• Ümit UZEL

  • 1939 yılında Çorum'da doğmuşum. İlkokulu,ortaokulu ve Öğretmen Okulunu Çorum'da okudum.  Bu arada ortaokulun son üç ayını Mecitözü'nde tamamladım ve oradan mezun oldum. Bu gün 60 yaşında  olduğuma göre,demek ki ilkokulu bitireli 48 yıl  olmuş.  İnsanın,insan  hayatı açısından düşünürsek,bu uzun zaman diliminde neyi istediğimi pek hatırlamıyorum. O günler,bugüne göre devlet memuru  olmanın avantajlarından ve popülerliğinden  daha  fazlaydı.  Belki ; hakim, doktor, mühendis ya da subay olmayı istemiş olabilirim. Ama Gönlüm, babamın serbest meslek sahibi olmasından da kaynaklansa gerekir,ticaret. 
    Nitekim 1960  yılında Çorum İlköğretim okulunu  bitirip öğretmen  olduğumda,Ordu'nun yedek subay  fazlalığı nedeniyle  çıkan  bir yasa ile bizler son yedek subay olarak askere  alınmıştık. Aynı  yasa  bizi kıtaya değil,köylere öğretmen olarak atıyor ve askeri eğitimimizi yaz tatilinde  üç ay  yapıp  bitiriyorduk.  Bu görev çerçevesinde  ilk  yerim Sapaköy oluyordu. Daha sonra İskilip’te çalıştığım on yıl ile Çorum Merkez Halk Eğitimi Müdürlüğüm ile memuriyet hayatım bitiyor ve  1972 yılın da ticarete atılıyordum ve şu anda aralıksız 27 yıldır, baba mesleğine  devam  ediyor  ve oto yedek parçacılığı  yapıyorum. 
    Mesleğimin  sağladığı avantajlar bölümüne şöyle cevap vermem gerekir:Önce, 12 yıl öğretmenlik. Bu mesleği  okuyucularıma  anlatmama bilmem gerek var mı ?  İnsan  oğlu, doğumundan  ölümüne kadar  öğrenme  ihtiyacı içinde olduğuna ve yaşadığı her gün yeni bir şey öğrendiğine göre,öğretmenliğin önemi  kendiliğin den  ortaya   çıkar.  Hele  benim gibi, ilkokul öğretmenliğimin yanında önce İskilip Ortaokulu,sonra  Lisesinde ek olarak  Beden   Eğitimi Öğretmenliği yapan bir insanın yıllar içinde binlerce öğrenci ile zaman,zaman karşılaştığında yaşadığı duygulu anlar daha iyi gösterir. Şu  anda  yaptığım  serbest  işe, daha başka avantajları ve zorlukları var. 
    Gençlere  tavsiyem: Topluma nasıl yararlı olacak iseler,o yolu tutmaları. Çünkü asıl amaç insanın yaşadığı topluma bir şeyler verebilmesi.  Diğer soruları toplayıp,beraber cevap vermek istiyorum. Çünkü;bu soru yazarlıkla ilgili. Ben ise yazar değilim. Bu nedenle hoşgörünüzle soruları birleştireceğim. 
    1985  yılında  Mesleki  Kuruluşumuz olan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına seçildim ve bu görev  tam  12  yıl  sürdü. İşte  bu yıllar içinde TSO daki  Başkanlığım  gereği çeşitli yerlerde konuşmacı  olarak  bulunmam,zaman zaman da gazete ve  dergilerde mesleki makaleler,yazılar yazdım. 
    TSO  daki  görevimden  ayrıldıktan sonra Dost  Haber Gazetesinin ısrarlı davetine hayır diyemedim ve yedi ay kadar,haftada üç gün değişik konularda  makalelerim yayımlandı. Bu arada elinizdeki dergi yayın  hayatına  başlamak üzereydi. Tek  başına  büyük  heyecan ve özveriyle,belki biraz da  Don Kişot'ça  aylık  dergi  çıkarmayı düşünen  Mahmut Selim  Gürsel'e  içten içe acımama rağmen,azı ile katkıda bulunmayı  küçücük de olsa bir görev diye  düşündüm ve ara sıra yazdığım yazılarla,hiç de  hakkım  olmadığı  halde  "yazar" kadrosuna girdim. 
    Herhangi bir konuda yazabilmenin tek şar tının  okumak olduğunu biliyorum. Bunun için de, insanın  ufak  yada  büyük kitaplığı olması gerekmekte,işte benim en çok gurur duyduğum yanım da bu. Kendi çapında iyi bir kitaplığım var.   Eşimin mesleği de  öğretmenlik.  İki kızımız var,her ikisi de bizler kadar okumaya meraklıdırlar sanıyorum,bir insanın çocuklarına bırakacağı en  iyi  miras da  bu  olsa gerekir. İşte,bizim de mutluluğumuz burada. Bu da bize yetiyor. 
    Internet’te Yazarımız http://corumlu2000.dergisi.info  Çorumlu2000 Aylık Kültür Sanat ve Tarih ve Edebiyat yazıları yayınlanmıştır. corumlu2000@gmail.com

     

    Telif Eseridir izinsiz kullanmayınız  corumlu2000@gmail.com