1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Eylül 2013
Ahmet CANBABA ANILARDAN KAÇIŞ
Arap KURT GÖNÜL DERDİ
Erhan TIĞLI AŞK OCAĞI VE DOST KUCAĞI
Mahmut Selim GÜRSEL AH GUT AH
Mehmet KARADAĞ NEREDESİN DOSTUM NEREDESİN
Muhsin AKTAŞ GÜLÜMÜ SOLDURMA
Orhan AFACAN BAL ARISI
Rıza KOÇAK AYRILIK DERDİ

Çorum Hıdırlık Cami

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
ANILARA KAÇIŞ
Adın
Yeni bir yüreğe terkedilmiş
Yeni yetme bir çocuk oyuncağa
Bir patika yolda hüzünlü su birikintisi
 
Kızılırmak doğuyor birden
Gün doğarken tutuşan şafaklarda
Sen geliyorsun aklıma şeytanca
Satır aralarından topluyorum her bir parçanı
 
Hırçın yağmurlar dövüyordu sokaklarımı
Fener ışıkları oynaşıyordu gözlerinde
İsimsiz bir geçmiş gibi hatırlamaya çalıştığım
Anılar palazlandı yine
Acımsı bir geçmiş birikiyor ağzımda
Bir gece düşüyor gözlerimden yorgun
Aşınmış unutulmaya yüz tutmuş
Anıları sürüklüyor peşinden
 
Fişi çekilmiş bir radyo gibi sustu
Uzaklaşırken denizin dalgaları
Takaların bir inip bir çıkan burunlarından
Bir gece yarısı düştü
 
Titreyip bir rüyadan kalktı ormanlar
Yosun yeşili gözler uyandı türkülere
Omurgası çatladı gözlerimin
Uykuya direndi bakışlar
 
Bir kör noktasından yakaladık zamanı
Ölüm çıplaklığı yarattık ellerimizle
Gizemli bir hayatı
Barındırırken gece
 
Sevgiyi sınadık yeşile küsüp
İçimizde barındırdık
Kaçamakları

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Arap KURT
Arap KURT Hayat Hikayesi
GÖNÜL DERDİ
Rast gelene gül verilmez;
Yol bilmeze yol sorulmaz;
Gayrı bu elde durulmaz
Diz bağımı çözen gönül!
 
Hal bilmeze, halim dedim,
Dil bilmeze, dilim dedim,
Diken imiş gülüm, dedim
Gülistanda hazan gönül!
 
Bozulmuş, düzenin çarkı;
Terk eğlettin evi barkı.
Ölüm ile hayat farkı,
Kaderimde yazan gönül!

Rüyalarım çıktı boşa;
Şefkat verilmemiş taşa.
Ne belalar geldi başa;
Diyar diyar gezen gönül!
 
Yaz ayında senin kışın;
Değişmez ki, hiç, bakışın;
Tükenecek ekmek, aşın;
Yüreğimi ezen gönül!
 
Yaren dedim, yardan attın;
Altın idim pula sattın.
Bir vefasız kula çattın;
Otağımı bozan gönül!
 
Gönül sana da kırgınım;
Zaten doğuştan yorgunum;
İflah olmaz bir vurgunum;
Özge can-ı üzen gönül!
 
KURT Oğlu, sitemi bırak;
Yaklaşıyor o son durak,
Cennet yeşil sense kurak;
Ahirette mizan gönül!
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Erhan TIĞLI
Erhan TIĞLI Hayat Hikayesi
AŞK OCAĞI VE DOST KUCAĞI
Aşktır içimizi ısıtan duygu
Güzelliğimizi yansıtan ayna
İçinde kuşların ötüştüğü
Özlemlerimizin öpüştüğü dünya
Gönül kapısının anahtarını
Dostluğun gül elinde bulursun ancak
Arama boşuna başka yerde
Dosttur bizi çileden kurtaracak.
Ne zaman darda kalsak
O açar bize kucak
Gündüz güneş olur
Gece ayla yıldız
Ve sımsıcak bir ocak...
Yokuşlar düzleşir onunla
Şenlenir köşe bucak

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
AH GUT AH!
Belli ki bir bilgi yoktu bunda;
Nedir diye sormadı bilmeyenler bana.
GUT bir hasalık adı idi ne bileceksin;
Başa gelirse sende öğreneceksin.
Protein’i fazla görüyormuş sistemin;
Tepki veriyor sana bilgi için vücudun.
Fazla kaçırırsan bazı sana özel yemeği
Peynir, Yoğur, Süt, Sütlaç gibilerini;
Üzeri kaymaklı ekmek kadayıfını
Fırında yapılmış peynirli hamurları.
Et, tavuk, balık gibi leziz yiyecekleri;
Yemek istersen çekmeye dayanır;
Vereceği parmağındaki acı ve ateşi.
Yitmeyence ne dersin “Ah gut Ah!”
Ekmeğin üzerinde bol peyniri döşeyip
Çırpılmış yumurta ile üzerini süsleyip;
Sürerler fırına çıkınca bir lezzet küpü;
Sunarlarsa sana ne dersin acaba?
Ah GUT Ah! Geldin işte başıma;
Yiyemeyeceksin sadece bakacaksın ona!
Mahmut Selim GÜRSEL
12/08/2012 19.35
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mehmet KARADAĞ
Mehmet KARADAĞ Hayat Hikayesi
NEREDESİN DOSTUM NEREDESİN
Her günün dost yılı geçti
Neredesin dostum neredesin?
Zalim felek beni seçti
Neredesin dostum neredesin?
 
Mekan oldu sana Bursa
Hasret çıktı gitti marsa
Canlar seni bana sorsa
Neredesin dostum neredesin?

Bülbül bile gülün özler
Kanlı yaşlı bende gözler
Susmaz dilim tatlı sözler
Neredesin dostum neredesin?
 
Ara sıra selam alsam
Dost yönünden dostça kalsam
Yaslı değil mutlu olsam
Neredesin dostum neredesin?
 
RIZA HARDAL derler dosta
Ne haber var ne de posta
Hasret çeken kalbim yasta
Neredesin dostum neredesin?
 
KARADAĞ’IM içten yanar
Gözyaşlarım oldu pınar
Sevgin büyük çınar
Neredesin dostum neredesin?
18/08/2010 Çorum
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
GÜLÜMÜ SOLDURMA
Hayalim resminle dolup taşıyor
Yokluğunda ölüm beni kaşıyor
Aklıma düşünce yönüm şaşıyor
Engeli yoluma doldurma benim
Güllerim soluyor sen gelmez isen
Kanım çekiliyor sen dolmaz isen
Kelamlar susuyor sen gülmez isen
Şakıyan dilimi öldürme benim.
Kar beyaz taşlarım siyah oluyor
Kuruyan gözlerim yaşla doluyor
Suladığım çiçek her gün soluyor
Saksıda gülümü soldurma benim
Bağrıma dikenden evler kurarım
Gelen geçen saldan haber sorarım
Mizabım her şeyi hayra yorarım
Kimseyi halime güldürme benim
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Orhan AFACAN
Orhan AFACAN Hayat Hikayesi
BAL ARISI
Beş yüz derde deva besin üretir
Kimya’yı geç; elifi bile bilmez.
İşçi doğar, yaşar, ömrü bitirir
Vefakârdır; işi bir çile bilmez
 
Yeterince larva, yeterince mum,
Özenle işlenmiş ince ince mum.
Koza, petek olur gerekince mum
Yaptığı içgüdüsüyle bile bilmez.
 
Şaşsın âlimler kovandaki düzene
En az on bin canlının iş bölümüne.
İçtenlikle uyarlar disipline
Evrim teorisinde dile gelmez
 
Anlatsa ne; balda ki kristalize
Şüphe düşüyor bazen içimize.
Ürettiği yiyecek bir mucize
Dürüsttür, cesurdur hiç hile bilmez.
 
Uçan fabrika küçük, narın yapı
Ne mühendis var, ne işçi, ne kapı.
Tek ona takılmıştır bal lakabı
Tesadüfü asla vesile bilmez.

Huzur dolu yaşam mücadelesi
Yarım gram bal yakar Kilometresi.
Ayettınde anlatır Nahl süresi
Teori bu gerçeği sile bilmez.
 
Işık olup geçer sanki hektarı.
Bin beş yüz defa yapar bu tekrarı
Arayıp bulur sevdiği nektarı
Her çiçek çiçektir; gül, lale bilmez.
 
O küçük vücutta o performansı.
En doğal halidir havayla dansı.
Teoriye vermez bir tespit şansı
Teorisyen düşüne bile bilmez.
 
Ömrünce doğaya en çok yararlı
Azimli, bilinçli, kesin kararlı..
Sabırlı, uyumlu, hep istikrarlı
Bereket, bolluktur eksile bilmez.
 
Doğadaki şifa için aracı,
Tütsüden geliyor korkuyla, acı.
Savunmadır iğnesinde amacı
İnsanı sokmayı, bir çile bilmez.
 
Ne ödül alırdı insan olsaydı.
Rakipsiz kalırdı insan olsaydı
Belki şımarırdı insan olsaydı
Yirmi milyon yıldır değişme bilmez
 
Aslında yaptığı işlem çok basit
Mayadır nektara enzimli asit.
Çiçeğine göre bal çeşit çeşit
Tadına bakmayı düşüne bilmez.
 
Kovanda örnektir sosyal hayatı
Farklı mucize petekte sanatı.
Eşsizdir besinin kokusu, tadı
Orhan ne yazsa anlata bilmez
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Rıza KOÇAK
Rıza KOÇAK Hayat Hikayesi
AYRILIK DERDİ
Aşağıdan gelir boz atlı Hızır
Nerede çağırsam orada hazır
Elinde defteri geliyor vezir
Ayrılık derdinin dermanı nedir?
 
Bağrıma basayım kayayı, taşı.
Gözümden akıttım kan ile yaşı
Urum diyarında Hacı Bektaş’ı
Ayrılık derdinin dermanı nedir?

Dünyayı sorarsan bir dipsiz ambar
Ali’nin yoldaşı Zülfikar, Kamber
Kabe’yi yaptırdı Halil Peygamber
Ayrılık derdinin dermanı nedir?
 
Gökyüzünde saf saf olmuş melekler
Yalvaralım kabul olsun dilekler
Cennet’in bekçisi huri melekler
Ayrılık derdinin dermanı nedir?
 
Bana küsmüş derler kime küseyim?
Ak gerdanın sevgisinde buseyim.
Kerbela’da Şehit oldu Hüseyin
Ayrılık derdinin dermanı nedir?
 
ŞIK okur yazar ağdan karadan.
Kötülüğü kaldıralım aradan
Sini beni yaratmış yaratan
Ayrılık derdinin dermanı nedir?
17 Ağustos 2008
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.