile
Hiç dünyadan giden var mı ?
Dünya malı burada kalır
Mal seninle gitmez imiş.
 
Toprağa girince başın
Ne ekmek kalır,ne aşın
ŞÜKRÜ der bitmiştir işin,
Kul kusursuz olmaz imiş.
14-07-2003
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 09 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI Hayat Hikayesi
BEN KAYBETTİĞİM YILLARIMI ARIYORUM
Ne değeri var,
Yırtılmış,
Mavi iş gömleğimin,
Pantolonumun
Ve eskimiş ayakkabılarımın ?
Ben kaybettiğim
Yıllarımı arıyorum...

Ne önemi var,
Açılmış mektuplarımın,
Dışlanışımın,
Kaybolan haklarımın?
Ben kaybettiğim
Yıllarımı arıyorum...
 
Ne önemi var,
Dostluğun, kardeşliğin,
Birlikte çalışmanın?
Ben kaybettiğim
Yıllarımı arıyorum...
 
Ne değeri var,
Yitirilmiş emeklerimin,
Alın terimin,
Hiçe sayılan gayretlerimin?
Ben kaybettiğim
Yıllarımı arıyorum...
Paris – 2000
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 10 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Yaşar KILIÇ
Yaşar KILIÇ Hayat Hikayesi
DOST FAKİRLİK
Fakirlik dostumla doğdum tanıştım,
Peşimsire gezip durur fakirlik.
Fakirliğe kardeş gibi alıştım,
Gönül diyarına varır fakirlik.

Sevgi ile aşkı ben onda buldum.
Yolu çıktım,bazen yarıda kaldım.
Bazen yolum kesti,bazen de güldüm.
Beni kollarına alır fakirlik.
 
Ağlayanla ağlar,gülersen güler
Merttir;hatır nedir hepsini bilir.
YAŞAR hep yaşamaz,bir gün de ölür
Artık başkasını bulur fakirlik.
10.05.1976

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1