1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Şubat 2015
Ahmet CANBABA NEREYİ BULURSA
Hıfzı ÖZBEKMEZ VEKİLLİĞE ADAYIM
İhsan TOMBUŞ DESTAN
Mahmut Selim GÜRSEL BAKAR GÖRMEZ OLUR İSEN
Muhsin AKTAŞ GÖZÜMDE BİBER SATSALAR
Necati ÇAVDAR KUL OLDU
Rıza HARDAL BEN DEĞİL MİYİM ?

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Ahmet CANBABA
Ahmet CANBABA Hayat Hikayesi
NEREYİ BULURSA
Adres sormaz yalnızlıklar
Dalar nereyi bulursa
Rüzgar ayaz yüklü, tende
Yalar nereyi bulursa
 
Bu can arzularken sizi
Yokluğun yok eder özü
Hasrete dönmüşse sızı
Böler nereyi bulursa

Küslükte erimez buzlar
Barışa tükendi kozlar
Yol göstermez acı sözler
Deler nereyi bulursa
 
Sen yüksel alçak karalar
Asılsız söz can yaralar
Un ufak eder paralar
Neler nereyi bulursa
 
Düşsen seyrine bakılır
Ölsen kınalar yakılır
Sen eşek olda takılır,
Yular nereyi bulursa 

 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Hıfzı ÖZBEKMEZ
Hıfzı ÖZBEKMEZ Hayat Hikayesi
VEKİLLİĞE ADAYIM
Vekilliğe bende adayım dedim
Benden sana gelmez, oy diyen çıktı
Orta direkliğe vedayım dedim
İşi öğrenmişsin, vay diyen çıktı
 
Seçilip de mazbatayı alınca
Yemin edip çalışmaya dalınca
İş rast gidip birde bakan olunca
Üst üstüne zammı, koy diyen çıktı
 
Köprüleri barajları satayım
Servetime servetleri katayım
Menfaati çiğnemeden yutayım
Bunlar yetmez daha, say diyen çıktı

Yeraltında madenleri koymayım
Çalıp çırpıp bir gün bile doymayım
Mazlumların feryadını duymayım
Semerini yede, doy diyen çıktı
 
Uçak binip ülke ülke gezeyim
Vatandaşı yükseklerden süzeyim
Güç kullanıp böcek gibi ezeyim
Aklın başa devşir, ey diyen çıktı
 
Bunlar şaka düzeltiriz ülkeyi
Çıkartırız burundaki halkayı
Giymek zordur iktidarda hırkayı
Aklın ermez senin, toy diyen çıktı
 
Latif bırak vekilliği iş değil
Yaptıkları elbette ki hoş değil
Atasözü çok doğrudur boş değil
Akşamdan doğarmış, ay diyen çıktı
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
İhsn TOMBUŞ
İhsan TOMBUŞ Hayat Hikayesi
DESTAN
Bugün yalnız başıma sonsuz kırlara daldım,
Her dertten,her tasadan bir müddet uzak kaldım.
Dağlarda,ovalarda uzun uzun dolaştım,
Çiçeklere bezenmiş bir vadiye uzandım.
Yeryüzünde cennetin benzeri olsun diye,
Tanrı vermiş sonsuz bir güzellik bu vadiye.
İçimde biraz korku,yüreğimde heyecan
Bu kimsesiz ülkede gezerken hayran,hayran.
Gördüm bu kulübecik bir dere kenarında.
“İşte bir insan izi esrar diyarına”
Diyerek yavaş yavaş yaklaştık kulübeye,
Gördüm ki bir ihtiyar hep inleye inleye
Dua edip ağlıyor. Dedim “Merhaba baba,
Nedir bu ah-üzarın ?” Dedi. “Oğlum merhaba !
Anlatması çok uzun,benim derdim büyüktür.
Artık biçare canım vücuduma bir yüktür.
Neredeyse benim de ecel çanım çalacak,
Bu doymaz kara toprak elbet beni alacak.
Ne diye dert dökeyim artık son günlerimde,
Dedim benim dostumdur,bu kimsesiz yerimde”
Dedim:”Baba ! Derdini anlat ben de bileyim,
Ben de Ulu Tanrıdan sana deva dileyim!”
Şöyle beni bir süzdü,bir an geldik göz göze,
Derin bir ah çektikten sonra başladı söze.
“Büyük bir aslan varmış,çok eski bir zamanda
Bu kadar büyük aslan yaşamamış cihanda.
Tunus’a uzanırmış ayaklarından biri
Viyana’ya varırmış pençesinin diğeri.
Kafkas’la Mısır’daymış öteki ayakları,
Kuyruğunun yatağı olurmuş Arap diyarı.
Kendi Anadolu’da,İstanbul’daymış başı
Cüssesinin aksına pek de küçükmüş yaşı.
Bazen kızıp coşarmış,kükrermiş arı sıra,
Dünyayı titretirmiş arşa çıkan bu nara
Bir derin nefes alsı Akdeniz karışırmış,
Dağlar gibi dalgalarla yarışırmış.
Yelesini sallasa Karadeniz coşarmış,
Suları ta Moskof’un ülkesine taşarmış
Bıyıkları titrese alt üst olurmuş Balkan,
Pençesini oynatsa Tuta taşarmış al kan.
Kuyruğunu savurup nice tahtlar devirmiş,
Milyonlarca dinsizi Hak yoluna çevirmiş.
Ne yazık göremedim ben bu mesut günleri,
Yetişmiştim aslanın bir kemikle,bir deri.
Hiçbir şey kalmamıştı o koskoca aslandan
Etrafını sarmıştı aç köpekler her yandan.
Başına toplandılar akbabalar,kuzgunlar
Leşini yemek için çevirdiler oyunlar
Fakat ihtiyar aslan onlara karşı durdu
Bütün Ege Denizi tekrar taştı,kudurdu.
Baktılar ki zor ile ölmeyecek bu aslan,
Tilkiler tuzak kurdu,bin bir hile bin yalan.
Aslanı kandırarak sokuldular yanına,
Boğazından tuttular kıymak için canına.
İşte ben o aslanın koptuğu başının,
Aç kurtlar tarafından yenildiği naşının.
Görmeğe dayanamam diye kaçtım buraya,
Ardından zaman geçti,yıllar geçti araya.
İnsan yüzü görmezdim burada yaşıyordum.
Yıllardır o aslanın yasını taşıyordum.”
Dedim “baba boş yere yas tutup ağlıyorsun
Boş yere bu ihtiyar bağrını dağlıyorsun.
Evet doğru aslanın başı koptu o zaman
Lakin bu baş kopunca yine ölmedi aslan.
Gerçi başsız yaşayamaz hiçbir canlı cihanda
Fakat Tanrı isterse neler olmaz bir anda.
İşte o aslana da yarattı yeni bir baş
Bütün dünya sarsıldı,inledi tepe,dağ,taş.
Yeniden dizilmişti öldü sanılan aslan,
Çelikten bir ok gibi fırlamıştı yayından.
Düşmanın üzerine öyle bir saldırdı ki;
Elinden kurtulamadı ne aç kurt,ne de tilki.
Bu dinç baş,bu aslana çok yakıştı,çok uydu.
Narasını cihanda herkes yeniden durdu
Herkes bu genç aslandan tekrar korktu ve ürktü.
Çünkü onun dinç başı kahraman Atatürk’tü
16 Ağustos 1942
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
BAKAR GÖRMEZ OLUR İSEN
Ne güzel anıtlar, yapıtlar, kaleler vardır
Kıymet bilmez isen onlar haraptır
Bir taşın oymasını yapan şimdi zor bulunur
Bakar görmez olur isen dünyadan,
 
Eser meser görmez olur gözlerin.
Değer bilmez yerde ise elmasın,
Cam bile etmez elmas değerin!
Bakar görmez olur isen dünyadan,

Sen senden başkasının yerine bakma
Çorum’da kalen durur yabana atma
Boşalttılar orayı da ne akla ve hakla
Bakar görmez olur isen dünyadan,
 
Tarihi atanın mezar taşı olarak görürsen
Ata yazının Türk mü Arap mı bilmezsen
Her Kur’an okuyanı Osmanlıca okur dersen
Bakar görmez olur isen dünyadan,
 
Ne söylesek boştur dünya boştur
Bir dünya ülkesi olan Türkiye’ye hoştur
Geçmişten kalanları görmek hoştur
Bakar görmez olur isen dünyadan,
13/02/2014 Çorum 4/55
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Muhsin AKTAŞ
Muhsin AKTAŞ Hayat Hikayesi
GÖZÜMDE BİBER SATSALAR
Gözünde aradım çayın demini
Dillerime vurdum aşkın gemini
Her nefeste ettim büyük yemini,
Senden başkasının olamam gülüm
Hücrelerim hayat buldu seninle
Tenim kavilleşti pamuk teninle
Genlerim sözleşti gönül geninle
Senden başkasının olamam gülüm.
Dünyayı çekseler göğün sathından
Güneşi sürseler binek atından
Ölümü kovsalar rahman katından
Senden başkasının olamam gülüm
Geçtiğim yollara diken atsalar
Gelip ayağıma her gün batsalar
Mizabi gözümde biber satsalar
Senden başkasının olamam gülüm
30.07.2008

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Necati ÇAVDAR
Necati ÇAVDAR Hayat Hikayesi
KUL OLDU
Tükenmez zannedip,
Kuşağına kul oldu
Solmaz diye ,
Bir dilberin eteğine kul oldu
Gelmedi aklına ihtiyarlık,
Sözlerine gözlerine kul oldu
Bitmez diye,
bir ağanın parasına kul oldu
Beyni fikri felç oldu da,
Bir soytarının sözlerine kul oldu
Kurmaz cümleyi, bilmez dili;
Bir iki “entel” kelimeye kul oldu
Bunca yıl yapmaz sporu,
Hiç atmamış vücuttan teri
Sahalardakinin çalımına kul oldu
Okumaz kendi çokça meth eder,
Bilemez gerçeği bir cahile kul oldu
Başı gökte, ayağı bulutta gider
Göremez aczini, benliğine kul oldu
Kendini bilemeyip,
Özdeki o cevheri göremeyip
Fani, süflî arzulara,
Kararacak güneşlere kul oldu
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız
Rıza HARDAL
Rıza HARDAL Hayat Hikayesi
 BEN DEĞİL MİYİM ?
Ey şirin Kuşsaray bakman yüzüme
Bağrında yaşayan ben değil miyim ?
Altmış yıldır kulak verdin sözüme
Senin öz evladın;ben değil miyim ?
 
Kısmet bizi böyle gurbete atan
Sağ olsa ses verse;mezarda yatan,
Sağmaca’da koyun,kuzu otlatan
Yazıda çüt süren,ben değil miyim ?

İhtiyar olanlar bükmüş belleri
Ninni söyler anaların dilleri,
Saatlerce uzun süren yolları
Yaya giden,gelen,ben değil miyim ?

Sağmaca,Kel Veli suların içip
Uykusuz kalarak serimden geçip,
Büyük göl yamaçlarında,ekini biçip,
Harmana getiren,ben değil miyim ?
 
Kardeş,bacı çalışırdı işinde
Bahçelikte çiçek açmış döşünde
Bir vefasız sevgilinin peşinde
Yıllarca dolaşan,ben değil miyim ?
 
Kazmayı,küreği,baltayı alan
Odun şeleğini sırtına saran
Kağnı,arabayla,at,öküz yoran
Kara saban süren,ben değil miydim ?
 
Kim görürdü bu nasırlı elleri
Yoluna feda ettim serleri
Sırımlı çarıkla bitmez yolları
Bağ,bahçe edenler,ben değil miydim ?
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1