1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Ocak 2014
Ahmet CANBABA FARKINDA MIYIZ
Arap KURT NÜANS
Ayşe ÇOBAN YOKTUR
Mahmut Selim GÜRSEL GEMİ
Muhsin AKTAŞ SENSİZ ERİYİP BİTTİM
Orhan AFACAN BENSİZ GELEN BAYRAMIN
Şükrü GÜLTEPE GÖRDÜM
Üzeyir Lokman ÇAYCI ÖĞRETMENİM

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
FARKINDA MIYIZ
Kime ne satmışsak malımız bozuk
Duyarak küçüldük farkında mıyız
Gümrük birliğinden her sene kazık
Yiyerek küçüldük farkında mıyız
 
Fabrika satıp ta ne yiyeceğiz
Gelen nesillere ne diyeceğiz
Özelleştirince büyüyeceğiz
Diyerek küçüldük farkında mıyız

Kusur kapatırken atarlar maval
Elinde fırçası önünde tuval
Askerlerimizin başına çuval
Giyerek küçüldük farkında mıyız
 
İçimize akan gözyaşımızı
Hırsımızdan çatılan kaşımızı
Aldığımız borçlardan başımızı
Eğerek küçüldük farkında mıyız
 
Biz uysak ta onlar uymaz haklara
Yüreğimiz siper oldu oklara
Türk sat ile başımızı göklere
Değerek  küçüldük farkında mıyız
 
Kandırırlar bakmaz alın terine 
Ambargo koyarlar yurtta ürüne
Bizde kendimizi aptal yerine
Koyarak küçüldük farkında mıyız
 
Umutlarda kaybettik belkimizi
Yabancılar çiğnedi ülkümüzü
Devlet mafya el ele halkımızı
Soyarak küçüldük farkında mıyız
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Arap KURT
Arap KURT Hayat Hikayesi
NÜANS
Kaldırımda gölgeler bulutlar yere ağar
Gece kuşundan dinle karanlıkta amanı
Ne cennet ne cehennem arafta hiçlik doğar
Şehir bacalarının gümüş renkli dumanı
 
Sessiz sessiz ağlayan yıkık virane evler
Kayan yıldız öfkesi güle sıçrar alevler
Kelebek görünüşlü yarasa olmuş devler
Ancak dua dağıtır bu kasvetli zamanı

Beynimde davul sesi düğün eder zebani
Günahlarım canavar ruhum bana yabani
Yuvalarında gözler kör şeytandan şeytani
Eşikte bekler köpek melek inecek anı
 
Ölüm girdi fikrime kaybolan güle yazdım
Ne kendimden bir fazla ne de kendimden azdım
Kanayan tırnaklarla şaire mezar kazdım
Azrail bedenimden çekip alırken canı
 
Senden bir yer isterim uzanıp yatmak için
Sürün atlarınızı basıp üstümden geçin
İncitmeyin kalbimi kabrime çiçek saçın
Beni bana bırakın toprak emerken kanı
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ayşe ÇOBAN
Ayşe ÇOBAN Hayat Hikayesi
YOKTUR
Benim gönlüm gezer Şam’da Halep’te,
Senin gönlün Urfa ile Antep’te,
Lisan mı öğrendin sen bu mektepte ?
Gidip;görem dedim takatım yoktur.
 
Şarkılar,türküler,şiirler dizdim.
Oturduğum yerde gönlümü üzdüm.
Mekke-i Münevver’i gözümde süzdüm.
Arş-ı arz eyledim;kanadım yoktur.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  04SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
GEMİ
Bu liman senin, bu liman benim
Dolaşıyor gemi engin sularda.
Sessiz ve derinden gelen homurtusunu
Duyan ve umursayan yok.
Limanlar onu belki beklerken,
O sessiz gözüken büyük kütlenin
Bir sürü sıkıntısının olduğunu
Dertlerinden deva aramak için
Liman; liman bir bir dolaştığını,
Kim bilir nerede son bulacak dertleri,
Demir yığını olan cüssesinin
Ağırlığı ile yok olacak geçmişi.
Belki derin bir denizde gömülecek,
Denizin tabanına yan gelerek,
Sonsuza kadar gözden gönülden ırak,
Belki limanlar tarafından anılarak.
Belki de hiç hatırlanmayarak,
Yoklukların içinde yok olup gidecek.
Geminin hikâyesi böyle bitecek.
22 Temmuz 2009 Çorum 10,49

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 05 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
SENSİZ ERİYİP BİTTİM
Bu ıslak gözlerimi güneşe asıp gittim
Yıldızlarları yüzünde her gece tavaf ettim
Ayı doğmadı üstüme yol bulamayıp yittim
Gel güzel gözlü yârim sensiz kuruyup bittim
Gök kuşağı renkleri bir birine karışır
Kâbus dolu düşlerim gecelerle barışır
Kokunu salan rüzgâr bir biriyle yarışır
Gel güzel özlü yârim sensiz kuruyup bittim
Fesleğen çiçekleri kar ağlar durur
Dikenler sıra sıra, beni kalbimden vurur
Aklıma düştüğünde bütün dereler kurur
Gel güzel yüzlü yârim sensiz kuruyup bittim
Ardın sıra yollara baka baka yoruldum
Zembereği gerilmiş saat gibi kuruldum
Taşkın sel gibi idim sevdan ile duruldum
Gel güzel nazlı yârim sensiz eriyip bittim
Sözlerin yüreğimde taht kurmuş oturuyor
Kirpik almış eline neşteri batırıyor
Mizabinin kalbini acılar bitiriyor
Gel güzel sözlü yârim sensiz kuruyup bittim
03.08.2008
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Orhan AFACAN
Orhan AFACAN Hayat Hikayesi
BENSİZ GELEN BAYRAMIN
Bensiz gelen bayramın kutlu olsun sevgilim
Diliyorum ki gönlün mutlu olsun sevgilim.
Canlanmasın istemem hayalım gözlerinde
Diliyorum ki gönlün mutlu olsun sevgilim.
 
Bir sıcacık yuvada eli olsun elinde
Çok sevdiğin çocuğun dizinin üzerinde
Sevilmenin, sevmenin mutluluğu içinde
Diliyorum ki gönlün mutlu olsun sevgilim.

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Şükrü GÜLTEPE
Şükrü GÜLTEPE Hayat Hikayesi
GÖRDÜM
Zile Kalesini gezdim dolaştım
Sıla diyarına çoktan alıştım
Eşle dostla oralarda buluştum
Ne güzeldir oraların havası

Düz ovası yeşilliğe bürünmüş
İnsanlar hoş sevgiye alışmış
Medeniyet tarih çağı kurulmuş
Ne güzeldir oraların havası

Çarşısını pazarını dolaştım
Muhabbetle bir dostuma ulaştım
Çile çekip zaman ile yarıştım
Ne güzeldir oraların havası

Aşık Veysel der ki Zile Pekmezi
Tokat’ta yapılır nakış yazması
Karadeniz’in vardır fındık ezmesi
Ne güzeldir oraların havası

Şair Şükrü gezdim dolaştım
Sular gibi aktım coştum taştım
Bir zamanlar bir güzele vuruldum
Ne güzeldir oraların havası

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 08 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Üzeyir Lokman ÇAYCI Hayat Hikayesi
ÖĞRETMENİM
Eserin senin
Duyarsızlığın ucundaki
Yaşlı çocuklar…
Tutunmuşlar bencilliğin
Çıkıntılarından
İne ine aşağılara
Bir nesil tükeniyor…
 
Kırpıldıkça kenarlarından
İsyan üreten görüntüler
Üstü örtülü bir tezgah altında
Ejderhalar üretiyor pireler
Eylül onların gözlerinin içinde
Kinle oluşmuş bir yığınak
Fırsatçıların odağı
Sevgiyi imha eden bir sığınak
Ve…
Umut bağladıkları
Arkası uçurum olan
Bir dayanak...
Öğretmenim
Kurumadan
Değerlerin kaynağı…
Yaklaş kılcal damarlarına
Gençliğin…
 
Yaklaş
Sönmüş bir duyarlığı
Zaman savurmadan.
 
Biliyorum
Yakanda iki el var…
Özgür değilsin iç dünyanda
Acılarla önüne düşerken yarın…
 
Sağında olaylar,
Solunda seni hırpalayan sırlar
Endişelerin kaynağı
Senin içinde büyüyen
Yarınlar...
Eserlerin
Sadece seni değil,
Kendilerini de göremiyorlar
Öğretmeniml…
Paris - 30. 04. 2001

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1