1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Ekim 2013
Ahmet CANBABA ANNEM- ANNELERİMİZ
Arap KURT ŞAİR ÜŞÜMESİ
Erhan TIĞLI ŞİİRİM SENSİN ÖYKÜM SEN
Mahmut Selim GÜRSEL GÖRDÜK
Mehmet KARADAĞ SORUMSUZ ZAMANA DÜŞTÜK
Muhsin AKTAŞ YAR
Orhan AFACAN GÖZLERİN HER ŞEYİ ANLATTI
Özgür BİÇER SEVGİLİ
Üzeyir Lokman ÇAYCI SULAR TERSİNE AKARKEN

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
ANNEM- ANNELERİMİZ
Karnında dokuz ay taşırken beni
sen kanınla besleyerek can, veren annem.
Bir ana kucağı özlemi duyup
Doğmuşum
Senin şefkatinle
Şefkatli ellerinde.
İlk defa tenini okşayıp
Sütünden emmişim huzurla anam.
Çocuğuna yanık bağrını açan
Can suyuna değer şefkatin annem.
Uyutur bir ninniyle sesin
Ve usulca öpüşünde
Sıcacık nefesin
Uyutur.
Hem fedakar, hem cefakar yürekte
Derin uykularını böldüğümden
Uykusuz gecelerin sebebi bendim.
Anlatılmaz verdiğin emekler bize.
Yıkaman,
Sıcacık sarıp, sarmalaman
Ve kundaklaman öpüp yüzümü.
Kırıp dökmemize gülüp geçerdin.
Bizi tehlikelerden kurtarman
Tutup ellerimizden kaldırıp.
Yüreğin dayanmazdı düşmemize.
Bir boynuma sarılışına hasretim
Ve birde yüzümde gezdirmene ellerini.
Ben ilk gülmeyi senden öğrenmişim anne
İlk emeklemeyi,
Ayakta durmayı.
İlk anne, baba demeyi
Ve ilk soru  sormayı
Masallarınla büyürken.
Bu günlere kolay gelmedik anne.
Kuruyken yeşeren bir ağaç gibi
Seni görmek bile beslerdi beni.
Gülüşün sabırdı, gülüşün keder
Her şeyde acılar sana düşerdi.
Sözlerin teselli bütün dertlere.
İlacımdı saçlarımı okşaman.
Derdimizde sabrın tükenmez anne
Senin ellerinin değdiği her şey
Odamızı doldururdu bir güneş gibi.
Dertleşmeni özlüyorum anne.
Birazda çekiştirmeni kim olursa.
Gönlünü bir dinlendiremedin bizlerle.
Bir yanın hep hasreti yaşadı,
Bir yanın yorgunluğunu hayatın.
Resminde bir kınalı elini görsem
Ve görsem bir kınalı saçının telini
Cız eder yüreğim hasretinle bil.
Neleri sığdırmadın derya gibi gönlüne
Bayram sevincini yaşatırdın,
Öptüğümde elini
Yollarıma bakıp geç kaldın diye
Sen çalardın zor günlerde kapımı.
Neyin varsa paylaşırdın benimle
Bize kuldun bize köleydin anne
Hep omzunda ağır yüktük, ağır yük.
Ardımızda yıkılmayan kaleydin.
Yavrum diye kucaklayıp
Bağrına basardın, gurbetten gelsek.
Işığın geliyor sönmüş yıldızlar gibi.
Gözün açık, hasret gittin oğluna.
Can damlalarıydı sözlerin, hayat veren.
“Yavrum seni çok özledim,
Tütüyorsun burnumda” derdin.
Bizim içinde sen öylesin anne
Her şey sen varsa bir anlam kazanır.
Sensizlik düşmanımdır uğramasın yanıma
Şiirlerim tedirgin, seni anlatamıyorum.
Sen bir mihenk taşısın yaşamımın.
Senin sevgin son durağı yüreğimin.
Son istasyonu gönlüm, orada in.
Sıcaklığın tenimde
Sözlerin kulağımda kalsın.
Resmin,
Avutmuyor beni annem.
Tutamıyorum ellerini
Senin karşılıksız sevgin var ya
Onu tadamıyorum
Ben sevgi sarhoşuydum sen varken.
Dokunulmazlığımın tadını yaşardım.
Sen benim özgürlüğümün sınırıydın,
Sen benim günahlarımın ceza keseni.
Sen benim sevaplarımdın anne,
Aydınlık penceremdin.
Sen benim bereketimdin
Sen benim örfüm.
Yaşamda en güzel şeyleri
Bana layık görendin,
Yedirendin,
Tadına bile bakmadığın ne varsa.
Öğütlerin ayaklarımın altında yol
Öğütlerin gözümün önünde bir perde
Büyüklere saygı derdin,
Küçüklere sevgi
Ben onun için sayar ve severim anne.
Hep senin içinde çocuktum
Sen affedendin.
Şimdi affedenim yok.
Acımasız sensiz her şey
Senin varlığın umuttu, umut.
Sensizlik hüznümün kaynağı şimdi.
Sensizlik bir uçurum.
Sensizlik yalnızlık demek.
Sensizlik sevgiye acıkmak demek,
Bilemedim affet anne.
Şimdi mezar taşlarına
Pişmanlıklar okunuyor dua diye.
Bir rüyaya mahkum oluyor sevenlerin.
Rüyalar bile terk ediyor kimi zaman sevenlerini.
Bir resme mahkum oluyor bu gözler.
Bir misafir gibi sessiz
Göz göze geliyoruz her andığımda.
Sensizliğe hazırlıksız yakalandım anne
Zaman hep hasret dokudu tezgahında.
Hep gelişini düşündüm son gidişinin,
Umutlar boşa çıkıyor, boşa.
Muson yağmurlarına benzerdi dua edişin.
Bir çöl fırtınası gibiydi kızışın.
Hem sıcaklığını tadardım
Hem acının özsuyunu.
Sevgi çıkmazlarını yaşıyorum seni düşünürken.
Zincirlerinden kopmuş bir halka gibi,
Hasretim boşlukta anne.
Üstü kapalı bir gülüş dudaklarımda
Uykuya dalarken seni düşünüşüm.
Bir girdap yaratıyorsun rüyalarımda.
Yeniden keşfediyorum seni,
Uyanıp hayata merhaba derken.
Pusuya yatmış bir canavar gibi
Dünya telaş esi.
Her gün savaşla uyanır günaydınlar.
Ahh!... annem, anneler, annelerimiz.
Çocuklarınız şehit olurken,
En çok üzülensiniz.
Tüten ocağımızda hem kordunuz,
Hem de duman.
Yavru çığlıkları gözyaşlarında
Vatanını benden çok severdin bilirim.
Onun için ölmeye yollarsın vatan uğruna.
Onun için doğurmadın mı beni?
Ama şimdi gel gör ki anne nice evlatlar
Bile bile gidiyorlar
Dünya barışı diye ölüme.
Sen mutlu olmalısın anne vatan için
Hala o ölecek yürek var bende.
Hala o ölecek yürek var bende.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Arap KURT
Arap KURT Hayat Hikayesi
ŞAİR ÜŞÜMESİ
Güneş saklar yüzünü bulutlar perde perde
Mevsimlerde vefasız çare olmuyor derde
Yine hazan başladı yine yürek sancısı
Dökülürken her yaprak dala kalır yangısı

Şair üşümesi bu sanki tutmuyor kollar
Şimdi yolcudan mahrum sevdaya giden yollar
Şu gözlerim yoruldu ufku arşınlamaktan
Vazgeçmiyor anılar kalbi kurşunlamaktan
 
Bir zamanlar dediğin ayrılık ifadesi
Aşka aşık gönülün değişir mi kıblesi
Kapılar kapansa da gözüm arkada kalır
Vedaların tasası deli gönlümü alır
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Erhan TIĞLI
Erhan TIĞLI Hayat Hikayesi
ŞİİRİM SENSİN ÖYKÜM SEN
Sensin gönlümün ikebanası
Aşkımın sevecen anası
Gül yağmuruna tutuyor yediveren bakışların
Özlem kokan bir şarkı oluyor
Güzelliğini simgeleyen sesin
Şiirim sensin öyküm sen
Benliğimi yeşertiyor güneşin

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
GÖRDÜK
Nasip ettin geldik gördük;
Sana şükürler olsun Rabbim!
Buraları gördük; seni bildik
Senden af, mağfiret diledik!
Hac eyledik burada emrin ile
Emrin rükünleri yaptık bir bir
Sana ulaşmaktı emelimiz bizim.
Geldik; gördük buraları senin için
Bitince rükünlerimiz görevimiz
Sevgili kulun için düştük yola
Vardık Muhammed Sallahu Aleyhisselam'a
Ziyaretimiz ile mutlu ve umutlu
sayende bulunduk O'ndan şefaati
Ravzasında bulunmamız nasip oldu
Rabbim Senden tekrar gelmemizi,
Kabe'ni, Ravza sahibini görmemizi
Diledik kalbimizle, dilimizle
Nasip ettin bize on beş yıl sonra
Peş peşe geldik eşimle huzuruna
Yazdım bu dizeleri Kurbanın birinde
Af senden, davet senden biz kullarına!
25/10/2012 Çorum Kurban Bayramı 1. gün saat 12,35

 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mehmet KARADAĞ
Mehmet KARADAĞ Hayat Hikayesi
SORUMSUZ ZAMANA DÜŞTÜK
Mevsimler şaşırdı doğa bozuldu
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.
Ormanlar yok etmek koz oldu
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.
 
Sular çekildi göller daraldı
Uyarı yapıldı duymuyor babalar
Çöle dönüşüyor yeşil yöreler
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.

Artık gazlara çare bulalım
Arıtmayı gelin erken kuralım
Felaket gelmeden karar alalım
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.
 
Küresel ısından denizler taşar
Topraksız ülkeler savaşa koşar
Böyle felakette insan mı yaşar
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.
 
Buzullar erirse çok yerler batar
Kefensiz, mezarsız insanlar yatar
Felaket üstüne, felaket katar
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.
 
Tedbirler olalım zaman dolmadan
Kıyılar, limanlar talan olmadan,
KARADAĞI’IM çağrı yapar durmadan
Nasıl bir sorumsuz zamana düştük.
07/11/2006 ÇORUM
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
YAR
Gözüne baksalar ciğerim yandı
Elini tutsalar ellerim dondu
Beynimde cehennem alevi söndü
Sensiz uzaklarda patlıyorum yâr
Geceler aklımı başımdan aldı
Yıldızlar döküldü yerlerde kaldı
Cemalin sorgusuz düşüme daldı
Sensiz hasretleri katlıyorum yâr
İçimde özlemin tahtını kurdu
Etlerimi sac üstünde kavurdu
Aklımı başımdan aldı savurdu
Sensiz kör kuyuya atlıyorum yâr
Bahçeler çiçeğe küskün oldular
Dilde adın saydım yorgun kaldılar
Gölgeler ruhumu söküp aldılar
Sensiz sahralarda otluyorum yâr
Bensiz oralarda halay çekersin
Seven yüreğime kezzap dökersin
Gönlüme düşünce canı sökersin
Sensiz uzaklarda çatlıyorum yâr
Aşkın bu yürekte dibini tuttu
Geçmişte ne varsa sildi, kuruttu
Mizabi her şeyi sende unuttu
Sensiz küllerimi topluyorum yâr
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Orhan AFACAN
Orhan AFACAN Hayat Hikayesi
GÖZLERİN HER ŞEYİ ANLATTI
Beni mutlu etti dünkü rastlantı
Gözlerin her şeyi bana anlattı
Ümitsiz aşkıma ümitler kattı
Gözlerin her şeyi bana anlattı

İstediği kadar gizlesin dilin
Anlaşıldı benim, her an hayalin.
Ellerin elinde olsa da elin
Gözlerin her şeyi bana anlattı.
 
Baktıkça kalbimi oyarcasına
‘Canım’ dediğimi duyarcasına,
En mutlu bir günü yaşarcasına
Gözlerin her şeyi bana anlattı

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Özgür BİÇER
Özgür BİÇER Hayat Hikayesi
SEVGİLİ
İnanmak isterdim sevgili
İnanmak!
Öz geçmişinin bağırtılarını susturmuş,
Yarını kucaklamaya hazır
İnsanlarında var olduğuna.
İnanmak isterdim sevgili,
İnanmak..
Bulmak isterdim sevgili,
Bulmak,
Burnu sümüklü,
Eli ayağı çamurlu çocukları ve isterdim.
Serçe parmağından tutup,
Gezdirmek, mahle aralarında onları,
Onların büyümemiş, hep küçük kalmış,
Umutlarını yüceltmek isterdim.
Ve aynı anda seyre dalmak isterdim,
O tertemiz yüreğine sayısız kuşun yuva yapışına
Nisan 1998 Atakum/SAMSUN
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 09 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI Hayat Hikayesi
SULAR TERSİNE AKARKEN...
Doldur...
Doldur tersinden
Beklentilerine
Göz yaşartan zamanı!
Gülleri bırakarak
Kimler geçip gidiyor?
Eğlencelerle dolu
Sınırsız bir baharı
Bir bir kopararak
Nice renkler soluyor...
Konu ediliyor
İsimsiz kitaplara
İnsan kayıran tüccarlar,
Duygu katilleri,
Aşk düşmanları...
Gölgesinde kalıyor
Kirli havanın
Kasabalar...şehirler
Gülleri sulayan nehirler…
Doldur...
Doldur tersinden
Beklentilerine
Göz yaşartan zamanı...
Mantes la Ville – 12.10.2000
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1