Uğur ÇINAR
Bugüne değin birçok kez yazı yazdım. Üç satır,üç paragraf,üç sayfa,üç sütun. Belki üç kitap dolusu. 
Çok zorlanırım yazarken. Sıkılır,oflar,puflarım. Defalarca yeniden sınar,yine olmaz tekrar yazarım. 
Bu yazı yazma sanatı dünyanın en zor işidir. Aynı zamanda da kolayı. Kolayı çünkü kendini ifade etmenin en kısa,en zevkli ve en anlamlısıdır. 
Kendini ifade etme istenci belli bir olgunlaşma sürecinin yetkinliğinin dışavurumudur. 
Okumak,bu süreci kıvılcımlayan temel koşuldur. Okumayan insan fikir sahibi değildir. İrdeleme, yerme,eleştirme,ivme,karşı koyma,tavır ve duruş sahibi olmak donanım ister. 
Toplumca edilgen oluşumuzun yegane sebebi bu donanım meselesinden geçiyor. Kayıtsız,koşulsuz kalışımızda yine bu süreçle ilgili. 
Hayatımı yazmayı hiç düşünmemiştim. Yazılar yazıyorum,fakat kendi şahsıma münhasıran,kişiselliğimi öne çıkaran hiçbir yazım olmamıştı. Kişisellik, kendimelik unsurlar hep uzaktır bana. 
1973 yılında Çorum’da doğdum. Henüz gencim. Kelli felli,yaşlı başlı biri olsam bile yine kendimi anlatmaya çekinirdim. 
Aslında kendimle barışık bir yapım vardır. Barışık ve duygulu. Ciddi olduğumu söylerler. Görünüşümle daha yaşlı, ağırbaşlılığımla daha olgun yansımam rahatsız etmez beni. 
Anadolu insanı buğday benizli,kara yağız,kara kaşlı,kara gözlü ve kavruktur. Bu karanlık bahtında da yazılıdır sanki. Aynı zamanda da gözü karadır. Budaktan esirgemez. Anlamışsınızdır. Esmerim. Ortanın biraz üstünde boyum var. Saçlarımı tararken yandan ayırır,günlük tıraş olurken favorilerimi kulak memesi hizasından bırakırım. 
Liseden sonra;yerel bir gazetede haber muhabiri olarak çalışma yaşamına başladım. Aynı senede bıyık bıraktım. Hâlâ da bıyıklarımla yaşıyorum. Haber muhabirliği ilk işim. İşimi severek yaptım. Hiç sıkılmadan, utanmadan,çekinmeden çalıştım. Birkaç yıl sonra hayatımda değişiklikler oldu. Evlendim. Evlilik yaradı bana. Eşimde bir basın çalışanı. Yayıncı. Yöneticilik yaptı. Atılımcı,ilerici bir bayan. Mutluyuz. O yıl,bir yerel radyo kurduk. Adını birlikte seçtik “UMUT” koyduk. Çorum ve çevresine hâlâ yayın yapıyoruz. Artık aktif gazete çalışanı değilim. Arada sırada yazılar yazmaya devam ediyorum. Yazdığım bütün yazılar yine aynı gazetede yayımlanıyor. 
Nice zaman sonra bir oğlumuz oldu. Adını Ali koyduk. Yaklaşık üç aylıkken yanımızda getirip götürmeye başladık. Şimdi iki yaşını tamamladı. Yayıncılık,meslek olmanın ötesinde bir yaşama biçimi bizim için. Sabah,öğle,akşam,gece. 
Bu ara da yaklaşık 10 yıldır yüksek tahsil yapıyorum. Uzaktan tabi. Diplomamı yaldızlı bir çerçeve yaptırıp duvara asmak istiyorum. 
Dünya görüşüme gelince,pek iyi bir görüşe sahibim. Bunun için bakmayı iyi bilmek gereğine inanıyorum. Herkesin baktığı bir penceresi vardır. 
Bu genç yaşımda kitaplığımda bine yakın kitabım oldu. Yazmayı sevmemin sebebi çok okumamdandır. Edebiyata düşkünüm. 
Kendini yakın hissettiğim ideolojik yapıyı savunabilmem için çok iyi iktisat,çok iyi sosyoloji,çok iyi antropoloji ve sosyal psikoloji bilmem ve bilimsel temellere oturtup,felsefe ile harmanlamam gerekiyor. Henüz yolun başındayım. Biliyorum. Yol uzunca. Yüklendiğimiz yükte hafif değil. 
Umut ve paylaşımla.
Internet’te Yazarımız http://corumlu2000.dergisi.info  Çorumlu2000 Aylık Kültür Sanat ve Tarih ve Edebiyat yazıları yayınlanmıştır. corumlu2000@gmail.com

 

Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com