Bekir Baki AKSU
 
1928 yılında Çorum Mecitözü ilçesi Çıkrık Köyünde doğmuşum. Annemin beni başaklar arasında dünyaya getirdiğini,ailemin en küçüğü (5 numara) olduğum için beni çok sevdiklerini biliyor biraz da inat  olduğumu,her  isteğimi  yerine getirterek büyüdüğümü hatırlıyorum. 
Çıkrık Köyü;Mecitözü'nün en büyük köylerinden biridir.  Yıllar  önce kasaba yapılmak istenmiş müftü ve kadılar köyde oturduklarından Pazar kurulduğu zamana at ve hayvan pislikleri koku ya par diye eski  adı (Hacıköy) olan şimdiki Mecitözü İlçemize kasa hakkını vermişlerdir. 
İlkokulu köyde bitirdim. Sınıfımın birincileri arasındaydım. Hep okumak,öğretmen olmak isterdim. Zaten başka   meslekte  bilmiyordum. Köy enstitüleri kurulduğundan 3 yıl sonra yani;1942 yılında Kastamonu Gölköy Enstitüsüne kayıt oldum 4 yıl Kastamonu'da  okuyup  5. Sınıfa geçtiğimde bütün Mecitözü öğretmen adaylarını Samsun Sadık  Akpınar Köy Enstitüsüne naklettiler. 1946 yılında  okulumu  bitirip Mecitözü İbek Köyü Başöğretmenliğine tayin  oldum. O zaman öğretmenlere tarla,at,öküz,koyun  ve  araba  veriyorlardı. Ayrıca sanatına göre takım aletleri de verilirdi. Demirciydim. Tüm demirci takımlarını da verdiler. Ne yazık ki  takımları  çalıştırmadan  at ve aletler ile koyunları geri aldılar. 
1947 yılındaydı. Köyde muhtar seçimi vardı. Köyde iki muhtar adayı kıyasıya seçim yarışındaydılar. Köy ikiye bölünmüş,sabaha kadar," Sen kazanacaksın,ben kazanacağım" deyip planlar kuruyorlardı. Okul  köyün  uzağında  düzlük bir arazide kuruluydu. Etrafını hendek kazdırıp çitle çevirtmiş tim.  Seçimler  başladı. Bir saat geçmişti ki çitlerin sırıklarını söken  köylüler birbirlerine girişiverdiler. Sandık kurulu soluğu kaçmakta buldu. O kavgada iki kişi  öldürüldü  3 kişi de hastanelik oldu. Ne yapacağımı  şaşırdım. 2  yıllık  öğretmendim. Köyde karakol yoktu. Kendi köyümde  vardı.  Olayı bekçi ile 1 saat uzaklıktaki Çıkrık  Karakoluna  bildirdim. Bekçi  ile  beraber  3  jandarma geldi. Seçime devam edileceği  ilan  edildi. Öldürülen  taraf  seçimi kazandı.  İki  kişi de  hapse girdi. O anı hiç unutamadım. Başöğretmenliğim yıllarında mesleğimdeki  başarılarımdan  dolayı  ikinci  tayin  yerim olan Çorum  Merkez  Boğabağı Köyünden Gezici Başöğretmenliğe atandım. 
Yazı  yazmaya Boğabağı Köyünde başladım. Boğabağı  Köyü  Çorum'un  merkezine bağlı modern bir köydü. Eşim öğretmendi.  İkimiz canla başla  çalışıp  yaz  tatilinde   dahi  çocuklara  özel dersler veriyorduk. Para almazdık. Okulun bahçesinin işler sebze,meyve yetiştirirdik. Bu dönemde Akşam Gazetesinde çalışan  Aziz Nesin geldi. Bir gün okulda misafir ettik. Köyü  ve bahçeyi gezdirdik. Hikaye  ve roman yazma  denemeleri yapmamı istedi. İşte ilk hikayelerimi orada yazdım. 
3 roman 10 hikaye yazdım. Romanlarım: Bir  Öğretmenin  Kaderi, Su   Hırsızları,Yavan Ekmek. Hikayelerim:Hırsızın Bıraktığı Miras,İntikam,  Zifaf  Gecesi vb. Hikayelerim ve romanlarım Sungurlu Sunguroğlu  İlkokuluna tayin edildikten sonra başladı. İlk romanım "Bir Öğretmenin kaderi" bir hatıradan ibaretti. Akşam    Gazetesinde yayınlanması için Aziz Nesin'e gönderdim. Okumadı bile diye düşündüm .  Sonra İstanbul'a gidip geri aldım. Aziz Nesin romanımı okuduğunu  İmece Dergisinde isim vermeden eleştireceğini söyledi.  Sonradan   İmece Dergisinde 3 sayı eleştirdi beni,tabi isim vermeden. Ne yazık ki o 3 dergi maalesef elimde yok. Romanımın yayınlanmaması ve  beni  eleştirmesi beni kamçıladı, ikinci romanım olan " Su Hırsızları"nı  yazdım.  Bu romanım önce Ankara Adalet Gazetesinde  sonra da  Çorum  Haber  Gazetesinde Muzaffer Gündoğar aracılığıyla yayımlandı. İkinci romanımın tefrika edilmesi beni çok memnun  etmişti  hemen  üçüncü  romanım   olan "Yavan Ekmek"e başladım. 
1970  TRT Roman Yarışmasında 47 eser içinde  11'e girdim 8 kişiye ödül 3 kişiye övgü verdiler.  TRT'de " Devamı Yarın " tiyatro bölümünde yayınlanmasına sağlık verdiler.  Bu  üç  kişi : Talip Apaydın'ın (Definesi),Fatma  Sarba'nın  (Kadın ve Toprak) Bekir Baki Aksu'nun (Yavan Ekmek) oldu. Romanım hiçbir yerde  yayımlanmadı.  Öğretmen olan oğluma  bıraktım romanımı.Kişilerin  mutlaka  bir ideali vardır. Yeni bir roman  yazmaktayım.  İsmini de vereyim" Buruk Yürek".Roman çalışmalarımdan  başka,  fotoğrafa verdim kendimi. Tanıtım kartımda özetledim çalışmalarımı. İstanbul Köprüsünün  gece resmi TGRT'de 4 sene haberler okunurken arka fonda 8 metre büyütülerek gösterildi. Şimdi  de her Pazar günü İzzet Altınmeşe'nin "İzzet-i İkram" programında gösteriliyor. 
Turizm Bakanlığında çok posterim var. Tanıtıcı kitaplarda ismim çok. 1972 den beri kartpostallarda  tanıtımım  oldu. Parayı da bu çalışmalarımla kazandım. Fotoğraf  çekmek  ayrı  bir  zevk.  Roman  yazmak   ayrı  bir aşk. İkisini beraber yürütmek  istiyorum
  •  
    Internet’te Yazarımız   http://corumlu2000.dergisi.info  ,  Dergisi’nde  fotoğraflarım romanım ve hikayelerim şiirlerim yayınlandı.
  •  

    Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com