Ahmet AŞIK
 
1948 doğumluyum. Çorum'da hayata gözlerimi açmışım. İlk,orta ve liseyi Çorum'da tamamladım. Son  çok  başarılı  bir talebeydim.  Hepsini derece ile bitirdim. 
Şimdi olduğu gibi;bizim zamanımızda öğretim  vardı  ama eğitim yoktu,yönlendirme yapılmıyordu.  Beceriler  ortaya çıkmıyordu. Talebe istikbalini,tercihini tesadüflere bırakmıştı. İşte böyle bir ortamda bizde İnşaat  Mühendisi olmaya karar verdik.  Bu tercihte babamın İnşaat Müteahhitti olması, başarılı bir iş adamı olması etkili oldu sanıyorum. Bu meslek;bende öyle bir sabit fikir oldu ki;birinci üniversite imtihanda inşaat hariç; tıp, eczacılık, siyasal, makine  gibi branşlarını kazanmama rağmen bir yıl bekledim.  Ertesi  yıl İTÜ İnşaat Fakültesini kazandım. Bu azmimi neticeye ulaştırmamı  taktir  etmiyor değilim. Ancak  çok  çalıştığım, çok  emek  sarf ettiğim, hayatımın gençlik yıllarından  çok  fedakarlık yaparak elde ettiğim  mesleğime  yani  İnşaat  Mühendisliğine  ancak 6  yıl ayırabildim. 
Kim,  kimi  terk  etti  kesin   bir  şey diyemiyorum, fakat  yeni   işimden  çok memnunum yani ; Gazetecilikten. Bu  meslekte   çevremi  daha iyi tanıdım ve tanındım.Güzel olan ne Varsa  bu  mesleğimde  elde ettim. İtibarımı, sevecenliğimi,yeni kişiliğimi bu işime borçluyum.  İnsanları tanımak, onlar için fedakarlık yapmak,sıkıntılarını gidermek, dertlerine ortak olmak çok güzel  duyguların  gelişmesine sebep oldu. 
Kiminle karşılaşsam,bu kardeşime nasıl faydalı olabilirim diye  düşündüren  ulvi  duyguları bu ortamda  kazandım. 
Yazmayı  çok seviyorum ancak; bazı özel günlerde,özel çıkarılan ilave gazetelerinde ve  yazı isteyen  mecmualara yazabildim. Ama bir şeyi unuttum. 4  yıl Milli  Fikir Mecmuasını arkadaşlarımızla   çıkardık.  Yayıncılık   hayatımın başlangıcı sayılabilir. 1976 da başlayan bu yayın 1979 da sona  ermişti. Yayın  kişiliğimi bu çalışmaya borçluyum. Yayıncılıkta  daha  çok idareci sıfatıyla rol aldım. İşin başında gazeteyi dağıtan,haber yapan haber kaynaklarını araştıran,koşan idim. Şimdi bu   işleri  ve  daha  birçok  işleri yapan arkadaşlarım var. Yani Holdingin bütün şubeleri  ve yetkilisi var. 
Ben ise;daha çok idarecilik yapabiliyorum  Zor yetişiyorum. Sosyal etkinliklere iştirakim azaldı,ama arkadaşlarım  bu açığımı çok iyi    kapatıyorlar. Müessesenin etkinliğini dorukta tutuyoruz. 
Gazetecilik  hayatımın  her   günü    bir hatıradır. Önemli olmayanı  yok  gibi,   çok  enteresan  olaylarla  iç içe yaşadım ve çok  dolu bir hayatım oldu. İnsanların  sıkıntılarını yayınlayarak yaptığımız yardım hatıralarımın en dinamik olanlarıdır.    Şahsımı heyecanlandıran bir hatıram aklıma geldi: Yıl 1982. Çorum Valisi Ahmet    Özer Bey. Bir köye elektrik verilişi dolayısıyla diğer gazeteci arkadaşlarım ve bürokratlarla beraberiz. Vali Bey konuşmasını yaptı ve açılış  konuşması ve kurdele kesimi için beni  davet  kürsüye davet    etti. Beklemiyordum ve onun için çok heyecanlandım.  Hayatımın en  heyecanlı    konuşmasını yaptım ve kurdele kestim. Sonradan  bir  çok kurdele kestim ama,bunun gibi heyecanlı olmadı.  Herhalde her şeyin ilki güzel.  Bu meslek,kitleleri etkilemek bakımından çok cazip.  İnsanları  kendisine  çekiyor. İyi niyetli insanların elinde bir hizmet müessesesi olurken, kötü niyetli ellerde silahtan farkı yoktur.   
Mahalli basında yayınlanmakta ve Internet’te Yazarımız http://corumlu2000.dergisi.infoDergimizde yazıları yayınlanmıştır.
Bu “sanal mülakat”a teşekkür eder, yarar getirmesini temenni ederim

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com