Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

İÇİNDEKİLER Tıklayarak şiirlere gidebilirsiniz

TAKDİM
HAYAT HİKAYESİ
TURNALAR
ÇORUM’UM
RIZA KANDEMİR
DOKTOR BEY
YAYLANIN
GELDİ
YÖRÜMEDEN GEL
BEN DERDİMİ DAHA NASIL SÖYLEMİŞ
GARİBAN
ŞAHIM EYVALLAH EYVALLAH!
HACIBEKTAŞ
GÖNÜL
BEN
GEL GEL
BABAM
AĞLAMA
GELİN
SÖZ OLUR GELİN
21
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
Mahmut Selim GÜRSEL
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.
 
 

 

 
 
 
 

 01

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

TAKDİM

            Bu sanal kitapta bulunan çalışmalar; arkadaşlarımızla birlikte basılı olarak yayımladığımız 53 sayı “Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih ve Edebiyat” dergimiz ve 54’üncü sayıdan sonra da sanal olarak yayımladığımız dergi ile “Sarı Çiğdem Şiir Defteri” dergimizde yayımlanmış çalışmalardan derlenmiştir

Tarafımdan arkadaşıma bir ufak armağan olarak hazırladığım bu sanal çalışmamda onların da çalışmalarını derli toplu olarak sizlere sunmak amacı taşımaktadır.

Çalışmalarımın bir sanal kitaplık olarak sizlere ulaşması ve sizlerinde bilgilenmenizi ve ilgileneceğinizi ummaktayım.

Mahmut Selim GÜRSEL

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 02

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

Rıza KANDEMİR
(Kul Rıza)
    01/01/1958 tarihinde merkeze bağlı Çağşak Köyünde Mehmet ve Nazengül’den dünyaya gelmişim. Çocukluk yıllarımı hayvanları otlatarak geçirdim. Doğa ve doğaüstü güzelliklerin hayranıyım.
  İlkokulu Çağşak Köyün İlk Öğretim Okulunda bitirdim. 1970-1971 yılında Orta Okula Sungurlu’da başladım. Orta Okulu bazı özel sebeplerden dolayı birinci sınıftan sonra bırakmak zorunda kaldım.
            1978-1979 yıllarında Vatani Görevimi Ağrı’nın On İkinci Topçu Alayı Uçaksavar Bataryasında yaptım.
            1981 tarihinde özel yaşamımı Yeter Hanımla evlendim. İkisi kız biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıyım.
            1971 yılının Mayıs ayında şiir yazmaya başladım. Halen şiir ve deyişler yazıyorum. Otuz altı yılın birikimini yayınlamış olduğum “ÇİÇEK DİYE KALEMİMİ KOKLADIM” isimli kitabım vardır.
            Mahalli basında yayınlanmakta ve Internet’te Çorumlu 2000 Aylık Kültür Sanat Tarih Ve Edebiyat Dergisi’nde http://corumlu2000.corumlu.com  , Sarı Çiğdem Şiir Defteri’nde http://saricigdem.corumlu.com şiirlerim yayınlanma devam etmektedir.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 

 03

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     TURNALAR
 
Kanat çırpar avaz avaz bağırır
Semah için sefa girer turnalar
Avazında Hak Muhammed çağırır
Semadan semaha döner turnalar
Leyli leyli leyli döner turnalar
 
Yüksek uçar makamına ermeye
Medine’de Muhammed’i görmeye
Ali dergâhına yüzün sürmeye
İkrarı gönülden verir turnalar
Leyli leyli leyli döner turnalar
 
Yar yitirsin başkasını sevmezler
Göz yaşları sel olsa da silmezler
İkrarsız dergaha varıp girmezler
Kerbela üstünde yürür turnalar
Leyli leyli leyli döner turnalar
 
Kırklar ceme girip safa düzüldü
Hak emretti o Kur’an-a yazıldı
Deliller yakıldı engür ezildi
Bir içip biniyle coştu turnalar
Leyli leyli leyli döner turnalar
 
Beş esmada gök kubbeye çizildi
On İki İmam KUL RIZA’YA yazıldı
Hak Kelamı Hüseyin’den süzüldü
Pir aşkına yola düştü turnalar
Leyli leyli leyli döner turnalar

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 04

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  ÇORUM’UM
 
Ne güzel ovası düze kurulmuş
Hititler diyarı Çorum’um
Hizmette yarışa karar verilmiş
Tüm yurduma yayıldı ünü Çorum’um
 
Nice toprak hamur gibi yoğruldu
Kiremit döşendi, tuğla örüldü
Birde şeker fabrikası kuruldu
Şekerde de ünü vardır Çorum’un
 
Seramikte Ece Banyo açıldı
Kumaş gibi desen desen biçildi
Namı gitti Avrupa’ya açıldı
Seramikte ünü vardır Çorum’um
 
Anitta’ya yazdırdık Uğur Barlığı
Kim ister ki bu zamanda darlığı
Guruba yazmışlar bunca varlığı
Barlığın gurubu ünü Çorum’um
 
Emin Görpe Kızıl Irmak dökümde
Dişli olduk makinenin çarkında
Cazgır, Altan Makinenin farkında
Makinede ünü vardır Çorum’un
 
Çorumlunun daha sözü bitmedi
Hayat kâğıt, şırıngada yetmedi
Leblebide kimse yerini tutmadı
Leblebide ünü vardır Çorum’un
 
Akça, Varış kerestede yarışta
Ekmekçi bakıra damga vuruşta
Alapala Güven yeme varışta
Sanayide ünü vardır Çorum’un
 
Sular gibi akıp akıbta durulsak
El uzatıp yoksullara sarılsak
Birlikte el ele dimdik yürüsek
Birlikte ünü vardır Çorum’un
 
Koçlar tarım ette ayrıca gurur
Ahlatcısı var volsvegen yön verir
Şamlı toyotada tanımaz sınır
Çimento da ünü vardık Çorum’un
 
Bütünce bunları gezdim gördüm.
Dalgıcı birliği betonda buldum
Yeşillik içinde tertemiz yurdum
Temizlikte ünü vardır Çorum’un
 
Bırak dünü yarınları bitirdik
Bir gün derler KUL RIZA’YI yitirdik
Gerçekleri böyle dile getirdik
Aydınlık günlere yönü Çorum’un

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 05

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   RIZA KANDEMİR
 
Ben derdimi daha nasıl söylemiş
Mısır’da yazıla var insanoğlu
Dur ki sana ip ucu da vereyim
Okuyup içinden bul insanoğlu
 
Beş nus var kazancımız yetmedi
Kış geldi bacadan duman tütmedi
Aç yattı yavrular uyku tutmadı
Birde ulu hasta var insanoğlu
 
Koyun sattık veresiye gelmedi
Usta oldum patron para vermedi
Halam vampir bacım kanım emdi
Bizde hayat böyle zor insanoğlu
 
Oruç bitti herkes bayram edecek
Tatil bitti öğrenci var gidecek
Yoksullar bayramda nasıl edecek
Bayramda işimiz zor insanoğlu.
 
Mesaj yazdım geç kalmadan alırsan
KUL RIZA’YI bir tenhada bulursan
Ben ölmeden gadir gıymet bilirsen
Bize de uzansın el insanoğlu
 
20 Ekim 2007 01,30

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 06

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

    DOKTOR BEY
 
Kahpe felek senle şansım tutmuyor
Sol yanım çürüdü ayak gitmiyor,
İlaç yazdım amma param yetmiyor
Çaresizler şimdi netsin doktor bey?
 
Bana bakan derdi yoktur sanıyor
Gizli yaram çıban oldu kanıyor
Başımda yoksulluk çarkı dönüyor
Derdimin çaresi sen ol doktor bey!
 
Mehlem sürdüm sargı sarsam tutmuyor
Viran oldu bağım bülbül ötmüyor
Param yok cebime elim gitmiyor
Umudum sermayem bitti doktor bey!
 
Gözümde uyku yok sabah olmuyor
Şu benim canımı Mevla’m almıyor
Sağ iken gıymetimi kimse bilmiyor
Ölüler gıymeti nitsin doktor bey?
 
Sabır ilaç oldu şükür yetiyor
KUL RIZA pazarda canın satıyor
Ayrılık zamanı geldi çatıyor
Duyarsın beni de öldü doktor bey!

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 07

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

   YAYLANIN
 
O koca kartalın karı erise,
Buzlu sular kuru çaydan yürüse
Gün doğup başından duman arılsa
Yolu çamur geçit vermez yaylanın.
 
Bahar gelip kızlar yola düzülse
Çadır yeri birer birer kazılsa
Oba gelip sıra sıra düzülse
Bir zaman söylenir göçü yaylanın
 
Çam dalına örü yayık kurulsa,
Ak ekmeğe tereyağı dürülse
Yoğurtlar yapılsa, kaymak serilse
Goynunda kuzusu sürü yaylanın.
 
Sarı çiçek, mor menekşe açarsa,
Arı bal aşkıyla kıra uçarsa
Hopallar çırpınır keklik uçarsa
Ninni söyler gayri kuşu yaylanın.
 
Büyük oluk gürül gürül akarsa
Madımak yeşerip mantarlar çıkarsa
Gonca gül açılır kekik kokarsa
KUL RIZA yolcusu olur yaylanın

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 

 08

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

          GELDİ
 
Bir nur gördü geceleyin düşünde
Uyandı Haceri’i buldu başında
Gurban etti İsmail’i düşünde
Ağardı saçları başa gış geldi
 
Hak emretti ol Musa’ya bilindi
Gurd donunda melekleri indirdi
Ol sürünün sahibine gönderdi
Mor koyun meledi goynu boş geldi
 
Hacer’den İsmail dünyaya geldi
Ona yedi yıllık süre verdi
Hüda Cebrail’den nida gönderdi
Terlere belendi gözden yaş geldi
 
İbrahim Hacer’in yüzüne baktı
Şevkatla gınayı eline yaktı
Cebrail gözüne sürmeyi çekti
Arafat’a duman durdu gış geldi
 
İsmail ataya elini verdi
Taşlayıp şeytanı gözünden vurdu
Gurban olacağını ona duyurdu
Vardı Hacer’den de eli boş geldi
 
Ol melekler fizan edip ağladı
Hem gözünü ellerini bağladı
Aşkından bıçağını gerdana salladı
Kesmez bıçak gazaba taş geldi
 
O günün şahidi Cebrail Celil
Bileyip bıçağı kükredi Halil
O günden bu yana yanar bu delil
Semada beslenen kuzu aç geldi
 
Musa koyun ile ciğer dağladı
KUL RIZA’DA o günlere ağladı
İlcil, Tevrat, Zebur Kur’an bağladı
İsmail’e gurban kuzu koç geldi

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 09

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  YÖRÜMEDEN GEL
 
Gel dinle sözümü nazlı cananım
Ela gözden yaşlar yörümeden gel
Aşkın deryasında yüzerken gemi
Çekilip suları kurumadan gel
 
Sitem edip beni yorma boşuna
Gücüm yetmez gayri gönül kuşuna
Ekin ektim gözlerimin yaşına
Temmuz’da başağı kurumadan gel
 
Dünyada yaşadık boşu boşuna
Azrail musallat oldu peşime
İmam gelip dikilmeden başıma
Kefenime makas yürümeden gel
 
Çileden belaya salma başımı
Hayallerin süsler oldu düşümü
Elinle dikmeden mezar taşımı
Komşular peşime yürümeden gel
 
Kara kazan kapımıza kuruldu
Komşuları KUL RIZA’DAN soruldu
Musallada namaz talgını verildi
Üzerime toprak yürümeden gel
 
10 Ekim 2007 04,30

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 10

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

BEN DERDİMİ DAHA NASIL SÖYLEMİŞ
 
Ben derdimi daha nasıl söylemiş
Mısır’da yazıla var insanoğlu
Dur ki sana ip ucu da vereyim
Okuyup içinden bul insanoğlu
 
Beş nus var kazancımız yetmedi
Kış geldi bacadan duman tütmedi
Aç yattı yavrular uyku tutmadı
Birde ulu hasta var insanoğlu
 
Koyun sattık veresiye gelmedi
Usta oldum patron para vermedi
Halam vampir bacım kanım emdi
Bizde hayat böyle zor insanoğlu
 
Oruç bitti herkes bayram edecek
Tatil bitti öğrenci var gidecek
Yoksullar bayramda nasıl edecek
Bayramda işimiz zor insanoğlu.
 
Mesaj yazdım geç kalmadan alırsan
KUL RIZA’YI bir tenhada bulursan
Ben ölmeden gadir gıymet bilirsen
Bize de uzansın el insanoğlu
 
20 Ekim 2007 01,30

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

11

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      GARİBAN
 
Kader beni buralara düşürdü.
Ben mahkumum suçlu değil gardiyan!
Hakim kalem kırdı beni şaşırdı,
Ağır ceza alır mıyım gardiyan?
 
Kimlik gitti onurumla yaşarım,
Yurt, yuva dağıldı gari barışalım
Beyhude yatıyorum da buna şaşarım,
Hiç kapını çalar mıyım gardiyan?
 
Müdür vermiş gardiyana emiri,
Dost edindik ranza denen demiri,
Mapushane benden çaldın ömürü,
Çıksam geri gelir miyim gardiyan?
 
Akşam oldu yoklamayı çektiler
Umutlarla nice tohum ektiler
Emir geldi prangayı söktüler
Yoksa burada ölür müyüm gardiyan?
 
Eşim, dostum, ziyaretçim gelmedi
Param bitti harçlığımda kalmadı,
Görpe kuzularım ellere kaldı,
Guzum kayıp bulur muyum gardiyan?
 
Eşim gitmiş yavruları yitirdim.
KUL RIZAYI mapushane bitirdin,
Anam ölmüş mezarına oturdum
Gayrı huzur bulur muyum gardiyan

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 12

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

ŞAHIM EYVALLAH EYVALLAH!
 
Elim açtım semaya Mevla’m seni çağırdım
Miraç’tayken Muhammed yetiş diye bağırdım
Ulaşmaktı sizlere benim yegane derdim
Yazdığım ilmihali Mevla’m sana gönderdim,
Hak La İlaha İlle Allah eyvallah şah eyvallah
Adı güzeldir güzel şah şahım eyvallah!
 
Haktan ayetler indi meleklerin yanında
Gurtlan ipek dokudu o Eyübün teninde
Seferdeyken Muhammed sen var idin yayında
İnsanlığı sevgi var inan İslam dininde
Hak La İlaha İlle Allah eyvallah şah eyvallah
Adı güzeldir güzel şah şahım eyvallah!
 
Hakkın yüce nişanı Muhammed’e verildi
Yetim Mehmet diyerek karşı duruldu
Kur’an ilmin şehridir gapıda o görüldü
Cenk ederken Muhammed sağ omzunda dururdu
Hak La İlaha İlle Allah eyvallah şah eyvallah
Adı güzeldir güzel şah şahım eyvallah!
 
Mübarek Kur’ana ayet indi yazıldı
Muhammed’in yanına Ehlibeyt düzüldü
Ali Hakkın aslanı Zülfügara çizildi
Cennetteki kapıya on iki imam yazıldı
Hak La İlaha İlle Allah eyvallah şah eyvallah
Adı güzeldir güzel şah şahım eyvallah!
 
Bütün bunlar hepsi vardı yüce Kur’anda
KUL RIZA’YA bu canı veren sensin alanda
Sana kavuştum şükür senden olsa çilemde
Doğan günde adın var ufukları görende
Hak La İlaha İlle Allah eyvallah şah eyvallah
Adı güzeldir güzel şah şahım eyvallah!
 
14 Ekim 2007  03.15

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 

 13

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 HACIBEKTAŞ
 
Pervane dönerken arşı semada
Höccetin verilmiş gel Hacı Bektaş
Pir civanı çağırdığım sırada
Akpınar üstünde can Hacı Bektaş
 
Ayetin başıdır elif hecesi
Yesevi’nin eri Rumi hocası
Seyfe gölü İncilli’nin arası
Keçeci babada can Hacı Bektaş
 
Çağrınca mazlum seni bulunca
Güzelli’den mahyan çöle varınca
Deruni’nin can göçtüğünü duyunca
Çileye Beş Taş’a gel Hacı Bektaş
 
Abdal Musa Gaygısız’a seslenir
Kırk Budak’tan Seyran bağı beslenir.
Mezirmi’ye duman olmuş sislenir
Sögüt’te baş ağa zar Hacı Bektaş
 
Akpınar Çeşmesi Kevser akarken
Balım Sultan ufuklara bakarken
Seyran Bağı gonca gülü kokarken
Medet sende kaldı car Hacı Bektaş
 
Karaca Höyük Akpınar’ın solunda
Asileri deniz aldı sonunda
KUL RIZA’YI kabul eyle yanında
Beş Taş’a güvercin gel Hacı Bektaş
 
9 Kasım 2007 02.15

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

 14

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

     GÖNÜL
 
Uyma derim sen feleğin sözüne
Yalçın kayaları tur etme gönül
Beş parmağı hedef alıp gözüne
Dünyayı başıma dar etme gönül
 
Adını yazdırıp tozlu yolları
Derdini söyleme sakın ellere
Gönül bağım destan edip dillere
Nazara gelip çöl etme gönül.
 
Olmadık dertleri açtın başıma
Zehir kattın ekmeğime aşıma
Aklar düşürüp siyah saçıma
Ömrümün üstüne yol etke gönül
 
Atlastan kendine gömlek içersin
Nerede zoru görsen hemen kaçarsın
Aşk meylinden yudum yudum içersin
Ellere sırrımı yad etme gönül
 
Seyrederken şu Kıbrıs’ın çölüne
Hep gülersin KUL RIZANIN haline
Engel koyma kayalardan yoluma
Dönemem geriye zor etme gönül

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

15

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

          BEN
 
Kara gözlüm eğer beni sorarsan
Doğuştan bu yana yaralıyım ben
Göz göz oldu yaralarım sararsan
Yaşasam da gine yaralıyım ben.
 
Kurumuş akmıyor suyu pınardın
Ben olsam yaprağı ulu çınarın
Şu karşıda duran sıra dağların
Yaralı ceylanı, yaralıyım ben.
 
Aslımız ulu soya dayanır
Zemheride gün vurunca uyanır
Yazı yaban sarı çiğdem boyanır
Kardelen çiçeği sıralıyım ben
 
Eller benim ne bilir ki derdimi
Dünyaya değişmem güzel yurdumu
Türkiye Çorumlu buralıyım ben.
Kul Rıza

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 16

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

      GEL GEL
 
Ay karanlık ilk akşamdan batarken
Bülbül figan edip gülde öterken
Gün doğup da şafak vakti sökerken
Gözlerimden yaşlar sel oldu gel gel
 
Sevda gülü dost bağında biterken
Ulu hasta gibi yoğun yatarken
Of çektikçe duman duman tüterken
Yandı sinelerim kül oldu gel gel
 
 
Mecnun Leyla’sını çölde ararken
Ferhat Şirin için dağı delerken
Gönül bağım gonca gülü solarken
Şimdi sevenlerim el oldu gel gel.
 
Nazlı yarim top zülüfü tararken
Zalim tarak sarı saçı yolarken
Yavrum diye koyun gibi melerken
İyi gün dostlarım el oldu gel gel.
 
Kul RIZA da hasret çekip ağlarken
Göz yaşlarım ırmak gibi çağlarken
El vurup yaremi tabip bağlarken
Gönül dağım tozlu yol oldu gel gel.

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

 17

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

       BABAM
 
Çarşıya gelirken dört yana bakmış
Secde de omzuna ağrılar çökmüş
Duadan sonra derin of çekmiş
Gözlerim yollarda, gelsene babam!
 
Hekimler derdine derman aramış.
Adresi veriyor benzi solarmış.
Azrail pençeyi derine salmış,
Dindi sızıların, gelsene babam!
 
Başındaki baran imiş, kış imiş.
Azeler boşalmış, beden üşümüş.
Bu dünyanın malı, mülkü boş imiş.
Uyanıp uykudan, gelsene babam!
 
Akarken pınarlar dolmuyor testi
KUL RIZA senden de umudu kesti
Ayrılık rüzgarı evimde esti,
Gülerek karşıdan gelsene babam!

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 
 

   18

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

        AĞLAMA
 
Ben gidince sabahı zor etmiş
Sevdiğini söylemeyi ar etmiş
Göz yaşını dutamayıp sel etmiş
Gurban olam nazlı yarim ben
 
Sana yakışmıyor kızıp ağlamak
Of çekerek ciğerini dağlamak
İşte geldim istiyorsan sarılmak
Gurban olam nazlı yarim ağlama
 
Ben gidince aklar düşüş saçına
Atmamış dertleri doymuş içine
Kervan katmış gönlündeki göçüne
Gurban olam nazlı yarim ağlama
 
Beni görüp yar de düşte şaşkına
Buyur etti gönlündeki köşküne
Ferhat iye yar şiirinin aşkına
Gurban olam nazlı yarim ağlama
 
Umudum yok çıkmaya yarına
Zamansız ayrılık gider zoruma
Kavuştun gel KUL RIZA’YA yarine
Gurban olam nazlı yarim ağlama.

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 
 

  19

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

        GELİN
 
Anlıma yazılmış kara yazılar
Kan ağlar gözlerim yürek sızılar
Yolumu bekliyor şimdi kuzular
Gurbet yollarımı bağladı gelin
 
Hiç bitmez mi mazlumların çilesi
Sarılmaz hiç yoksulların yarası
Yastığım taş yorgan dikin arası
Hasretlik sinemi dağladı gelin
 
Güneş battı yıldızları izledim
Açmadım derdimi elden gizledim
Seherde bülbülü gülde özledim
Gözüme uykular gelmiyor gelin
 
Alim babam diye beni ararsa
Nazlı gülüm guzusunu sararsa
Mazlum Gülay’ı da hüzün sararsa
Bil ki yaralarım sızılar gelin
 
Anam ağlamasın yarası derin
KUL RIZA der böyle imiş kaderim
Metin ol ey sevdiğim ey sitemkârım
Silinmez yazılan yazılar gelin!
 
19/09/2007

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
 
 

  20

Kitap içindekiler bölümüne dönmek için tıklayınız

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

  SÖZ OLUR GELİN
 
Karşıki dağların karı erirse
Gönül deryasına sular yürürse
Volkanın küllenir külü çürürse
Açma sinelerin söz olur gelin
 
Tabiat uyanır otlar büyürse
Arasını gonca güller bürürse
Koyun meler kuzusuna gelirse
Bastığımız yerler iz olur gelin
 
Çiftçi tarlasına tohum ekerse
Ala keklik kayalarda sekerse
Dost bağının meyveleri yeterse
Giyme karaları söz olur gelin
 
Kızıl kına ak ellere yakılsa
Şafak söküp gün başına dikilse
Sevda gülü bahçemize ekilse
Güzelde azıcık naz olur gelin
 
Genç yaşında saçına aklar düşerse
KUL RIZA DA hayalinle yaşarsa
Hasret bir gün sevgi olup taşarsa
Manalı bakışında söz olur gelin

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com

Önceki Sayfaya gitmek için tıklayınız

Bir sonraki sayfaya gitmek için tıklayınız

 
 
Çalışmalar TELİF ESERİDİR Yazarlarımızın gönderileri ile yayına alınmıştır.
corumlu2000@gmail.com
GÜRSEL YAYINEVİ   
yazarlarımız yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
Sitemiz ve yazarlarımız;hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir.