1

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

14 Kasım 2016
Mahmut Selim GÜRSEL KASIM'IN ONU
Mahmut Selim GÜRSEL HEP GARİBAN HEP PERİŞAN EVLADI PİR
Mahmut Selim GÜRSEL EYLEME BİZİ YA RABBİ!
Mahmut Selim GÜRSEL BÖYLE Mİ?
Mahmut Selim GÜRSEL SEVGİN BURADA
Mahmut Selim GÜRSEL BİN DOKUZ YÜZ ALTMIŞ
Mahmut Selim GÜRSEL BEKLENMEZ OLSUN

 01  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
KASIMIN ON’U
Gelince hazan mevsimi içinde Kasım’ın on’u
Baka kalırım sanki o gelecek gittiği yerden
Çalarken sirenler, öterken bütün kornalar
Belki de bizi bütün hepimizi duyuyor derim.
Belki de bizi yaptıklarımızla duyuyor derim.
 
Kimi sever, kimi sevmez yanlış bilgiden
Anası babası hatalı öğretmiş nereden bilem
Belki de öğretmeni vermedi senin bilgini
Belki de bizi yaptıklarımızla duyuyor derim.
Bilenler bilmeyenlere söylesin Atatürk kimdi,
Hangi devletler kızdılar niye bize gelmedi
Kıskandılar onun yaptıklarını, ettiklerini
Belki de bizi yaptıklarımızla duyuyor derim.
 
Kasım’ın onu hep başka şeyler gelir aklıma
Onun sevmeyenin pek şaşarım ben aklına
Yazık demem ona iftira eden bulurlar sonunda
Belki de bizi yaptıklarımızla duyuyor derim.
 
Atatürk! Türk büyüğü. Kurtarmak için Türk’ü
Türkiye için görevlendirdi seni yaratan Rabbi
Verdi ona şevk, azim, sebat ve cesaret kuvveti
Belki de bizi yaptıklarımızla duyuyor derim.
09 Kasım 2016 21,40 Çorum

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 02  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
HEP GARİBAN HEP PERİŞAN EVLADI PİR
Rızası olamaz gerek görmez Rab’bi
Hiç gördün mü ki sen behey insan
Şehit olan bir zengin evladı pir,
Hep gariban, hep perişan evladı pir

Neden diye hiç düşünme aklın almaz
Vardır sırrı elbet bilirde insan anlamaz
Şehit mertebesi aransa da bulunmaz
Hep gariban, hep perişan evladı pir

Sorma bana kendine sor bu sonucu
Müslüman çocuğu hepsi malum bu acı
Her ölüyü sanma sen sama Şehit
Hep gariban, hep perişan evladı pir

Bak, bul sonucu serde bilirsin benden öte
Bulduğunu söyleme bunu yaratan bile
Sen kendi bulduğunla oyalan insanoğlu
Hep gariban, hep perişan evladı pir

Geldi iki satır yazmak içerimde yine
Yazdım da okuyanlarımız olsa bile
Burada bitir be Mahmut sana ne!
Hep gariban, hep perişan evladı pir
Çorum 16/10/2016 22,50

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  03 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
EYLEME BİZİ YA RABBİ!
Kim demişse her halde bilmez imiş;
Ya at görmemiş, ya kurt bilmemiş
İki izi bilmeyip ayıramayan kişilerden
Eyleme bizi Ya Rabb'im!

İsteğim çok daha neler vermez diyenlerden
Elin yabanı gelmiş davarları ayıran sürüden
Kurt izi ile at izin birbirine benzetenlerden
Eyleme bizi Ya Rabb'im!

Kendisinin olmayan malı mülkü
Gördüğü her güzel kürkü
Çaldığı günün türküsü
Eyleme bizi Ya Rabb'im!

Makam mevki aşkına el öpenlerden
İhtiyacı için boyun namerde eğenlerden
Görevinden fazla nema isteyenlerden
Eyleme bizi Ya Rabb'im!

Ben bilirim diyenlerden;
Saati günü bilmeyenlerden,
Önünü arkasını görmeyenlerden,
Eyleme bizi Ya Rabb'im!
11/11/2016 Çorum
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  04 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
BÖYLE Mİ?
Kalem yazar, kağıt alır.
Yazılan dünyada mı kalır?
Elbet kalmaz ezel olur,
Bunu bilen bilir,
Bilmeyene ne diyelim?
Yazan yazmış yazdığını,
Sen bilmezsen çözdüğünü
Her an yedi yoldasın
Hangisinden gittiğini?
Zannedersin ben yazıyorum,
Kalem ile çiziyorum,
Bir aşk var zannediyorum,
İşte bunda aldanıyorsun!
Sen kendini bilir isen,
Kaleminle yazar isen
Elindeki ile çizer isen
Doğru biri bulur isen
04/06/2009 12,10
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

  05SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
SEVGİN BURADA
Sevgin ile birlikteyiz burada,
Aşkımızı yanın koymamışsın.
Birlikte iken ikimiz yan yana
Aşkımızı şaşkın ortada bırakmışsın.
Ağlamak istersen sen her ikimize
Aşkımızı sakın yalnız bırakma
Ayrı olsak da buralarda
Aşkımızı şaşkın ortada bırakmışsın.
 
Sen ile ben birlikte olmak için yaşadık
Aşkımız seninle ile bu zamanları yaşadık
baka kaldı etrafımızdaki ahbap sandıklarımız
Aşkımızı şaşkın ortada bırakmışsın.
09/09/2016

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 06 SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
BİN DOKÜZ YÜZ ALTMIŞ
O parkta gördü onu yalnız,
Yıl bin dokuz yüz altmış;
Yaşı gelmiş,neredeyse altmışa
Oturmuş parkta kala kalmış.
Önünden kimler gelmiş;geçmiş
O bilmemiş,bakmamış.
Hayallere dalmış kalmış.
Karşısında bulunan bankta,
Kendisine bakan birisine,
Takılmış kalmış gözü her nedense.
Önce bakışmışlar beraber,
Biri erkek,bir de dişi ise esmer.
Dişiyi Rabb’i yaratmış özenerek,
Bir endam,bir görünüşü eğer,
Değere vurulsa;bir ömre bedel.
Erkekte kalmamış ne ömür,ne de nefes
Sadece bakıyor karşısındaki çok enfes.
Neyse fazla kurcalamayalım.
Biraz huri ile yaşlıya takılalım.
Yaşlı,başlı,eski işli,emekli zahir.
Giyimi kıyak,cüssesi yerinde,
Eli bastonlu değil,yüzü sakallı.
Emekli muhakkak,mürekkep yalamış,
Fötrü elinde,tespihi ile beraber
Görünüşü insana veriyor huzur,
Sanki bir cazibe var sanki yüzünde nur.
Muhakkak yaşının verdiği huzur,
Beklide bulunmaz, huzur mevzu.
Ben bunları düşünürken orada,
Kadın bu erkeğin önüne geldi dikildi,
Baktı ona, dikkatlice ve sertçe.
Altmışlık ise banktan kenara çekildi,
Açtı her halde oturur diye verdi yer,
Kadın tınmadı,ne bakıyorsun be birader !
Görmedin mi bu yaşa geleli bir yalnız kadın,
Nerede ise parkta gözünle beni soydun!
Bu tepki altmışlığı incitmişti,
Onu yer gibi değil,huri gibi görmüştü.
Gözü ile onu soymamıştı ne yazık,
Bu bakışını kendisi biliyordu,
Onu incitecek şekilde süzmemişti.
Belki aklından bir şeyler geçirmişti orada
Fakat onu orada soyacak, çıplak bırakacak,
Bir şey demeye yeldendi adam,
Muhatabı uzaklaşmıştı hemen.
Sözleri ağzında kalmıştı adamın,
Sessizliği, kendisi ile idi her zaman.
Boynunu büktü, gene donuklaştı yüzü,
Artık karşıya değil, yere bakıyordu gözü.
Ankara 1960

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 07  SAYFA BAŞINA GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Bir önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Mahmut Selim GÜRSEL
Mahmut Selim GÜRSEL Hayat Hikayesi
BEKLENMEZ OLSUN
O benimle beraberken
Vatan Anavatandı.
Beraber yatarken koynunda,
Anadolu öz vatandı.
Ayırmaya kalktılar
Mesut ve bahtiyarı
Nifaklarla beslediler
Biz vatandaşları
Sen Ermenisin, sen Kürt
Sonra diyecekler
Sen Çerkezsin
Sende Pontuslu
Daha nice etnik gruplar
Daha nice ayrılıklar
Daha neler bulacaklar
Vatanımı bölmeye çalışacaklar.
Önce dediler sen Ermeni’sin
Bu topraklar senin.
Sen al,sen otur diye
Saldırttılar sırtlanları.
Kime saldırdı onlar,
Masum analara,babalara
Beşikte yatan kuzulara.
Hain pusularla delikanlılara.
Yaktılar,yıktılar hain sırtlanlar.
Anadolu’da taş üstünde taş,
İbadet hane üstünde ibadethane
Ot üstünde ot bırakmadılar.
Sessiz kaldı Anadolu önceleri,
Vatanın idare eden dedi yetti gayri.
Bir dışarıdan saldıranlar var idi
Bir de koynumdaki yılan oldu.
Bunları ne yapalım diye us yordular
Kurul kurdular,karar aldılar.
Zorunlu göç olsun diye alındı karar
Ferman çıktı büyük makamdan.
Belki onlar,sıkıntıya katlandılar
Belki de yolda büyük telef verdiler
Bunları kendi ırkdaşları istedi
Vatanda sakin durulurken onlar
Kendilerinden ne istediler.
Dolduruşa geldiler,
Rahatlık battı onlara,
Kudurdular ve kendileri için
Ne ektilerse onu biçtiler.
Sonra güzel ülkemiz rahatken
Bir müsubet daha doğdu içimizden
Önce bizimkiler önemsemedi,
Daha doğrusu önemsetilmedi
İçte bulunan yılan büyüdü durdu
Başımıza bir ejderha oldu.
Yine aynı oyunlar oynandı burada
Saldırttılar sırtlanları.
Kime saldırdı onlar,
Masum analara,babalara
Beşikte yatan kuzulara.
Hain pusularla delikanlılara.
Yaktılar,yıktılar hain sırtlanlar.
Anadolu’da taş üstünde taş,
Koymadılar akıllarınca
Askerime de kurdular Dâm
Oldular başa belâ bu ahkam
Asker,polis,halk ölürken
Karar çıktı yapılsın gereken
Bulduk,buluşturduk silahımızı
Çünkü kullanamadık kayıtlı olanı
Yedi düvel olmaz bu silahlar
Bizimle sizin düşmanınıza kullanacak
Sakın kullanma ha ! Karışmam,
Karşında beni bulursun dediler,
Bizde kendimize yeniden bulduk silah
Karşı koyduk dağlarda kurduk cidal
Gazimiz oldu,şehidimiz vardı
Köyleri koruyan korucularımız oldu
Hep birlikte koyduk karşı ejdere
Söndürdük ejderi,olduk tek pare
Duramadı elin yabanı yine
Bu ejderi korudu tekrar yine
Önceki adını değiştirdi onlar
Silahlı mücadeleye devam ettiler
Zaman geldi,bu kuduran
Vatan dışında da boş durmadılar
Önceleri elçileri katledip
Kendilerini masum saydırdılar
Yandaş olarak başka din mensupları
Anavatan’ı parçalamak için,
Yine onları kullandılar.
Masum olduklarını söyleyerek
Arkalarını sıvazladılar,onları
Bizlerin üzerine sürdüler
Toprak istemleri yine gündemde
Bir de tazminat istemeleri
Ya bunlar ahmak,ya bizler
Bir ahmaklık var ama bilen var mı ?
Varsa şayet buyursun söylesin
Ben bulamadım,varse buyursun.
Belki onlar,sıkıntıya katlandılar
Belki de yolda büyük telef verdiler
Bunları kendi ırkdaşları istedi
Vatanda sakin durulurken onlar
Kendilerinden ne istediler.
Dolduruşa geldiler,
Rahatlık battı onlara,
Kudurdular ve kendileri için
Ne ektilerse onu biçtiler.
 

Bir Sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

SİTE BAŞINA DÖNMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

İNCELEDİĞİNİZ BU ÇALIŞMAMIZ İNTERNETTE Mahmut Selim GÜRSEL AİT SİTEDE SANAL DERGİLERİMİZ BÜNYESİNDE BULUNMAKTADIR!  Bilginizi sunulur Mahmut Selim GÜRSEL
1
Çalışmalar TELİF ESERİDİR
1
corumlu2000@gmail.com
1
Mahmut Selim Gürsel  hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
1